İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Suriyeliler mi, Suriyelileştirme mi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 3, 2019

Suriyeliler mi, Suriyelileştirme mi!

Dün Habertürk’ün iki yazarı, Yılman ile Ersoy, Taksim’de kutlama yapan Suriyelilerle ilgili görüşlerini karşılıklı olarak dile getirdiler. Daha doğrusu, Habertürk’ün editöryal kadrosu, bu iki görüşü birlikte okurlara sunarak çok güzel bir iş yaptı. Aynı konuyu ele alan bir başka yazar ise Sevgili Ersoy Dede oldu. Dede, Türkiye’deki Suriyelilere tepkiyi anlam veremediğini, “Olay mı çıkarmışlar, onu bunu taciz mi ettiler. Yüksek sesle eğlenmişler. Ne var bunda” dedi mealen. Dede’ye kısmen hak vermemek elde değil. Yılman’ın “Ürkmesine” de. Diyeceksiniz ki, “Sen de Nasreddin Hoca gibi herkese hak veriyorsun” Bunu diyenlere de hak verebilirim. Ama önce bir dinleyin. Benim şahsen Türkiye’nin Suriye’den gelenlere kapı açmasına itirazım yok. İtirazım olsa, kendimle çelişirim. Bu köşenin dikkatli okurları hatırlayacaktır belki, bundan 10 yıl kadar önce daha ortada mülteci sorunu falan yokken bu köşede bir öneri dile getirmiştim. O da şuydu: “Türkiye kendi coğrafyasında bir cazibe merkezi. Türki Cumhuriyetlerden, Ermenistan’dan, Gürcistan’dan çalışmak için, Irak’tan, Suriye’den buralarda iş yapmak için gelen ve Türkiye’nin cazibesine kapılan yüz binlerce insan var. Türkiye aynen ABD’nin yaptığı gibi her yıl bu ülkelerden belirli sayıda kişiye ABD’nin Green Card’ı benzeri bir ‘İkamet kartı’ verebilir. Diyelim ki bunun adı Beyaz veya Kırmızı Kart olsun. Birkaç yıl sonra da bunların Türkçe öğrenip, Türkiye’ye uyum sağlamayı başaranlarına, suça bulaşmayanlarına vatandaşlık verir. Bu Türkiye’yi çok önemli bir merkez haline getirebilir.” Bu yüzden de benim Türkiye’ye gelen Suriyelilere büyük bir itirazım olmaz. Her ne kadar geliş biçimlerindeki kontrolsüzlük, kayıt dışılık nedeniyle sorunlu bir durum ortaya çıkmış olsa da, artık olan oldu. Türkiye’deki Suriyelilerle ilgili beni rahatsız eden ise “Entegrasyon” meselesi. Gelsinler. Hoş gelmişler. Ama bilsinler ki, kendi ülkelerini buraya getirmediler. Türkiye’ye geldiler. Kendileri Türkiyelileşsinler. Ama burayı Suriyelileştirmeye kalkışmasınlar. Bu ülkeye uyum sağlamaya çalışsınlar. Bu ülkenin insanlarını kendilerine uydurmaya çalışmasınlar. Bu topraklar binlerce yıldır üst üste gelen farklı milletleri bir potada, ortak bir kültürde buluşturmuş topraklar. O potada erimeye hazır herkese hoş geldin demeliyiz. Burası Türkiye, Suriye değil. Gelenler de bunu anlamalı. VATANDAŞIN RAHATSIZLIĞI NE? Suriyeli göçmenlerle ilgili siyasi ya da felsefi yaklaşımları vatandaşa anlatmak kolay değil. Bu durumu hemen ırkçılık diye damgalamak da doğru değil. Kilis’ten, Bursa’ya, Urfa’dan İstanbul’un bazı bölgelerine kadar Suriyelilerin yoğunlaştığı bölgelerde vatandaşlarla sohbet ettiğim zaman, rahatsızlığın nedenleri “Ekonomik” olarak ortaya çıkıyor. Başlıca başlıklar şunlar: 1. Hastaneye gittiğimiz zaman biz sıra almak, randevu almak ve katılım payı ödemek zorundayız. Suriyeliler geliyor gözümüzün içine baka baka bizim önümüze geçiyor, beş kuruş vermeden tedavi oluyorlar. 2. Biz ilaç parası öderken, Suriyelilere ilaç da beleş. 3. Çalıştığımız iş kolunda Suriyeliler işimizi elimizden aldılar. Daha ucuza çalışıyorlar. Vergi ve sigorta ödemeleri olmadığı için patronlar onları tercih ediyor. 4. Tarım işçisiyim. Bizim aldığımız yevmiyenin yarısını, hatta üçte birine çalışıyorlar. 5. Biz işyeri açmak için bir dünya bürokrasi ile uğraşıyoruz. Vergi ödüyoruz, peşin vergi ödüyoruz. Suriyeliler vergi ödemeden, doğru düzgün izin almadan, bürokrasiye takılmadan iş yeri açıyor, masrafları olmadığı için haksız rekabet yapıyorlar. 6. Uyanık bazı esnaf işyerlerini Suriyelilerin üzerine göstererek vergi ödemiyor. Bu şikayetlerin hiçbirinde ırkçılık kokusu yok. Ama ekmek kokusu var. ***

Enflasyonla mücadele köprüden geçememiş

Dün yılbaşında aile büyükleriyle birlikte olmak için gittiğim Ayvalık’tan döndüm. Maalesef dönüş yolunda Osmangazi Köprüsü’nü kullandım. Yemin ediyorum, ayıptır, günahtır. Giderken yaklaşık 140 TL verdiğim köprü ve Bursa’ya kadar otoyol parası zaten yeterince acı vericiyken, dönüşte aynı yol ve köprü için 218 TL ödedim. Bu kadar pahalı bir köprü geçişi ve otoyol zannederim dünyanın hiçbir yerinde yok. Varsa da ben görmedim. Türkiye’de başka hiçbir şeye yapılmış böyle bir zam da yok. Enflasyonla mücadele, söz konusu bu yap işlet yollar ve köprüler olduğu zaman belli ki geçerli değil. Üstelik “Kazık” duble. Kullandığım araç, 20 santim daha uzun olduğu için, 2. Sınıf araç tarifesi uygulandı. Bu da dünyanın başka bir yerinde gördüğüm bir şey değil. Ve işin acı tarafı o yoldan geçsek de geçmesek de sanki geçmişiz gibi devlet bu “İnsafsız” fiyattan buraya garantili bir geçiş ücretini zaten ödüyor. Kendimi bu kadar “Keriz” hissettiğim başka bir olay hayatımda yaşamadım. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Okumak kadar okuduğunu anlamanın da önemli olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026