İstanbul 25°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İyi üniversite ayrıcalıklı olmalı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 8, 2019

İyi üniversite ayrıcalıklı olmalı

Murat Bardakçı dostum,  bir öğretim üyesinin bir öğrenci tarafından öldürülmesini Türkiye’de sayıları 200’e yaklaşan üniversitelerin kalite düşüklüğüne bağlamış. Okumaktan aciz adamları üniversiteye sokarsan, 500 sayfalık kitap bile zor gelir ve gelir öğretmeni vurur demeye getirmiş. Türkiye’de üniversite sayısının artması epeydir eleştiri konusu oluyor. 196 üniversiteyi taşıyacak öğretim kadromuz yok, bu üniversitelerin büyük bölümü kalitesiz eğitim veriyor eleştirisi var. Bu üniversitelerin yüzde 80’inde kalitesiz eğitim verildiği fikrine katılmakla beraber, üniversite sayısının artmasından  şikayet etmeyi anlamsız buluyorum. Size Dünya’nın farklı ülkelerinden üniversite sayıları vereyim. Bugün Dünya’da en çok üniversitesi olan ülke Hindistan. Hindistan’da tam tamına 8.407 üniversite var. Onu takip eden ülke ABD. Bu ülkedeki üniversite sayısı 5758. Buna kolejleri de ekleyince ABD’de üniversite benzeri okul sayısı 9500’e ulaşıyor. Filipinler’de 2060, İspanya’da 1415, Meksika’da 1341, Bangladeş’te 1268 üniversite var. Yani Türkiye’de 196 üniversite olması çok da fazla değil. ABD örneğinden hareket edersek, 22 milyon kişi üniversitelerle ilişkili. Kimi öğrenci, kimi öğretim üyesi, kimi araştırmacı, kimi memur, kimi işçi. 9500 kadar üniversite ve kolej olan ülkede “Sayın bakalım bildik ABD üniversitelerini” desek sıradan biri 5, biraz daha bilen 10, çok bilen 20, bayağı meraklı biri 30 üniversite sayar. Amerika’da 9000’i hiç bir halta yaramayacak üniversite olması ABD’nin Dünya’nın en iyi üniversitelerinin önemli bir bölümüne sahip olmasını engellemez. İyi üniversiteler, verdikleri eğitimi alabilecek öğrenciyi seçerler, kötü üniversiteler de kendilerine uygun olanı. Burada önemli olan üniversite sayısı değil, elit üniversiteleri koruma becerisidir. YÖK geçen yıl çok doğru bir kararla bazı üniversiteleri “Araştırma üniversitesi” yaparak ayrıcalıklı bir konuma getirdi. Ama bu yeterli değil. Bu üniversitelerin eğitim kalitesini de korumak gerek. Yani buraların kontenjanlarını arttırmamak. Bu okullara öğrenci seçme konusunda ayrıcalık tanımak. Öğretim üyelerinin maaşlarını belirleme konusunda bu üniversitelere özerklik vermek. Araştırma Üniversitelerinde öğrenci başına düşen öğretim üyesi kadrosunu artırmak gibi ayırt edici haklar tanımak lazım. Bu konuya önümüzdeki günlerde devam ederiz. ***

Bu iş nereye gider!

Futbol Federasyonu başkanı Yıldırım Demirören ve Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın, A Spor kanalına çıktılar ve futbol kulüplerinin borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin yeni düzenleme hakkında açıklamalar yaptılar. Bu açıklamalardan ben ne anladım? Hiç bir şey. Şaka yapmıyorum, abartmıyorum. Yemin ederim bir şey anlamadım. Çünkü programı yapan spor yazarı arkadaşımız ne kulüplerin finansal yönetimi konusunda, ne de bankacılık konusunda birikimli olmadığı için, ki bir spor yazarının bundan anlamasını da beklemiyorum, bizi aydınlatacak hiç bir konuyu gündeme getirmedi. Hüseyin Aydın, 15 kadar bankanın zaten spor kulüpleri ile şimdiye kadar kredi ilişkisi olduğunu, yabancı sermayeye ait bir banka (Denizbank olmalı) ve Ziraat Bankası’nın futbol kulüplerine en fazla kredi veren banka olduğunu, kulüplerin bu hafta sonuna kadar mali yapıları ile ilgili bilgileri bankalara aktaracağını ve bundan sonra yeniden yapılandırma görüşmelerine başlanacağını ve bir kaç bankanın bu görevi üstleneceğini söyledi. Eeeee! Faizler ne olacak? Mevcut faiz oranları düşürülecek mi? Bunun için bankalar ortak bir fon mu oluşturacak yoksa bankalar ile müşterisi olan kulüpler ayrı ayrı görüşüp,  her banka kendi fonlarından mı kredileri yenileyecek? Bu bir kredi temdit anlaşması mı,  yoksa çok düşük faizli ve borçların vadesini uzatacak yeni bir kredilendirme mi anlatılmadı. Sorulmadı da! A  Spor’daki program boşa gitti. Belirsizlik ortadan kalkmadı. Benim bu konularda bir tereddüdüm var belirteyim. Bu işin sonu, kamunun kulüp yönetimlerine kayyum benzeri yönetimler atamasının önünü dahi açabilecek bir konuma evrilebilir. Camialar dikkatli olmalı! ***

Geçene indirim, Geçmeyene bindirimdir

Tepkiler üzerine Yap işlet devret yöntemiyle yapılan köprü ve otoyollardaki geçiş ücretlerinde indirim yapılacakmış. Bunun adı büyük bir kandırmaca olur. Çünkü köprü geçişlerinde indirim demek, aslında köprüden geçmeyen vatandaşlara bindirim demek. Niyesi çok açık. Devlet bu yol ve köprüleri yapan müteahhit firmalara  anlaşma ile belirlenmiş garanti ücreti öyle de böyle de ödeyecek. Yani siz Osmangazi köprüsünden 10 dolara da geçseniz, devlet müteahhide 35 dolar artı KDV’yi ödemek zorunda. Geçene indirim yapınca, bu aradaki farkı Hazine ödeyecek. Yani kim? Hayatında bu köprüden geçme ihtimali olmayan, hatta bu köprüyü görme ihtimali dahi olmayan Cizre’deki vergi mükellefi  ödeyecek. Bu yüzden de buralarda yapılacak indirim sadece göz boyamadır. Geçene indirim, geçmeye bindirimdir. Asıl yapılması gereken, bu garanti sayılarında ve fiyatlarda müteahhitlerle yeniden masaya oturmaktır. Gerekirse tahkime gitmeyi bile göze almaktır. ***

Camiden sonra kilise siyaseti

Hemen hemen hiç bir konuda aynı fikirde olmadığımız müttefikimiz Rusya ile yeni bir gerilim kaynağı olması kuvvetle muhtemelen Ukrayna Kilisesi’nin Fener Patrikhanesi’ne yakınlaşmasını ilgi ile izliyorum. Merak ettiğim mesele ise bu yakınlaşma Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bilgisi ve ilgisi dahilinde mi yapılıyor? Eğer öyle yapılıyorsa bundan siyasi beklentimiz ne? ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Çok konuşmanın çok çalışmanın önemli olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026