İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Mutsuzum, rahatsızım

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 19, 2018

Mutsuzum, rahatsızım

Adet olmuş, “Nasılsın” diye soranlara “İyiyim çok şükür” diye yanıt veriyorum genelde. Peki gerçekten “İyi miyim?” Hatta ben de, size sorayım, “İyi misiniz?” Allah afiyet versin, iyiyseniz daha da iyi olun. Ama söyleyeyim, ben pek de iyi değilim aslında. Aslında bu durum benim için çok da alışık olduğum bir durum değil. Genelde iyi olma çabası gösteririm. Mutluluğu da bir şekilde içimde, ailemde, yakın çevremde, dostlarımda yaşarım. Çok şükür oralarda bir sorun yok ama “Mutsuzum” daha doğrusu “Rahatsızım” Rahatsızlığımın da siyasetle, henüz daha gelmemiş olan ekonomik krizle alakası yok. Türkiye’de demokrasi iyi işlemiyor diye mutsuz değilim. Bütün dünyada demokrasi krizi yaşanıyor. Düşünen ülkelerde kitapçı rafları “Demokrasi ölüyor mu, demokrasi bitti mi, bitiyor mu, demokrasiyi nasıl yaşatabiliriz” gibi konuları işleyen kitaplarla dolu. Kriz her yerde. Kiminde ağır, kiminde şimdilik hafif demokrasi krizleri var. Biz de bize düşen kadarını yaşıyoruz bu demokrasi krizinin. Yılladır sık sık söyleyip, yazdığım gibi “Bu da geçer yahu” diyerek. Ekonomik kriz geliyormuş, fakirleşecekmişiz. Doğrudur, geliyordur, fakirleşeceğiz. İlk kez olmuyor, son kez olmayacak. Her canlının ölümü tattığı gibi her iktidar ekonomik krizi tadacaktır. Yönetimin başarısızlık derecesine göre ağır veya çok ağır olarak. Burada da mottom belli, “Bu da geçer yahu” Beni mutsuz eden, rahatsız eden bunlar değil. Bunlar gelir geçer, değişir. Diyeceksiniz ki, “Ulan bunlardan rahatsız olunmaz mı?” Olunur elbette ama bunlar düzelir. Bunları düzeltecek gücü buluruz. Rahatsızlığım düzeltemeyeceğimiz, düzeltmesi çok zor olacak şeylerden kaynaklanıyor. Mesela adam yolun ortasına trafiği bloke edecek şekilde bırakmış Doblosunu gitmiş. Bekle ki, gelsin. Geliyor sonunda. “Birader ayıp değil mi, bunu böyle bırakmışsın bak arkada kaç otomobil bekliyor” diyorsun. Otomobilini böyle bırakan her yerde olur dünyada. Rahatsızlığım oraya arabasını bırakması değil. Ama bu adama kibarca bir uyarı yapınca aldığın “Sana mı soracağım lan” yanıtı rahatsız ediyor beni. “Abi kusura bakma bir şey indiriyordum özür dilerim” dese mutsuz olmayacağım. “Tamam birader” diyeceğim. Ama öyle demiyor işte. “Kabalık, dayılanmak, pişman olmamak, yanlışını bilmemek, hatayı marifetleştirmek” beni önce rahatsız, sonra mutsuz ediyor. Pazar akşam vakti. Ada’da tüm gün piknik yapıp eğlenmiş iki genç kız vapurla kente geri dönüyor. Vapurun arkasında kıyamet kopuyor. Bir adam bas bas bağırıyor, zannedersin denize biri düştü. Ne oluyor diye bakıyorsun. Adam kılıklı ve yanındaki ihtiyar, iki genç kıza bağırıyorlar. Gerekçe genç kızlar gülüyormuş. “Gülmenizden rahatsız oldum” diyor. Genç kızlar şaşkın, “Bir şey yapmadık güldük” diyorlar. Adam bağırmaya devam ediyor, “Herkesi rahatsız ediyorsunuz” diye. Orada oturan bir başka adam “Yo ben rahatsız olmadım” diyor. Bu sefer onların üzerine yürüyor ipinden boşanmış ipsiz. Gülmekten, tebessümden rahatsız olan birilerinin varlığı beni rahatsız ediyor, mutsuz oluyorum. Akşam vakti yolda taksi bekliyorsun. Senin gibi bekleyen birkaç kişi daha var. Herkes sırayla boş gelen taksiye biniyor. O sırada öküzün biri geliyor ve ilk gelen taksiye atlıyor. Sırası geldiği için binmeye çalışanları itekleyerek. “Birader herkes bekliyor ayıp değil mi?” diyorsun. “Sana ne ulan, uyanık olsaydın sen binseydin” diyor. İndirip ağzını burnunu kırmak geliyor içinden ama yapamıyorsun. Rahatsız oluyor, mutsuz oluyorsun. Liyakat diye bir şey kalmamış. Adamı bir göreve getiriyorlar. Batırıyor. Vatandaşı da çalışanları da mağdur ediyor, rezil ediyor. Olur. Herkes hatalı atama yapabilir, hatalı seçim yapabilir. Dönersin, düzeltirsin değil mi! Hayır öyle olmuyor… Mağdurlar şikayet ediyor. Görevden alınıyor. Seviniyorsun. “Hak yerini buldu” diyorsun. Kursağında kalıyor, bir bakıyorsun, daha üst bir pozisyonda karşına çıkıyor. Üstelik şikayet edenin sen olduğunu biliyor. “İşin düşer bana” diyor açık açık. Rahatsız olmuyorsan, mutsuz olmuyorsan aklından şüphe ederim. Adam yolda eşini tartaklıyor. Müdahil oluyorsun. “Birader, yapma” diye araya giriyorsun. “sana ne ulan i..e” diyor. Haklısın bana ne de bu olmaz diyorsun. Sonunda kavga gürültü, karakolluk oluyorsun. Karakolda tecrübeli memur ahkam kesiyor, “Abi sana ne ya, boş ver bunlarla uğraşılır mı?” Devletin görevlisi rahatsız olmuyor, ben oluyorum. Bu listeyi sayfalar dolusu uzatabilirim. Muhakkak siz de en az benim kadar ekleme yapabilirsiniz. İnsanlığımızı, medeniyetimizi, insanlaşma çabamızı, gelişme gereksinimimizi, zarafetimizi, terbiyemizi kaybediyoruz. Daha vahimi bu kaybı kazanç zannetmeye başlıyoruz. Ekonomi bozulur düzelir, iktidarlar hata yapar değişir, halk tarafından değiştirilir. Bunların hepsi geçer yahu. Ama insanlığımızı, zarafetimizi, saygımızı, terbiyemizi kaybedersek bu öyle kolay kolay geçmez. Bu da kalır yahu! ***

Dostlarım

Kusura bakmayın. Yazacak çok şey var memlekette. Her şey bitmiş de bir İş Bankası’ndaki hisseleri kimin temsil edeceği meselesi mi kalmış! Türkiye’ye büyük zararlar vermiş Reza Zarrab’ın Boğaz’daki kaçak yalısını imar affıyla affetmemiz yetmezmiş gibi, karısı Ebru Gündeş’i VİP Salonu’ndan Reza’nın yanına uğurlamışız normal mi? Suriye’de yine bir Rus uçağı yine bir “Dost ülke ateşiyle” düşürülmüş niye? Tüm bunları da yazabilirdim ama ben bugün başınızı ağrıttım. Ne yapayım, bunları ancak dostlarla paylaşabiliyor insan. Benim de dostum siz okurlarsınız. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Medeniyetten uzaklaşmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026