İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Şuursuzluk

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 18, 2019

Şuursuzluk

PKK/YPG’nin Batı medyası ve FETÖ diasporası destekli propaganda makinası, bu “Ortak terör yapısını” romantize eder ve tüm Kürtlerin temsilcisi olarak algılanmasını sağlarken, bir yandan Türkiye’nin “Tüm Kürtlerin düşmanı” gibi tanıtılmasını da yapıyor. Bu saatten sonra Dünya’ya, hele hele imajımız türlü yönlerden yerlerde sürünürken aslında Kürtlere en fazla zulüm eden örgütün PKK, en fazla Kürt katleden örgütün PKK olduğunu anlatmamız çok zor. Oysa siyasi tarih hep göstermiştir ki, ayrılıkçı hareketlerin en fazla zarar verdiği gruplar kendi etnisitesinden olanlardır. Ve şimdi ABD Suriye’den çekilme arifesinde olduğunu açıklarken, bölgedeki terörle mücadele boşluğunu Türkiye doldurmak istediği bir sırada PKK/YPG terör örgütü “Türkler Kürtleri katledecek” propagandasını tam gaz başlattı. Bölgeyi ve gerçeği bilen bir kaç uzman gazeteci dışında, Batı medyası da bu söylemin peşine takılıyor. Öyle ki, neredeyse bu söylem üzerinden Beşar Esad legalize ediliyor, Esad “Kürtlerin hamisi” konumuna sokulmaya doğru gidiyor. Türkiye ise en üst düzey telefon görüşmeleri, etkili gazetelere yazılan makalelerle “Yahu bizim Kürtlerle bir derdimiz yok. Biz terör örgütleriyle savaşıyoruz. Bunların kimi din örtülü, kimi etnik örtülü ama sonuçta hepsi terör örgütü” demeye çalışıyoruz. Buna inandırabilir miyiz? PKK/YPG’nin yaptığı propagandanın Türkiye’deki “Şuursuz destekçileri” olmasa belki... Bu şuursuz destekçiler PKK güdümündeki gazeteler ve yazarlar değil. Onlar bunu şuurlu olarak yapıyorlar. Şuursuz olanlar ise “Hükümet yanlısı” olarak kendini tanımlayan ve Türkiye’de milliyetçi hisleri körükleyerek iktidara hizmet ettiğini düşünenler. Bunlar her gün Suriye’den fotoğraflar koyup, “Kazın kazın, gelip sizi o çukurlara gömeceğiz” manşetleri atarak, Türkiye’nin anlatmaya çalıştığı “Bizim derdimiz Kürtlerle değil terörle”  yaklaşımını her gün yerle yeksan ediyorlar. Türkiye’yi yönetenler bilmeliler ki, aptal dosttansa, akıllı düşman yeğdir. Üstelik de düşman zannettikleri herkes düşman da değildir. ***

Bütçeye şartlı onay

ABD’nin güçlü ve oturmuş sistemine rağmen “A la Ameriken” bir diktatörlük peşindeki Donald Trump, her diktatör veya diktatör özentisi gibi “İnatçı” bir kişiliğe sahip. Meksika sınırına yapmayı planladığı duvara onay gelmediği için bütçe Meclis’ten geçmedikçe o da geri adım atmıyor ve ülkeyi kilitliyor. ABD’de günün şakası ise şu: “Demokratlar duvarın yapılmasına tek şartla onay verecekler. Trump’ın duvarın Meksika tarafında kalması şartıyla” ***

Aranan savcı

İlahiyat Profesörü Mustafa Öztürk’e kamu görevlisi din adamlarından dahi ölüm tehditleri gelirken burada “Mustafa Öztürk’ten sonra sıra kimde” sorusuna yanıt aramış ve Öztürk’ü takip edecek olan ismin Mustafa İslamoğlu olacağını söylemiştim. Haklı da çıktım. Dün İslamoğlu da ölüm tehditleri aldığını açıkladı ve şöyle yazdı: “Bu kaçıncı ölüm tehdidi? Bu katil adaylarını yetiştiren tarla, IŞİD’i yetiştiren tarlayla aynı. Bu katil adayları, ölüm tehdidi savuracak kadar meydanı boş bulmuşlar. Bunları yetiştiren 'öldür' dininin Engizisyoncu vaizleri ve müritlerinden hesap soracak bir savcı aranıyor!" Bulursanız haber verin Mustafa Bey... O savcıyı arayan çok kişi var. ***

Elif Elmas şaşırtmadı!

Fenerbahçe’nin genç futbolcusu Elif Elmas dün rakibin bacağını kırmaya yönelik hareketi sonrası kırmızı kart gördü. Şaşırdık mı? Asla. Çünkü bu çocuğun geçen sene bir U21 maçında rakibine yaptığı hareketi hatırlayanlar için bu bacak kırma girişimi bir sürpriz değil. Ama sürpiz olan bu kadar genç birinin bu kadar “Kötü kalpli” olma kapasitesini nereden bulduğu. Elif Elmas iyi futbolcu mu kötü futbolcu mu bilmem. Ama nasıl bir insan olduğu artık çok belli. ***

10 yıl

10 years challenge diye bir manyaklık baş gösterdi bir kaç gündür. Herkes sosyal medyada 10 yıl önceki ve bugünkü fotoğrafını paylaşıyor. Biz de aval aval bakıyoruz. Gördüğüm şudur. Fotoğraflarını paylaşan herkes bugün 10 yıl öncesine göre daha genç ve daha güzel. Sanki zaman tersine akmış. Bunun için kozmetik sanayine mi, estetik cerrahiye mi, yoksa telefonların fotoğraf işleme aplikasyonlarına mı teşekkür etmeliyiz bilemedim. Belki de en iyisi hepsine teşekkür etmek. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Öfkenin bulaşıcı olduğunu çoktan öğrenmiş olduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026