İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Esad Türkiye’yi ABD’ye yakınlaştırır mı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 6, 2018

Esad Türkiye’yi ABD’ye yakınlaştırır mı?

7 yıl önce Arap Baharı salgını sırasında başladı Suriye’deki felaket. Esad gidecek, Suriye’ye demokrasi gelecek diye. AK Parti iktidarının Türkiye’ye yaklaştırdığı, ortak kabine toplantıları bile yaptığı Esad devrilmek isteniyordu. Türkiye önce bir kararsızlık geçirdi. Yumuşak bir geçiş olabilir mi diye hesapladı. Esad’ı ikna etme çabası içine girdi hafiften. Sonra baktı ki, rüzgâr farklı yönden esiyor “En şahin” kesiliverdi. Esad gitmeli! Eski başbakanımız Ahmet Davutoğlu Esad’a ömür biçti hatta. Birkaç hafta içinde Şam’da, Emevi Camii’nde namaz kılacaktı. Hesabı da basitti. Esad’la yakındık ama Esad giderse iktidar Müslüman Kardeşler’e geçecekti. Onlarla daha da yakın olacaktık. Davutoğlu’nun hesaplamadığı şey, bölgedeki Müslüman devletimsiler için Müslüman Kardeşler, İsrail’den daha büyük bir tehditti. Suriye meselesine dalan diğer ülkeler için de durum farklı değildi. Müslüman Kardeşler kabul edilemezdi, hele hele Mısır’ı gördükten sonra. Suriye karıştı. Esad ise kendi ülkesinde dar bir alana sığındı ama direndi. Rusya ise önce olan biteni izledi sonra oyuna girdi. Esad o gün paçayı kurtarma yolunda en önemli adımı attı. İşler bizim beklediğimiz gibi gitmemeye başladı. Suriye, Rus füzeleriyle bir Türk uçağını vurdu. Ardından Türkiye, bir Rus uçağını düşürdü. Türkiye’nin bölgedeki önemini bilen Rusya “Uçağımız vuruldu ama karadan atılan bir füzeyle yanlışlıkla vurulmuş olabilir” manasına gelen bir açıklama yaparak kapıyı aralık bıraktı. Başbakanımız Davutoğlu kapıyı çarptı: “Biz vurduk yine vururuz” Sonra Davutoğlu gitti. Rus uçağını da Hava Kuvvetleri içindeki FETÖ’cülerin vurduğu anlaşıldı. Mektuplar geldi gitti, bir yıllık bir küslükten sonra Rusya ile barıştık. Bu arada ABD Suriye’de yol aldı. Suriye’nin üçte birini koparıp 80 bin kişilik silahlı bir güç haline getirdiği PKK/PYD’ye verdi. Esad ise Rusya’nın desteğiyle yavaş yavaş ülkesinin topraklarını geri aldı. Tüm muhalifleri, Hatay’a komşu İdlib diye bir kente ve çevresine tıktı. ÖSO’su da, her gün isim yapı değiştiren türlü İslamcı grubu da, bir kısım IŞİD mensubunu da EL Kaide’den El Nusra’ya, oradan da Heyeti Tahrir Şam’a evrilen ve Türkiye dahil herkesin “Terör örgütü” kabul ettiği cihatçı grupları da burada topladı. Şu anda İdlib’de 3 milyona yakın insan yaşıyor. Bu 3 milyon insan arasında yaklaşık 30 bin civarında silahlı adam var. Suriye ve Rusya’nın buraya yapacağı baskının, bu üç milyon insanı Türkiye’ye doğru süreceği ve yeni bir mülteci dalgası başlatacağı biliniyordu. Ve Türkiye uzun süredir bunu engellemeye çalışıyordu. Sonunda beklenen oldu. Rusya özellikle HTŞ’nin bulunduğu bölgeleri havadan vurmaya başladı. Şu anda yaklaşık 1 milyon kişi duvarla örülen Türkiye sınırına dayanmış vaziyette. Duvara karşı oturuyorlar. Suriye sert bir kara operasyonuna girişirse, bu sayı 2 milyona ulaşacak. Türkiye bu dalgayı Zeytin Dalı Harekâtı sırasında kontrol altına aldığı Suriye topraklarına yönlendirmek istiyor. Ancak Esad güçleri ve İran’a bağlı milisler sert bir kara harekâtına başlarsa bu pek mümkün olmayacak. Türkiye bu nedenle Rusya’yı Suriye ve İran’ı yapabileceği bir kara harekâtına karşı engellemeye çalışıyor. Rusya bunu yapmaz ise eğer işler çok farklı bir noktaya kayabilir. Türkiye bir anda Rusya ile Dışişleri Bakanımız tarafından “Stratejik” olarak nitelendirilen işbirliğini bozmak ve ABD ile yakınlaşmak zorunda kalabilir. Böyle bir durumda S400 anlaşması dahi tehlikeye girer. Dahası sınırımız tam anlamıyla Pakistan-Afganistan sınırına döner. Siz ABD’nin “İdlib konusunda Türkiye ile aynı fikirdeyiz” açıklamalarına bakmayın. Olan biteni keyifle izlediklerinden kuşkum yok. NOT: Bu yazıyı meseleyi iyi bilenlerle yaptığım sohbetlerden çıkardım. ***

Foseptik patlamasın

Türkiye de elbette biliyor ki, İdlib sonsuza kadar bugün olduğu haliyle yani 3 milyon insanın arasına karışmış terör örgütleriyle sonsuza kadar sürdürülebilir bir durum değil. Ancak yine Türkiye biliyor ki, şu anda İdlib, Suriye’deki iç savaşın foseptiği ve foseptik patlarsa bütün pislik Türkiye’ye akacak. Bu yüzden de Türkiye’nin beklentisi Suriye’de nihai bir çözüm oluşuncaya ve Suriye’nin yeni anayasası yazılıp devreye girinceye, yani Baas rejimi son buluncaya kadar İdlib bu haliyle kalsın. Bu dönemde de Türkiye’nin çabaları ile bölgede bulunan terör örgütü niteliğindeki silahlı gruplar zayıflatılsın, HTŞ’deki teröristler yerine daha ılımlı gruplar kaydırılsın. Esad rejimi sürdükçe Suriye’ye dönemeyecek olan muhalif aile ve aşiretler de İdlib’de güven altında olsunlar. ***

Eve hırsız girerse hangi programı arayayım?

Çok acayip bir ülke olduk vesselam. Emniyet ve adliyelik işler artık magazine havale edilir olmuş. Yeğeni ile yaşadığı ilişkiyle gündeme gelen ve lanetlenerek bir kenara çekilen Murat Başoğlu isimli kişi, Ece Erken isimli sunucunun ifadesine göre, hakkında yapılan bir habere sinirlenerek elinde silahla Beyaz TV stüdyolarını basıyor. Tabancasını programın yapımcının ağzına sokuyor. Herkesi tehdit ediyor. Sonra da çekip gidiyor. Üstelik programın yapımcısı da bunu teyit ediyor, “Evet bunlar oldu” diyor. İyi de bu bir magazin programı haberi midir, yoksa bu bir polisiye vaka mıdır? Bu sunucu kadın tarafından sosyal medya ve magazin programı tarafından halka mı şikayet edilmelidir, yoksa bu durum polise ve savcılığa mı bildirilmelidir! Basına yansıyanlara bakarsak bu konuda polise yapılmış bir şikayet, savcılığa yapılmış bir suç duyurusu falan yok. Bu durumda yarın öbür gün evime hırsız girerse ben bu durumu gidip bir evlendirme programına mı şikayet etmeliyim? Birisi bir cinayete kurban giderse, 155 yerine bir magazin programını mı aramalıyım? Bu nasıl ülke, bu nasıl bir anlayış anlamak mümkün değil. ***

Değişken fiyatlı otoyol

Geçtiğimiz ayın önemli bir bölümünü ABD’de geçirdim. Öğrendiğim bir şeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Bulunduğum kentte kiraladığım otomobille sürekli kullandığım bir yol vardı. Yeni yapılmış ücretli bir yol. İlk gün öğle saatlerinde geçtim bu yoldan ve 75 cent ücret ödedim. Akşama yoğun bir trafikte aynı yoldan geri dönerken 75 centi hazırladım ama gişeye geldim 5 dolar diyor. Şaşırdım. 5 doları verdim geçtim. Anlam veremedim. Belki geliş tarafı daha pahalıdır diye düşündüm. Ertesi gün aynı yoldan sabah erken saatte, hayli tıkanık bir saatte geçmek zorunda kaldım. Gişeye geldim. Bu kez 8 dolar istiyor. “Yuh” dedim. Verdim geçtim. Aynı yoldan öğlen saatlerinde geri geldim. Merak içindeyim bu kez kaç lira yazacak diye. Gişede “3 dolar” yazıyor. Haydaaa! Tepem attı. Dalga geçer gibi yol ücreti olur mu? Büyük ihtimalle arıza falan var. Sordum soruşturdum “Ulaştırma Otoritesi” diye çevirebileceğim bir kurum bakıyormuş bu işe. Hemen aradım. Kazıklandığımı düşünüyorum ve hakkımı arayacağım ya! Birkaç aramadan ve kendimi tanıtmamdan sonra ilgili ve yetkili birine ulaşabildim. Durumu izah ettim. Kadıncağız gülmeye başladı ve anlattı. Bu yol yeni yapılmış. Yola harcanan para çıkıncıya kadar paralı olacakmış. “Nasıl yani?” dedim. Bu yol diyelim ki 1 milyar dolara mal oldu.  Yılda 100 milyon dolar hasılat yapılırsa, 10 yıl sonra gişeler kaldırılacakmış ve yol bedava hale gelecekmiş. İyi de bunun değişen ücretle ne alakası var? Onu da anlattı. Yolun fiyatı otomatik olarak taşıtları sayan bir algoritma tarafından trafik yoğunluğuna bağlı olarak belirleniyormuş. Yoğunluk arttıkça fiyat artıyormuş. Boş saatlerde 50 cente kadar düşüyor, çok yoğun saatlerde 10 dolara kadar çıktığı oluyormuş. “Çok saçma değil mi, hem yoğun hem pahalı” dedim. Zaten maksat da sürücülerin yoğun saatlerde alternatif yollara yönelmesini sağlamakmış. Düşününce hoşuma gitmedi değil. Acaba İstanbul’da köprülerin trafiğine bir çözüm olur mu? ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yazın yediğimiz hurmaların kışın gösterdiği etkiye şaşırmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kayyum kızdı, kayyum atandı
Köşe Yazıları
Kayyum kızdı, kayyum atandı

Fatih Altaylı

Ekim 14, 2026

Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?
Köşe Yazıları
Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?

Fatih Altaylı

Ekim 13, 2026

Toptan geçme fırsatı kaçtı
Köşe Yazıları
Toptan geçme fırsatı kaçtı

Fatih Altaylı

Ekim 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026
Dünyanın geleceği çiplere mi bağlı? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Ayşegül İldeniz & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDünyanın geleceği çiplere mi bağlı?00:00 Giriş 03:43 İleriye bakan tabiri nedir? 11:28 Çip neden bu kadar önemli hâle geldi? 23:42 Çip üretimi için ne kadar bir yatırım lazım? 24:29 Çin’deki çip durumu ne? 28:12 Veri merkezlerinin durumu ne olacak? 33:59 Amerika altyapıyı yenilemeyi düşünmüyor mu? 35:23 Veri merkezleri dünyaya yayılabilir mi? 37:45 Yapay zekâ şirketlerinin büyüklüğü nereye kadar gidecek? 43:22 Yapay zekâ bir balon oluşturdu mu? 46:10 Yapay zekâ işleri nasıl ele geçirebilir, işleri elimizden alabilir mi? 53:58 Yapay zekâ hukuk ile nasıl ilişkilendirilecek? 1:00:16 Yapay zekânın fikri gelişir mi? 1:01:27 “Next Big Thing”, bir sonraki büyük şey terimi, kavramı nedir? 1:05:39 Kitabında nelerden bahsediyor? 1:09:23 “Brain Rot” kavramı nedir? 1:11:13 Otomobil teknolojisi nereye gidiyor? 1:17:53 Yapay zekâ dünyada bir fırsat eşitliği sorunu mu? 1:29:43 Kapanış
Ekim 11, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026