İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Kimse beni sevmez

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 16, 2018

Kimse beni sevmez

Türkiye’de artık her şey şirazesinden çıktı. İzan mizan kalmadı. Keza akıl da! Dün CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu aradı. 3. Havalimanı ile ilgili olarak İGA CEO’sunun aktardıklarını kaleme almıştım, onlara itirazları varmış. Elbette olacaktır. “Sizi kullandılar” diyor Aykut Erdoğdu. “Aykut Bey, ben İGA CEO’sunun söylediklerini aktardım. Bunlar doğrudur veya yanlıştır demedim” dedim. “Evet ama” dedi. İtiraz başlıkları şöyle: - İhaleden sonra ihale koşulları üstlenici lehine değişti. Bu ihaleyi geçersiz kılar. - Teslim süresi geçti, kira işlemeye başlamalıydı. - İlk iki yıl 1 milyar avro yerine 350 milyon kira alınacakmış. Bu ihale koşullarına aykırıdır. - Bitim süresi gecikince gecikmeyi sözleşmeye eklemişler gibi görünüyor. Bu da ihaleye ve YİD’e aykırı. - Biz bunları dile getirince sanki iş yapılmasına karşı çıkıyormuşuz gibi algılanıyor. Biz iş yapılmasına, yatırım yapılmasına karşı değiliz ama her şeyin hukuka, hakka, usule uygun yapılmasını istiyoruz. - Bu işi takip ettiğim ve usulsüzlükleri dile getirdiğim için 11 ay hapse mahkum oldum. Üstelik de dokunulmazlığım olduğu halde ama biz ne olursa olsun haksız, hukuksuz her şeyi takip etmeye devam edeceğiz. Ben bir gazeteci olarak İGA CEO’su Samsunlu’nun söylediklerini aktardım. Lütfen şunu hatırlasın herkes. Zaman zaman çeşitli kişilerle röportaj yapıyoruz, söylediklerini aktarıyoruz. Bu ne o söylenenlere kefil olduğumuz ne de karşı olduğumuz anlamına geliyor. Sadece “Aktarıcıyız” Söylenenleri tarihe not düşüyoruz. Mesela ben yazmış olmasam ilk iki yıl için kiranın 350 milyon avroya düştüğünü bilmeyecekti Aykut Bey dahil hiç kimse. Şahsi kanaatlerimi zaten yazdım. “Bu havalimanı yarım yamalak bir halde açılmamalı, terminal ve pistler bitmiş ama ortalık bir şantiye halinde. Böyle bir açılış moral bozar” dedim. Nitekim hafta sonunda sosyal medyada 3. Havalimanı'nın çatısının terminalin içine aktığı görüntüler ortalığa saçıldı. Sayın Aykut Erdoğdu emin olsun ki, beni kimse kullanamaz. Ne onun partisi ne de başka bir parti. Zaten o yüzden kimse beni sevmez. Umurumda mı? Emin olun hiç değil. ***

O hislere güvenilmez!

ABD Başkanı Donald Trump’ın “Artık Türkiye ile ilgili farklı hislerim var” cümlesi kimseyi yanıltmasın, kimseyi mutlu etmesin. Trump’la ilgili söylenebilecek kesin bir şey var ise, istikrarsız ve güvenilmez biri olduğu. Anlık çıkarı gerektirdiği anda en yakın dostlarını, en büyük destekçilerini harcamaktan, gözden çıkarmaktan çekinmemiş birinin hislerine güvenilmez. Olumlu da olsa, olumsuz da olsa. ***

Uçak ve rahip

Gelelim Rahip Brunson meselesine. Trump mutlu. Radikal Hristiyan seçmenine verdiği sözü tuttuğu için ve seçim öncesi koz elde ettiği için. Türkiye’deki muhatapları mutlu, doların ateşini biraz olsun düşürdükleri ve ABD ile ilişkileri bir süreliğine de olsa düzelttikleri için. Ancak ortada tatsız bir durum da yok değil. O da şu. Süper güçler Türkiye’ye sopa göstermek suretiyle bazı şeyler yaptırabileceklerini keşfettiler. Bu durumu üçüncü kez yaşıyoruz. Önce Arap Baharı sırasında ABD ile itişmemizin faturası olarak önümüze Kürecik Radarı koyuldu. Sonra Rusya ile uçak meselesinde bunu bir kez daha yaşadık. Şimdi de Brunson meselesi. Bu durum ülkeler arasındaki ilişkilerde her zaman yaşanan gerilimlerdir. Bu meseleler sıkıntı yaratır, sonra elbette çözülür. Ama iç politika gereksinimleri için tırmandırılıp ayaklar altına alındıktan sonra çözülürse tatsız olur. Rus uçağı meselesi elbette çözülmelidir. Ama dönemin Başbakanı kalkıp “Benim emrimle vurduk. Bir daha girerse yine vururuz” derse çözüm onur kırıcı hale gelebilir. Keza Brunson meselesi. Brunson bir ajan olabilir. Muhtemelen de öyledir. Siz bu adamı yakalayıp, terör örgütü üyeliği veya destekçiliğinden yargı karşısına çıkarırsanız iş başka bir hale gelir. Oysa meseleyi doğru biçimde ele alıp, “Ajanı ajan diye yargı karşısına çıkartırsanız” çözümü de, iadeyi de uluslararası hukuka uygun şekilde bulursunuz. Ama yanlış bir kılıfa sokarsanız kendi yargınızı hem ülkenizde, hem ülke dışında küçük düşürürsünüz. ***

Çok mu komik!

İktidarı destekleyen bazı yayınlar ve yazarlar şöyle diyor: “Dolar 5,80 oldu. 7 TL’den dolar alanlara gülme sırası bize geldi." Peki o zaman ben de onlara şunu sorayım. 7 TL’den dolar alanlar değil de 7 TL’den dolar satanlar kıs kıs gülüyor olmasın. 7 TL’den kimler dolar almak zorunda kaldı hiç düşündünüz mü? Mesela kıt kanaat geliriyle, evladının geleceği için yurt dışında çoluk çocuk okutan ana babalar tam da yurt dışında okulların açıldığı günlerde 7 TL’den dolar almak zorunda kaldılar. Onlara da gülüyor musunuz? Mesela Türkiye’de üretim yapmak için yurt dışından mecburen makina ve ekipman almış olanlar 7 TL’den ödeme yapmak zorunda kaldılar. Onlara da gülüyor musunuz? Döviz bazında kredi kullanan sanayiciler, KOBİ’ler, hatta esnaf bile dolar 7 TL iken kredi taksidi ödemek zorunda kaldılar! Onlara da gülüyor musunuz? Peş peşe gelen konkordato haberlerine, yanan fabrikalara da gülüyor musunuz? Eğer bu sorulara “Evet gülüyorum” yanıtı veriyorsanız gülmeye devam edin. Ama bir daha ağzınıza “İstikrar iyidir” cümlesini de almayın. ***

İhaleden konkordatoya

Hülya Koçyiğit’in damadı olarak ünlenen, Engin Altan Düzyatan’ın da kayınpederi olarak daha da ünlü olan Alkoçlar Turizm, konkordato talebinde bulunmuş. Turizmin çok iyi gittiği, tarihin en çok turistli sezonunun yaşandığı bir yılda bir otel grubunun konkordato istemesi şaşırtıcı. Belli ki mecbur kalmışlar. Ne diyelim, Allah yardımcıları olsun. İlginç olan ise şu. Alkoçlar Turizm çok kısa süre önce aldığı bir ihale ile gündeme gelmişti. Şirket, Antalya’da Konyaaltı Plajı’nın işletme ihalesini almıştı. Böylesine önemli bir ihaleyi alan şirketin 6 ay içinde konkordato isteyecek hale gelmesi düşündürücü. ***

Özür

Değerli okurlar pazar günü yazı yazamadım. Gaziantep’teydim ve kimine göre mide fesadına uğradım, kimine göre zehirlendim. Sonuçta hastanelik oldum. Çok özür dilerim. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bıkmadığımız, korkmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026