İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Mission impossible

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 6, 2019

Mission impossible

Çocukluğumun en sevdiğim dizisinden yani Tom Cruise’un cılkını çıkardığı filmler silsilesinden bahsedecek değilim. Film alanı bana ait değil. Bizim mahallede o konunun uzmanları Mehmet Açar ve Kadir Kaymakçı. Ben meselenin siyasi boyutu ile ilgileniyorum, sinema boyutuyla değil. Mission impossible yani imkansız görev dediğim şey de siyasi bir mesele. İstanbul meselesi. Televizyonlarda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylarını izliyorum bir süredir. Daha çok Binali Bey’i, daha az Ekrem Bey’i. Binali Yıldırım zaten 20 yıldır tanıdığımız, bildiğimiz birisi. Ekrem İmamoğlu’nu ise tanımaya çalışıyorum. İkisi de pozitif. İkisi de bölücü olmayan, hakaret etmeyen dil kullanıyorlar. Ancak ben her ikisine de çok acıyorum. Her ikisi için de çok üzülüyorum. Birinden biri kazanacak ve yanacak. Ciddiyim. Bu İstanbul, bir belediye başkanı tarafından yö-ne-ti-le-mez! İmkanı yok, mümkün değil. Bir ucundan diğer ucuna hemen hemen 100 km. Neredeyse sıfıra yakın boşlukla tamamı dolu, yığma bir şehir. Ne yolu yol, ne parkı park, ne imarı imar, ne binası bina, ne altyapısı altyapı felaket bir kent. Kent değil sorunlar yumağı. Ve bu yumağın içinde debelenen 18 milyon kişi. Dışardan günübirlik ya da birkaç günlüğüne gelenler hariç. Ve bu kenti yönetmeye, sorunları çözmeye aday “1 kişi”. Hadi canım siz de! Clark Kent gelse çözemez. (Kendileri Superman olurlar.) Kim ki, bu kenti üç parçaya bölmüyor ve üç ayrı “büyükşehir” belediyesi tarafından yönetilmesine yasal zemin hazırlamıyorsa, biliniz ki bu işi bilmiyor demektir. Düşünün ki, İstanbul’u üçe bölseniz, her bir parçası yine de Türkiye’nin diğer tüm kentlerinden daha kalabalık bir nüfusa sahip olacak. Böylesine bir kenti, tek parça olarak bir adam yönetecek ve sorunlarını çözecek öyle mi? Emin olun hiç zannetmiyorum. Arkasına iktidarın gücünü alsa da, almasa da böyle bir İstanbul’u bir kişi yönetemez. Bunun en açık kanıtı zaten bu kentin içinde bulunduğu durum değil mi! ***

Okur yok, temsilci yok

Hürriyet gazetesi, okur temsilcisi Faruk Bildirici’nin işine son vermiş. Beklenen son. Faruk işini o kadar iyi ve ciddiyetle yapıyordu ki, Türkiye’de bir gazetenin bunu kabul etmesi mümkün değildi. Çünkü Türkiye’de hiç kimsenin, hiçbir kurumun eleştiriye, hatta özeleştiriye tahammülü yok. Aslında belki de olması gereken oldu. Artık Türk medyasında bir gazetenin olmayan bir şeyin temsilcisine pek ihtiyacı yok. “Okur kalmayınca temsilcisi de olmasa olur” diyorlar herhalde. Faruk’a yakışacak yer de herhalde Cumhuriyet gazetesi olacaktır. ***

Kapa hesabını o halde

Gerçekten komik. Şeyma Subaşı, medyaya kızmış ve “Beni rahat bırakın, özel hayatımı gözler önüne sermekten vazgeçin” diye veryansın etmiş. Türk medyasının Şeyma Subaşı’nın özel hayatını ortalığa dökmesi söz konusu değil. Tam aksine hanımefendi zaten sosyal medyası aracılığı ile ortalığa döküyor özel ve tüzel her şeyini. Türk medyası da oradan topluyor zaten. Ayrıca da Türk medyası dediğinin toplam tirajı 1 milyon bile değil. Şeyma Subaşı’nın takipçi sayısı ise 3 milyon. Yani kızacaksa kendine kızmalı. “Ben deli miyim, her şeyimi ortaya döküyorum” diye. Ama zaten kızdığı falan da yok. Laf olsun diye yapıyor. Aksi olsa kapar instagram hesabını. Tutan mı var! ***

Ettiniz onun da içine

Türkiye’nin en güvenilir kurumlarından biri olan Milli Piyango İdaresi de güvenilir kurum olmaktan çıktı ya, yeni Türkiye’yi kutlamak lazım. Üstelik de vurdumduymazlık gırtlağa kadar. Yılbaşı ikramiyesini kazanan talihlimiz gelip ikramiyesini almıştır demeye bile tenezzül buyurmuyorlar. Vardır bir çekindikleri herhalde! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bitirmedik kurum bıraktığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

Veled-i Şahi için mi!
Köşe Yazıları
Veled-i Şahi için mi!

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026