İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bu üniversite, Fatih’in kurduğu üniversite değil

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 2, 2019

Bu üniversite, Fatih’in kurduğu üniversite değil

Değerli dostum Prof. Dr. Celal Şengör önceki gün bir mektup yolladı. İstanbul Üniversitesi’nin hangi yıl kurulduğu ve kaç yaşında olduğu ile ilgili yanlış bilgileri düzeltmeyi amaçlayan bir mektup. Kendisini özleyenler için aynen paylaşıyorum: “Aziz arkadaşım, Bazı İTÜ öğrencileri, bindikleri İstanbul Metrosunda bulunan ekranlarda sözümona bilgi yarışmalarının yayımlandığını ve burada İstanbul Üniversitesi’nin kuruluş tarihini soran kişiye verilen ondokuzuncu, hatta yirminci yüzyıldaki muhtelif senelerin yanlış cevap olduğunun, İstanbul Üniversitesi’nin kuruluş tarihinin 1453 olduğunun söylendiğini görerek çok kızmışlar. Ben İstanbul Metrosunun hiçbir hattına henüz hiç binmediğim için bunu bizzat görmedim ama öğrencilerimizin söylediği açık. Onların bana yönelttikleri soru şu: Niçin devletin metrosundaki bir ekrandan alenen yalan söyleniyor? Bu soruya cevap vermek çok zor, çünkü öğrenciler haklı. İstanbul Üniversitesi 1453’te kurulmamıştır. 1453’te İstanbul’da bulunan Bizans üniversitesi tahrip edilmiş, daha sonra, zaman içinde, fonksiyonları üniversiteden tamamen değişik olan muhtelif medreseler açılmıştır. Bu medreselerin hiçbirine üniversite demek mümkün değildir; zaten bunların hiçbirinin İstanbul Üniversitesi ile herhangi bir bağları yoktur. Batıdaki adı ‘The Court of Eight Colleges’ olan Fatih Medresesi eğer gelişebilseydi, bugün bir Oxford veya Cambridge olabilirdi ama olmadı. İstanbul Üniversitesi’nin ilk kuruluşu Tanzimat Dönemindedir ve 1846’da Dar-ül Fünun (Fenler Evi) adı altında hayata geçmiştir. Ancak buna öğrenci bulunamaması nedeniyle okul hemen kapanmış, 1863’te bir deneme daha yapılmıştır. Ancak Cemalettin Efgani’nin bir derste ‘nübüvvet san’attır’ (yani peygamberlik sanattır) demesi üzerine ayaklanan şeyhulislam ve medrese yobazlarının yaygarası, bu okulu da kapattırmıştır. 1874’te yapılan üçüncü deneme de başarısız olmuş, okul 1881’de tekrar kapanmıştır. Nihayet 1900’de açılan Darülfünun sürekli olabilmiş, 1933 üniversite reformu esnasında kapatılarak ertesi gün teşkilat ve personelinde yapılan bazı değişiklikle İstanbul Üniversitesi olarak açılmıştır. İstanbul Üniversitesi’nin tarihi bu kadar açıkken, hâlâ bu kurumu Fatih’in kurdurduğu medrese ile bir tutmak ve kuruluşunu 1453 olarak göstermek hangi akıl ve iz’ana sığar, bilmek mümkün değildir. Ben İTÜ öğrencilerine, İstanbul Üniversitesi 1453’te kurulmuştur diyenlere şunu sormalarını öneriyorum: Peki 1815 yılındaki rektör kimdi? Hangi ad altında olursa olsun, 1815’te İstanbul Üniversitesi diye bir kurum olmadığı için, elbette böyle birisi tarihte yoktur. Ama, mesela İTÜ’nünki bellidir: Hoca İshak Efendi. Hoca İshak Efendi 1815’te Mühendishane-i Hümayun’un (o zaman Berrî ve Bahrî mühendishaneler tek çatı altında birleştirilmişti) başhocası olmuştur. Mühendishane-i Hümayun, 1909’da Mühendis Mekteb’i Âlisi, daha sonra Yüksek Mühendis Mektebi, daha sonra Yüksek Mühendis Okulu, en sonunda da 1944’te İstanbul Teknik Üniversitesi olmuştur. İstanbul Üniversitesi’nin böyle bir geçmişi yoktur. Var demek ayıptır. Dünyayı kendimize güldürmenin anlamı yoktur. O zaman birisi de çıkıp sorar, 1453’ü kabul edeceğine niçin Roma İmparatoru II. Theodosius’un kurduğu üniversitenin kuruluş tarihi olan 425’i kabul etmiyorsun? O üniversitede 31 kürsü bulunuyor, hukuk, felsefe, tıp, aritmetik, geometri, astronomi, müzik ve hitabet okutuluyordu. Bu dersler orta çağın trivium ve quadrivium sistemlerine göre düzenlenmişti. Onsekizinci yüzyıl sonuna kadar (yani İTÜ kurulana kadar) Osmanlı’da böyle bir kurum var mıydı? Fatih Medresesi böyle başlamıştı, ama ömrü vefa etmedi.” ***

Magazin sitelerinden ricamdır

Bazı magazin haber siteleri ya da sosyal medyada magazin haberlerini paylaşan kimi hesaplar var. Bunları yöneten arkadaşlardan bir kez daha ricada bulunmak istiyorum. Sevgili arkadaşlar, meslektaşlarımız, Lütfen benim yazılarımdan magazinle ilgili konuları ele aldığım yazıları alıp sitelerinizde veya sosyal medya hesaplarınızda kullanmayın. Rica ediyorum. Diyeceksiniz ki niye! Çok basit. Benim burada yıllardır beni okuyan, beni tanıyan doğru düzgün bir okur kitlem var. Beni okuyor, ne dediğimi, ne yazdığımı gayet iyi anlıyorlar. Sizin o hesaplarınızı ve sitelerinizi izleyenler arasında da elbette aklı başında, okuduğunu anlayan okurlar da var  Hatta muhtemelen çoğunlukta olabilirler. Ama çok önemli bir bölümü de magazin dışında bir şey okumayan, benim tek bir yazımdan dahi haberi olmayan, Kerimcan Durmaz’ı takip edip, Kerimcan Durmaz’ı eleştirerek çok önemli işler yaptığını zanneden tipler. Ben sizin bu abuk sabuk okur kitlenizle muhatap olmak istemiyorum. Çünkü sonra kıçlarından anladıkları yazılarımla ilgili sosyal medya üzerinden bana abuk sabuk şeyler yazıyorlar. Sizin bu kitlenizle muhatap olmak istemiyorum. Benim sevgili kendi okurlarım bana yetiyor. Anlaştık mı! ***

Ümit Karan’dan açıklama

Ümit Karan’ın tacizle suçlandığı davada Atatürkçülüğünü ön plana çıkarmasını eleştirmem üzerine Ümit Karan aradı. Galatasaray’da 2. Başkanlık yaptığım dönemde en önemli golcümüz olmasının yanı sıra çok daha önemli bir yönü vardı. Bizim zamanımızda temizlenip, sonradan tekrar Galatasaray’a musallat olan Fethullahçı futbolcu yapılanmasına asla boyun eğmeyen bir futbolcuydu Ümit Karan. Aradı ve şunu söyledi: “Fatih Abi, ben o sözü davayla ilgili kendimi aklamaya çalışmak için söylemedim. Ben aslında ilk davada beraat ettim. Sonra istinaf beni suçlu buldu. Görüntüleri birisi alıp yayınlasa benim hiç de öyle bir şey yapmadığım ortaya çıkacaktır. Ama benim Atatürk vurgum bu yüzden değil. Ben sadece FETÖ’cü alçaklarla ayrışmak için o lafı ettim.” Ümit Karan’dan rica ettim. O görüntüleri bana yollayacak ve yayınlayacağım. Bakalım ne yapmış! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Mücadeleden bıktırılmadığımız zaman. 

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026