İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Disipline sorumlusunu verin

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 11, 2018

Disipline sorumlusunu verin

CHP’de yine kriz var. Kemal Kılıçdaroğlu’nun baş tacı ettiği, Ahmet Davutoğlu tarafından alnından öpülme “Şerefine nail olmuş” eski Musul Konsolosu Öztürk Yılmaz, Habertürk’te katıldığı bir yayında “Ezan Türkçe okunmalıdır” deyince en sert tepkiyi kendi partisinden gördü. AK Parti “Cehape zihniyeti değişmemiş” diyerek durumun keyfini çıkarırken, CHP “Bizim böyle bir arzumuz yok, ezan Arapça okunmalıdır” diye peş peşe açıklamalar yaptı ve Öztürk’ü de disiplin kuruluna sevk etti. Ancak burada çok önemli bir yanlış, bir haksızlık var. Eğer CHP’de birisi Öztürk Yılmaz’ın bu sözleri nedeniyle disiplin kuruluna sev edilecekse bu kişi Öztürk Yılmaz değil, Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Öztürk Yılmaz’ı Davutoğlu’ndan devralarak CHP’de giderek daha etkin konumlara taşıyan kişi bizzat genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Emekli Büyükelçiler Faruk Loğoğlu ve Osman Korutürk gibi sonuna kadar saygın, sapına kadar dış politika uzmanı olan iki ismi Meclis dışına atan, iddialara göre Namık Tan gibi bir önemli diplomata partinin kapılarını kapatan Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi CHP’nin dış politikasını Öztürk Yılmaz’a emanet eden kişidir. Bu yüzden de Öztürk Yılmaz o sözlerin sahibi olabilir. Ancak o sözlerin asıl sorumlusu Kemal Kılıçdaroğlu’dur. ***

MEDYA VE PR FAALİYETLERİ

Demirören Medya Grubu’nun başındaki Sevgili Mehmet Soysal’la tanışıklığımız çok uzun yıllara dayanır. Soysal’ın Türkiye Gazetesi’nde genç bir gazeteci olduğu yıllara. Neşeli, rahat, birlikte çıktığımız seyahatlerde iyi ve eğlenceli bir seyahat arkadaşı olarak tanırım kendisini. Mehmet Soysal, Demirören Ailesi Milliyet’i aldığından bu yana grubun en tepe yöneticisi. Şimdi Hürriyet’inden Kanal D’sine büyüyen medya grubunu da o yönetiyor. Ve ilginçtir, köşesini daha etkili bir gazete olarak bilinen Hürriyet’e taşımadı, hala Milliyet’te yazıyor. Soysal son yazısında “Medya ile reklamverenler arasındaki” PR ilişkisine değinmiş. Son derece yerinde bir yazı. Medya ile reklamveren şirketler arasında elbette iş ortaklığından kaynaklanan yakın ilişkiler oluşuyor. Ancak son yıllarda bu ilişkinin ölçüsünün kaçtığını, ilişkinin kurumsal olmaktan uzaklaşarak, neredeyse bazı gazetecilerin reklamverenlerin ve kimi PR ajanslarının temsilcisi haline geldiğini görüyoruz. Şirket gezilerine katılmaktan neredeyse gazetenin yolunu unutan, kendileri PR ajansına dönüşen gazeteciler görüyoruz. Öyle az sayıda falan da değil. Demeç gazeteciliğinin de önüne geçmiş bir “Tanıtım gazeteciliği” dönemi yaşanıyor. Elbette içinde haber var ise geziye katılınır. Ama bir şartla. Gereken sorular var ise onlar da sorulur. Ancak siyasetçilere soru sorma alışkanlığını kaybeden gazeteciler artık iş dünyasına da soru sormuyor, onların tanıtım aracı olmaktan öte bir işlev sergilemiyorlar. Hepsinden beteri, kimi gazeteciler ile kimi reklamverenler arasında “Tamamen duygusal” ilişkiler başladığı konuşuluyor etrafta. Ben kendi adıma Sabah Gazetesinin genel yayın yönetmeni olduğum dönemde bu tarz “Beleş” gezilere katılımı yasaklamış, bu tür davetlere ancak gezinin içeriğin haber değeri taşıması ve muhabir veya yazarımın masraflarının gazetem tarafından ödenmesi koşuluyla izin vermiştim. Ne yazık ki, Habertürk’te medyayı saran bu duruma karşı duramadık ama yine de bazı kriterler getirdik. Bu yüzden de Mehmet Soysal’ın bu durumu eleştiren yazısını çok önemli buldum. Bu yazı Demirören Grubu'nun kendi bünyelerini de saran bu hastalığa ve medya üzerine düşürdüğü bu gölgeye karşı bir önlem almak istediğini düşündürdü bana. Tabii nereden başlayacağını çok merak ediyorum. Tepeden mi, yoksa aşağıdan mı! ***

KÜFRE ZİYARET

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Kadir Mısıroğlu’nu ziyaret etmiş. Kadir Mısıroğlu’nu şahsen tanımam. Akli veya nakli bilimleri konuştuğumuz Teke Tek Özel programlarından birinde bazı izleyiciler “Bu konuları Kadir Mısıroğlu ile de konuşun, programa davet edin” dediği zaman kendisi ile ilgili fikrimi şöyle beyan etmiştim: “Ben bu isimde bir bilim insanı tanımıyorum. Bilim insanı olmayanları da buraya davet etmiyorum” Epey bir küfür yediğimi tahmin edersiniz. Gerçekten de Mısıroğlu’nu bir bilim insanı olarak tanımadım. Benim için o, bu ülkenin kurucusuna, Kurtuluş Savaşımızın tüm kahramanlarına hakaret hatta küfür ederek ilgi çeken biri olmaktan öte değildi Mısıroğlu. Türkiye’yi kuranlar veya kuruluşu elbette eleştiriden müstesna değildir ama küfürden müstesnadır. Hele hele 'bu ülke kurtulmasaydı daha iyiydi' diyecek kadar gözü dönmüş olanlara kulak bile kabartılmaz. Üstelik Mısıroğlu’nun küfürlerinden Diyanet İşleri ve eski Diyanet İşleri Başkanları da payını sık sık almış, onun hakaret dolu sözlerine mazhar olmuşlardır. Ki bunlar arasında AK Parti’nin kurucusu olmuş Diyanet İşleri Başkanları bile vardır. Ali Erbaş bu ülkede toplumun önemli bir bölümünün saygısını kazanmış insanlara, bu toplumun ortak değerlerine küfreden böyle bir adamı bir üst düzey bürokrat olarak ziyaret etmiştir. Bir gün kendisini görürsem kendi kurumu dahil ortak ya da geniş paydaya sahip değerlerimize küfreden birini ziyaret ederken ne düşündüğünü ve ne hissettiğini sormak isterim. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Temizliğe evimizden başladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026