İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Nişan'taş'ı nasıl kazanacak?

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 25, 2019

Nişan'taş'ı nasıl kazanacak?

İstanbul’un gözbebeği semtlerinden Nişantaşı’nın simgesel hale gelmiş parke sokaklarının asfaltla kaplanmaya başlanması hem Nişantaşı sakinlerinde, hem de Nişantaşı’na biraz hava almak, alışveriş yapmak için gelenlerde “İnfial” yarattı. Abartmıyorum, hem mail yoluyla hem sosyal medya üzerinden bana ulaşan yüzlerce kişinin yanı sıra, Habertürk’e de çokça şikayet geldi. Nişan'taşı' nasıl kaybetti? Yaptığımız araştırma, bu asfaltlama kararının eski Başkan Hayri İnönü döneminde alındığını, ihalesinin bile o dönemde yapıldığını ancak uygulamasının şimdi başladığını ortaya çıkardı. Peki bu yanlıştan dönülemez miydi? Kendisi de uzun yıllardır Nişantaşı’nın hemen yanı başında, Maçka’da oturan Şişli’nin yeni belediye başkanı Muammer Keskin’i aradım. Kendisine tepkileri aktardım ve konuştuk. Başkan’ın söylediklerini şöyle özetleyeyim: “- Ne Nişantaşı’nda, ne de Şişli’nin başka bir yerinde orada yaşayan vatandaşlarımızın istemediği bir şeyi yapmayız. - Nişantaşı’nda özellikle alt ve bodrum katlarda oturan vatandaşlarımızın şikayetleri olmuş. Sızan suların evlerde nemlenme zaman zaman su baskını derecesinde hasara yol açtığı görülmüş. Bu vatandaşlarımız acil bir çözüm istemişler. - Asfaltlamanın gerekçesi bu. Bildiğim kadarı ile üç sokakta bu yapılıyor. Ancak bu kalıcı bir durum değil. - Nişantaşı ile ilgili kapsamlı bir rehabilitasyon projesi hazırlıyoruz. - Bunu mahalle meclislerine getireceğiz ve tartışacağız. Tüm semt sakinlerinin fikrini alacağız. - Sadece yollar değil, bazı bölgelerde kaldırımlar da berbat vaziyette. İnşaatlar sırasında zarar görmüş bölgeler var. Bunların hepsini bütüncül bir anlayışla yenileyeceğiz. - Nişantaşı’nın dokusunu, özelliğini bozacak hiç bir şey yapmayız, yaptırmayız. Tam aksine daha da özellikli bir yer haline getirmek istiyoruz. - Biraz zaman istiyorum.” Ben de “Hadi inşallah” diyorum. Unutmasınlar ki, 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu’na Nişantaşı’nda yüzde 97 oranında oy çıktı. ***

Güvensiz bölge

Aynı hataları tekrarlamak kişiler için iyi değildir. En basitinden düşünme kapasitenizle ilgili olarak alay mevzuu olursunuz. Devletler açısından ise son derece tehlikelidir. Gelecek kuşaklara ciddi sorunlar miras bırakırsınız. Bunu söylememin nedeni, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde “Güvenli bölge” talebini yeniden dillendirmeye başlaması. Böyle bir güvenli bölge Türkiye açısından ya da Türkiye’nin gelecek planları açısından doğru bir talep mi yoksa yanlış bir talep mi? Açıkçası benim bu konuda şüphelerim var ve konuştuğum pek çok uzman “Bu talep Türkiye’nin aleyhine gelişmelere neden olabilir” diyorlar Beni böyle düşünmeye iten ise, 1990’lı yılların başında, Irak’taki 36. Paralelin üzerindeki bölgeyi “Güvenli alan” haline getiren karar. Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölgeyi PKK/YPG’nin bölgedeki egemenliğine son vermek için istiyor. Ancak Kuzey Irak’ta 36. Paralelin yukarısını uçuşa kapatan kararın neye yaradığını da herkes hatırlıyor mu acaba! Üzerinden 27 sene geçmiş bu meseleyi ben hatırlatayım. Saddam’ın Kuzey Irak’taki Kürtlere saldırmasının ve katletmesinin önüne geçmek için alınmış  olan bu karar o gün için son derece doğru ve insani görünüyordu. Halepçe benzeri yeni katliamların önüne de geçti. Ancak bu sırada Türkiye’ye konuşlandırılan Çekiç Güç, Kuzey Irak’ta bambaşka bir işe yaradı. “PKK’yı güçlendirdi” 1990’ların başına kadar “Yerel ve marjinal” bir terör örgütü kimliğindeki PKK, Çekiç Güç ve ABD desteği ile birdenbire bölgede etkin bir oyuncu haline gelmekle kalmadı, Türkiye’ye karşı da çok yıpratıcı saldırılara başladı. Çekiç Güç helikopterleri PKK kamplarına mühimmat taşırken defalarca yakalandılar. PKK, terörü “Pik noktasına” bu yıllarda ulaştı. Şimdi Suriye’de oluşturulacak bir “Güvenli bölgenin” ABD tarafından kontrol edilmesi benzer bir sonucu doğurabilir. Ayrıca da İdlib’de böyle bir güvenli bölgenin nasıl oluşturulacağını da bu fikrin sahipleri kısaca anlatırlarsa çok sevinirim! ***

Sahip çık, tepene çıkarma

Bir iki CHP’li belediye Suriyeli göçmenlerle ilgili tedbirler alınca, hükümete yakın olmayı marifet sayan medya “Suriyeliler kardeşimizdir, sizi gidi faşist Cehape zihniyeti” diye kıyameti kopardı. Açıkçası bana göre Suriyeliler kardeşimiz falan değil ama ben de dara düşene yardım etmeyi hep görev bildim. Yerinden yurdundan olmuş bu insanlara sahip çıkmamız gerektiğini düşündüm hep. Sahip çıkmanın tepemize çıkarmak olmadığını bilmek kaydı şartıyla elbette. Neyse aradan az zaman geçti. Suriyeli göçmenler meselesinin iktidara oy kaybettiren unsurlardan biri olduğu netleşti ve şimdi hükümet de bu konuda tedbirler almaya başlayacağını açıkladı hatta bir kısmı sınır dışı edilecekmiş. Ve bakıyorum tedbir alan CHP’li belediyeler olunca “Suriyeliler kardeşimiz” diyen hükümet yanlısı medyada tık yok. Ne oldu çocuklar? DNA testi kardeşiniz olmadığını mı gösterdi! ***

Sağlam minareli

Bu Kültür Bakanlığı’nın faaliyetleri hepimizi gülme krizine sokacak sonunda. Çünkü artık kızmıyoruz, gülüyoruz olan bitene. Şimdi de Antalya’daki ünlü “Kesik minareli cami” olarak anılan Şehzade Korkut Camii’ne el atmış bakanlık. Onartmış. Minareyi tamir etmişler. Kırığı onarmışlar, yetmemiş tepesine bir de 123 yıl sonra külah oturtmuşlar. Artık tüm turizm broşürlerini de değiştirirler. “Sağlam minareli camii” yaparlar. ***

Sergi

Şu anda en merakla beklediğim şey ne biliyor musunuz? Didem Soydan’ın açacağı sergi. Olay şu: Manken Didem Soydan’a DM’den yani benim gibi cahiller için söylüyorum sosyal medya uygulamalarının direk mesaj bölümünden yazanlar oluyormuş. Ama bunlar yazıyla değil, fotoğrafla yazıyormuş. Soydan’a çıplak fotoğraflarını yolluyorlarmış. Soydan da şimdi bu fotoğrafları tab ettirip, bir sergi açmaya karar vermiş. Büyük bir heyecanla sergiyi bekliyorum. Direk mesajcıların boynun ölçüsünü göreceğiz. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Prof. Ahmet Ercan, bilimsel kanıtlar sunabildiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026