İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Suriyeliler mi, Suriyelileştirme mi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 3, 2019

Suriyeliler mi, Suriyelileştirme mi!

Dün Habertürk’ün iki yazarı, Yılman ile Ersoy, Taksim’de kutlama yapan Suriyelilerle ilgili görüşlerini karşılıklı olarak dile getirdiler. Daha doğrusu, Habertürk’ün editöryal kadrosu, bu iki görüşü birlikte okurlara sunarak çok güzel bir iş yaptı. Aynı konuyu ele alan bir başka yazar ise Sevgili Ersoy Dede oldu. Dede, Türkiye’deki Suriyelilere tepkiyi anlam veremediğini, “Olay mı çıkarmışlar, onu bunu taciz mi ettiler. Yüksek sesle eğlenmişler. Ne var bunda” dedi mealen. Dede’ye kısmen hak vermemek elde değil. Yılman’ın “Ürkmesine” de. Diyeceksiniz ki, “Sen de Nasreddin Hoca gibi herkese hak veriyorsun” Bunu diyenlere de hak verebilirim. Ama önce bir dinleyin. Benim şahsen Türkiye’nin Suriye’den gelenlere kapı açmasına itirazım yok. İtirazım olsa, kendimle çelişirim. Bu köşenin dikkatli okurları hatırlayacaktır belki, bundan 10 yıl kadar önce daha ortada mülteci sorunu falan yokken bu köşede bir öneri dile getirmiştim. O da şuydu: “Türkiye kendi coğrafyasında bir cazibe merkezi. Türki Cumhuriyetlerden, Ermenistan’dan, Gürcistan’dan çalışmak için, Irak’tan, Suriye’den buralarda iş yapmak için gelen ve Türkiye’nin cazibesine kapılan yüz binlerce insan var. Türkiye aynen ABD’nin yaptığı gibi her yıl bu ülkelerden belirli sayıda kişiye ABD’nin Green Card’ı benzeri bir ‘İkamet kartı’ verebilir. Diyelim ki bunun adı Beyaz veya Kırmızı Kart olsun. Birkaç yıl sonra da bunların Türkçe öğrenip, Türkiye’ye uyum sağlamayı başaranlarına, suça bulaşmayanlarına vatandaşlık verir. Bu Türkiye’yi çok önemli bir merkez haline getirebilir.” Bu yüzden de benim Türkiye’ye gelen Suriyelilere büyük bir itirazım olmaz. Her ne kadar geliş biçimlerindeki kontrolsüzlük, kayıt dışılık nedeniyle sorunlu bir durum ortaya çıkmış olsa da, artık olan oldu. Türkiye’deki Suriyelilerle ilgili beni rahatsız eden ise “Entegrasyon” meselesi. Gelsinler. Hoş gelmişler. Ama bilsinler ki, kendi ülkelerini buraya getirmediler. Türkiye’ye geldiler. Kendileri Türkiyelileşsinler. Ama burayı Suriyelileştirmeye kalkışmasınlar. Bu ülkeye uyum sağlamaya çalışsınlar. Bu ülkenin insanlarını kendilerine uydurmaya çalışmasınlar. Bu topraklar binlerce yıldır üst üste gelen farklı milletleri bir potada, ortak bir kültürde buluşturmuş topraklar. O potada erimeye hazır herkese hoş geldin demeliyiz. Burası Türkiye, Suriye değil. Gelenler de bunu anlamalı. VATANDAŞIN RAHATSIZLIĞI NE? Suriyeli göçmenlerle ilgili siyasi ya da felsefi yaklaşımları vatandaşa anlatmak kolay değil. Bu durumu hemen ırkçılık diye damgalamak da doğru değil. Kilis’ten, Bursa’ya, Urfa’dan İstanbul’un bazı bölgelerine kadar Suriyelilerin yoğunlaştığı bölgelerde vatandaşlarla sohbet ettiğim zaman, rahatsızlığın nedenleri “Ekonomik” olarak ortaya çıkıyor. Başlıca başlıklar şunlar: 1. Hastaneye gittiğimiz zaman biz sıra almak, randevu almak ve katılım payı ödemek zorundayız. Suriyeliler geliyor gözümüzün içine baka baka bizim önümüze geçiyor, beş kuruş vermeden tedavi oluyorlar. 2. Biz ilaç parası öderken, Suriyelilere ilaç da beleş. 3. Çalıştığımız iş kolunda Suriyeliler işimizi elimizden aldılar. Daha ucuza çalışıyorlar. Vergi ve sigorta ödemeleri olmadığı için patronlar onları tercih ediyor. 4. Tarım işçisiyim. Bizim aldığımız yevmiyenin yarısını, hatta üçte birine çalışıyorlar. 5. Biz işyeri açmak için bir dünya bürokrasi ile uğraşıyoruz. Vergi ödüyoruz, peşin vergi ödüyoruz. Suriyeliler vergi ödemeden, doğru düzgün izin almadan, bürokrasiye takılmadan iş yeri açıyor, masrafları olmadığı için haksız rekabet yapıyorlar. 6. Uyanık bazı esnaf işyerlerini Suriyelilerin üzerine göstererek vergi ödemiyor. Bu şikayetlerin hiçbirinde ırkçılık kokusu yok. Ama ekmek kokusu var. ***

Enflasyonla mücadele köprüden geçememiş

Dün yılbaşında aile büyükleriyle birlikte olmak için gittiğim Ayvalık’tan döndüm. Maalesef dönüş yolunda Osmangazi Köprüsü’nü kullandım. Yemin ediyorum, ayıptır, günahtır. Giderken yaklaşık 140 TL verdiğim köprü ve Bursa’ya kadar otoyol parası zaten yeterince acı vericiyken, dönüşte aynı yol ve köprü için 218 TL ödedim. Bu kadar pahalı bir köprü geçişi ve otoyol zannederim dünyanın hiçbir yerinde yok. Varsa da ben görmedim. Türkiye’de başka hiçbir şeye yapılmış böyle bir zam da yok. Enflasyonla mücadele, söz konusu bu yap işlet yollar ve köprüler olduğu zaman belli ki geçerli değil. Üstelik “Kazık” duble. Kullandığım araç, 20 santim daha uzun olduğu için, 2. Sınıf araç tarifesi uygulandı. Bu da dünyanın başka bir yerinde gördüğüm bir şey değil. Ve işin acı tarafı o yoldan geçsek de geçmesek de sanki geçmişiz gibi devlet bu “İnsafsız” fiyattan buraya garantili bir geçiş ücretini zaten ödüyor. Kendimi bu kadar “Keriz” hissettiğim başka bir olay hayatımda yaşamadım. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Okumak kadar okuduğunu anlamanın da önemli olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026