İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Empati mi dediniz!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 19, 2018

Empati mi dediniz!

Dün yorumları okuyunca “Acaba mesleği ve hatta her şeyi bırakmanın zamanı geldi mi?” diye düşünmedim değil. Eşim o an ölüm kalım mücadelesi verirken, “Otomobiliniz burada duramaz” diye inat eden polis üniformalı kişi için “Haklı bile olsam empati yapmalıymışım” Yani kendimi o polisin yerine koymalıymışım. Siz benim o anki halimle empati yapmıyorsunuz ama ben hemen yapayım. Ben polisim ve bir vatandaş geliyor, bir yakınının acil hastaneye gitmesi gerektiğini söylüyor. Hemen yardım eder, hatta gerekirse trafiğin içinden hemen çıkması için destek olurdum. Bunun için empatiye gerek yok. Medeni bir ülkede, medeni bir polis memuru böyle yapar. Denemesi bedava. Aslına bakarsanız Türkiye’de de 100 polis memurunun 99’u da böyle yapar. Çünkü hayat kutsaldır, sağlık tehlikede ise can tehlikede ise en önemli kural onu kurtarmaktır. Bunu söyledikten sonra şunu da ekleyeyim. Ben o polis memuruna doğrudan hakaret etmedim. Yanından uzaklaşırken öfke ile söylene söylene gittim. Her anınız sizden nefret eden birileri tarafından kameraya alınsa acaba siz gün boyu kimlere kızıp, kimlere söylenip, kimlere sövüyorsunuzdur, hiç düşündünüz mü? Yine de orada konuyla ilgisi olmadığı halde öfke ve can havli ile söylediğim sözlere hedef gibi görünen tüm kişilerden özür dilerim. Muhatabı dışında kimseyi kırmak istemem. Bu arada Emniyet Genel Müdürlüğü bir açıklama yaparak benim “Bana ceza kesemezsiniz, ben kimim biliyor musunuz” falan dediğimi iddia etmiş. Tahminim sosyal medyadan yanlış bilgilendirilmiş olmalılar. Hayatımda bir kez bile böyle bir tavır sergilemedim, sergilemem. O polis memuruna da adımı dahi söylemedim. Bir vatandaş olarak gidip derdimi anlattım. Ki polis memurunun kendi bakış açısından gayet dürüstçe yazdığı şikayet dilekçesinde de böyle bir şey söylediğime dair tek satır yok. Beni eleştirenlerin büyük bölümünün, kendi davranış biçimlerini benden de beklemeleri normal ama ben onlar gibi değilim. Bilinsin isterim. ***

Batı medyasının tuzağına dikkat

Şu “Batı medyası” denilen şeyi biraz tanıyorsam, bunca yılın takibiyle biraz biliyorsam, derim ki: “Türkiye çok dikkatli olsun.” Konu Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda işlendiği iddia edilen ve Amerikan medyasının şimdiden peşin hükümle “Öldürüldü” dediği Cemal Kaşıkçı cinayeti ya da cinayet iddiası. Türkiye eğer dikkatli olmazsa, soruşturmayı çok kısa sürede tamamlamazsa, ulaşılan bilgileri ve delilleri mümkün olan en kısa sürede kamuoyu ile uluslararası ve yerel medya ile paylaşmaz ise yani bu uluslararası meseleye ciddi bir “hukuk devleti” gibi yaklaşmaz ise Batı medyasının ne yapacağını söyleyeyim. Türkiye’yi Suudi Arabistan’ın suç ortağı ve hatta belki de azmettiricisi gibi gösterecekler. Kaşıkçı’yı öldürüleceğini bile bile Konsolosluğa yolladığını, bunun için Suudilerin içindeki karanlık bir grupla anlaştığını iddia edecekler. Ve hatta belki de Veliaht Muhammed bin Selman’ın bundan haberi olmadığını dahi gündeme getirebilecekler. İsrail’in uluslararası medyadaki etkinliğini, Anglosakson medyasındaki gücünü ve etkisini göz önüne alırsanız, aynı İsrail’in Ortadoğu’daki en has ve hayati müttefikinin Suudi Hanedanı olduğunu unutmazsanız, bu dediğimin kuvvetli bir ihtimal olduğunu da anlarsınız. Ki zaten bu dediğim tavrın işaret fişeği atıldı bile. İngiliz The Times gazetesinde yarın öbür gün böyle bir iddiayı ortaya atmak için altlık niyetine bir makale dün piyasaya sürüldü. Richard Spencer adlı bir Ortadoğu uzmanı gazeteci “Türkiye bu cinayet ile Suudi Prens Selman’ı köşeye sıkıştırıp, maddi yardım koparma peşinde” şeklinde özetlenebilecek bir “sözde analiz” kaleme aldı. Bu analiz bu işin nasıl Türkiye aleyhine bir mecraya sürüklenmek istediğinin ilk örneği. Suudilerin daha önceki cinayet, adam kaçırmalarında parmağını kıpırdatmayan ülkeler olarak ne İsviçre’yi ne Fransa’yı ne ABD’yi hedefe koyanların şimdi Türkiye’yi hedefe koyma girişimine başlamaları ilginç. ***

DEAŞ yoksa ABD yok, ABD yoksa DEAŞ yok

Aylar önce hem bu köşeye yazıp hem de televizyon ekranında söylediklerimi Putin’in ağzından duymak ilginç oldu. Benim aylardır söylediğim şu: “ABD bölgede DEAŞ’ı asla bitirmez. Çünkü bölgede kalabilmek için DEAŞ’ın varlığına ihtiyacı var. Suriye’nin hemen hemen tamamından DEAŞ temizlendiği halde bugün sadece ABD/PKK kontrolündeki bölgede DEAŞ kampları ve faaliyeti var. NATO müttefikimiz DEAŞ’ı o bölgede gerektiğinde kullanılacak bir tohum gibi hayatta tutuyor” Bu iddiamı sadece burada yazmadım. Pek çok yabancı televizyon kanalı ile yaptığım mülakatlarda da dile getirdim, yayınlandı. Şimdi aynı şeyi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dile getirmeye başladı. Ve daha ilginci dün DEAŞ’la çatışan bir PKK grubuna Amerikan uçakları “yanlışlıkla” bomba yağdırdı. Kesin yanlışlıkladır. Emin olun. ***

Tasarruf nostaljisi

Ekonomide sıkıntılar baş gösterip, bolluk dönemi bitince “tasarruf tasarruf tasarruf” sözleri dillerden düşmez oldu. Bazen şirazesinden çıkmış toplumlar için musibetler nasihatlerden daha iyi bir öğreticidir. İnşallah bize de öyle olur. Bilirsiniz, Avrupa’da kişi başı gelirin en yüksek olduğu ülkeler İskandinav ülkeleridir. Peki sizce lüks tüketimin en düşük düzeyde olduğu ülkeler hangileridir? İlginçtir, aynı ülkeler. Başka Avrupa büyük şehirlerinde olduğu gibi yan yana dizilmiş lüks markaları satan butikleri, İskandinav şehirlerinde pek göremezsiniz. Yok değildir ama azdır. Eskiden biz de öyle idik. Yine çocukluğuma dönüyorum biraz. Basit bir örnekle tasarrufun eskiden nasıl yapıldığını anlatmak istiyorum. Okullar açılmadan önce okul dönemi alışverişine götürülürdük. İlk işimiz gömlekçiye gitmektir Beyoğlu’nda. Yanlış hatırlamıyorsam Sylvio diye bir mağazaya giderdik, ısmarlama gömlek diken. 5 gömlek ısmarlanırdı. Ve her bir gömlek için 2 yaka ve iki çift manşet. Çünkü yaka ve manşet daha hızlı eskirdi. Eskiyince yedeklerle değiştirilirdi. 20 CM kumaştan çıkan yaka ve manşet için 1 metre kumaştan çıkan gömlek atılmazdı. Keza ayakkabı. Okulda azgınlıktan tabanlar anında biterdi. Dedem rahmetli ayakkabıları alır altına pençe yaptırmaya yollardı. Lastik tabanlı botlar Mahmut’tan alınırdı. Koridorlarda top oynamaya kauçuk taban da dayanmazdı. Ayakkabı tekrar Mahmut’a döner, taban yenilenirdi. O zamanlar tasarruf böyle bir şeydi. Zengin için de, fakir için de geçerliydi. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Adam olmaktan önemli olanın insan olabilmek olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026