İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sağlık Bakanlığı ve SGK soygunu önlemek ister mi?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2018

Sağlık Bakanlığı ve SGK soygunu önlemek ister mi?

Yıllardır Türkiye’de sağlık sektöründe nasıl soygun olduğu ile ilgili hikayeler anlatılır. Bugün size bununla ilgili taş gibi somut bir örnek vereceğim. Bunu yaşayan bir okurum. Sorumlu bir vatandaş. Anlatsın dinleyelim: “Sevgili Fatih Bey, Sizinle özel hastanelerin devleti nasıl dolandırdığı ile ilgili yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum. Umarım ki, bunu yetkililerle paylaşırsınız. Çünkü burada çalınan vatandaşların parasıdır. 24.07.2018 tarihinde Bakırköy ... hastanesinde küçük bir operasyon geçirmem gerekiyordu. 1400 TL fiyat söylediler. Hiçbir şekilde SGK veya özel sigortanın geçmediğini, 1400 TL net tutarı ödemem gerektiğini belirttiler. Benim Acıbadem Sigorta'dan özel sigortam olduğu için hastane yetkililerinden de Acıbadem Sigorta’ya sormalarını istedim. 'Normalde karşılamıyorlar ama yine de soralım' dediler. Sonuçta sigortam tutarı karşıladı. Benim cebimden para çıkmamış oldu. Buraya kadar her şey normal gözüküyor değil mi? Ancak 01.10.2018 tarihinde SGK'dan aldığım SMS'te '... hastanesine 24.07.2018 tarihindeki işleminiz için 442.15 TL ödenmiş bulunmaktadır' yazıyordu. Benzer bir mesaj da Acıbadem Sigorta’dan geldi aynı gün: '24.07.2018 tarihindeki işlem için kurumumuz … hastanesine belirtilen tutarı ödemiştir.' İşin özeti ... hastanesi 24 Temmuz'daki 1400 TL’lik işlem için biri devlet, biri özel iki ayrı kurumdan 2071 TL tahsil etmiş. Aynı evrakla iki ayrı kurum dolandırılmış. Benim üzerimden. Fatih Bey, Benden, daha doğrusu benim özel sağlık sigortamdan aldıkları para umurumda değil. Ama bilinçli olarak SGK’yı dolandırmaları bir vatandaş olarak çok umurumda. Binlerce hastadan aynı şekilde fazladan para aldıkları kesin. Devleti milyonlarca, milyarlarca zarara uğratmaları zoruma gidiyor. İlgili her yere şikayet ettim. Ama üzerine giderler mi, gereğini yaparlar mı bilmiyorum. Bu yüzden de sizi de bilgilendiriyorum!” Söz konusu hastanın adı, soyadı ve hastanenin adı bende mevcut. Eğer Sağlık Bakanlığı ve SGK ve hatta Acıbadem Sigorta bu dolandırıcılığın üzerine gitmek istiyorsa beni arayabilir. Bu şekilde yakalanan iki hastanenin çalışma ruhsatları iptal edilirse bakalım bir daha kimse devleti soymaya cesaret edebilir mi? Fakat bir soru daha var: Acaba bu hastanelerin üzerine gitmeye cesaret edilebilir mi? İşte ondan emin değilim. ***

Türkiye röntgeni

İPSOS dönem dönem Türkiye’nin sosyal yapısı ile ilgili araştırmalar yapar ve sonuçlarını paylaşır. Bu kez de ilginç sonuçlar çıkmış. Bir kısmını paylaşayım dedim. KREDİ BORÇLARI Türkiye’de kredi borcu olanların oranı yüzde 28. Yani her yüz kişiden 28’inin kredi borcu var. Bunların yüzde 63’ü bireysel kredi. Konut kredisi borcu olanların oranı yüzde 25, otomobil kredisi olanların oranı yüzde 11. Ticari kredi borcu olanların oranı ise sadece yüzde 8. Kredi borçluluk oranı 2013’te yüzde 29, 2015’te ise yüzde 28 imiş. SOSYAL GÜVENCE Türkiye’de kamuya ait bir sosyal güvenlik sistemi içinde bulunan vatandaşların oranı yüzde 74. İNANÇLAR Türkiye’de reenkarnasyona, yani öldükten sonra yeniden doğmaya inananların oranı yüzde 39. Nazara inananların oranı yüzde 77. Kadere inananların oranı yüzde 72. Uzaylılara inananların oranı yüzde 7. Fala inanların oranı ise yüzde 9. Tüm inançlarda Orta Anadolu’da oranlar biraz daha yüksek çıkıyor. DUVARIMIZDA NE VAR? Türkiye’de ev sahipliği oranı oldukça yüksek. Halkın yüzde 63’ünün kendine ait bir evi var. Yaş arttıkça ev sahipliği oranı yükseliyor. Evlerimizin duvarında olanlar ise enteresan. Yüzde 80’imizin evinde duvarda mutlaka bir saat var. Bunu yüzde 48 ile duvarda tablo takip ediyor. Ayna olanların oranı yüzde 46, takvim olanların oranı ise yüzde 44. Duvarına bir bayrak asanların oranı ise yüzde 7. TV BAĞIMLILIĞI "Tam anlamıyla televizyon bağımlısıyız" demek mümkün. Halkın yüzde 83’ü her gün mutlaka televizyon izliyor. Buna karşın gazete okuma oranı yüzde 15. Düzenli okuma oranı ise daha da düşük. Hayatında hiç kitap okumayanların oranı ise yüzde 35. Hiç sinemaya gitmeyenlerin oranı yüzde 50. Gece kulübüne, bara, diskoteğe gitmeyenlerin oranı yüzde 78. Buna mukabil sosyal ağlara düzenli olarak girenlerin oranı yüzde 54. EV HAYATI Türkiye’de yaşayanların yüzde 87’si eve girmeden önce ayakkabısını mutlaka kapının önünde çıkarıyor. Evde ayakkabı ile dolaşanların oranı ise sadece yüzde 1. Yemek masasında yemek yiyenlerin oranı ise inanılmaz. Sadece yüzde 16. Yüzde 32 yer sofrasında yemek yerken, gerisi mutfak tezgahında, sehpada ya da ayakta yemek yemeyi tercih edenler. BAŞÖRTÜSÜ Türkiye’de kadınların yüzde 58’i başını örtüyor. Farklı biçimlerde de olsa baş örtenlerin oranı bu ve artmıyor. Oruç tutanların topluma oranı yüzde 81. Ancak tüm Ramazan ayı boyunca aksatmadan tutanların oranı yüzde 66. Toplumun yüzde 74’ü hiç alkol tüketmediğini söylüyor. En garip sonuç ise başka dinlere bakışta. Toplumun yüzde 20’si başka bir dine mensup olanların ahlaklı insanlar olacağına asla inanmıyor. VE NOSTALJİ Oldukça genç bir nüfusa sahip olmamıza rağmen geçmişe özlem had safhada. Toplumun yüzde 66’sı eski tatları ve lezzetleri arıyor, bugün o lezzetlerin bulunmadığı inancında. Geçmişte insanların daha mutlu ve huzurlu olduğuna inananların oranı ise daha da yüksek: Yüzde 76. ***

Flaş ama bayat

Şahane bir basınımız var. Dün gece müthiş bir habere imza attılar. “Flaş flaş flaş” diyerek. Haber ne peki? THY’nin ve diğer havayolu şirketlerinin 3. Havaalanına taşınmaları 31 Aralık’a ertelenmiş. Havaalanı 29 Ekim’de açılacakmış ama bu tam bir açılış olmayacakmış. İyi de bunu bu köşede, bendeniz, haftalar önce yazmadım mı? Atatürk Havalimanı’nın işletmecisi TAV’ın resmen bilgilendirildiğini ve operasyonlarını en az yıl başına kadar sürdürmelerinin istendiğini yazmadım mı! Haftalar önce yazılmış bir şeyi şimdi yeni bir şeymiş gibi yazmak neyin nesi! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bozmanın adı tamirat olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026