İstanbul 5°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tabelaya astığımız halimizdir

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 20, 2018

Tabelaya astığımız halimizdir

Görevi gereği bir süredir yurt dışında yaşayan bir dostum yolladı dün bu fotoğrafları. Biri yaşadığı ülkeden diğeri Türkiye’den. Şöyle demiş: “Sen yazılarında insanlıktan bahsedip duruyorsun. Bak bu bizim evin yakınındaki bir park. Tilkiler geziyor. Mahalleli onlar için yemek bırakıyor. Diğerini ise senin de yazdığın gazetenin internet sitesinde gördüm bugün. Tilkiyi öldürüp trafik tabelasına asmışlar. Biri Avrupa’nın göbeğinde bir şehir, diğeri Türkiye’de doğa ile iç içe bir köy.“ Sevgili dostum haklı. Biz zavallı tilkiyi değil, insanlığımızı öldürüp tabelaya asmışız. NOT: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hayvan hakları yasası konusunda kürsüden yaptığı çok açık, çok net uyarı ve çağrı için kutluyorum. Ağzına sağlık. ***

Andımız müfredat olsun

Danıştay, bizim yıllarca okuduğumuz, okullarda her sabah bağıra bağıra söylediğimiz ama bir süre önce kaldırılan “Andımız”ın yeniden söylenmesi için karar almış. Daha doğrusu Andımız’ın kaldırılmasını sağlayan yönetmeliği iptal etti. Tartışmayı çok seven halkımızın şimdi yeniden nur topu gibi bir tartışma mevzuu oldu. “Okunsun mu, yoksa yeniden mi kaldırılsın?” Ben bu konuda yıllar önce yazdığım noktadan zerre kıpırdamadım. Nesiller boyu her sabah okuduğumuz bu metin ne işe yaradı? “Türküm” diye başlardı ant. Bunca bölücü, bunca Türklük düşmanı, bu metni okuyan nesiller arasından çıkmadı mı! Sonra “Doğruyum” diye devam ederdi. Yüzünüzdeki acı tebessümü görür gibiyim. Eğer Andımız bir işe yarasaydı bunca yamukluk nereden çıktı diye en azından düşünürdük değil mi! “Çalışkanım” diye gelirdi üçüncü kelime. Buna hiç girmeyeyim daha iyi. Girersem çıkamam, başım da belaya girer. Ne küçüklerimizi koruduk, ne büyüklerimizi saydık… Yurdunu, milletini bırak canından çok olmayı, kılı kadar sevmeyen bir sürü zirzop çıktı bu metni okuyanlar arasından. Hele sonradan eklenen Atatürk'lü bölüm… Heykellerinden intikam alanların, ilkelerini yok etmek için uğraşanların, bırakın kurucusu olmayı; bir Gazi’ye, bir savaş kahramanına gösterilmesi gereken asgari saygıyı bile göstermeyen şerefsizlerin hepsi bu metni okuyarak bitirdi ilkokulu. O yüzden bırakın kaldırsınlar. Her sabah yalan söyleye söyleye büyümesin kimileri. Çalışkan, doğru, dürüst, vatanını seven nesiller yetiştirecek bir müfredat oluştursunlar daha iyi. ***

Popüler bir fıkra

Son birkaç günün arkadaşlar arasında en çok paylaşılan fıkrasını belki duymamışsınızdır diye sizlere de aktarayım: “Suudlu orta yaşlı Arap eşinden ikinci bir eş almak için izin istemiş. Kadın 'Bir tek şartla izin veririm' demiş. Adam şartın ne olduğunu sormuş. Kadın, 'Evlilik evraklarını İstanbul’daki Suudi Konsolosluğundan alacaksın' yanıtını vermiş” ***

Medeniyet düzeni

Son günlerde en hoşuma giden şeylerden biri trafikte yayalara geçiş üstünlüğü verilmesini isteyen düzenleme oldu. Çok önemli bir medeniyet göstergesidir bu. İnsana değer verilen her ülkede kaldırımdan yola ayağınızı attığınız anda trafik durur. İster haklı olun, ister haksız. Öncelik sizdedir. Değerli olan insandır, insan canıdır. Hiç kimse yayanın üzerine otomobilini sürmez. Eğer ışıklı bir geçitteyseniz ve yayalara kırmızı yanıyorsa bile dururlar ve sadece size kırmızı ışığı işaret ederler. Bu yüzden de medeni ülkelerde genelde yayalar da trafik ışıklarına saygılıdır. Bu düzenleme belki bir işe yarar da, bir nebze olsun medenileşmeyi öğreniriz. ***

Sanat ve bilimi yargılamak

Bu ülkenin değerlerinden biri olan Ara Güler’in ardından her konuda olduğu gibi tatsız bir tartışma başladı. Sevenler ve sevmeyenler. Sevmeyenlerin gerekçesi Güler’in son yıllarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yakınlaşması. Ben kendi adıma böyle tartışmaları anlamsız buluyorum. Sanatçıları, bilim insanlarını, düşünürleri, siyasi görüşlerine göre yargılamamayı öğrendim. Benim için önemli olan onların siyasete yaklaşımlarının ne olduğu asla değil artık. Bana göre çok yanlış, bir diğerine göre çok doğru bir siyasetin destekçisi olabilirler. Hatta yarın bunun tam tersi bir durumda da bulabiliriz onları. Önemli değildir. Ne Borges’i ne Dali’yi ne bu yüzyılın büyük düşünürü Heidegger’i ne de bir başkasını o günkü siyasi yaklaşımları ile yargılayamam. Siyaset günlük basit bir iştir. Sanat ve bilim ise yüzyıllar sonra bile değerini koruyan insanlık için yapılmış bir hizmettir. Bu adamların bugün konjonktürel olarak alkışlanabilecek veya eleştirilebilecek tavırları, yüzyıl sonra hiçbir şey ifade etmeyebilir. Ama yaptıkları çok şey ifade eder. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Evrenselliği yerellikle yargılamaya kalkışmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Veled-i Şahi için mi!
Köşe Yazıları
Veled-i Şahi için mi!

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

Dış politikada en tutarlı olduğumuz yer: İran
Köşe Yazıları
Dış politikada en tutarlı olduğumuz yer: İran

Fatih Altaylı

Mart 3, 2026

Seçil Erzan’dan mektup 2: Arda verdiğinin iki katını almak istedi
Köşe Yazıları
Seçil Erzan’dan mektup 2: Arda verdiğinin iki katını almak istedi

Fatih Altaylı

Mart 2, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026