İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Vazifemi yaptım

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Şubat 24, 2019

Vazifemi yaptım

Önceki akşam katıldığı bir programda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinledim. Uzun bir iktidar döneminin muhasebesini yaptı bir anlamda. Konu depreme gelince “korktuğunu” söyledi. Kartal’daki çöken inşaattan söz etti. “Hazırlıklı değiliz” dedi. Vatandaşın ve medyanın bu konuda yardımcı olmasını istedi. Kendi adıma düşündüm, bu konudaki vazifemi yaptım mı diye... Büyük oranda yaptığımı düşünüyorum. Hatırlarsınız, Türkiye ekonomisine büyük hasar veren ve belki de 2001 krizinin tetikleyicilerinden biri olan 1999 depremlerinden sonra, ülkeyi depreme hazır hale getirebilmek için birtakım “özel vergiler” koyulmuştu. Bu vergilerin büyük bölümü hala cari. Deprem vergileri ile toplanan paralar ne oldu biliyoruz. Eski Bakan Mehmet Şimşek birkaç yıl önce açıklamıştı, “Deprem vergileriyle duble yolları yaptık” diye. Biz o zaman yardımcı olmak maksadıyla “Bu yanlış oldu” demedik mi? Hadi o hayırlı bir işe harcandı diyelim ve fazla gürültü yapmayalım. Defalarca deprem konulu televizyon programları yapmadık mı? Bu programlarda deprem konusunda yapılan daha doğrusu yapılmayan hazırlıklardan bahsetmedik mi? Deprem toplanma alanlarının yapılaşmaya açıldığını, bina stokunun denetlenmediğini, yapı denetim firmalarının işlerini ciddiyetle yapmadığı anlatmadık mı? Hadi onları da geçelim. Son olarak “İmar Barışı” adı altında “İmar Affı” getirilirken ve bu rezalet TBMM’de seçim arifesinde tüm partilerin oylarıyla kabul edilirken öncesinde ve sonrasında belki de tüm medyada sadece bu köşede “Yapmayın. Burası deprem ülkesi. Bu binaların ne olduğu belirsiz. Hiçbir denetim yapmadan bunları yasal hale getirmeyin. Bu yasa eviniz mezarınız olsun yasası anlamına geliyor” demedik mi? Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin, dedik mi demedik mi! Ben kendi adıma korkudan kaynaklanan vazifemi yaptım. Ve keşke Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM’den oy birliği ile geçen bu yasa önüne geldiği zaman “Ben bunu imzalamıyorum. Yeniden görüşün” diyerek geri yollasaydı. Yollasaydı da bugün en azından “daha az” korkuyor olsaydık. ***

Komik hakem Özkahya

Hayatımda gördüğüm en komik olaylardan biriydi Başakşehir-Bursaspor maçının tatil edilmesi. Maçı izlemek için ekran başına geçtiğimde ilk tepkim “Bu maç oynanamaz” oldu. Çünkü saha karlar altındaydı. Saha çizgileri siyah tozla çizilme zahmetine girilmediği için belli olmuyordu. Karlı havalarda kullanılan kırmızı top yerine ortada sıradan beyaz ağırlıklı bir top vardı. Maçın oynanmasının mümkün olmadığı belliydi. Ama hakem Özkahya her ne hikmetse maçı başlattı. Ve tam 5 dakika sonra da tatil etti. Elbette bir maç başladıktan sonra tatil edilebilir. Başlangıçta ortam futbola müsaittir. Sonra kar şiddetini artırır, görüş mesafesi azalır, saha görünmez hale gelir maç yarım saat sonra, 45 dakika sonra tatil edilebilir. Ama daha başında futbol oynanmayacağı belli olan bir sahada maçı başlatıp 5 dakika sonra tatil etmek sadece ve sadece en basit ve en kibar tabiriyle iş bilmezliktir. Bizim memlekette bu adamlara “Hakem” denir. Ve tabii spor kamuoyu da başlar dedikoduya. “Böyle bir sahada Başakşehir’in kazanamayacağı anlaşıldığı için tatil etti” diye. ***

Sehven Nike

ABD’de önemli bir NCAA maçında Nike rezil oldu. Daha oyunun başında kolej basketbolunun en yıldız isminin ayağındaki Nike marka basketbol ayakkabısı paramparça oldu. Genç oyuncu ayakkabısı parçalandığı için kayıp devrildi ve sakatlandı. Ertesi gün de Nike’ın hisseleri düştü ve şirketin kaybı 2 milyar dolar oldu. Daha sonra Nike’ten şahane bir açıklama geldi: “Münferit bir olaydır.” Eskiden Türkiye küçük Amerika olma yolundaydı. Trump’tan sonra ABD giderek Büyük Türkiye olma yoluna girmiş görünüyor. Çünkü böyle açıklamalar ancak Türkiye’de yapılırdı. Sorumlular sorumluluğu üstlenmez, “Münferit” veya “Sehven” açıklamaları yapılırdı. Şimdi artık ABD’de durum bu olmuş. ***

Yiğit Okur’a ayıp

Rahmetli Yiğit Okur, Türkiye’nin öncü hukukçularından biriydi. Türk hukuku, ticaret hukukunun Avrupa ile uyumlu hale gelmesi konusunda Yiğit Okur’un becerilerinden çok faydalandı. Ama kendini o hukukçudan daha çok bir edebiyatçı, bir yazar olarak görürdü. Zaten hukukçu olmayı asla istememişti. Gönlünde hep tiyatrocu olmak vardı ve eğer olsaydı muhtemelen unutulmaz tiyatro sanatçılarımız arasında yer alırdı. Hukukçuluğunun yanı sıra hobi olarak ilgilendiği edebiyatta da çok başarılı oldu. Ödüller aldı. Çoluğu çocuğu olmadığı için de, bir diğer ilgi alanı hayır işleriydi. Her yere yardım etmeye bayılırdı. Özellikle de Galatasaray Eğitim vakfı çatısı altında önemli işler yaptı. Galatasaray Lisesi’ne, Galatasaray Üniversitesi’ne büyük katkılar verdi. Buna bir teşekkür olarak da Galatasaray Üniversitesi’nde bir salona Yiğit Okur adı verildi. Cumartesi günü öğrendim ki, adı üniversiteye verildiği yerden kaldırılmış. Çok üzüldüm. Galatasaraylılar Galatasaray’a hizmet eden herkese kötülük yapmaktan vazgeçmeye niyetli görünmüyor. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

En iyi mücadele yönteminin işimizi iyi yapmak olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026