İstanbul 7°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bizi sevindiren sözlerin arkasında bilimsel bir şey var mı Ahmet Bey!

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 24, 2019

Bizi sevindiren sözlerin arkasında bilimsel bir şey var mı Ahmet Bey!

Profesör Ahmet Ercan’ın “İstanbul’da 1000 yıl büyük deprem olmayacak” diyen röportajını görünce açıkçası şaşırdım. 1000 yıl olmayacak demek, “Hazırlık mazırlık yapmayın. Deprem olmayacak” ile eşanlamlı bir cümle. Zaten rehavete kapılmaya teşne bir toplumu, iyiden iyiye umursamazlığa itecek bir “bilimsel” görüş. Bu tehlikesizlik hali hoşuma gitti ama yine de bilime inanan biri olarak Ahmet Ercan’ın bu tezini destekleyen bilimsel çalışmalarını görmek için internet üzerinden bir araştırma yaptım. Açıkçası Ercan’ın tezini doğrulayan bir yayın göremedim. “Mutlaka vardır ama ben "bulamamışımdır" diyerek bilimsel destek arayışı ile röportajda “İTÜ Öğretim üyesi” olarak tanıtılan Ercan’ın bu konudaki makalelerini bulup bana göndermesi için aynı üniversitenin Jeoloji bölümü profesörü Celal Şengör’e bir mail yolladım ve şu soruları sordum: - Sayın Ercan’ın üniversitenizdeki şu anki görevi nedir? - İlgili röportajdaki tezlerine gerekçe olan makale ya da sunumları nelerdir? - Bu makaleler hangi saygın dergilerde yayınlanmıştır veya hangi bilimsel kongrelerde sunulmuştur? - Bu konu ile ilgili yayınları var mıdır? Profesör Şengör’den şöyle bir yanıt geldi: “Aziz kardeşim, sorduğun için söylüyorum, Prof. Ahmet Ercan, uzun yıllardır İTÜ öğretim üyesi değildir. Yıllar önce milletvekili adayı olmak için üniversiteden istifa etmiştir. Daha sonra dönüş talebi üniversite tarafından kabul edilmemiştir. İTÜ öğretim üyesi sıfatını hala kullanıyor olması doğru bir tutum değildir. Deprem ve deprem tahmini alanındaki yetkinliği sıfırdır. Eski Türkiye Jeoloji Kurumu’nun bilimsel değil popüler bir yayın olan dergisi Yeryuvarı ve İnsan’da Doğu Anadolu Fayı ve üzerindeki mikro depremler ile ilgili  bir yayını dışında bir yayını yoktur. Türkçe yayınladığı bir kitap vardır ama bilimsel değildir. Söylediklerinin gerçekle alakası olmadığı gibi bilimsel olarak da tam bir zırvadır. Bu röportajın yanlışlığı ile ilgili olarak Uğur Dündar’a yolladığım maili de ekliyorum.” İyi de adının başında profesör ve jeoloji kelimeleri geçen herkesin aklına estiği gibi konuşması hak mıdır? Bununla ilgili benim merak edip sormam dışında, bir etik değer bir yaptırım yok mudur? Sonuç olarak etkilenecek olan bir ülkenin kalbi, o orada yaşayan milyonlarca insanın hayatıdır. Bu bu kadar ucuz mudur? Sayın Ahmet Ercan’dan rica ediyorum. Hepimizi ilgilendiren bu önemli konu ile ilgili bu kadar net konuşmasını sağlayan “bilimsel gerekçeleri” ve bunlarla ilgili yapmış olduğu yayınları paylaşabilir mi? ***

Yazı çizi beste

Dünkü yazım üzerine Zülfü Livaneli bir mesaj yolladı. Paylaşayım dedim: “Sevgili Fatih, Yazını okudum ama benden siyasetçi olmaz. Artık sadece yazı çizi beste. Başka bir şey istemiyorum. Gönlümdeki cumhurbaşkanı ise İmamoğlu.” ***

İzin

İmamoğlu demişken. Ekrem Bey, bir kaç günlüğüne izne çıkmış. Tatile. Muhalifleri de haklı olarak izin kağıdını dolaştırıp kafa buluyorlar. Peşin söyleyeyim, ben öyle deli gibi çalışmaya inanmam. Akıllı ve becerikli yönetici görevleri delege eder, yani her işi erbabına dağıtır, kendisi de kontrol eder. Tatil yapmayan yöneticiden bence yönetici falan olmaz. Ancak yine de daha dün bir bugün iki. Milletin yeri göğü inlettiği “mazbatayı” daha yeni aldın Başkan. Bu izin biraz erken olmadı mı! Yok eğer “15 günde işleri düzene koydum, o yüzden izne rahatça çıktım” diyorsan, bu kabiliyete şapka çıkarırım. ***

Sputnik mi, gazeteciler mi?

Sputnik’in 3 gazetecinin programına son vermesi konusunda hayli tartışma çıktı. Herkes işin bir ucundan çekiştiriyor. Herkes kendi meşrebine göre konuşuyor. Ben bu konudaki fikrimi yazayım. Anladığımız kadarı ile olay şöyle gelişmiş: Yavuz Oğhan, Davutoğlu’nu yayına almak istemiş. Sputnik Radyo yönetimi istememiş. Yavuz Oğhan da bunun üzerine aynı kadro ve aynı görsellik içinde yayını kendi youtube kanalı üzerinden yapmış. Bunun üzerine Sputnik de bu üçlünün programına son vermiş. Bence Sputnik haklı. Bir yayın kuruluşunun bazı yayınları istememe hakkı olabilir. Tabii Davutoğlu röportajını “Haber değeri yok” diye istemediğini söylemek herkesi salak yerine koymaktır o ayrı ama haber değeri olsa bile istemeyebilirler. Gazetecinin de “Ben bu yayını başka yollarla yaparım” deme hakkı vardır. Ama böyle bir durumda gazeteci de kendisini engellediğini düşündüğü kurumla ilişkisini kesmelidir ya da ilişkisinin kesilmesini göze almalıdır. ***

Bak şu ameleye

Amele yanığı diye bir yanık türü vardır. Bazen de kamyoncu yanığı denir. Üzerinde tişörtle yanarsın. Bedeninde tişörtün izi çıkar. Bu tür yanığa plajlarda biraz kötü gözle bakılır. Ya da bakılırdı demek lazım. Baksanıza ünlü model Gisele Bündchen’in kocası, ABD'nin en sevilen futbolcusu, Trump’ın bile Ivanka’yı evlendirmek istediği Tom Brady’ye. Basbayağı amele yanığı. Bence bu yanık artık trend olur. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İşi ehline vermemenin ihanetle eşdeğer olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

Veled-i Şahi için mi!
Köşe Yazıları
Veled-i Şahi için mi!

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026