İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

NGO demeyin tepem atıyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 16, 2019

NGO demeyin tepem atıyor

Şu Batılı NGO’ların ne halta yaradığını hep çok düşünmüşümdür. Açık söylemek gerekirse pek bir halta yaramazlar. Büyük bölümü ülkelerindeki çıkar gruplarının ve sözde uzak oldukları hükümetlerin istihbarat kuruluşlarının kontrolündedir. Casus faaliyetlerine aracılık ederler, bilerek veya bilmeyerek hükümetlerinin uluslararası çıkarları doğrultusunda raporlar hazırlar, çıkışlar yaparlar. Gerekli hallerde faaliyet gösterdikleri bölgelerde bağlı oldukları ya da kendilerini kontrol eden ülkenin istekleri doğrultusunda ortalığı karıştırırlar. “Non governmental” gibi görününler ama “Tam governmental”dırlar. Bir diğer işlevleri daha vardır. Ülkelerindeki iti kopuğu istihdam ederler. Memleketin başına dert olması muhtemel ne kadar ipsiz sapsız adam varsa bunları NGO’larla yurt dışına sevk ederler. Bunlar sözde insanlığa, dünyaya faydalı iş yapmak için boktan yerlerde gezerler. Hiçbir halt yapmazlar. Maaş alır takılırlar. Ettikleri hizmet sıfıra yakın değerdedir. Zaten bu uluslararası NGO’ların büyük bölümü gırtlağa kadar yolsuzluk içindedir. Sözde insanlık için topladıkları paraların büyük bölümü yöneticilerin cebine gider, abuk sabuk işlere harcanır. Bu NGO’ların gelirlerinin sadece 10’a yakını gerçek açıklanan amaç için kullanılır. Gerisi israf ve yolsuzluktur. Bir örnek vermek gerekirse, Türkiye’nin NGO’larından İHH’nın Afrika’da 1000 dolar maliyetle açtığı bir su kuyusunu, ABD ve Avrupa kökenli bir NGO 100.000 dolara açar. Bu girizgahı yapmamın nedeni ise aşağıda bahsedeceğim Visions of Humanity adlı rezalet.

Bak şu rezil haritaya

Bu sözde örgüt, Institute for Economics and Peace adında bir başka sözde örgütün altında çalışan bir rezillik. Yüce bir amaçları var. Dünyada ekonomik adalet ve barışa katkı sağlamak. Yerseniz. Bunlar her yıl “Global Barış Endeksi” diye bir şey yayınlıyorlar. 163 ülkeyi değerlendirmeye alıyorlar ve bu ülkelerdeki huzuru ve barışı notluyorlar. Yayınladıkları haritada kırmızı olan bölgeler barışın ve huzurun en az olduğu, yeşil olan bölgeler ise en çok olduğu yerler. Ve bakın Türkiye’ye. Yüksek ses yuh deyin. Bu aşağılık örgüte göre, Türkiye barış ve huzur açısından “Afganistan, Irak, Suriye, Libya, her iki Sudan, Kongo, Nijerya, Yemen ile aynı durumda. İşin garibi, IŞİD’in Türkiye’de bombalar patlattığı, havaalanlarında, gece kulüplerinde insanları katlettiği dönemlerde Türkiye’nin durumu daha iyi gözüküyor. Yayınladıkları rapora ve haritaya baktığınız zaman bu haritanın niçin ve hangi amaçla hazırlanmış olduğunu, neye hizmet etmek üzere planlandığını anlamamak mümkün değil. En basit ve en sıradan bakış açısıyla bu haritanın ve bu çalışmanın Türkiye’nin turizmini baltalamak için oluşturulduğunu söyleyebilirsiniz. Ama asıl niyetin bunun çok ötesinde olduğu bana göre aşikar. Elbette Institute for Economics and Peace’e kızacağız. Fakat Türkiye’yi bunların eline oyuncak olarak düşüren politikaları üretenlere daha çok kızmamız gerekiyor herhalde. ***

Hadi yasayı düşünelim birlikte

Birkaç gündür okurlar, zannedersem özellikle de genç okurlar soruyor, “Yeni askerlik yasası ile ilgili ne düşünüyorsun, bir şey yazmayacak mısın?” Açıkçası bir şey düşünmüyorum. Çünkü insan Türkiye’de olan biten bazı şeyler hakkında çok düşünürse balatayı sıyırır. Bunlar düşünerek anlaşılacak şeyler değil. Mesela bu yasa özelinde diyelim ki düşünmeye başladık. Gelin beraber düşünelim. Üç ay önce ne diyordu Devlet büyüklerimiz “Türkiye’nin bir beka sorunu var”. Hâlâ ne diyorlar; “Türkiye’ye karşı düşmanca tutum alanlar var”. Üç ay önce beka sorunu olan bir ülkede üç ay sonra “Parayı ver askere gitme” yasası çıkıyorsa hadi düşünün bakalım. Beraber düşünelim ya da. Ulaşacağınız tek sonuç şu olabilir: “Bu ülkede parası olmayanların beka sorunu var”. Ya da “Bu ülkenin bekası parasızların sorunu”. ***

Çiftçiye sıfır yakıt sıfır atık traktör

Hadi gününüzü çok bozmayayım, güzel şeylerden de bahsedelim. Yıllar önce bu köşede Önder Yol adında bir Türk mühendisin yaptığı bir elektrikli otomobilden bahsetmiştim. Çok yıllar önce. O sıralarda Tesla da henüz emekleme aşamasındaydı ve Önder Yol’un ürettiği prototipler daha doğrusu elektrikli otomobil alt yapıları Tesla’dan ve dünyadaki benzerlerinden daha uzun menzilli ve daha güvenilirdi. Yol’a ülkede destek olan çıkmadı. O da Çinlilerle ortak işler yaptı ama hak ettiği noktaya kendi ülkesinde gelemedi. Oysa kazanacak olan o değil ülke olacaktı. Yine de mesela şu anda Yeni Atatürk Havalimanı’nda yer hizmeti veren ve uçaklara yakıt aktaran araçlar, Önder Yol’un teknolojisi ile üretilmiş elektrikli araçlar. Önder Yol şimdi de bambaşka bir proje ile karşımızda. Bu kez otomobil değil elektrikli traktör üretti. Ağırlık ve menzil sorunu da olmayan traktörde elektrikli tahrik sistemleri çok daha verimli ve işlevsel olabiliyor. Yol’un ürettikleri dünyadaki ilk elektrikli traktörler. Çiftçinin mazot masrafını, hemen hemen sıfıra değil tam olarak sıfıra indiriyor. Bakım masraflarını sıfıra yaklaştırıyor. “Yakıt masrafı nasıl sıfır olur” diyorsunuz. Şöyle, köye küçük bir rüzgar veya güneş santrali kuruyorsunuz. Bunun ürettiği enerjiyi Yol’un TSK için zaten üretmekte olduğu 1 mwh’lik batarya konteynerinde depoluyorsunuz. Ve 15 dakika içinde köydeki bütün traktörleri bedavaya şarj edebiliyorsunuz. Beleş mi? Beleş. Bunu yapmasanız bile 1500 TL’lik mazotla yapacağınız işi 7 ila 12 TL’lik elektrik ile yapabiliyorsunuz. Dahası elektrik motorunda çok düşük süratlerde yüksek torkla iş yapabildiğiniz için traktör için ideal bir güç sağlıyor. 45 dakikalık şarj ile 55 kwh’lik bataryalar doldurulabiliyor ve bununla 4 saat pulluk çekilebiliyor. Diğer işler için ise 8 saatlik enerji var. Yüksek tork nedeniyle dizel traktörlerin 8 saatte sürebildiği bir tarlayı 3 saatte sürebiliyor. Yol’un şimdiki amacı hidrolik sistemleri de elektriğe çevirip, bakım ve tamir masraflarını iyice aşağı çekmek. Traktör şu anda modüler olarak üretilmek üzere tasarlanıyor. Yani çiftçi istediği güç, istediği pil kapasitesi, istediği büyüklükte traktör alıp, çok hızlı bir biçimde monte ettirebilecek. Değişik talebe göre traktörünü değiştirmeden geliştirebilecek. Organik tarım modasında sıfır atıklı bir üretim aracının yayacağı hava da cabası. Yerli otomobilden hâlâ haber yok ama bu işe kelleyi koyanlardan böyle güzel haberler geliyor. NOT: Yarın gidip bu traktörü deneyeceğim. Tekirdağ’daki deneme alanına da Önder Yol’un yaptığı elektrikli otomobille gitmeyi planlıyorum. Gidiş geliş yaklaşık 400 km. Tek şarjla. Bakalım. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Olacak duaya amin dediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026