İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

YÖK bu tabloyu nasıl açıklayacak?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 4, 2018

YÖK bu tabloyu nasıl açıklayacak?

Yeni sistemin ilk kabinesi açıklandığı zaman, toplumun geniş kesimlerinde olumlu karşılanan ve beklenti yaratan isim, hiç kuşkusuz Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk olmuştu. Kimsenin dili Prof. Selçuk için kötü bir şey söylemeye varmıyordu. Açık söylemek gerekirse, Bakan Selçuk bugün de ilk günkü kadar olmasa da hâlâ belirli bir krediye sahip. Ancak içimden bir ses en büyük hayal kırıklığını burada yaşayacağımızı söylüyor. Yine de umutları yitirmemekte fayda var. Bakan Selçuk’u ilk ve ortaöğretim kadar üniversite alanında da kötü bir tablo bekliyor ve burada ne yapacağını merak ediyorum. Sayılarla konuşmak gerekirse, en önemli meselelerden biri üniversitelerimizin kontenjan sorunu. Burada elbette ki asıl sorun YÖK’te ve YÖK bu konuda sınıfta kalmış ama sonunda mesele Milli Eğitim’e dayanacak. Yazalım da görelim birlikte: • 2015 ve 2016 yıllarında üniversitelerde boş kontenjanlar sırasıyla yaklaşık 59.000 ve 60.000 olarak gerçekleşti. Daha önceki yıllarda da bu rakamlar çok farklı değil. • 2017 yılında ise yaklaşık 911.000 olan toplam kontenjanın, ilk yerleştirmede 164.000 ön lisans, 52.000 lisans olmak üzere 214.000’i boş kaldı. Ek yerleştirme sürecinden sonra 211.000 ön lisans ve 111.000’i lisans olmak üzere toplamda 322.000 kontenjan, yani toplamın yüzde 35’i boş kaldı. • 2018’de YKS’ye başvuran aday sayısı geçen yıla göre yüzde 5 artış göstererek 2.381.412’ye yükseldi. YÖK ise boş kalan kontenjan sorununu öğrencilerin tercih etmediği bölümleri kapatarak aşmaya çalıştı. 2017’de yaklaşık 437.000 olan ön lisans kontenjanları 82.000 (%19) azaltılarak 355.000’e düşürüldü, lisans kontenjanları ise yaklaşık 11.000 (%2) artırılarak 485.000’e çıkarıldı. Toplam kontenjan ise 71.000 (%9) azaltılarak 839.000’e indirildi. • Buna rağmen 2018 yılında ön lisans ve lisans programlarında sırasıyla yaklaşık 39.000 ve 90.000, toplamda ise 129.000 yükseköğretim kontenjanı boş kaldı. Düşürülen 71.000 kontenjanı da eklersek yaklaşık 200.000 boş kalan kontenjan olduğu ortaya çıkar. Lisans programlarında kontenjan 11.000 arttırıldığı halde, 2017’ye oranla boş kalan kontenjan 39.000 artarak 90.000 oldu. Değerli okurlar, yukarıda ortaya koymaya çalıştığım tablo büyük bir yanlışlığı işaret ediyor. Bir yanda ciddi üniversite hamlesi, diğer yanda bu hamlenin hiçbir sonuç vermeyecek şekilde öğrencilere fayda sağlamaması. Her ne kadar bu işin sorumlusu YÖK olsa da, artık politika belirleme işi Cumhurbaşkanlığı’nda. Zaten bu amaçla oluşturulmuş kurullar da doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı. O zaman soruyu Eğitim Kurulu’na sormak lazım. Yıllardır çözülmek bir yana giderek vahamet kesbeden “boş kontenjan sorununu" nasıl çözmeyi planlıyorsunuz ya da planlıyor musunuz? ***

Gezi ile ne alakası var!

Fransa’da bir süredir sokakları ateş topuna çeviren gösterilerle ilgili olarak Türkiye’de hayli hatalı değerlendirmeler yapılıyor. Olaylar Türkiye’de 2013 yılındaki Gezi olayları ile paralellik kurularak değerlendirilmeye çalışılıyor. Elma ile bırakın armudu, çilek ne kadar birbirine benziyorsa, Gezi olayları ile Fransa’daki olaylar arasındaki benzerlik ondan bile azdır. Her kalkışmayı, her protestoyu, her iktidar karşıtı eylemi aynı kefeye koyup değerlendirmek ise cehaletten öte bir şey değildir. Türkiye’deki Gezi protestoları, en azından başlangıç itibarıyla demokrat, liberal, aydın ve iyi eğitimli kesimin başlattığı ve ekonomik nedenlere değil, özgürlük temeline dayanan bir hareketti. Sonrasında burada “ekmek” gören bazı örgütler tarafından zıvanadan çıkarılıncaya kadar “temiz” bir mesaj içeriyordu. Ancak birkaç gün içinde kimi siyasi örgütler ve kendilerine nereden aldıkları belli olmayan bir hakla “Gezi Heyeti” adını veren bir grup tarafından sahiplenilmeye kalkınca Gezi de ilk günlerdeki halini ve havasını kaybetti. Fransa’daki olayların ise ne başlangıç ne de gelişme olarak Gezi ile uzak yakın alakası yok. Birincisi her şeyden önce Fransa’daki olaylar “yaşam tarzına müdahale” talepli değil. Daha çok ekonomik talepler üzerine kurulu. Özgürlük talepli bir hareket ise hiç değil. Solun, aydınların başlattığı ve destek verdiği bir mesele de değil. Tam aksine, bütün Avrupa’da olduğu gibi aşırı sağın, neredeyse faşist olarak adlandırılabilecek grupların başını çektiği ve zıvanadan çıkardığı bir eylemler bütünü. Temelinde çok ciddi bir yabancı karşıtlığı ve ırkçılık da hakim unsur olarak göze çarpıyor. Fransa’daki olaylara katılanlarla ilgili yapılan bir araştırmada yanıt veren katılımcılar şu sonuçları veriyor: Destek verenlerin; Yüzde 13’ü yönetici ve üst düzey entelektüel Yüzde 17’si orta gelirli profesyonel Yüzde 27’si işçi ve çalışan Yüzde 16’sı emekli Katılımcıların son Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy dağılımları ise şöyle: Yüzde 20 Melenchon Yüzde 9 Hamon Yüzde 16 Fillon Yüzde 5 Macron Yüzde 42 Le Pen Eğitim durumları da aşağıdaki gibi: Yüzde 27 lise altı Yüzde 25 lise Yüzde 12 üniversite Bu tablodan da Gezi mezi çıkmıyor. Avrupa’daki başka bir sorun ortaya çıkıyor. ***

Böyle olsaydı benzeyebilirdi

Fransa’da meydana gelen olayları Türkiye’ye uyarlamak istersek ancak şöyle bir benzetme yapabiliriz. Diyelim ki, Kemal Derviş Türkiye’de Cumhurbaşkanlığına seçildi. Daha sonra uluslararası finans çevrelerinin istediği türde bir politika güttü. Bu arada işsizlik rakamları yükseldi. Türkiye’de göçmenler giderek etkin hale geldiler ve çok fazla talepte bulunmaya başladılar. Ekonomi politikaları beklenen sonuçları vermedi ve ekonomide olumlu gelişmeler olmadı. Bunun üzerine büyük bölümünü milliyetçilerin ve muhafazakarların oluşturduğu gruplar sokaklara dökülüp gösteri yapmaya, ortalığı yakıp yıkmaya başladılar. ***

Hayatı sosyal medyada sergilemenin bedeli

Kanal D Haber inanılmaz bir habercilik başarısına imza atarak, şarkıcı Sıla’nın Ahmet Kural’dan dayak yedikten sonra şarkı söylediğini ortaya çıkardı. Sıla, dayağın ertesi günü olduğu iddia edilen bir tarihte, bir evde birkaç arkadaşı ile buluşmuş ve burada şarkı söylemiş. Sıla’nın o gece yanında bulunan bir arkadaşı da birkaç yüz bin takipçili sosyal medya hesabına bu görüntüleri yüklemiş. Kanal D Haber de bu görüntüleri alıp “Bakın bakın dayak yiyen kadın şarkı mı söylermiş, demek ki yalan söylüyor. Zaten dayak izleri falan da yok. Yakaladık işte yalancıyı” şeklinde bir haber yapmış. Sıla ise “Ben orada ağıt yakıyordum” diyor. Açıkçası ben Sıla’nın söylediklerine inanıyorum. Büyük ihtimalle şikayetçi olması gerektiği fikri de o gece yapılan sohbetlerden çıkmıştır zannediyorum. Ama ne olursa olsun bu görüntüler zaten Sıla’yı haksız görmek veya göstermek isteyen kişilerin işine gelecektir. Sıla’nın haksız olduğuna inanmak isteyenler için geçerli bir malzeme olacaktır. Buradan çıkarılması gereken ders ise hayatımızı sosyal medya ile afişe etmenin ne kadar tehlikeli ve gereksiz bir iş olduğudur. En iyi niyetli paylaşımın bile kötülerin elinde nasıl bize ve sevdiklerimize karşı koz olabileceğinin kanıtıdır. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Umudu kesmemek umudu kesmekten daha kolay olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kayyum kızdı, kayyum atandı
Köşe Yazıları
Kayyum kızdı, kayyum atandı

Fatih Altaylı

Ekim 14, 2026

Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?
Köşe Yazıları
Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?

Fatih Altaylı

Ekim 13, 2026

Toptan geçme fırsatı kaçtı
Köşe Yazıları
Toptan geçme fırsatı kaçtı

Fatih Altaylı

Ekim 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026
Dünyanın geleceği çiplere mi bağlı? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Ayşegül İldeniz & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDünyanın geleceği çiplere mi bağlı?00:00 Giriş 03:43 İleriye bakan tabiri nedir? 11:28 Çip neden bu kadar önemli hâle geldi? 23:42 Çip üretimi için ne kadar bir yatırım lazım? 24:29 Çin’deki çip durumu ne? 28:12 Veri merkezlerinin durumu ne olacak? 33:59 Amerika altyapıyı yenilemeyi düşünmüyor mu? 35:23 Veri merkezleri dünyaya yayılabilir mi? 37:45 Yapay zekâ şirketlerinin büyüklüğü nereye kadar gidecek? 43:22 Yapay zekâ bir balon oluşturdu mu? 46:10 Yapay zekâ işleri nasıl ele geçirebilir, işleri elimizden alabilir mi? 53:58 Yapay zekâ hukuk ile nasıl ilişkilendirilecek? 1:00:16 Yapay zekânın fikri gelişir mi? 1:01:27 “Next Big Thing”, bir sonraki büyük şey terimi, kavramı nedir? 1:05:39 Kitabında nelerden bahsediyor? 1:09:23 “Brain Rot” kavramı nedir? 1:11:13 Otomobil teknolojisi nereye gidiyor? 1:17:53 Yapay zekâ dünyada bir fırsat eşitliği sorunu mu? 1:29:43 Kapanış
Ekim 11, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026