İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Çok şaşırmış numarası yapmaya gerek yok

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2019

Çok şaşırmış numarası yapmaya gerek yok

Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya görevden alınmış. Kıyamet kopuyor. “Nasıl olur böyle bir şey, bu kurum özer değil mi, Merkez Bankası bağımsız değil mi, Başkan’ın daha 10 ay süresi vardı!” Acaba söyleyenler söylediklerine kendileri inanıyor mu? Mesela İbrahim Turan kardeşim. En sert tepkiyi gösterenlerden biri olmuş. İlginçtir, yeni Başkan Uysal da, eski İMKB Başkanı ve daha sonra AK Parti milletvekili İbrahim Turan da Galatasaray Liselidir. Turan, Uysal’dan üç dönem büyüktür. Keza CHP’den de Faik Öztrak durumu kabul edilemez bulmuş. Tepkilere gülüyorum. Sanki ortada muhteşem bir Merkez Bankası Başkanı vardı ve kurumu siyasetten uzak tutuyordu da o gitti, banka yandı. Yahu bu ülkede son Merkez Bankası Başkanı gibi Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’dı. Sonrası hikaye. Çünkü eskiden Merkez Bankası gibi kurumlar “Dişi” kurumlardı. Bu kurumda aşağıdan başlar, yoğrula yoğrula yükselirken, kurumun DNA’sını alırdınız. Sonunda hangi siyasetten olursanız olun, Merkez Bankalı olurdunuz. Bunun son örneği Durmuş Yılmaz oldu. Sonrasında AK Parti bu kurumun dişi olma, yani içinde olgunlaştırıp, DNA’sını etkileme özelliğini kaybettirdi. Bir anlamda kurumu kısırlaştırdı. Tek DNA olabilirdi. AK Parti DNA’sı. Aksi takdirde yaşam şansı yoktu. Düşük kaçınılmaz hale geliyordu. Hatta AK Parti DNA’sına sahip olsanız bile eğer zaman içinde DNA kodunuzda bir bozulma, bir uyumsuzluk görüldüğü anda ya düşük yapıyordu bünye. Ya da cami avlusuna bırakılıyordunuz. Bu nedenle çok kızmaya, çok şaşırmış numarası yapmaya gerek yok. Hele hele kimse “Türkiye’nin uluslararası finans piyasalarındaki saygınlığı zedelendi” diye name yapmasın. Mesela ben hiç Ferrari’min boyasını çizmiyorum. Çünkü Ferrarim yok. ***

Nasıl biri bu Murat Uysal?

Merkez Bankası’nın yeni Başkanı Murat Uysal’ın kim olduğu ile ilgili her yerde bir şeyler okumuşsunuzdur. Şurada okudu, burada çalıştı falan diye. Ben size biraz farklı bir şey yapayım. Biraz inside information dedikleri türden, içerden bilgi vereyim. İçerden derken, yakın çevresinden, mektep arkadaşlarından öğrendiklerim. Murat Uysal ile en küçük bir fikri ya da siyasi yakınlığı olmayan okul arkadaşlarının söyledikleri. Mesele yıllar önce Uysal’ın Halk Bank’ta çalıştığı sıralarda bir arkadaşı şöyle demiş: “Bizim Murat çok başarılı ama Fethullahçılara yanaşmadığı için çocuğu eziyorlar.” Yine o dönemlerde bir okul arkadaşı sormuş, “Arkadaşlar Halk Bank’ta tanıdığı olan var mı?” diye, bir başka arkadaşı yanıtlamış: “Halk Bank’ta Murat var ama babasına bile kıyak yapmaz. Eğer yamuk bir iş içinse hiç arama, bir de küfür yersin” Bir başka sınıf arkadaşı ise, “Çok iyi bir insandır. 10 numara namuslu bir adamdır” diyor Murat Uysal için. Birbirlerini çamurlamaya çok meraklı Galatasaraylıların, Uysal için söyledikleri bunlar. Buradan anladığımız, FETÖ’cü değil. Onu bunu kayıracak bir tip değil. Namuslu bir insan. Ne diyelim. Durumu bu ise işi zor. Ha bir de unutmadan şunu ekleyeyim. Murat Uysal’ın babası, Dolmabahçe Camii’nin eski imamı. ***

Spor yapıyorsanız, erken öleceksiniz!

Bizim eski okurlar bilir, ben spor olayına karşıyım. Spor olayına karşıyım derken, bizim gibi normal, sıradan, sporcu olmayan insanların sabahtan akşama deliler gibi spor yapmasına, sabahın köründe fitness salonlarına koşmasına, deli gibi ağırlıklar kaldırıp, deli gibi hoplayıp zıplamasına, her tarafını abuk sabuk kas yığınına çevirmesine karşıyım. Eğer hayatınızı bundan kazanmıyorsanız yani profesyonel sporcu değilseniz bunu yapmanızın size hiçbir faydası yok ve tam aksine çok büyük zararları var. Benim tezim şu: İnsanlar böyle şeyler yapmak için yaratılmamışlardır ya da evrimleşmemişlerdir. Hangisi hoşunuza giderse onu söyleyin. Zaten ayakta durarak kendimize yeterince eziyet eden bir tür olarak, bir de üstüne ağırlık kaldırmak anlamsız bir iştir. İnsan forklift değildir. İnsanın kaldıracağı ağırlık üç kilodur, beş kilodur. Pazar filesi, alışveriş poşeti, hadi bilemedin su bidonu. Ki su bidonunu da 50 kere indirip kaldırırsanız size deli derler. İnsan yürür koşmaz. Arada gerekli hallerde bir şeyden kaçarken ya da kovalarken biraz koşulabilir ama sürekli sabah akşam koşmak fıtrata da aykırıdır, bedenin şekline de. Makul ağırlıkları kaldırmak makul sürelerde koşmak için yapılmış eklemlerimiz ve tendonlarımız gereksiz ağırlık ve kilolarla defalarca gereksiz yere hareket ettirilirse sakatlanır. Şöyle düşünün. Bir otomobilin kapısı otomobilin yaşam süresi boyunca günde 50 kere açılıp kapanmak üzere yapılır. Bunu da 5 yıl süreyle yapması öngörülür. Siz bu kapının üzerine iki çocuk oturtur, ha babam de babam günde 500 kere açıp kapatır ve bunu bir de sertçe yaparsanız kapı kısa sürede bozulur. Sizin eklemleriniz de böyledir işte. Yürümekte, 3 beş kilo ağırlık taşımakta, yüzmekte hiçbir beis yoktur hatta iyidir ama fazlası zararlıdır. Bakın uzun yaşayan sporcu göremezsiniz. Önemli olan sürekli ama düşük tempolu harekettir. Kasları canlı tutacaksınız ama zorlamayacaksınız. Kalbinizi çalıştıracaksınız ama yormayacaksınız. Aksi takdirde kaslar yırtılır, tendonlar kopar, eklemler yıpranır. Kalp kalınlaşır, aort genişler. Yıllar önce bunları yazdım, televizyonlarda doktorlarla tartıştım. Ama deneysel ve gözlemseldi tezlerim. Hekimlere göre bilimsel değildi. Ama şimdi bana çok bilimsel bir destek geldi. Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Erkut Tutkun yaptıkları bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı ve şöyle dedi: “Düzenli spor yapanlar uzun yaşamıyor. Fiziksel aktivite dünyanın en güzel şeyidir. Haftada 4-5 kez ağır eforlu, antrenmanlı sporlar yapıyorsanız bilin ki kısa zamanda öleceksiniz” Erkut Tutkun’un sözlerini Habertürk’te bulup okuyabilirsiniz. Bu arada ben de haklı çıkmanın haklı gururunu yaşamak üzere spordan uzak duracağım bir tatile çıkıyorum. Doç. Dr. Erkut Tutkun: Spor yapan erken ölür ***

En çok Ankara’ya lazım

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait depolarda birkaç jet ski de bulunmuş. Ahalimiz de buna pek şaşırmış ve “Ankara’da deniz yok bu jet skiler niye Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde?” diye soruyor. Ben hayatımda daha anlamsız bir soru görmedim. Bu soruyu soran arkadaşlar Ankara’da biraz yağmur yağdığı zaman neler olduğunu ya görmemişler ya hatırlamıyorlar. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin olmazsa olmaz kurtarma aracıdır jet ski. 25 yılda yaptıklarının sonuçlarını, jetiyle kurtarıyorlar ancak. Melih Gökçek'ten "Jet ski" açıklaması ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Keyfimize göre spor hocası bulduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026