İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Dürüstlüğe güven

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 3, 2019

Dürüstlüğe güven

Ali Babacan’ın kurmakta olduğu iddia edilen parti ile ilgili taze bilgileri Nagehan Alçı’nın köşesinden öğrenmeye çalıştık. Mesela partinin bir “Nomenklatura”sı varmış. Okuyunca şaşırdım. Alçı bu “tanımı” bilerek mi kullandı yoksa aile dostları Ertuğrul Özkök’ten mi duydu diye. Çünkü “Nomenklatura” Özkök’ün çok sevdiği bir terimdir, sık sık kullanır. Alçı’da görünce şaşırdım. “Galiba komünist parti kuruyor Ali Babacan” diye düşündüm. Çünkü bu kelime Sovyet rejiminden kalmadır. Sovyet bürokrasinin kilit elitini tanımlamak için kullanılırdı vaktiyle. Partide üst düzeydeki bürokrat kadroya, bir anlamda “Derin Sovyet”e “Nomenklatura” denirdi. Ali Babacan’ın partisinin de bir “Derin Devlet”i olacak anlaşılan. Yine Alçı’dan öğrendiğimiz kadarıyla Babacan’ın partisinde Babacan “Primus interpares” olacakmış. Her ne kadar Latincede inter ile pares ayrı yazılsa da, yani cümlenin doğrusu “primus inter pares” olsa da, Alçı şunu demek istiyor: “Eşitler arasında Babacan birinci olacak” Ve tüm bunlar “Deep background”muş. Yani derin arka plan. Ve en önemlisi de Babacan ve arkadaşları yani “Nomenklatura” resmen konuşmuyorlarmış. Fakat “Dürüstlüğüne güvendikleri gazetecilere bilgi veriyorlarmış”. İşte burası çok ilgimi çekti. Ben de şöyle diyorum onlara: “Bana dürüstlüğüne güvendiğin gazeteciyi söyle, ben de sana kim olduğunu söyleyeyim.” ***

Plakayı iptal edin bakalım oluyor mu!

İstanbul’da taksi sürücülerine yönelik “Son durak operasyonu” yapılmış. Birkaç taksici gözaltına alınmış. Ben gerçek taksi sürücülerinin bundan şikayetçi olduklarını hiç düşünmüyorum. Çünkü İstanbul’daki bir tür taksiciden, herkesten çok gerçek taksici esnafı rahatsız, çünkü onların adını lekeliyorlar. İstanbul’da son yıllarda felaket bir taksi sürücüsü tipi peydahlandı. Taksi sürücüsünden çok eşkıyaya benziyorlar. Bunlar genelde Sultanahmet, Laleli, Taksim ve Mecidiyeköy Cevahir Alışveriş merkezi civarında kümelenmişler. Bunu herkes biliyor, bir sır değil. Turistleri dolandırmaya, kazıklamaya yönelik bir örgüt aslında bunlar. Türk yolcu almıyorlar bile. Zorlarsanız da başınıza bela alırsınız. Zaten tiplerine bakınca zorlamaya da cesaret ister. İstediğiniz kadar operasyon yapın bunlarla baş edemezsiniz, benden söylemesi. Biri gider biri gelir. Burada yapılması gereken şu. Bu tip sürücülere aracını veren ya da plakasını kiralayanlarla mücadele etmek lazım. Bir taksi böyle bir sürücü ile yakalandığında 10 bin TL ceza verecek. Bir daha tekrarında ceza 100 bin TL olacak. Üçüncü tekrarda ise plaka iptal edilecek. Bakın bakalım o zaman bu eşkıya gibi sürücülere kim taksisini teslim eder. ***

“Post truth çağının bullshit lideri”

Post-truth yeni bir kelime aslında. Oxford Dictionary’nin 2016 yılında “Yılın kelimesi” seçerek sözlüğe dahil ettiği bir kelime. Hayatımıza girişi 1992 yılı olmakla birlikte, son 15 yıl içinde siyasette ortaya çıkan gelişmelerle anlam kazanan bir tanım. “Doğruların, gerçeklerin ve olguların değerini ve önemini yitirdiğ bir dönemi” tanımlamak için kullanılıyor. ABD’de ise Trump’la özdeşleştiriliyor. Önceki gün The Atlantic’te David Graham imzalı harika bir makale okudum. Trump’ı anlatan bir makale. Trump’ın bazı konuşmalarında konuya girişini ve bazı sorulara verdiği yanıtları ele almış Graham. Ve ABD Başkanı’nın hakkında hiçbir şey bilmediği, muhtemelen daha önce duymadığı, ne olduğu konusunda en ufak bir fikre bile sahip olmadığı konularla ilgili konuşmaların, yanıtlarını aktarmış. Ve buna “Bullshitting” demiş. “Zırvalamanın” biraz daha ağırı sanki. Bu gerçeklik sonrası popülist politikacıların ortak özelliği aslında. Bu tipler için gerçeğin ya da yalanın, doğrunun ya da yanlışın hiçbir önemi yok. Onlar için önemli olan, ele aldıkları bu konuda ne bilip bilmedikleri değil bunu kendi menfaatine nasıl çevirebileceği ve hakkında hiçbir şey bilmediği konuları laf ebeliği ile geçiştirme yaratıcılığı. Çünkü bu tip liderler ya da politikacılar biliyor ki, hitap ettiği kitle açısından da gerçeğin bir önemi yok ve o kitle de zaten bu konu ile ilgili hiçbir fikir ya da bilgiye sahip değil. Kendisi ne söylerse gerçek olacak, bilinçsiz kitlesi onun söylediğini gerçeğin yerine koyacak. Bu toplumlar için tehlike mi? Tartışılır. Bu dünya için tehlike mi? Kesin! ***

Trafiği kilitleyen hatalı kurallar

İstanbul’da bazı yollar, bazı kavşaklar, bazı mecburi yönler ya da girilmez yollar var ki, bunlara küçük bir dokunuşla trafiğin akışını çok rahatlatmak mümkün. Ama ne yazık ki, bu gibi kararları çakarlı otomobillerle gezip, trafiği asla tanımayanlar aldığı için sorunlar çözülmüyor. Geçen gün böyle bir yolda görev yapan trafik polisi arkadaşlarla sohbet ediyorduk. “Memur Bey, bu yolun hatalı olduğunu ve tam tersi bir uygulama gerektiğini görmüyor musunuz?” diye sordum. “Evet abi tamamen yanlış bir iş ama ne yazık ki, bu tabela buraya konmuş” dedi. “Peki siz bunun yanlışlığını bildirseniz de düzeltseler” dedim. Güldü. “Abi en az 10 kere yazdık, söyledik, anlattık. Bizi dinleyen mi var zannediyorsunuz” dedi. Yoldaki polisi dinlemezsen, yolu kullanan vatandaşı dinlemezsen... Yolu çakarlı ile gezenler belirlerse olacağı budur. ***

Karpuz kabuğu

Devlet Bahçeli yine sert konuştu, esti, yağdı, gürledi. En büyük öfkesi “erken seçim” diyenlere ve “rejimi tartışmaya açmak isteyenlere” yönelikti. Rejim dediğim başkanlık rejimi. “Bu iş bitmiştir, bu tartışılmaz, tartışan haindir”e getirdi lafı. Ancak rejimi tartışmak, tekrar parlamenter sisteme dönmek fikrini yani bir anlamda karpuz kabuğunu akla sokan Bahçeli’nin kendisi oldu. Geçen 13 Ekim’de yaptığı konuşmada “İttifakımız 3 büyük ili kaybederse, rejim tartışması başlar. Bu illeri kaybetmemeliyiz” diyen kendisiydi. ***

Tanımıyorum, ne yapayım!

CHP’li bir milletvekili, Ahmet Kaya, Meclis kürsüsünden beni hedef yapıyor. Ne yapmışım? Bu sezona adını veren Cemil Usta’yı tanımadığım için Trabzonspor’a karşı terbiyesizlik yapmışım. Anlamadım. Tanımamak ayıp mı? Terbiyesizlik bunun neresinde! “Cahil” dese, “Bilgisiz” dese, “Nasıl tanımazsın” dese amenna. Ama terbiyesizlik nerede anlamadım doğrusu. Beni hedef tahtasına koymak neyin nesi! Kemal Kılıçdaroğlu hedef gösterilip yumruklandığında, bir CHP’li olarak ne hissetti Ahmet Kaya? Dayanamadım. Kendisini aradım. “Fatih Bey, sizin tanımadığınız için çok samimi bir şey söylediğinizi dinlerken gördüm ama taraftarlar çok kızmış” dedi. Arkadaşlar bu kızgınlık neye? Trabzon’u işsiz, aşsız, keyifsiz bırakana kızmıyorsunuz da “Cemil Usta’yı tanımadığını” samimi bir şekilde anlatan bana mı kızıyorsunuz? Yapmayın. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Üç beş seçmene yaranmak için insanlar hedef gösterilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026