İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Odalar ve baroların asıl işi ne olmalı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 10, 2019

Odalar ve baroların asıl işi ne olmalı?

Birkaç gün önce Murat Bardakçı’nın “Türkiye’de üniversite sayısı fazla” iddiasına cevaben, Türkiye’de üniversite sayısının fazla olmadığını, fazla olmasının sorun olmadığını, önemli olanın üst düzey üniversitelerimizin kalitesizleşmesini engellemek olduğunu yazdım. Türkiye son yıllarda hızla kalite ve zaviye kaybederken, üniversitelerin en azından “en iyilerinin” bundan etkilenmesini engellemek gerektiğini bir kez daha tekrarlayayım. "Pıtrak gibi açılan yeni üniversitelerin kalitesiz eğitim veriyor olması, bir sorun değil mi" diye haklı bir soru gelecektir mutlaka. Sorun elbet. Kalitesiz bir mimarlık fakültesi, genelde kalitesiz bir mimar yetiştirir. Adam gibi hocası bile olmayan bir hukuk fakültesi, beş para etmez hukukçular yetiştirir. Eğitim vermekten aciz bir mühendislik fakültesi, iş yapmaktan aciz mühendisler çıkarır. Arada bazı istisna talebeler çıkar belki ama geneli böyledir. Sıkıntı da asıl olarak üniversite kalitesinde değil, organizasyon kalitesindedir. Çünkü bizim memlekette üniversiteden hiçbir kalite edinmeden, hiçbir halt öğrenmeden mezun olan birisi ertesi gün sıkıntısızca mesleğini icra etmeye başlar. Mimar çirkin, uyumsuz proje çizer. Mühendisin hesap bilmediği için yaptığı bina, yol, baraj çöker. Ya da bire malolacakken, beşe malolur. Doktor adam gibi eğitim almadıysa, yanlış teşhis koyar, teşhisi tuttursa yanlış tedavi uygular, yanlış ameliyat yapar. Hastayı öldürür. İş bilmeyen avukat, hukuk bilmez. Adamı ipe götürür. Ama medeni dünyada bu işler böyle olmaz. Diyelim ki, dünyanın en iyi hukuk fakültesini bitirdiniz. Mesela Harvard’ı. Gidip New York’ta ya da başka bir Amerikan kentinde avukatlık yapamazsınız. Önce uzun bir staj yaparsınız, sonra da geçmesi hayli zor bir baro sınavından geçmeye çalışırsınız. Öyle kolay kolay da geçemezsiniz bu sınavı. Bizde ise hukuk fakültesini bitirip palavradan bir staj yaptıktan sonra Anayasa Mahkemesi’ne bile dilekçe verebilirsiniz. Keza mimarlar da, mühendisler de, doktorlar da adam gibi ülkelerde odaların veya meslek birliklerinin kabulünden geçmek zorundadır. Hem de öyle bir kez değil. Dönem dönem birkaç kez. Mesleğini, gelişmeleri takip edip etmediği de sınava tabi tutulur. Bizde ise ne baroların ne meslek odalarının böyle bir işlevi yoktur. Onlar daha çok siyasetle ilgilenirler. Türkiye’yi kurtaracak büyük işlerin peşindedirler. Oysa bilmezler ki, Türkiye’yi asıl kurtaracak olan işini iyi ve düzgün yapanlar olacaktır. Olabilirse... ***

Fiiliyatta halı gitti

Suriyeli tartışması devam ediyor. Etsin mahzuru yok. Açık söylüyorum. Türkiye’deki Suriyelilerden en ufak şikayetim yok. Şikayetim olsa ayıp olur. Suriyelilere işlerini kaptıranlar, Suriyelilerden dolayı ekmeğinden olanlar, Suriye’de şehit düşen Mehmetçiğimizin anası babası şikayetçi değilken, ben niye olayım. Suriyelilere harcanan paradan dolayı Türkiye fakirleşiyormuş. En fakirler sesini çıkarmaz ve durumdan memnun görünürken, biz mi kızalım Suriyelilere. Bakın bu verdiğim tablo, devletin resmi tablosu. “Suriyelilere var da bize yok mu?” diyenler için hazırlanmış bir tablo. Bu tablo neyi gösteriyor? Suriyelilerle ilgili doğru bilinen yanlışları. Okuyun madde madde. Gerçek durum böyle değil mi bir karar verin. Yasal durum bu elbette. Ama fiili durumun bu olmadığını hepimiz biliyoruz. Bakın size bir örnek vereyim. Geçen gün bizim burada çalışan bir emekçinin eşinin 1. kattaki balkona astığı halı çalındı. Mahalledeki bir güvenlik kamerası sayesinde çalan belirlendi. Orada takılan bir Suriyeli genç kadınmış. Evine gidip halıyı geri istemişler. Polisle. Suriyeli vermemiş. Polis arkadaşımıza “Birader uğraşma 100 liralık halı için. Bu Suriyelilere işlem yapınca sonuç çıkmıyor. Üstelik bir de kabahatli oluyoruz” demiş. Yasal olarak durum şahane olabilir. Fiiliyatta halı gitti. Bilginize. ***

Hem kötü yönet hem fazla para al: Yağma Hasan’ın böreği

Dün “Madem borçları bizim cebimizden kapatılıyor. Geçmiş hesap görülmüş oluyor. O zaman bundan böyle Süper Lig takımları ligdeki sıralarına göre para alsınlar, geçmiş şampiyonluk sayılarına göre değil” dedim. Bazıları kızdı. Kızanlar iki ayrı bakış açısıyla aynı şeyi söylüyor: Bir kısmı "Sen üç büyüklere düşmansın" demiş Bazıları ise "Sen üç büyükleri korumaya çalışıyorsun. İlk sıraları hep onlar paylaşıyor" demiş. Aynı anda ikisini birden başarmışım. Aferin bana. Bu konuda genelde iyiyimdir zaten. Herkesi kızdırma konusunda. Evet dört büyüklere düşman değil ama kızgınım. Ligdeki diğer takımların toplamının üç katı borç yapmışlar. Karşılığında ne yapmışlar? Hiç. Türkiye ligini şampiyon bitirmişler. Avrupa’da başarı var mı? Var, bir kere. İlk ve son olarak 19 sene önce. Şampiyon oldukları için daha fazla para almışlar. Ama yeniden şampiyonluk için, aldıkları fazla para yetmemiş daha da fazla borçlanmışlar. Anadolu takımlarının aleyhine bir kısır döngü. Ki zaten 4 büyüklerin çok da çekinecekleri bir şey yok. Genelde zaten ilk üç dört sırayı aldıkları için başarı primini de onlar alacak. Tabii başarılı olurlarsa. Ama hem başarılı olamayacaklar hem de borçlarını sen ben kapatacağız. Mecbur muyuz biz bunların kötü yönetimlerini çekmeye. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ezikliğin tedavisini içi boş ukalalık zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026