İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Amerika’da seçim var

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 2, 2018

Amerika’da seçim var

Belli ki bu iş kasım ayına kadar, yani ABD’deki ara seçimlere kadar tırmanmaya devam edecek. ABD’de Başkan Trump ve Cumhuriyetçiler Türkiye’de tutuklu “Evangelist” rahip üzerinden iç politika malzemesi buldular, üzerinde tepinecekler. Türkiye ise Deniz Yücel ile karizmasına çentik attığı yargısını daha da kötü duruma düşürmemek için direnecek. Her ne kadar Türkiye’de dolar üzerinde etkisi sert olsa da, ABD aslında şimdilik “ufak ufak” yükleniyor. Dün benim birkaç gün önce yaptığım tahmini doğrular bir adım attılar. Sembolik ama tehditkar bir adım. Rahip Brunson’ın tutuklanmasından ve yargılanmasından sorumlu gördükleri İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı için ABD’deki malvarlıklarını dondurma kararı aldılar. Ben de dört gün önceki yazımda “Bu işten sorumlu gördükleri siyasetçi ve bürokratlar hakkında tutuklama kararı bile çıkarabilirler” demiştim. Ancak bunu bu kadar hızlı ve böylesine sert bir biçimde yapacaklarını tahmin etmiyordum. Bir sonraki adım “Global Magnitsky Act”ı devreye sokmak olabilir. Rusya’ya karşı çıkarılan bu yasa ABD’ye, suçladıkları ülkenin yöneticileri, bu yönetici ve yönetimlerle ilişkili gördükleri iş adamları için “tutuklama ve malvarlıklarına el koyma” hakkı veriyor. Evrensel hukuka uygun mu? Değil. Yapabilirler mi yapabilirler! Sonrasında ise Türkiye’nin ABD kaynaklı finans yollarını tıkama konusunda açıkladıkları adımları atmaları ve bir sonraki adımda da Türkiye’yi silah satışını yasaklamaları gelebilir. Ardından Zarrab davası sayesinde elde ettikleri kozları kullanma ve Türkiye’nin mali yapısını hedef alacak adımları atmaları söz konusu olabilir. İran’a uyguladıkları ve uygulattıkları türden bir ambargo ise pek mümkün görünmüyor. Bazıları bu durumu “ABD’nin bir müttefik ülkeye uyguladığı en ağır yaptırımlar olarak” görüyor. Globalleşme sonrası için bu doğru. Ancak 1973 yılında ilişkiler bugünkünden daha beter bir hale gelmişti. Ecevit Hükümeti’nin ABD tarafından zorla uygulatılan Haşhaş Ekim Yasağını kaldırması sonrası ilişkiler gerilmiş, ABD, hem de Soğuk Savaş sırasında Türkiye’ye ambargo uygulamaya başlamıştı. Kıbrıs Barış Harekatı da bunun üzerine tuz biber ekmişti. Ancak o zamanın Türkiye’si ile bugünün Türkiye’si arasında farklar var. Olumsuz yönden bakarsak, O dönemde Türkiye bu kadar dış borca batmamıştı. Her yıl en az 60 milyar dolarlık bir ek dış kaynak ihtiyacı yoktu. Olumlu yönden bakarsak, Türkiye ekonomik ilişkiler açısından bugün çok daha fazla partnerle çalışıyor, ülkede yabancı sermaye miktarı çok daha yüksek, ekonomik büyüklük çok daha fazla. Yine de işler iyi gitmiyor. Ama tam da beklendiği gibi gidiyor. Eylül ayında Başkan Erdoğan ile Başkan Trump biraraya gelecekler. Sorun orada çözülür mü? Umutlu değilim. Kasım ortasına kadar biraz “İşimiz var” Sonrası Allah kerim. * * *

Teker teker gelseler

Avrupa İmar ve Yatarım Bankası EBRD, bugüne kadar Türkiye’de toplam 267 proje için toplam 10 milyar 552 milyon Euro'luk destek sağladı. Bu proje kredilerinin yüzde 97’si özel sektör yatırımları için verildi. EBRD şu anda halen 236 Türk şirketine kaynak sağlıyor ve ortaklık yapıyor. Şu anda bu yatırımlara verdiği 7,335 milyar Euro. Elindeki Türk şirketlerine ait hisselerin değeri 6 milyar Euro'nun az üzerinde. Sadece 2017 yılında 51 projeye 1,6 milyar dolarlık ortaklık yaptı. Toplam yatırımlarının yüzde 32’si finans kurumlarına, yüzde 29’u sanayi, ticaret ve tarım alanında. Yüzde 21’i alt yapı yatırımlarına ve yüzde 17’si de enerji sektöründe. Ve EBRD önümüzdeki dönemde Türkiye’deki yatırım ve kredi hacmini genişletmeme kararı aldı. Yani ne yeni kredi verecek ne de ortak olduğu şirketlerdeki sermaye artırımlarına iştirak ederek yeni kaynak sağlayacak. Gerekçesi ise ABD’nin Türkiye’ye yönelik almayı planladığı ekonomik yaptırım kararları. * * *

Trump nefreti

ABD’de Trump yönetimine öfkeli olan sadece biz değiliz. Geçenlerde David Letterman’ın Neflix için yaptığı çok özel talk şova konuk olan Jay Z, ABD Başkanı için “Ass Hole” yani “G.t deliği” tanımını kullandı. Basketbolun hala oynayan en büyük efsanesi Lebron James ise “Başkan Trump’la oturup konuşsanız, kendisine ne söylemek istersin” sorusuna, “Ben o herifle karşılıklı oturmam” diyerek soruyu noktaladı. Anlayacağınız ABD’de biraz kafası çalışan herkes, eğer şahsi çıkarı yoksa, Trump’tan nefret ediyor ve bu nefreti açıklamaktan da asla geri durmuyor. Ama bu durum Trump’ın dünyanın içine etmesine engel olmuyor! * * *

PKK aynı PKK

1999 yılıydı. Terör örgütünün lideri Türkiye bastırınca Suriye’den kovulmuş, kapağı İtalya’ya atmıştı. İtalya’da Öcalan’a sahip çıkmaya çalışan bir Başbakan, Massimo D'Alema vardı. RAI’de bir televizyon programı konuk olarak davet etti. Gittim. Fazla konuşmadım. Bir fotoğraf gösterdim sadece. 1990’ların başında Hayrettin Karateke’nin Güneydoğu Anadolu’da çektiği bir fotoğraf. PKK’nın bir kurşunuyla kafasının yarısı parçalanarak can vermiş, birkaç aylık bir bebeğin fotoğrafını gösterdim kameraya. “Sizin başbakanınız işte bunu yaptıran adamı koruyor. Ülkenizin bir bebek katiline kucak açmasını mı istiyorsunuz” dedim. O fotoğraftan bugüne değişen bir şey yok. 30 yıl geçti. Hala bebek katili taşeron bir örgüt PKK. * * *

Laf mı mühim, söyleyen mi?

Yavuz Bingöl’ün siyasi tavrı beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor. Bir sanatçı da, herkes gibi siyasi tavır sahibi olabilir, ille de muhalif olması gerekmez ve bu tavrını da rahatça açıklamalıdır. Benim takıldığım Bingöl değil ama Bingöl’ün son açıklamalarını destekleyen kitle. Yavuz Bingöl’ün “Ben siyasi tercihimi bilinçli olarak yaptım ben manav Mehmet efendi değilim” demesi, Aysun Kayacı’nın “Benim oyumla bir çobanın oyu bir olmamalı” demesinden zerrece fark içermiyor. Aysun Kayacı’yı topa tutanların, Yavuz Bingöl’ü alkışlamasını anlamam mümkün değil. Ama Türkiye’de ne söylendiği asla önemli değil. Kimin söylediği önemli. Çünkü o gün Aysun Kayacı’yı alkışlayanlar da bugün Yavuz Bingöl’e sövüyor. * * *

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

En iyi ideolojinin insanları mutlu etmek olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026