İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İkisi de kurtuldu

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 25, 2018

İkisi de kurtuldu

Devlet Bahçeli’nin ittifakın bittiğini açıklaması önce piyasalarda hafif bir panik yarattı. Dolar kıpırdanmaya başladı hemen. Sonra bir açıklama yaptı: “Sadece yerelde bitti. Parlamentoda sürecek.” Piyasalar toparlandı. MHP ile AK Parti arasındaki yerel seçim ittifakı arayışının bitmesi bazıları için sürpriz gibi görünebilir ama siyaseti yakından ya da içinden takip edenler için hiç de sürpriz değil. Hatta geç bile kalmış bir gelişme. İki nedenle bunu söylüyorum. 1. AK Parti, MHP ile bir yerel seçim ittifakına zaten hiç sıcak bakmıyordu. Türkiye’nin en güçlü ve hemen her yerde ciddi bir oy oranına sahip bir parti olarak yerel seçimde bir başka parti ile ittifak yapma ihtiyacı hissetmiyor, bunu tabana ve örgüte anlatamayacağını biliyordu. MHP’nin farklı açıklamalarına her seferinde olumsuz sayılabilecek karşılıklar verilmesi zaten böyle bir ittifak arayışının AK Parti’de olmadığını başından beri gösteriyordu. Örgüte böyle bir ittifak anlatılamazdı. Hele hele bazı yerlerde MHP lehine aday göstermeme durumu AK Parti’nin aklının alacağı bir şey değildi. 2. Cumhur İttifakı tavanda ve tabanda sorunsuz gibi görünüyor olsa da, orta kademede, yani parti örgütlerinde başından beri ciddi sıkıntılara, tartışmalara hatta yer yer kavgalara neden oluyordu. AK Parti örgütü “Büyük ve güçlü olan parti biziz ama bunların talepleri bitmiyor. Tüm bürokrasiyi almak istiyorlar. Bu ne açgözlülük” derken, MHP örgütü ise “Bizim sayemizde hâlâ güçlü gibi görünen AK Parti’nin bize tepeden bakan tavrına gıcık oluyoruz. Biz olmasak bu ülkeyi ayakta tutamazdınız. Sizin hatalarınızı MHP temizliyor” diye düşünüyordu ama her iki örgüt de güçlü liderliklerden ötürü duruma rıza gösteriyordu. Örgütlerin güçlükle zaptedildiği bu ittifak zaten binbir sıkıntı yaşarken, bunun üzerine bir de yerelde farklı pozisyonlarda binlerce adayın söz konusu olduğu, sadece il bazında değil ilçe bazında da yüzlerce belediye başkanının aday gösterileceği bir yerde zaten yürüyemezdi. Gerilim öylesine yükselirdi ki, güçlü genel başkanların dahi kontrol edemeyeceği bir parti örgütleri arası kavga ayyuka çıkardı. Bence Devlet Bahçeli bunu gördü. Çok daha büyük bir kopma yaşanmaması için iki partinin TBMM’deki ittifakının da tehlikeye girmemesi için “yerel seçim ittifakı” arayışına son verdi. AK Parti de bundan son derece memnun olmalı. Onlar da örgüte anlatmakta zorluk çekecekleri ve muhtemelen kabul görmeyecek bir yükten kurtuldular. ***

MHP’li Gökçek AK Parti’ye kazandırır

Dünün bombalarından biri MHP’nin Ankara adayının Melih Gökçek olacağı yolundaki gayrıresmi MHP açıklamasıydı. Epey de bir konuşuldu, mevzunun geyiği de yapıldı. Siyasette “Olmaz olmaz” olduğunu bilecek kadar eskiyim bu işlerde. Ama yine de böyle bir şeyin çok olacağını düşünüyorum. Melih Gökçek seçilemeyeceği bir yarışa girmez. Milliyetçi muhafazakar oylar Ankara’da ne kadar yüksek olursa olsun MHP’nin birinci çıkmasını sağlayacak kadar yükselmez. Bunu ben söylemiyorum, anketler söylüyor, geçmiş seçim sonuçları söylüyor. 2014 Yerel Seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda AK Parti yüzde 44.9, CHP yüzde 43.8, MHP ise yüzde 7.8 oy almıştı. Seçim neredeyse karakolda bitmişti. Melih Gökçek bu farkı kapatacak kadar güçlü mü Ankara’da? Hiç zannetmiyorum. AK Parti’den 10, CHP’den 15 puan eksiltse yine birinci çıkamaz. Ancak şunu da söyleyeyim. Melih Gökçek’in adaylığı MHP’nin AK Parti’ye yapacağı büyük bir “kıyak” olur. Çünkü Melih Gökçek AK Parti’den daha fazla, AK Parti’ye kızgın olan milliyetçi seçmenin oyunu alır. Ki son seçimde o oylar özellikle Mansur Yavaş nedeniyle CHP’ye kaymıştı. Bu nedenle hiç zannetmiyorum ama Melih Gökçek MHP’nin adayı olursa bilin ki Cumhurbaşkanı Erdoğan “Ol” dediği için olabilir. ***

Böyle bir hikaye yazsam editörüm sopayla kovalar

Genç kuşağın iyi kalemlerinden, benim de favorilerimden romancı Hakan Yel, Kaşıkçı cinayeti ile ilgili olarak çok hoş bir mail atmış. Meseleye cinayet romanları yazan bir edebiyatçı mantığı ile yaklaşmış ve ilginç bir akıl yürütme yapmış. Lafı uzatmadan aktarayım: “Ben naçizane kendi halinde popüler olmayan bir yazarım. Romanlarımda şiddeti (kötü göstermek için) olanca çıplaklığıyla kullanırım. Dolayısıyla mesleki olarak aklıma takıldığı için müsaadenizle size sormak istiyorum: “Bir adamı öldürmek için neden 15 kişi ve iki uçak?” Ben (Arap istihbarat veya üst düzey yönetici olarak) Kaşıkçı'yı öldürtecek olsam, profesyonel bir kişiyi görevlendirir (İlla İstanbul’da öldürülecekse) onu operasyona gönderirim. Günümüzde birçok kişi siyasi suikasta kurban gidiyor ki koskoca Rusya Büyükelçisi'nin ensesinden vurulduğu ülkede Kaşıkçı kim ya da ulaşılmazlığı ne ki? Benim kafama bir tiyatro kumpanyası gibi hareket eden bu 15 salak takıldı. Kim, hele de Kaşıkçı gibi bir hedefi öldürmek için İstanbul'a dolmuş yapar gibi 15 kişi gönderip, geri çeker? Ben romana bunu yazsam editörüm beni sopayla kovalar ve 15 kişilik cinayet timini çocukça bulur.” ***

Yandım Allah demeyin sonra

Dünkü yazılarıma gelen yorumlara bakınca, bazı okurların “Yargı yürütmenin işine nasıl karışır. Nasıl siyasi karar alır” diyerek Danıştay 8. Dairesi'nin “Andımız” ile ilgili karar almasına karşı çıkanlar var epey. Bu arkadaşların anlamadığı, idarenin kararlarının yargı denetimine tabii olduğu. Bunu anlamak kolay değil. Ama yarın öbür gün idarenin aldığı bir karardan dolayı, maddi veya manevi bir zarara uğrarlarsa bunun ne demek olduğunu anlarlar. Türkiye’de idarenin kararları Anayasa gereği, yargı denetimine tabidir. Hani şu iki sene önce halkın önüne koyulan ve kabul gören Anayasa var ya, okursanız orada görürsünüz bunu. Danıştay, her türlü kararında Anayasa’nın verdiği bu yetkiyi kullanıyor. Olmadık bir yerden kafasına göre çıkıp “Ben bunu beğenmedim” demiyor. Nasıl ki, Türkiye’de Parlamento, Cumhurbaşkanı ve diğer tüm kurumlar Anayasa gereği ise Danıştay da aynen öyle. Hükümetler, kamu kuruluşları nasıl ki Anayasa’nın verdiği yetkiyle karar alıyor ve icraat yapıyorsa, Danıştay da öyle karar alıyor. Anayasa’nın verdiği yetkiye dayanarak. Beğenmiyor musunuz? Denetim istemiyor musunuz? "Ben yaparım, kimse karışamaz mı" diyorsunuz. Çözüm basit. Anayasa’yı değiştirirsiniz, Danıştay’ı kaldırırsınız olur biter. Ama sonra devletin aldığı bir karardan ötürü canınız yanarsa, yapacağınız tek şey “Yandım Allah” diye bağırmak olur. Onu da duyan çıkmaz. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sağlıklı ve güvenilir bir yargıya gerek olduğunu canımız yanmadan önce anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026