İstanbul 13°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Fenerbahçe meselesi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 11, 2018

Fenerbahçe meselesi

Fenerbahçe’nin düşme hattına gerilemesinden mutluluk duyan rakipleri var. Eğlenmek için elbette güzel mevzuu. Ancak Türk futbolu açısından çok da hoş bir durum değil. Önce Türk spor medyasının halini bir ele alalım. Şöyle yazıyorlar: “Fenerbahçe tarihinde ilk kez bu duruma düştü” Hayır efendim yanılıyorsunuz. Tarih sizin bildiğiniz ya da hatırladığınızla başlayan bir şey değil. Fenerbahçe daha önce de benzer bir durum yaşadı. 1980-81 sezonunda, Fenerbahçe az kalsın küme düşüyordu. Türk futbol tarihinin en kısır sezonu olarak tarihe geçen o yılda Fenerbahçe ligi küme düşen Rizespor’la aynı puanda tamamladı. Lig sona erdiğinde Rizespor’un 19, Fenerbahçe’nin de 19 puanı vardı. Rizespor 11, Fenerbahçe 9 galibiyet elde etmişti. Ancak Rizespor’un averajı -7, Fenerbahçe’nin averajı ise +4 olduğu için Rizespor düştü, Fenerbahçe ligde kaldı. O sezon Fenerbahçe’nin Başkanı Razi Trak’tı. Peki Galatasaray’ın durumu farklı mı? Bir yıl önce yani 1979-80 sezonunda küme düşmekten son anda kurtulan takım ise Galatasaray’dı. 2 puan daha az toplasa Galatasaray küme düşecekti ve o sezon Galatasaray’ın küme düşmesini engelleyen takım belki de Fenerbahçe olmuştu, Galatasaray’la berabere kalarak ki o maç buz gibi hatır şikesiydi. Muhtemeldir ki, Fenerbahçe Galatasaray’ı yenmemişti. Fenerbahçe ve Galatasaray, Türk futbolunun Ying ve Yang’ıdır. Onlar yoksa her şey eksiktir. O yüzdendir ki, Fenerbahçe, şike suçlamasıyla karşı karşıya kaldığında, Fenerbahçeliler bile henüz gıkını çıkaramazken bu köşede ben “Fenerbahçe küme düşürülmemelidir” diye yazdım. Fenerbahçe ve Galatasaray Türk futbolunun en önemli iki markasıdır. Bir kaç yıl önce Digitürk’ten elde ettiğim veriler gösteriyordu ki, Türk futbolunun ekonomik potansiyelinin yüzde 40’ı Galatasaray, yüzde 40’ı Fenerbahçe, yüzde 12’si Beşiktaş’tı. Hadi Fenerbahçe ve Galatasaray’dan 3’er puan düşelim onları da Beşiktaş’a ekleyelim. Yine de yüzde 74’ü olur bu iki kulüp. Yani bugün Türk futbolu bütün rezilliğine rağmen 500 milyon dolar yayın geliri sağlıyorsa bunun 370 milyon doları Galatasaray ve Fenerbahçe’dir. Onlar yok ise bu para da yoktur. Bu nedenle Fenerbahçe üzerine şakalar yapalım. Ama unutmayalım ki, Fenerbahçe yok ise Türk futbolu da yoktur. ***

Yansıtılmayan şiddet

Geçen haftalarda yazdım, Fransa’daki Sarı Yeleklilerle, Türkiye’deki Gezi olaylarının başlangıcındaki katılımcı profilinin birbiriyle alakası olmadığını. İki protesto arasında hiçbir benzerlik yok. Her protesto, her toplumsal olay Gezi değildir. Ama Türk basını bu benzetmeyi yapmaktan vazgeçmeyecek gibi duruyor. Cehaleti bir dozla geçiren ilaç ne yazık ki icat edilmediği için, ne söylesek, ne anlatsak boş. Cahilliğin tedavisi uzun ve meşakkatlidir. Ve en vahimi cehaleti bir hastalık olarak ele alırsak, hasta hasta olduğunun farkında değildir. Tam aksine, müthiş bir özgüven patlamasına yol açtığı için de, hastalığını, marifet zanneder. Gelelim, dünya medyasının Sarı Yelekli protestolarına yer vermediği iddiasını. Bu da çok doğru bir iddia değil. Dünya Basını sarı yeleklilerin Fransa’da yaptıklarına geniş yer veriyor. Oldukça geniş hem de. Ancak Türkiye’deki siyasetçilerin kendi bakış açılarından haklı olduğu bir yer var. Fransız polisinin ya da genel olarak Fransız güvenlik güçlerinin Sarı Yelekliler'e karşı uyguladığı şiddete yer vermiyorlar. Gezi Protestoları'nda polisin uyguladığı şiddet dünya medyasında çok geniş bir biçimde yer bulurken, Sarı Yelekliler'e karşı Fransız güvenlik güçlerinin şiddeti aynı oranda yansıtılmıyor. Muhtemelen bunun temel nedeni ise Sarı Yelekliler eylemini destekleyen Fransızların önemli bir bölümünün aşırı sağı destekleyen kişilerden oluşması, eylemlere en açık siyasi desteği veren kişinin faşist lider Le Pen olması ve uluslararası desteğin ise Trump’dan geliyor olması. ***

Kongre ziyareti

Serdar Turgut geçen haftanın en önemli haberini yazdı Habertürk’te. MİT Müsteşarı Hakan Fidan, ABD Kongresine davet edilmiş ve Kaşıkçı cinayeti ile ilgili bilgi vermiş. Türkiye’de bu konuda Fidan’a yönelik eleştiriler vardı. “TBMM’ye bilgi vermeyen Fidan, nasıl olur da gidip ABD kongresine bilgi verir” diye. Açıkçası ben de Hakan Fidan’ın gerekli hallerde, talep olması durumunda hatta tercihen bir gelenek olarak yılda en az bir kere kapalı bir oturumda TBMM’ye belli basil konularda bilgilendirme yapması gerektiğini düşünürüm. Hele ki Başkanlık sisteminde bu daha gerekli bir görev haline gelebilir. Bu bir yana ben Fidan’ın ABD Kongresine bu özel meselede, yani Kaşıkçı cinayeti hakkında bilgi vermesini hiç de yanlış bulmuyorum. Sonuçta hesap vermiyor, bilgi veriyor. Burada bir yanlışlık yok. Çünkü Türkiye bu cinayeti, uluslararası ilişkileri açısından başından beri çok doğru bir biçimde değerlendirdi. Suudi Arabistan’ın bölgede giderek artan Türkiye karşıtı etkinliğini bu cinayet sayesinde dizginledi ve hatta önemli ölçüde kırdı. Fidan’ın kamu diplomasisi ile elde ettiğimiz bir pozisyonun korunması ve güçlendirilmesi açısından ABD kongresine bilgi vermesi Türkiye’nin aleyhine bir durum oluşturmuyor. Tam tersine bu imkan sağlıyor. Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan “Benim bu konudan haberim yok” diye bir açıklama yaptı. Hakan Fidan ABD kongresine gidip bilgi verirken bağlı olduğu Cumhurbaşkanı’ndan izin almadıysa asıl garabet burada. Asıl sorgulanması gereken durum bu. ***

Ne dersin Nedim?

Emin Çölaşan ile Necati Doğru’ya FETÖ’cülükten dava açılmış. Ciddi bir hapis istemiyle. Olayı önce sosyal medyada gördüm. “Herhalde Zaytung haberidir” dedim. Sonra baktım ki, ciddiymiş. FETÖ ile mücadele edilmiyor, FETÖ ile mücadele sulandırılıyor diyenleri haklı çıkaracak bundan daha iyi bir örnek olamaz. Bu sulandırma değil, sulandırma ötesi bir durum olabilir . Meşhur FETÖMETRE’ye bir sorsunlar bakalım. Böyle bir saçmalık hiç görülmüş mü! Bu konuda FETÖ uzmanı Nedim Şener ve Ahmet Zeki Üçok’un bu konudaki yorumlarını çok merak ediyorum doğrusu. ***

Simyacı

Hürriyet gazetesinin Altın Kelebek Ödülleri giderek daha fazla erozyona uğruyor. Türk medyası ile birlikte Türk medyasının verdiği ödüller de giderek irtifa kaybediyor. Bu konuda Medyaradar internet sitesinde çok hoş bir eleştiri okudum. Üzerine laf etmem mümkün değil. Ama Hürriyet’in simyacılığa soyunduğunu söyleyebilirim. Simyacılar değersiz madenleri altına çevirmeye çalışırlardı. Hürriyet de aksine büyük bir başarıyla altını tenekeye çevirme yolunda ilerliyor. Ödül gecesinin fotoğraflarından aklımda kalan ise dizi oyuncularımızın rüküşlüğü oldu. Birbirinden güzel kızlar, kendilerini bu kadar kötü gösterecek kıyafetleri nereden ve nasıl bulmuşlar çok merak ettim. Şampiyonluğu ise açık ara Serenay Sarıkaya’ya verdim. Yemin ederim bir blucin, altına stilettolar ve bir beyaz tişört ile gelseydi çok daha şık dururdu. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Okurların haklı eleştirilerine kızmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026