İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kazadan bağımsız bir TCDD eleştirisi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 21, 2018

Kazadan bağımsız bir TCDD eleştirisi

Bu yazıyı Ankara’da 9 cana mal olan tren kazasından önce karalamış ama gündemden fırsat bulup bir türlü yayınlayamamıştım. Kazadan bağımsız, bir TCDD eleştirisiydi. Kaza oldu diye değiştirme gereği duymadan aynen aktarayım: "Ben Ulaştırma Bakanı olsam yapacağım ilk iş TCDD Genel Müdürü’nü kovmak olur. Nedenini anlatayım, haklı mıyım, haksız mıyım siz karar verin! Biliyorsunuz, birkaç yıldır Devlet Demiryolları’nın bir seferine büyük ilgi var. Ankara ile Kars arasında sefer yapan Doğu Ekspresi’ne. Biletler aylar öncesinden tükeniyor. Herkes bu ekspreste yer bulma peşinde. TCDD bu hatta biletleri 48 TL’ye satıyor. Yani 24 saat süren 1000 küsur kilometrelik yolculuk için verdiğiniz para 10 dolar. Çok da moda ve çok da keyifli olduğu için yer bulmak imkansız. Turizm şirketleri bu hattın biletlerini toptan alıp birkaç bin lirayı bulan fiyatlarla satıyorlar. Oradan bile yer bulmak neredeyse imkansız. Peki TCDD ne yapıyor? Hiç. Bir yandan “Şirket gibi yönetilen devlet” deniyor, diğer yandan devletin bir şirketi tipik bir eski moda KİT anlayışı ile yönetilmeye devam ediyor. TCDD’nin başında doğru düzgün bir yönetici olsa, biraz kafaları bassa önce bu hattı bir ele alırlar. Tamam gençler gitsin diye 50 TL’lik biletler de olur ama buraya lüks vagonlar da eklenir. Ellerinde yoksa Avrupa’dan, ne bileyim Wagon Lits’den ultra konforlu vagonlar kiralanır. İstanbul’un veya Ankara’nın tanınmış kaliteli restoranları ile anlaşılır. Birkaç vagon restoran bunların işletmesine verilir ve bu yolda şahane yemekler servis edilir. Baktınız oldu başka hatlar açılır. Farklı güzergahlarda benzer hizmetler sunulur. Böyle bir şeyi yapmak çok da zor olmasa gerek. Demiryolu işletmeciliği sadece ihale yapmak değildir." Kazadan önce böyle yazmıştım. Meğer ihaleyi bile doğru düzgün yapamazlarmış. Şöyle demek gerekirmiş: "Demiryolu işletmeciliği ihale yapıp eksik gedik, sinyalizasyonu olmayan hatların kabulünü yapmak değildir" ***

İnandırıcı olmayan bir çekilme

Her ne kadar “ABD askerleri çekiliyor” dense ve bazı görüntüler ortalıkta dolaşsa da, ben hâlâ ABD’nin bölgeden böylesine ani ve hızlı bir kararla çekileceğine pek ihtimal veremiyorum. Zaten ABD içinde de “Nereye çekiliyoruz beyler” kıvamında bir tartışma ortamı var. Yanıt bulamadığım bir soru ise ABD’nin çekilirken elindeki ağır silahları ne yaptığı, kime bıraktığı. Keza ABD askerlerinin bölgede inşa ettiği çok sayıda korunaklı ve donatılmış üs var. ABD çekilirse bu üsler kimin eline geçecek, bu üsleri kimler kullanacak! “ABD acaba kısa süre sonra daha kalıcı biçimde gelmek için mi çekiliyor” sorusu ise kulaklarımda çınlıyor. Türkiye’nin yapacağı söylenen operasyondan sonra “İnsani amaçlarla geri geliyoruz” demek için mi çekiliyorlar! Ne dersiniz? ***

Tarihin göreceli başlangıcı

Türkiye’nin garip bir tarih ve geçmiş algısı var. Daha doğrusu tarihle ve geçmişle hesaplaşma algısı. Şaşırıyorum duyup, görüp okudukça. Yok yok öyle derin bir analize falan girişmeyeceğim, merak etmeyin. Çok basit bir şey anlatacağım. Adam almış kalemi eline, çekmiş mikrofonu önüne döşenmiş yazıyor, bağırıyor… (Adam deyişim lafın gelişi) “Şundan hesap sorulsun, buna böyle yapılsın, onun kellesi alınsın, adı silinsin, soyadı yerin dibine geçirilsin” Esiyor. Gürlüyor. Diyorsun ki, “Kardeş, sen de dün bu anlattıklarınla beraber değil miydin? Onlarla kolkola gezmiyor muydun! Beraber iş kotarmıyor muydun, bugün söylediklerinin aynısını o zaman şimdi sövdüklerinin istediği şekilde söylemiyor muydun?” Yanıtı basit. Kendince bir tarih uydurmuş. Diyor ki, ama o şu tarihten önceydi! İyi peki. Kabul edelim. Diyelim ki, “Salakmışsın, sobayı tutmadan sıcak olduğuna seni inandıramamışız. Ama neyse sonunda akıllanmışsın” diye unutalım geçmişi. O tarihten önceydi diyelim kapatalım konuyu. Ama utanma olmayınca konu da kapanmıyor elbet. Çünkü bu tipler için geçmiş izafi bir kavram. Herkese göre geçmiş farklı işliyor. Kendisi için dün gibi olan tarihten önce olanları “yok sayan” aynı, bu sefer adam demeyeceğim, şahıs diyelim. Başkası söz konusu olunca zaman mekan tanımıyor. Babasının; babasını geçtik dedesinin yaptıklarının ayıbını torunun hesabına yazıyor. “Onun dedesi şöyle yapmıştı.” Kendisi, dün yaptığından sorumlu değil, ama onun sevmediği kişi dedesinin yaptığından bile sorumlu. Ulan bunlar yakında sevmedikleri için “Bu şerefsiz yüzünden cennetten kovulduk. Büyük büyük büyük dedesi ağaçtan elma çalmıştı” derse şaşırmayın. Ama kendileri için sorun yok. Çünkü onlar için tarih, belirli bir ya da iki günden başlıyor! ***

Başlamayan bir davanın yalanları

Biz sessiz kalalım yargı karar versin dedikçe, Ahmet Kural’ın avukatları türlü çirkinlikle yargıyı ve kamuoyunu etkileme çabası içine giriyorlar anlaşılan. Önce Kural’ın dövdüğü Sıla Gençoğlu’nun şarkı söylerken görüntülerini sosyal medyadan bulup “Bakın şarkı söylüyor. Dayak yiyen şarkı söyler mi?” diye servis edip yayınlattırdılar. Dün de “Sıla’da morluk olmadığı Adli Tıp raporu ile belgelendi” diye bir palavra uçurdular ortaya karışık. Yahu kardeşim, dava henüz görülmeye başlamadı. Kimi kandırıyorsunuz, kimi kandırmaya çalışıyorsunuz? Hakimleri mi? Adli Tıp, kendi kendine sosyal medya görüntülerini inceleyip, “morluk var” ya da “morluk yok” der mi? Bizi salak mı zannediyorsunuz, yoksa siz mi salaksınız! Dava görülmeye başladıktan sonra Ahmet Kural’ın avukatları bu görüntülerin Adil Tıp’a yollanıp, incelenmesini talep edebilir. Hakim de uygun görürse Adli Tıp’tan konuyla ilgili bir rapor talep edebilir. Tabii bu sırada Sıla’nın avukatları da o görüntülerin üzerinde oynanmamış orijinal halini mahkemeye sunar ve Adli Tıp’a orijinal görüntülerin gönderilmesini talep edebilir. Ama yapılmamış bir incelemeyi, yapılmış gibi bir yalanla servis ederseniz, Ahmet Kural’ın zaten az olan inandırıcılığını iyice yerle bir edersiniz. Haberiniz olsun. ***

Yorumlar

Değerli okurlar. “Yorumlar yine yayınlanmıyor” diyorsunuz. Evet yayınlanmıyor. Ben de farkındayım. Ama yoruldum artık. Uğraşamayacağım. Ne diyeyim. Yorum diye yazacaklarınızı bana yollayın mail olarak. Bundan ötesine gücüm yetmiyor. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Tuzağa düşmenin kolay, çıkmanın zor olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026