İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Esad Türkiye’yi ABD’ye yakınlaştırır mı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 6, 2018

Esad Türkiye’yi ABD’ye yakınlaştırır mı?

7 yıl önce Arap Baharı salgını sırasında başladı Suriye’deki felaket. Esad gidecek, Suriye’ye demokrasi gelecek diye. AK Parti iktidarının Türkiye’ye yaklaştırdığı, ortak kabine toplantıları bile yaptığı Esad devrilmek isteniyordu. Türkiye önce bir kararsızlık geçirdi. Yumuşak bir geçiş olabilir mi diye hesapladı. Esad’ı ikna etme çabası içine girdi hafiften. Sonra baktı ki, rüzgâr farklı yönden esiyor “En şahin” kesiliverdi. Esad gitmeli! Eski başbakanımız Ahmet Davutoğlu Esad’a ömür biçti hatta. Birkaç hafta içinde Şam’da, Emevi Camii’nde namaz kılacaktı. Hesabı da basitti. Esad’la yakındık ama Esad giderse iktidar Müslüman Kardeşler’e geçecekti. Onlarla daha da yakın olacaktık. Davutoğlu’nun hesaplamadığı şey, bölgedeki Müslüman devletimsiler için Müslüman Kardeşler, İsrail’den daha büyük bir tehditti. Suriye meselesine dalan diğer ülkeler için de durum farklı değildi. Müslüman Kardeşler kabul edilemezdi, hele hele Mısır’ı gördükten sonra. Suriye karıştı. Esad ise kendi ülkesinde dar bir alana sığındı ama direndi. Rusya ise önce olan biteni izledi sonra oyuna girdi. Esad o gün paçayı kurtarma yolunda en önemli adımı attı. İşler bizim beklediğimiz gibi gitmemeye başladı. Suriye, Rus füzeleriyle bir Türk uçağını vurdu. Ardından Türkiye, bir Rus uçağını düşürdü. Türkiye’nin bölgedeki önemini bilen Rusya “Uçağımız vuruldu ama karadan atılan bir füzeyle yanlışlıkla vurulmuş olabilir” manasına gelen bir açıklama yaparak kapıyı aralık bıraktı. Başbakanımız Davutoğlu kapıyı çarptı: “Biz vurduk yine vururuz” Sonra Davutoğlu gitti. Rus uçağını da Hava Kuvvetleri içindeki FETÖ’cülerin vurduğu anlaşıldı. Mektuplar geldi gitti, bir yıllık bir küslükten sonra Rusya ile barıştık. Bu arada ABD Suriye’de yol aldı. Suriye’nin üçte birini koparıp 80 bin kişilik silahlı bir güç haline getirdiği PKK/PYD’ye verdi. Esad ise Rusya’nın desteğiyle yavaş yavaş ülkesinin topraklarını geri aldı. Tüm muhalifleri, Hatay’a komşu İdlib diye bir kente ve çevresine tıktı. ÖSO’su da, her gün isim yapı değiştiren türlü İslamcı grubu da, bir kısım IŞİD mensubunu da EL Kaide’den El Nusra’ya, oradan da Heyeti Tahrir Şam’a evrilen ve Türkiye dahil herkesin “Terör örgütü” kabul ettiği cihatçı grupları da burada topladı. Şu anda İdlib’de 3 milyona yakın insan yaşıyor. Bu 3 milyon insan arasında yaklaşık 30 bin civarında silahlı adam var. Suriye ve Rusya’nın buraya yapacağı baskının, bu üç milyon insanı Türkiye’ye doğru süreceği ve yeni bir mülteci dalgası başlatacağı biliniyordu. Ve Türkiye uzun süredir bunu engellemeye çalışıyordu. Sonunda beklenen oldu. Rusya özellikle HTŞ’nin bulunduğu bölgeleri havadan vurmaya başladı. Şu anda yaklaşık 1 milyon kişi duvarla örülen Türkiye sınırına dayanmış vaziyette. Duvara karşı oturuyorlar. Suriye sert bir kara operasyonuna girişirse, bu sayı 2 milyona ulaşacak. Türkiye bu dalgayı Zeytin Dalı Harekâtı sırasında kontrol altına aldığı Suriye topraklarına yönlendirmek istiyor. Ancak Esad güçleri ve İran’a bağlı milisler sert bir kara harekâtına başlarsa bu pek mümkün olmayacak. Türkiye bu nedenle Rusya’yı Suriye ve İran’ı yapabileceği bir kara harekâtına karşı engellemeye çalışıyor. Rusya bunu yapmaz ise eğer işler çok farklı bir noktaya kayabilir. Türkiye bir anda Rusya ile Dışişleri Bakanımız tarafından “Stratejik” olarak nitelendirilen işbirliğini bozmak ve ABD ile yakınlaşmak zorunda kalabilir. Böyle bir durumda S400 anlaşması dahi tehlikeye girer. Dahası sınırımız tam anlamıyla Pakistan-Afganistan sınırına döner. Siz ABD’nin “İdlib konusunda Türkiye ile aynı fikirdeyiz” açıklamalarına bakmayın. Olan biteni keyifle izlediklerinden kuşkum yok. NOT: Bu yazıyı meseleyi iyi bilenlerle yaptığım sohbetlerden çıkardım. ***

Foseptik patlamasın

Türkiye de elbette biliyor ki, İdlib sonsuza kadar bugün olduğu haliyle yani 3 milyon insanın arasına karışmış terör örgütleriyle sonsuza kadar sürdürülebilir bir durum değil. Ancak yine Türkiye biliyor ki, şu anda İdlib, Suriye’deki iç savaşın foseptiği ve foseptik patlarsa bütün pislik Türkiye’ye akacak. Bu yüzden de Türkiye’nin beklentisi Suriye’de nihai bir çözüm oluşuncaya ve Suriye’nin yeni anayasası yazılıp devreye girinceye, yani Baas rejimi son buluncaya kadar İdlib bu haliyle kalsın. Bu dönemde de Türkiye’nin çabaları ile bölgede bulunan terör örgütü niteliğindeki silahlı gruplar zayıflatılsın, HTŞ’deki teröristler yerine daha ılımlı gruplar kaydırılsın. Esad rejimi sürdükçe Suriye’ye dönemeyecek olan muhalif aile ve aşiretler de İdlib’de güven altında olsunlar. ***

Eve hırsız girerse hangi programı arayayım?

Çok acayip bir ülke olduk vesselam. Emniyet ve adliyelik işler artık magazine havale edilir olmuş. Yeğeni ile yaşadığı ilişkiyle gündeme gelen ve lanetlenerek bir kenara çekilen Murat Başoğlu isimli kişi, Ece Erken isimli sunucunun ifadesine göre, hakkında yapılan bir habere sinirlenerek elinde silahla Beyaz TV stüdyolarını basıyor. Tabancasını programın yapımcının ağzına sokuyor. Herkesi tehdit ediyor. Sonra da çekip gidiyor. Üstelik programın yapımcısı da bunu teyit ediyor, “Evet bunlar oldu” diyor. İyi de bu bir magazin programı haberi midir, yoksa bu bir polisiye vaka mıdır? Bu sunucu kadın tarafından sosyal medya ve magazin programı tarafından halka mı şikayet edilmelidir, yoksa bu durum polise ve savcılığa mı bildirilmelidir! Basına yansıyanlara bakarsak bu konuda polise yapılmış bir şikayet, savcılığa yapılmış bir suç duyurusu falan yok. Bu durumda yarın öbür gün evime hırsız girerse ben bu durumu gidip bir evlendirme programına mı şikayet etmeliyim? Birisi bir cinayete kurban giderse, 155 yerine bir magazin programını mı aramalıyım? Bu nasıl ülke, bu nasıl bir anlayış anlamak mümkün değil. ***

Değişken fiyatlı otoyol

Geçtiğimiz ayın önemli bir bölümünü ABD’de geçirdim. Öğrendiğim bir şeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Bulunduğum kentte kiraladığım otomobille sürekli kullandığım bir yol vardı. Yeni yapılmış ücretli bir yol. İlk gün öğle saatlerinde geçtim bu yoldan ve 75 cent ücret ödedim. Akşama yoğun bir trafikte aynı yoldan geri dönerken 75 centi hazırladım ama gişeye geldim 5 dolar diyor. Şaşırdım. 5 doları verdim geçtim. Anlam veremedim. Belki geliş tarafı daha pahalıdır diye düşündüm. Ertesi gün aynı yoldan sabah erken saatte, hayli tıkanık bir saatte geçmek zorunda kaldım. Gişeye geldim. Bu kez 8 dolar istiyor. “Yuh” dedim. Verdim geçtim. Aynı yoldan öğlen saatlerinde geri geldim. Merak içindeyim bu kez kaç lira yazacak diye. Gişede “3 dolar” yazıyor. Haydaaa! Tepem attı. Dalga geçer gibi yol ücreti olur mu? Büyük ihtimalle arıza falan var. Sordum soruşturdum “Ulaştırma Otoritesi” diye çevirebileceğim bir kurum bakıyormuş bu işe. Hemen aradım. Kazıklandığımı düşünüyorum ve hakkımı arayacağım ya! Birkaç aramadan ve kendimi tanıtmamdan sonra ilgili ve yetkili birine ulaşabildim. Durumu izah ettim. Kadıncağız gülmeye başladı ve anlattı. Bu yol yeni yapılmış. Yola harcanan para çıkıncıya kadar paralı olacakmış. “Nasıl yani?” dedim. Bu yol diyelim ki 1 milyar dolara mal oldu.  Yılda 100 milyon dolar hasılat yapılırsa, 10 yıl sonra gişeler kaldırılacakmış ve yol bedava hale gelecekmiş. İyi de bunun değişen ücretle ne alakası var? Onu da anlattı. Yolun fiyatı otomatik olarak taşıtları sayan bir algoritma tarafından trafik yoğunluğuna bağlı olarak belirleniyormuş. Yoğunluk arttıkça fiyat artıyormuş. Boş saatlerde 50 cente kadar düşüyor, çok yoğun saatlerde 10 dolara kadar çıktığı oluyormuş. “Çok saçma değil mi, hem yoğun hem pahalı” dedim. Zaten maksat da sürücülerin yoğun saatlerde alternatif yollara yönelmesini sağlamakmış. Düşününce hoşuma gitmedi değil. Acaba İstanbul’da köprülerin trafiğine bir çözüm olur mu? ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yazın yediğimiz hurmaların kışın gösterdiği etkiye şaşırmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026