İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İtirazın günahı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 2, 2019

İtirazın günahı

Proje ilk olarak İstanbul’un “zorla” müstafi Belediye Başkanı Mimar Kadir Topbaş tarafından gündeme getirildiğinde yıl 2009’du. “Kabataş Meydan Düzenlemesi” adı altında… O sırada bazı itirazlar oldu ve çok da ısrar edilmedi projeyi uygulamaya koymak için. Sonra aradan birkaç yıl geçti. 2009’da hafiften önümüze sürülen aynı proje bu kez “kesin” olarak ortaya çıktı. Kabataş’ta trafik yer altına alınacak, raylı sistem ve metro yer altındaki istasyonlarda buluşacak, gelir amaçlı bir yer altı çarşısı oluşturulacak, trafiğin olmadığı sahil hattında ise bir meydan, yeni iskeleler ve martı formunda bir “deniz terminali” inşa edilecekti. İşi bilenler itiraz ettiler. “Olmaz. Doğru değil. Sahilde böyle bir şey yapılamaz. Kentin doğasına ve dokusuna aykırı. Martı da neyin nesi” şeklinde itirazlar geldi. Ancak bu itirazları fazla takan olmadı. İtiraz edenlere ise iktidar yanlısı olduğunu iddia eden kalemler saldırıya geçti. Projenin şahane olduğunu, itiraz edenlerin Türkiye’nin gelişmesine karşı olan “cehape” kafalılardan oluştuğunu, “buradan yeni bir Gezi çıkarmak isteyenlerin gürültü yaptığını” falan söylediler. Cılız sesler de kesildi. Aradan üç yıla yakın bir zaman geçti. Denize kazıklar çakıldı ama proje bir türlü ilerlemedi. Ben de her geçişimde “Bu martı ne zaman konacak” diye baktım baktım ama bir şey göremedim. Sonra duyduk ki, trafiğin yer altına alınmasından vazgeçilmiş. Ardından yer altına yapılacak çarşı ve duraklardan da vazgeçildiğini öğrendik. Ve son olarak martı formundaki deniz terminalinden dahi vazgeçildiği açıklandı. Eeee, ne oldu şimdi! Hani “cehape” kafalılar bu projeye karşıydı. Hani bu proje şahaneydi. Hani İstanbul’a yakışacak bir eser yapılıyordu. Ne oldu birden! Moda mı değişti? O günkü destekçilerden bugün bir ses, bir satır duymak, görmek istiyor insan. O gün itiraz edenlerin günahı neydi? En azından onu söyleyin bari. ***

Büz ağzını büzebilirsen!

Medyayı tehlike görüp güvenilirliğini ortadan kaldırır, kendinize özgü bir medya yaratmaya kalkarsanız, bunun yerini çok daha tehlikeli bir medya türü alır: “Dedikodu”. Sahipsizdir, kurumsal değildir, hiçbir sorumluğu da yoktur. Hele hele sosyal medya çağında, en hızlı yayılan virüsten daha hızlı yayılma özelliğine sahiptir. Bugün Türkiye’de de en etkili medya artık “dedikodu medyası”. Ağızlar medya olmadığı için de büzemiyorsunuz elbette. Her gün en zırvasından, en inandırıcısına kadar onlarca dedikodu ortalığa yayılıyor. En inanılmazına bile en aklı başında insanlar dahi inanıyor. Dünün en yaygın dedikodusu Türkiye’nin IMF ile gizli bir anlaşma yapmak üzere olduğu ve IMF’den avans aldığı yolundaydı. Elbette Türkiye IMF ile bir anlaşma yapabilir, bir gün böyle bir durumla karşılaşabiliriz. “Olamaz” demem. Ama böyle bir anlaşmanın gizlisi olmaz. IMF, Görevimiz Tehlike filmlerindeki gizli örgüt IMF değil ki! Son derece açık, şeffaf bir fon. IMF ile gizli bir anlaşma yapmak duyulmuş şey değil. IMF’nin ileride yapılması muhtemel bir anlaşmaya dayanarak avans vermesi de kabil değil. Ne uygulamalarında var böyle bir şey ne fıtratında. Hal böyle iken, bunu benden iyi bilecek konumda kişiler bile “Duydun mu IMF ile gizli anlaşma yapmışız” diye kafa ütüleyip duruyor. Ama onlara da kızamıyorum. Onları akıldan bu denli uzak hale getirenlere kızmak lazım. ***

Kulübün kapısı GSÜ’ye açılmalı

Galatasaray Spor Kulübü’nde yıllardır süren bir üyelik tartışması vardır. Galatasaray Lisesi mezunlarına ayrıcalık tanınması ile ilgili tartışma. Doğrudur da. Galatasaray Lisesi mezunları, hiçbir balotaja tabi olmadan, başvurdukları andan oldukça düşük bir meblağ karşılığında kulüp üyesi olabilirken, liseden gelmeyenlere ayrılan bir kota vardır ve bu kotaya girenler 20 bin TL ödeyerek üye olurlar. Ancak eğitim sistemindeki değişikliklerden ötürü bu durum kulüp açısından son derece sakıncalı hale geldi. Eskiden Galatasaray Lisesi’ne ilkokuldan ya da bilemediniz ilkokuldan sonra 11 yaşında girilirdi. O ortama girilince de okul süresi boyunca talebelerin yüzde 99’a yakın bir oranı Galatasaray Kulübü’nün taraftarı haline gelirdi. Ancak yeni eğitim sisteminde Galatasaray Lisesi’ne çocuklar 14-15 yaşında giriyorlar. Yani çoktan tuttukları takımı seçmiş oluyorlar ve 4 yıl içinde de bu pek değişmiyor. Hal böyle olunca Galatasaray Lisesi mezunlarının da yarıya yakını başka takımların taraftarı oluyor. Bunları hiçbir incelemeye tabi tutmadan kulübe aldığınız zaman da kulübün içine başka takım taraftarı bir sürü liseliyi doldurmuş oluyorsunuz. Oysa orası liseliler derneği değil. Buna mukabil pek çok Galatasaraylı gencin okuduğu Galatasaray Üniversitesi mezunları ise Galatasaray Kulübü’ne üye olamıyor. Bu berbat “liseci” anlayışı benim anlamam da bu yüzden pek mümkün olmuyor! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kendi geleceğimizi kurumların geleceği zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti
Köşe Yazıları
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti

Fatih Altaylı

Nisan 21, 2026

Umursamazlık
Köşe Yazıları
Umursamazlık

Fatih Altaylı

Nisan 20, 2026

Modern zamanın Gertrude Bell özentisi
Köşe Yazıları
Modern zamanın Gertrude Bell özentisi

Fatih Altaylı

Nisan 19, 2026

  • Videolar

Tümü
Adalet bir duygu mudur? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026
"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!"Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:59 Plastik nedir? 08:27 Plastik poşetlerin üzerindeki geri dönüşüm logoları ne anlama geliyor? 08:43 Monomer ve polimer 10:34 Plastik ve naylon farkları 13:07 Tek kullanımlık plastikler 16:13 Plastik doğada çözünebilir mi? 16:52 Plastik mikroplastiğe nasıl dönüşür? 22:58 Mikroplastiğe en çok nerelerde rastlanıyor? 26:21 Sigaralardaki plastikler 30:26 Bu plastiklerin insana zararı nedir? 37:44 Plastik barındıran en tehlikeli ürünler neler? 38:44 Çöp ithalatı 46:43 Organik çöplerin yakılarak elektriğe dönüştürülmesi 48:15 Çöpler yakılmadan ne yapılabilir? 50:14 Dünyada sıfır atık projesi uygulayan ülke var mı? 54:05 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ortak projeleri var mı? 55:01 Türkiye sıfır atık projesinde ne kadar başarılı? 1:01:34 Türkiye dünyada çöp üretimi ve yönetimi konusunda ne durumda? 1:03:30 İthal edilen çöpe para ödeniyor mu? 1:03:46 Çöp ithalatı ile organize suçlar bağlantılı olabilir mi? 1:04:52 Kapanış
Nisan 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Rıza KocaoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:39 İzmir’de doğmak nasıl bir his? Ailesi nasıldı? 07:07 Düşünceleri yüzünden linç yiyor mu? 08:06 Göztepe taraftarlığı nereden geliyor? 13:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 17:30 Belediyenin tiyatro kursundan sonra ne yaptı? 17:58 İlk profesyonel sahne deneyimi neydi? 22:46 Diziye geçiş süreci nasıl oldu? 25:05 Kaçırdığı projelere üzülüyor mu? 26:54 Yılmaz Erdoğan’la çalışmak ve BKM’nin oyunculuğa katkısı 29:19 İnci Taneleri neden bitti? 30:34 Organize İşler süreci nasıl gelişti? 31:42 Çukur dizisi hakkında 33:41 Sanatçı gözüyle siyaset ve gençler 35:03 Kız kardeşi nasıl oyuncu oldu? 36:23 Fit kalmak için neler yapıyor? 40:14 Göz önünde bir hayat yaşamak rahatsız edici mi? 42:43 Gelecek planları neler? 43:36 Yeni proje veya dizi var mı? 45:42 Yargısal süreçler hakkında 46:36 Neden ayda sadece 2-3 oyun sahneliyor? 48:35 Oyunculuğun yanında yazarlık/yönetmenlik düşünüyor mu? 50:00 Gelecekteki projeleri neler? 51:07 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 19, 2026