İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tatildeyim

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 15, 2019

Tatildeyim

Pazartesi günü yazı günüm değil. Dahası gazetedeki tek izin günüm. Üstelik de tatildeyim. Hazır 15 Temmuz özel programları nedeniyle Teke Tek Bilim ve Spor Saati programları bu hafta yayınlanmayacağı için eşimle beraber, Ege kıyılarına tüymüşüm. Sevgili ağabeyim Fikret Kızılok gibi anlatmak gerekirse “Uzanmışım kumsala, güneş damlar içime, yaşıyorum aheste, şimdi çok uzaklarda nafile telaşlarım, hayattan çalıyorum, umudum yarınlarda, tatildeyim” durumu anlayacağınız. Öyle ki, telefonum bile tatile girmiş sanki. Çalmıyor günlerdir. Derken zııııırrrrrr.... Kötü haberdir olsa olsa diye alıyorum elime. Bakıyorum ekranda sicil amirim, Umum Neşriyat Müdürüm Yavuz Barlas yazıyor. “Tamam” diyorum, “Bu sefer kovuldum. Onu söylemek için arıyor”. Çünkü bu yayın yönetmeni denilen insan cinsi hayırlı bir iş için aramaz. Yani arayıp “Abi, çok iyi yazdığın için iki maaş prim yazdım” ya da “Yahu uzun süredir sana zam yapmamışız. Biraz zam yapalım diye düşündük” diye arayanı görülmemiştir. Arıyorsa bilin ki, ya yazıda bir sorun vardır ya gereksiz bir yazıdır ya da en iyi ihtimalle katılmamız gereken bir toplantı vardır. Ki o da toplu halde fırça yiyeceğiz demektir. Bir ihtimal daha vardır elbet. Kovulduğunuzu bildirmek için ararlar. İyi umum neşriyat müdürleri yüz yüze konuşup kovarlar. Biraz çekingen ve hisli olanları telefonla işe son verirler. Haza öküz olanları ise kovulduğunuzu insan kaynakları vasıtasıyla bildirirler. O yüzden “Yok” diye düşündüm, “Yavuz iyi adamdır. En azından yüzüme söyler kovulduğumu” ve açtım telefonu. Siz Umum Neşriyat Müdürümüz Yavuz Bey’i tanımazsınız. Çok ilginç karakterdir. Aynı anda hem mutlu hem gergin hem sinirli hem sıkkın hem de neşeli olabilen benim tanıdığım tek insandır. Umum Neşriyat Müdürü olmadan evvel süper gazeteciydi. Şimdi ise bildiğin diktatör. Az Hitler, az Çavuşesku, bir katre Mussolini... Yok yok merak etmeyin benzetmeyi burada kesiyorum. Bunları niye anlatıyorum? Çünkü telefonu açınca karşıdan gelecek sesten duygusal olarak hiçbir şey anlaşılmayacağını bilin diye. “Naber Abi” “İyi Yavuz’cum” “Tatildesin” “Evet Yavuzcum” “İyi, iyi” “İyi” “Çok iyi abi” “Çok çok iyi Yavuzcum” “İyi abi o zaman...” “Yavuzcum ne söyleyecektin” “Senin bugün yazı günün değil onu söyleyecektim” “Evet değil” “Ama istersen 15 Temmuz ile ilgili bir şeyler yazabilirsin” “Yazabilirim” “İyi Abi... “ “İyi Yavuzcum” “Çok çok iyi abi” Telefon kapandı. Bu “Yavuzca” isimli yeni yeni öğrendiğim lisanda “Abi, bugün 15 Temmuz. Sen bu konuda bir şeyler yaz. Yazmazsan mutsuz olurum. Mutsuz olursam mutsuz ederim” demek, o kadarını söktüm. Ve geçtim daktilonun başına. Aşağıda okuyacağınız yazı, emir komuta zinciri içinde hiyerarşik sistem dahilinde, izin günümde göreve çağrılarak yazılmış bir yazıdır. ***

Şehitler lafla anılmaz

Bugün dünyanın en alçakça ama en az onun kadar da ahmakça yapılmış darbe girişiminin yıldönümü. Alçakça idi çünkü kendi milletinin, kendi meclisinin üzerine ateş açan gözü dönmüşlerin eseriydi. Ahmakça idi çünkü ağlak ve hain bir sözde din adamının hezeyanlarına kapılıp, onu önder belleyecek kadar akılsız ve zavallı ve ezik bir güruhun girişimiydi. Darbeyi kötülemek, darbecileri kötülemek görevini başkalarına bırakayım. Benden çok daha sert, çok daha hakaret dolu sözlerle bunu cömertçe yapacak pek çok arkadaş var piyasada. Gerçi bunların çok önemli bir bölümü yakın zamana kadar aynı ağlak ve hain hocayı övme konusunda da şimdiki hakaretleri kadar cömerttiler ama olsun. Nasılsa o durum milattan önceye denk geliyor. Bizim gibiler büyük dedemizin yaptıklarından bile sorumlu tutuluruz ama onlar dün yaptıklarından bile sorumlu tutulmazlar. Bugün herkesin minnet ve saygı ile andığı insanlar ise darbe girişimine karşı sokakta vuruşan ve hayatlarını kaybeden yurttaşlarımız. Onlar gerçekten saygıdeğer, sevgideğer onurlu insanlardı. Ve şimdi onları güzel sözlerle anıyor herkes. Bakın ben size bir şey söyleyeyim. Peşin peşin. Hayatını veren, sevdiklerini bırakıp giden o insanları anmak ve onurlandırmak lafla olmaz. Eylemle olur, işle olur. Ne dendi bu FETÖ cemaati için? Üstü ihanet, ortası ticaret, altı ibadet! Yani bu örgütün lider kadrosu ülke yönetimini etkilemek, ele geçirmek istiyordu. Ortada bir ticaret kadrosu vardı. Bunlar hem cemaat denilen bu yapının ortamından faydalanarak zenginleşiyor, çıkar sağlıyor, bir yandan da elde ettikleri paranın bir bölümü ile cemaatin üstteki siyasi kadrolarını ve karanlık işlerini fonluyorlardı. Altta ise tüm bunlardan habersiz cemaati gerçekten dini bir organizasyon zanneden akılsız bir inanmış kitle vardı. Darbeden sonra ne oldu peki? En tepedeki siyasetle uğraşan lider kadro kaçıp gitti. Yakalananları ise serbest bırakıldı ve onlar da kaçtı. Cemaati fonlayan, destekleyen orta bölümdeki ticaret erbabından ise bir ikisi “Göstermelik” olarak içeri atıldı. Diğerleri ise iddia olunur ki, bedeli mukabilinde serbest bırakıldı, aklandı, paklandı, temize çıkarıldı. En alttaki dünyadan habersiz kitle, yani meseleyi “ibadet” zanneden salaklar ise işinden gücünden oldu, içeri atıldı, gücünden oldu, eşinden, çoluğundan çocuğundan edildi. Peki sorarım size o gece şehit olan yüzlerce insan bunun için mi şehit oldu? Bank Asya’ya para yatıranlar içeri atılırken, o bankayı yönetenler bürokrasi içinde yükselsin diye mi! Cemaatin futbolcuları ve futbol adamları futbol piyasasında daha da egemen daha güçlü olsunlar diye mi? Cemaatin işadamları ticarette daha güçlü olup, başka yerleri fonlamaya devam etsinler diye mi? Mücadelede yol alınmış olsa bile siz o şehitlere gerçekten değer veriyorsanız, şehadetlerini kalben hissediyorsanız, darbenin hesabını FETÖ’nün “İbadet” bölümünden değil “Ticaret” ve “İhanet” bölümünden sorardınız. Ticaret bölümü daha da zengin, ihanet bölümü danışman olurken ibadet bölümü hesap veriyorsa eğer... Tanklar ileri giderken de, geri giderken de garibanları ezmiş demektir. Her zaman olduğu gibi... ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Aynı problemi aynı metotla çözüp farklı sonuç bekleyenlerin problem çözebileceklerine inanmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026