İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

PKK/YPG’nin yeni kocası kim olacak!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 22, 2018

PKK/YPG’nin yeni kocası kim olacak!

Suriye’nin kuzeyindeki terör unsurlarına davullu zurnalı bir harekât hazırlığı içinde olduğumuz açıklandı önce. Ancak bir türlü hareket başlamadı. Bu konularda uzman Mete Yarar dostuma sordum hafta başında. “Bölgede yoğun yağış var” dedi. Bir iki gün sonra Habertürk’te karşılaştık. “Ne oldu harekât” diye sordum. “Bazı sorunlar var” yanıtını aldım. Yarar’la bu konuşmamızdan birkaç saat sonra Trump’ın, “Çekiliyoruz” açıklaması geldi. Dün de Türkiye’deki en yetkili ve hatta tek yetkili ağızdan “Biraz erteleme olabilir” cümlesini duyduk. Acelemiz yok. Teröristler orada, biz buradayız nasıl olsa. Ancak ABD’nin çekilmesinin ardından bölgede oluşabilecek yeni dengelere ne kadar hazırlıklıyız! Diyelim ki, ABD “Gerçekten” çekildi. PKK/YPG'nin hiçbir siyasi manevra yapmayacağını mı zannediyorsunuz? Yanılırsınız. Bu örgüt yıllardan beri “Fahişeleşmiş” bir yapı. Para karşılığı birlikte olmayacağı güç yok. Bu bazen bir süper güç de olabilir, bölgesel bir güç de. Örgütün geçmişi sürekli bu tür “Tek gecelik” diyebileceğimiz ilişkilerle dolu. Kâh Suriye ile kâh ABD ile, kâh Fransa ile kâh Rusya ile kâh İsrail ile... Her an herkesle yatağa girebilecek bir örgüt söz konusu olan. Emin olun şimdi de boş durmayacaklardır. Üstelik müşterisi de çok. Ve şimdi büyük ihtimalle Rusya ile görüşmelere başlamışlardır bile. Ya doğrudan ya da bunlara bir süredir yeniden yüz vermeye başlayan Esad üzerinden. Zaten Rusya ile yıllardır hiç koparmadıkları bir ilişkileri olduğu da sır değil. Peki ya İran? Emin olun İran’la da açıklanmamış bir mutabakatları olduğu kesin. Görünürde sadece Esad’la anlaşsalar bile Rusya ve İran’ı zaten arkalarına ya da yanlarına almış olmayacaklar mı? Peki biz bölgedeki müttefikimiz Rusya ve sıcak ilişkiler kurduğumuz İran ile YPG/PKK ortaklığı oluştuğu zaman ne yapacağız? ABD gidiyor diye seviniyoruz da, bu tarafını hiç düşünüyor muyuz? Bölgenin kötü yola düşmüş çocuğu ya bizim siyasi hısımlarımızdan biriyle yatağa girerse! ***

Siber mi dediniz!

ABD ve Çin başta olmak üzere teknoloji üretimi yapan şirketlerin yarattığı siber güvenlik endişeleri tüm ülkeleri sararken biz ne durumdayız acaba diye sordum. Yanıt bir siber güvenlik uzmanından geldi. Biraz uzunca ama bence sonuna kadar okuyun. Çünkü bazen rezaletleri özetlemek mümkün olmuyor: “Sevgili Fatih Ağabey, "Türkiye, siber güvenlik için gerekli önlemi aldı mı?" sorunuzu okuyunca güldüm... Nedenini size de yazmak istedim. Türkiye'nin "milli" bir antivirüs yazılımı bile yok. Bilgisayarın tüm giriş/çıkış portlarını konrol eden bu yazılımlar siber güvenlikte kilit noktadadır. Neredeyse tüm devlet kurumlarında client/server modeline uygun antivirüs yazılımlar kullanılıyor. Çoklu kullanıcılı olarak satın alınan bu yazılımların en ucuzu kullanıcı başına 10 dolar. Varın siz devletin bir yıllık antivirüs lisansı için ödediği parayı hesap edin. Türkiye'deki "kurumsal yazılımın" hali içler acısı. TCDD, Tapu ve Kadastro gibi genel müdürlükler artık e-arşiv sistemi ile iç yazışmaları elektronik ortamda yapıyor. Ama durum trajikomik! Çoğunluğu özel şirketler tarafından hazırlanan yazılımları, kimisi de TÜBİTAK yazılımını kullanıyor. Özel şirketlere milyonlar ödeniyor. Temel sorun ise bu işte bir "standartın" olmaması. A şirketi A1 yazılımının veritabanında kimlik numaralarının toplandığı sütuna "Kimlikno" adını verirken B şirketi B1 yazılımında aynı veri için "TCKIMLIK" adını veriyor. Sonra ne mi oluyor? İcra dosyalarını takip eden avukatlar kişilerin üstüne kayıtlı araçları UYAP'ta görebilirken tapu kayıtlarının da görülmesi istendiğinde "Yapamayız çünkü Tapu Kadastro'nun sistemi farklı" deniyor; ancak bankalar bu kayıtları görebiliyor. Daha trajik bir örnek vereyim size. Adaletin işleyişini hızlandırmak ve savcıların iş yükünü azaltmak için "Uzlaştırıcı" kanunu çıkarıldı; TBB kurslar açtı, sertifikalar verdi. İşleyiş nasıl biliyor musunuz? Savcılık, hakaret suçu için yapılan şikayeti davaya neden olmadan hallolma olasılığını göze alarak dosyayı uzlaştırıcıya "kağıt" olarak veriyor. Uzlaştırıcı taraflarla konuşuyor, sonra açıyor kelime işlemci programını, yönetmelikle yayınlanmış word dosyasına başlıyor yazmaya: "Savcılık soruşturma no, uzlaştırma no, şüphelinin adı, mağdurun kimlik numarası...." Taraflara davetiye, teklif ve uzlaştırma raporu olarak taraf sayısına göre üç farklı dosya oluşturuluyor, dolduruluyor ve savcılığa "yazıcı çıktısı" olarak veriliyor. Fatih Ağabey, bu ilkellik! Avukatların zaten UYAP'a giriş imkanı var. Dosyaların elektronik ortamda verilmesi ve geri dönüşün de elektronik ortamda alınmasını sağlamak için bir uygulama yazmak o kadar basit ki... Öyle olsa, avukat girecek UYAP'a zaten belli olan dosya, kimlik, adres bilgilerini hiç yazmadan direkt uzlaşıldı/uzlaşılmadı gibi sonucu yazıp çıkacak. Ama biz hâlâ çıktı alıp dosyaya koymakla uğraşıyoruz. Birkaç milyon nüfuslu Slovenya'nın geliştirdiği bir antivirüs yazılımı (Nod32) dünyanın her yerinde milyonlarca kişi tarafından kullanılıyor. Seksen milyonluk Türkiye'nin milli antivirüsü bile yok. E-devletin hâlâ "yavan" olmasının sebebi de benzer. Çünkü her kurum kendi veritabanını kafasına göre yapıyor bu yüzden verilerin e-devlete aktarılması zor oluyor. Tek bir yapı olsa, veri tabanındaki temel bilgiler aynı sütun adlarıyla derlense, veriyi alıp e-devlete aktarmak dertsiz olur. Tek bir yapı oluşturur, sadece kurum bilgisini değiştirerek veriyi alırsınız. Ama her kurum kafasına göre takıldığı için kuruma özel bir uygulamayla o kurum e-devlete bağlanabiliyor. Sonra da bürokrasi! Bir, iki yılda geliştirilecek bir antivirüs milyonlarca dolar tasarruf sağlayacakken, geliştirilecek bir belge yazılımı birçok sorunu toparlayacakken devlet hâlâ adım atmıyor. Seksen milyon nüfusumuz var, ama "süper bilgisayar"ımız yok. Çünkü süper bilgisayarlar derli toplu bir veri alanı içinde çalışacak makineler, savruk ve dağınık ortamlarda iş görmezler.” ***

Şahidim en çok o eğlendi

Sevgili dostum İzzet Çapa bir süredir uğraştığı kitabını sonunda çıkarmış. Dün yazıya otururken elime geçti. Şöyle bir bakayım diye elime aldım. Bıraktığımda kitap bitmişti. İzzet Çapa, “En çok ben eğlendim” demiş kitabın adına. Şahidim. Gerçekten çok eğlendi. Kitapta bir yandan kendini, kendi yaşadıklarını anlatırken, bir yandan da bir Cumhuriyet burjuva ailesinin ökyüsü. Akıcı samimi. Hatta açık söylemek gerekirse biraz fazla samimi. Türkiye’de alışık olmadığımız kadar samimi. İzzet’in kendisiyle yüzleşmesi de bir yandan çok secimli, bir yandan da insanın içini acıtan bir tarafı var. Belki İzzet’i ve ailesini tanıdığım için benim çok hoşuma gitti diye düşündüm ama tanımasam da kitabı okuyunca fazlasıyla tanımış olacaktım. Bu arada Habertürk’ten ayrılış sürecini de anlatmış. Anlattığında yalan yok ama eksik var. Sevgili İzzet, “Fatih Altaylı’ya istifa edeceğimi söyledim. O da 'tamam' dedi” diyor. Doğru. İzzet gelip de “İstifa ediyorum” dediğinde “Tamam” dedim ve Habertürk’ten ayrıldı. Ama eksik olan şu. Bu İzzet’in sayısını hatırlamadığım istifalarından sonuncusuydu. “Saçmalama İzzet” dediklerimi istifasından saymamış☺)) ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

"Bir ülkedeki elitlerin düzeyinin, o ülkenin gelişmişlik düzeyini gösterdiğini gördüğümüz zaman."

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026