İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

At yalanı sevsinler inananı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 21, 2018

At yalanı sevsinler inananı

Suudi Arabistan sarayı Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Konsolosluk binasında öldüğünü kabul edince ben de bugüne kadar Emniyet ve MİT’ten aldıkları bilgileri paylaşarak bizleri aydınlatan meslektaşlarımdan intikam alma fırsatını değerlendirmek istedim. Hemen telefona sarılarak Suudi derin devleti, Muhaberat ve Saray’daki kaynaklarımı aradım. Birkaç telefon görüşmesinden sonra Kaşıkçı’nın nasıl öldüğünü öğrendim: - Kaşıkçı’nın Konsolosluktaki randevusu öncesinde Konsolos Bey “Amerika’da gazetecilik yapan bir vatandaşımız gelecek. İyi bir intiba bırakmamız lazım, ortalığı bir güzel silin süpürün" demiş. - Saat tam 13.17’de Kaşıkçı kapıdan girmiş. - Misafir beklenenden önce geldiği için ortalık biraz dağınıkmış. - Konsolosluğun marangozu, masanın ayağını tamir ederken kullandığı testereyi salonda unutmuş. - Temizlikçi aceleyle çıkarken, kovasından yerdeki parkeye sabunlu su dökülmüş ama fark etmemiş. - Saat 13.21’de Kaşıkçı, kendisine kucağını açmış “Hoş geldin sevgili hemşerim” diye yaklaşan Konsolosa doğru ilerlemiş. - Tam o sırada Kaşıkcı kovadan dökülen sabunlu suya basmış ve kaymış. - Saniyeler 13.21:30’u gösterirken Kaşıkçı kayıp düşmesini tamamlamış. - 13.21:39’da marangozun unuttuğu testerenin üzerine düşmüş. - Düşüşün şiddetiyle bir kolu kesilmiş. - Allah tarafından tam o sırada Konsoloslukta Suudi Adli Tıbbı’nın uzmanlarından El Tubaygi de şans eseri misafirmiş. - Konsolos hemen Doktor Tubaygi’yi çağırarak kesilen koluna müdahale etmesini istemiş. - Yaralıyı inceleyen Doktor Tubaygi “Bu kolu yerine dikmemiz imkansız ama isterseniz simetriyi bozmamak için diğer kolu da kesebiliriz” demiş. - Konsolos Bey “Yapacak başka bir şey yoksa öyle yapalım. Misafirimizi böyle tek kolla yollayamayız” demiş. - Ancak Konsoloslukta anestezi olmadığı için kendisi kalan kolu keserken görevlilerden Kaşıkçı’nın bacaklarından tutmasını istemiş Tugaybi. - Bu sırada Kaşıkçı’nın direnmesi üzerine bacakları da aniden kopmuş. Oysa Kaşıkçı direnmeseymiş bacaklar yerinde kalacakmış. Anlayacağınız tamamen kendi kabahati. - Bacaklar kopunca “Bari başından tutun” demişler. - Kaşıkçı direnmeye devam edince baş da gitmiş. - Yaralıyı muayene eden adli tıp uzmanı Tugaybi “Efendim sayın misafirimiz galiba öldü. Ne yapalım” diye sormuş. - Konsolos Bey “Vahabi geleneklerine göre hemen gömmemiz gerekir” deyince Kaşıkçı’yı gömmüşler. Diyeceksiniz ki, “İyi de nereye?” Bunu ben de sordum. Suudi Sarayı kaynaklarından aldığım bilgi şu: Vahabi geleneğine göre mezar yapılmaz. Ölünün nereye gömüldüğü bilinmez. Bu yüzden bir yere gömmüşler ama bilmiyorlar. İnancımız böyle emrediyor. Değerli okurlar çok vahşice işlenmiş bir cinayeti böyle aktardığım için kusuruma bakmayın. Ancak bu benim yazdığım hikaye bile Suudilerin açıkladığı “Konsoloslukta yumruk kavgasına girdi ve orada öldü” açıklamasından daha mantıklı. Suudiler, işledikleri pis cinayeti kabullenirken bile bütün dünya ile göz göre göre alay ediyorlar. Para ile yalan satıyorlar. Güvendikleri diğer şey ise bir damat. Trump’un Yahudi lobisinin adamı olan damadı. Ha bir de, bunlar Müslüman değil mi! Acaba İslam yalan söylemeyi, hele hele böylesine bir yalanı nasıl karşılıyor? Vahabi geleneğine uygun mu acaba! ***

İyi götürdük, iyi bitirelim

Diyelim ki Suudiler, Kaşıkçı’yı Konsoloslukta “istemeden” ya da “kazayla” öldürdü... Olabilir. Sorguya almışlardır kendi yöntemleri ile. Adamcağızın da kalbi dayanmamıştır. Ya da dedikleri gibi olsun, kavga ederken öldü diyelim. Normal bir ülke, insan gibi insanların yönettiği bir ülke ölüyü ortadan kaldırır mı yoksa topraklarında cinayet işlenen ülkeye “Burada bir vatandaşımız öldü. Suçlu da bunlardır” diye soruşturmaya yardımcı mı olur! Meselenin iler tutar yanı yok. Çok açık. Bu olaydan benim anladığım tek şey, Türkiye’nin doğru bir tavır izlediği. Bilgileri Türk medyası ile değil, isimsiz olarak Amerikan medyası ile paylaşmaları, kaynakların güvenilirliğini arttırdı. Uluslararası toplumun cinayete ilgisini canlı tuttu, Amerikan yönetiminin Suudi katillerle ve onların prensiyle işbirliği içinde bir örtbas çabasına girmesini engelledi. Bundan sonrasında da delillerin açık paylaşımı ile şimdiye kadar iyi götürülen bir süreci iyi bir biçimde tamamlayabiliriz. ***

12 Eylül’de de Hazine’ye geçmişti

İş Bankası’ndaki CHP hisseleri ile ilgili tartışma ilk kez yaşanmıyor. Bu hisselerin Hazine’ye devri ilk kez söz konusu edilmiyor. Daha önce aynı şeyi 12 Eylül darbecileri yaptı. 12 Eylül’den sonra CHP’nin İş Bankası’ndaki yüzde 28’lik hissesi Hazine’ye devredildi, CHP bu hisseleri yıllar sonra, 12 Eylül rejiminin izleri ortadan kalkarken, Anayasa Mahkemesi kararıyla geri alabildi. Yani CHP bu konuda tecrübeli. Kamuoyunun konulara uzaktan bakanlarının bilmediği ise bu hisselerden dolayı CHP’nin bir gelir elde etmediği. Bu hisseleri CHP’ye miras bırakan Atatürk’ün vasiyeti gereği bu gelir Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarına pay ediliyor. Bu kurumlar ise zaten Cumhurbaşkanlığına bağlı. Yani sonuç olarak CHP vasıtasıyla İş Bankası’ndan bu kurumlara gelen paranın kontrolü Cumhurbaşkanlığı’nda. Bu arada Murat Bardakçı’nın linkini verdiğim yazısını okumakta da fayda var. Bardakçı’nın 2011’de yazdığı bu yazı bence önemli. Türk Tarih Kurumu tarih oluyor Atatürk’ün vasiyeti çöpe gidiyor ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kitabına göre yapmayı, kitabı kendimize uydurmak zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026