İmamoğlu’na kim kaybettirir!
Köşe Yazıları
Fatih Altaylı
Mayıs 9, 2019
Linki kopyalaLink
İmamoğlu’na kim kaybettirir!
Okurlardan çokça mail geliyor. Tanıyanlar arıyor. Yolda gören soruyor: “Seçimin iptal edileceğini ve yenileceğini ilk günden tahmin ettin. 23 Haziran’da kim kazanır onu da söyle bakalım.” Sandıktan ne çıkacağını söylemek için kâhin olmak bile yetmez. Hele Türkiye’de… Makul olanın ne olduğunu yazdım dün, 1977 Konya seçimini hatırlatarak. Kesin mi? Değil elbet. Açık söyleyeyim, İmamoğlu’na seçimi kaybettirecek bazı faktörler var. Bu faktörlerin AK Parti ile uzak yakın alakası yok. Ekrem İmamoğlu, tekrarlanacak seçimde nasıl kaybedebilir, madde madde yazayım:
- En önemli madde bu. Kaybederse bundan kaybeder Ekrem İmamoğlu. Yılmaz Özdil gibi bazı yazarlar “İmamoğlu kazanacak, arkasından erken genel seçim gelecek. 2020’ye kalmadan Erdoğan gidecek” diye birkaç yazı daha yazarsa İmamoğlu kaybeder.
- Bazı CHP’liler ve veya kendini muhalif olarak konumlayan kimileri İmamoğlu’nun yumuşak ve birleştirici dili yerine geçmişten gelen ayrıştırıcı dili kullanırlarsa, toplumda bir rövanş hissi yaratırlarsa İmamoğlu kaybeder.
- 31 Mart seçiminde İmamoğlu İstanbul’da yumuşak bir dil kullanmış, buna karşılık AK Parti ülke sathında sert ve karşıtlık üzerine konumlanmış bir söylem tutturmuştu. Bu söylemin İstanbul’da seçime mal olabileceğini Binali Yıldırım bile görüyordu ve yumuşak bir dil kullanıyordu. Eğer 23 Haziran seçimi öncesi İmamoğlu ve CHP’liler dili sertleştirir, kucaklayıcı olmaktan uzaklaşırlarsa kaybederler. Çünkü AK Parti bu kez yumuşak bir üslup kullanmayı planlıyor.
- 23 Haziran’a kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’a kamp kuracak. Seçimin Erdoğan ile İmamoğlu arasında geçmesi gerekiyor. Kılıçdaroğlu ile değil.
- CHP 31 Mart’ta olduğu gibi 23 Haziran’da da sandıklara sahip çıkmalı. Tek atımlık barut olmamalı.
Layüsel
Acaba diyorum Yüksek Seçim Kurulu’nu dava mı etsem! Kurulun kararlarına yargı yolu kapalı elbette ama kurul üyeleri bizatihi layüsel değiller. Yani hesap sorulamaz, hikmetinden sual olunamaz değiller. Niye mi dava edeceğim? Kendi hatalarından dolayı beni mağdur ettikleri için. Kime oy verdiğim önemli değil, oyum çöpe gitti. O tarihte İstanbul’da olabilmek için uçak bileti alıp İstanbul’a döndüm. Sabahın köründe kalkıp oy atmaya gittim. (23’ünde yine gideceğim merak etmeyin.) Tüm emeklerim boşa çıktı. Üstelik şimdi 23’ünde tatilden bir kez daha geri döneceğim, peşin ödediğim kirama rağmen yazlıktan ez az 3 gün daha az yararlanacağım. Çok ciddi bir zaman ve para kaybım var. Niye? YSK görevini layığıyla yapmadı diye. Diyebilirler ki; “Bizde kusur yok, ilçe seçim kurulları hata yapmış”. Anlamam kardeşim. İlçe seçim kurulları bana mı bağlı, size mi bağlı. Üst makam olarak onların yaptığından sorumlu değil misiniz? Alttakinin hatası baki kalacaksa üste bir “Yüksek” kurula ne gerek var. Sizin işiniz onları denetlemekti. Siz kalkıp “Bize güvenin dünyanın en güvenli seçimini yapıyoruz” dediniz. Biz de güvendik. Şimdi anlıyoruz ki, bize doğruyu söylememişsiniz. Oldu mu yani! Ve bütün mesele kamu görevlisi olması gereken sandık kurulu başkanlarından dolayı başımıza geldi. İlçe seçim kurulları kamu görevlisi olmayan kişileri sandık kuru başkanı olarak atamış! Şimdi o ilçe seçim kurulları hakkında suç duyurusunda bulunmuşsunuz. Peki ya şimdi onlardan “Vallahi de billahi de bu isimleri bize en yüksek mülki amir verdi. Bunların kamu görevlisi olup olmadıklarını biz ne bilelim. Kaymakamlardan gelen listelerden seçtik” deseler ve bunu kanıtlasalar ne olacak! Sonuçta o kaymakamlar İçişleri Bakanlığı’na bağlı. O kaymakamlardan hesap sorulacak mı? Ya bu yanlış listeler bile bile verilmiş ve “Hini hacette bunu dayanak yaparak seçimi iptal ettiririz” diye düşünülmüşse. Belki saçma ama geliyor akla. Kızmasın kimse… Şüpheciyim arkadaş, düşünebilirim. Bakın bunları haftalardır soruyorum. Haftalardır yazıyorum. Tek kuruşluk bir açıklama duymadım. O yüzden ben en iyisi dava mı açsam diyorum. Belki orada anlatırsınız. Gerçi YSK ile davalık olma konusunda ağzım yanık ama. Yine de… Bir ihtimal… ***123 sandık
AK Parti seçimlerin niye iptal edildiğine ilişkin bir açıklama hazırlamış. Bir infografik. Oldukça bilgilendirici. En önemli sorulardan biri olan “Niye ilçe belediye seçimleri ve belediye meclisi seçimleri yenilenmiyor” sorusuna da yanıt vermişler. Diyorlar ki, “Sadece taleplere göre karar verilir. İlçe belediye başkanı seçimlerinin yenilenmesine yönelik bir talep yoktu”. Ve ekliyorlar: “123 sandıkta usulsüzlük tespit edilmiş ve bu sandıklardaki toplam oy sayısı 42 bin olduğu için il seçimi yenilenme kararı verilmiş ancak bu 42 bin oy ilçelere dağıtıldığı zaman sonucu etkileyecek sayıda olmadığı için ilçelerde yeniden seçime gerek duyulmamıştır” Yani AK Parti’ye göre bu sandıklardaki tüm oylar şaibeli. Ve orada görevli olan parti temsilcilerinin hiçbiri bunu görmemiş, buna uyanmamışlar. Ve şimdi tüm oylar çöpe gitti. İşin ilginç tarafı... İptale neden olan bu sandıkların toplamında AK Parti’nin yaklaşık yüzde 53 oy oranı ile önde olması. ***Gülerek siyaset
Dün İngiliz parlamentosunda çok eğlenceli bir konuşma vardı. Haddini bilmeyen İşçi Partisi lideri James Corbyn, Başbakan Theresa May’e “Avrupa’da başarılı olmak için Liverpool’a bak ve gidip Jurgen Kloop’tan ders al” diye özetleyebileceğimiz bir konuşma yaptı. Kimse Corbyn’in üzerine yürümedi, kimse küfretmedi, kavga çıkmadı. Tam aksine Theresa May dahil herkes güldü. ***Türkiye’de niye olmuyor!
Son zamanların en keyifli maçlarından biriydi Liverpool-Barcelona maçı ve büyük bir sürprizle bitti. Tempolu, şahane bir futbolun oynandığı, su gibi akan bir maç oldu. Ve maçın bu kadar harikulade olmasında hakemin de büyük payı vardı. Tek tük hatalar yapsa da futbol adına çok iyi bir maç yönetti hakem. Ve o hakem kimdi biliyorsunuz. Cüneyt Çakır. Türkiye’de bir tane bile adam gibi maç yönetemeyen Çakır, Avrupa’da şahane bir performans sergiledi. Finali yönetmeyi hak edecek bir maç çıkardı. Peki bu adam Türkiye’de niye iyi değil? Acaba bizim futbol ortamımız mı çok kötü de Çakır da kötü oluyor? ***NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Fikirlerin özgürce beyanı en azından fikir adamı olduğu iddiasındakileri rahatsız etmediği zaman…X’te yanıtla
X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.
Geçmiş yazılar
Videolar
2 Gün Önce
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
00:00 Giriş
01:29 Yeni aldığı motoru
04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı?
06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı?
07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı?
14:19 Ailesi neler yapıyor?
15:42 İstanbul'daki ilk günleri
22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti?
26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi?
27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu?
28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor?
29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor?
33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu?
33:56 Evlilik düşüncesi var mı?
35:06 Gelecek planları neler?
36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi?
38:28 Spor yapıyor mu?
46:24 Kapanış
Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
2 Gün Önce
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26
https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26
#işbirliği
00:00 Giriş
04:50 Kütüphane nedir?
06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli?
11:50 Parşömen nedir?
22:16 Eski kütüphaneler
27:19 İskenderiye Kütüphanesi
31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu?
35:46 Bergama Kütüphanesi
42:56 Celcus Kütüphanesi
44:13 Beytü'l Hikme
45:39 Joanina Kütüphanesi
47:03 Bodlean Kütüphanesi
58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi
1:01:49 Klementinum Kütüphanesi
1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi
1:06:04 Bibliothèque nationale de France
1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli?
1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi
1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi
1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi
1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor?
1:24:08 Efemera nedir?
1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı?
1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
4 Gün Önce
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶
Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız.
00:00 Giriş
02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi?
03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi?
08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor?
11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi?
12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi?
14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor?
15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl?
17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026








