İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tatildeyim

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 15, 2019

Tatildeyim

Pazartesi günü yazı günüm değil. Dahası gazetedeki tek izin günüm. Üstelik de tatildeyim. Hazır 15 Temmuz özel programları nedeniyle Teke Tek Bilim ve Spor Saati programları bu hafta yayınlanmayacağı için eşimle beraber, Ege kıyılarına tüymüşüm. Sevgili ağabeyim Fikret Kızılok gibi anlatmak gerekirse “Uzanmışım kumsala, güneş damlar içime, yaşıyorum aheste, şimdi çok uzaklarda nafile telaşlarım, hayattan çalıyorum, umudum yarınlarda, tatildeyim” durumu anlayacağınız. Öyle ki, telefonum bile tatile girmiş sanki. Çalmıyor günlerdir. Derken zııııırrrrrr.... Kötü haberdir olsa olsa diye alıyorum elime. Bakıyorum ekranda sicil amirim, Umum Neşriyat Müdürüm Yavuz Barlas yazıyor. “Tamam” diyorum, “Bu sefer kovuldum. Onu söylemek için arıyor”. Çünkü bu yayın yönetmeni denilen insan cinsi hayırlı bir iş için aramaz. Yani arayıp “Abi, çok iyi yazdığın için iki maaş prim yazdım” ya da “Yahu uzun süredir sana zam yapmamışız. Biraz zam yapalım diye düşündük” diye arayanı görülmemiştir. Arıyorsa bilin ki, ya yazıda bir sorun vardır ya gereksiz bir yazıdır ya da en iyi ihtimalle katılmamız gereken bir toplantı vardır. Ki o da toplu halde fırça yiyeceğiz demektir. Bir ihtimal daha vardır elbet. Kovulduğunuzu bildirmek için ararlar. İyi umum neşriyat müdürleri yüz yüze konuşup kovarlar. Biraz çekingen ve hisli olanları telefonla işe son verirler. Haza öküz olanları ise kovulduğunuzu insan kaynakları vasıtasıyla bildirirler. O yüzden “Yok” diye düşündüm, “Yavuz iyi adamdır. En azından yüzüme söyler kovulduğumu” ve açtım telefonu. Siz Umum Neşriyat Müdürümüz Yavuz Bey’i tanımazsınız. Çok ilginç karakterdir. Aynı anda hem mutlu hem gergin hem sinirli hem sıkkın hem de neşeli olabilen benim tanıdığım tek insandır. Umum Neşriyat Müdürü olmadan evvel süper gazeteciydi. Şimdi ise bildiğin diktatör. Az Hitler, az Çavuşesku, bir katre Mussolini... Yok yok merak etmeyin benzetmeyi burada kesiyorum. Bunları niye anlatıyorum? Çünkü telefonu açınca karşıdan gelecek sesten duygusal olarak hiçbir şey anlaşılmayacağını bilin diye. “Naber Abi” “İyi Yavuz’cum” “Tatildesin” “Evet Yavuzcum” “İyi, iyi” “İyi” “Çok iyi abi” “Çok çok iyi Yavuzcum” “İyi abi o zaman...” “Yavuzcum ne söyleyecektin” “Senin bugün yazı günün değil onu söyleyecektim” “Evet değil” “Ama istersen 15 Temmuz ile ilgili bir şeyler yazabilirsin” “Yazabilirim” “İyi Abi... “ “İyi Yavuzcum” “Çok çok iyi abi” Telefon kapandı. Bu “Yavuzca” isimli yeni yeni öğrendiğim lisanda “Abi, bugün 15 Temmuz. Sen bu konuda bir şeyler yaz. Yazmazsan mutsuz olurum. Mutsuz olursam mutsuz ederim” demek, o kadarını söktüm. Ve geçtim daktilonun başına. Aşağıda okuyacağınız yazı, emir komuta zinciri içinde hiyerarşik sistem dahilinde, izin günümde göreve çağrılarak yazılmış bir yazıdır. ***

Şehitler lafla anılmaz

Bugün dünyanın en alçakça ama en az onun kadar da ahmakça yapılmış darbe girişiminin yıldönümü. Alçakça idi çünkü kendi milletinin, kendi meclisinin üzerine ateş açan gözü dönmüşlerin eseriydi. Ahmakça idi çünkü ağlak ve hain bir sözde din adamının hezeyanlarına kapılıp, onu önder belleyecek kadar akılsız ve zavallı ve ezik bir güruhun girişimiydi. Darbeyi kötülemek, darbecileri kötülemek görevini başkalarına bırakayım. Benden çok daha sert, çok daha hakaret dolu sözlerle bunu cömertçe yapacak pek çok arkadaş var piyasada. Gerçi bunların çok önemli bir bölümü yakın zamana kadar aynı ağlak ve hain hocayı övme konusunda da şimdiki hakaretleri kadar cömerttiler ama olsun. Nasılsa o durum milattan önceye denk geliyor. Bizim gibiler büyük dedemizin yaptıklarından bile sorumlu tutuluruz ama onlar dün yaptıklarından bile sorumlu tutulmazlar. Bugün herkesin minnet ve saygı ile andığı insanlar ise darbe girişimine karşı sokakta vuruşan ve hayatlarını kaybeden yurttaşlarımız. Onlar gerçekten saygıdeğer, sevgideğer onurlu insanlardı. Ve şimdi onları güzel sözlerle anıyor herkes. Bakın ben size bir şey söyleyeyim. Peşin peşin. Hayatını veren, sevdiklerini bırakıp giden o insanları anmak ve onurlandırmak lafla olmaz. Eylemle olur, işle olur. Ne dendi bu FETÖ cemaati için? Üstü ihanet, ortası ticaret, altı ibadet! Yani bu örgütün lider kadrosu ülke yönetimini etkilemek, ele geçirmek istiyordu. Ortada bir ticaret kadrosu vardı. Bunlar hem cemaat denilen bu yapının ortamından faydalanarak zenginleşiyor, çıkar sağlıyor, bir yandan da elde ettikleri paranın bir bölümü ile cemaatin üstteki siyasi kadrolarını ve karanlık işlerini fonluyorlardı. Altta ise tüm bunlardan habersiz cemaati gerçekten dini bir organizasyon zanneden akılsız bir inanmış kitle vardı. Darbeden sonra ne oldu peki? En tepedeki siyasetle uğraşan lider kadro kaçıp gitti. Yakalananları ise serbest bırakıldı ve onlar da kaçtı. Cemaati fonlayan, destekleyen orta bölümdeki ticaret erbabından ise bir ikisi “Göstermelik” olarak içeri atıldı. Diğerleri ise iddia olunur ki, bedeli mukabilinde serbest bırakıldı, aklandı, paklandı, temize çıkarıldı. En alttaki dünyadan habersiz kitle, yani meseleyi “ibadet” zanneden salaklar ise işinden gücünden oldu, içeri atıldı, gücünden oldu, eşinden, çoluğundan çocuğundan edildi. Peki sorarım size o gece şehit olan yüzlerce insan bunun için mi şehit oldu? Bank Asya’ya para yatıranlar içeri atılırken, o bankayı yönetenler bürokrasi içinde yükselsin diye mi! Cemaatin futbolcuları ve futbol adamları futbol piyasasında daha da egemen daha güçlü olsunlar diye mi? Cemaatin işadamları ticarette daha güçlü olup, başka yerleri fonlamaya devam etsinler diye mi? Mücadelede yol alınmış olsa bile siz o şehitlere gerçekten değer veriyorsanız, şehadetlerini kalben hissediyorsanız, darbenin hesabını FETÖ’nün “İbadet” bölümünden değil “Ticaret” ve “İhanet” bölümünden sorardınız. Ticaret bölümü daha da zengin, ihanet bölümü danışman olurken ibadet bölümü hesap veriyorsa eğer... Tanklar ileri giderken de, geri giderken de garibanları ezmiş demektir. Her zaman olduğu gibi... ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Aynı problemi aynı metotla çözüp farklı sonuç bekleyenlerin problem çözebileceklerine inanmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026