İstanbul 28°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Arazide engel tanımayan Alman!

Otomobil Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 25, 2019

Arazide engel tanımayan Alman!

İkinci dünya Savaşı bitmiş. Almanya yakılıp yıkılmış. Koca ülke bir diktatörün oyuncağı olduğu için Dünya’ya kan ve ölüm getirdiği gibi, ülkesine de yıkım ve yokluk getirmiş. Palavradan değil, gerçekten muazzam bir millet olan koca Almanya onca bilim, onca ilim, onca icat, onca teknoloji, onca kültür ile bir faşistin peşine takılmış ve sonu hüsran olmuş. Geride koca bir enkaz ve bitik bir ülke var ama korkacak bir şey de yok. Bilgi ve kültür yerinde duruyor. Binaları yıksan, fabrikaları yok etsen de kültür yok olmuyor. 2'inci Dünya Savaşı sonrası Almanya ayağa kalkmaya çalışıyor. Akıl var, bilgi var ama insan kalmamış. Almanya, kimine göre 6, kimine göre 9 milyon evladını kaybetmiş. Ve bunların çoğu erkek. Savaştan sonra toparlanmaya çalışan ülkede, en önemli eksik insan gücü, kol gücü. Tarlada çalışacak adam bile yok. Tüm kaynaklar kısıtlı, insan kaynağı başta. Albert Friedrich ve Heinrich Rossler adlı iki Alman mühendis, her iki soruna ortak bir çözüm bulmak için kolları sıvamışlar. "Öyle bir alet üretelim ki, hem tarlada iş görsün, hem yolda iş görsün, hem ormanda iş görsün, yük de taşısın, yolda da gitsin, her işe yarasın, kullanımı kolay olsun. Köylü bir traktör, bir kamyon bir de otomobil alacağına hepsine bir seferde sahip olsun. Her mevsimde, her ortamda kullansın". Hani bugün bir firmaya "Bana böyle bir şey üretin" diye sipariş versen, "Manyak mısınız beyfendi. Böyle şey olur mu?" diyecekleri türden bir "Şey". Ama Alman aklı, Alman mühendisliği bu. Nazi rejimi her şeyi yıkmış ama akıl yerinde, teknoloji beyinde. Yapmışlar. Adına da “Unimog” demişler. Yani UNİversal MOtor Gerat. Yani Unimog. Bizim dile çevrilmişi "Evrensel Motorlu Alet". Yıl 1945-46… Seri üretim ise 1947’de başlıyor. Mercedes’ten alınma 25 beygirlik bir motor ile hem Unimog, hem de bağlı ekipmanlar, bazen bir testere, bazen bir pulluk, bazen bir vinç, bazen bir motopomp  çalıştırılıyor. Mercedes Benz Müzesi: İlk Unimog’lardan biri Alet çok tutmuş. Yük taşıyor, tarla sürüyor, tarım aletlerini çalıştırıyor ve arazide gidiyor, yolda gidiyor, önden çekişli olabiliyor, arkadan çekişli olabiliyor. Yolda gidiyor, yük taşıyor, romörk çekebiliyor. Traktöre benziyor ama traktörden farkı yük taşıması ve yolda traktörden çok çok hızlı gitmesi, gerektiğinde önden çekişli olması. Kısa süre sonra bu evrensel motorlu alet Mercedes’in ilgisini çekiyor. Ve Daimler Benz, 1951’de Unimog’u satın alıyor. Ve ortaya efsanevi Mercedes Unimog çıkıyor. 1950’lerin ortasından bu yana ortasındaki yıldızla anılıyor Unimog… Mercedes Unimog’u uzun yıllar sadece Almanya’da Gaggenau fabrikasında üretti. Almanya dışındaki ilk üretim Arjantin’de yapıldı. Şimdi ana üretim merkezlerinden biri ise Mercedes Benz’in Türkiye’deki Aksaray fabrikası. Yani bir anlamda bu muhteşem makina, yerli malı. ESKİDEN SİVİL SATIŞI YOKTU Benim şahsi hikayemde de yeri vardır Unimog’un. Gençlik yıllarımda, doğa sporları ve av ile uğraşırken genelde arazi araçları kullanırdım. Her türlüsünü kullanmama rağmen hayalimde hep bir UNIMOG vardı. Ama o yıllarda bu aracın sivil satışı yoktu. Türkiye’de silahlı kuvvetlerde vardı, YSE (Yol Su Elektrik) idaresinde vardı. DSİ'de (Devlet Su İşleri) vardı. TEK'te (Türkiye Elektrik Kurumu) vardı, Köy Hizmetleri’nde vardı, Orman Genel Müdürlüğü’nde vardı, Karayolları’nda vardı. Ama sivile yasaktı. Mercedes, bu aracı sivil kullanıma vermiyordu. Bu yüzden de asla sahip olamadım. Ve Mercedes artık Unimog’u sivil kullanıma da satmaya başladı. Artık hobileri bu tür araçlar gerektirenler var ise Unimog sahibi olabilecekler. Tabi ki, çok ucuz değil. Ama en azından ödediği paranın çoğu vergiye gitmeyecek. Bundan bir süre önce Mercedes’ten Ezgi Y. Kefeli Hanımefendi arayıp, “Fatih Bey, Unimog sevdiğinizi biliyoruz. İsterseniz bir tanesini özel bir parkurda deneyebilirsiniz” deyince gerçekten zıpladım. Bir diğer otomobil manyağı dostum, Saffet Üçüncü ile birlikte bu işi yapacaktık. (Bu arada Saffet’e bir lafım var. Saffetciğim sen 1 numarasın. Bu yüzden soyadını değiştirelim. Saffet Birinci yapalım.) Neyse, Saffet’le birlikte denemek kısmet olmadı. Benim bir işim çıktı falan derken, kendi başıma denemek zorunda kaldım Unimog’u. Mercedes ekibiyle, İstanbul Havalimanı’na komşu, eski kömür ocaklarının ve maden alanlarının bulunduğu Karadeniz’e komşu arazilerinde buluştuk. Fotoğraflarda da göreceğiniz üzere, yeni nesil Unimog, eskilerden oldukça farklı. Bana göre Unimog’ların en şahanesi bundan bir önceki nesilde üretilenlerdi. Her açıdan çok başarılı bir araçtı. Ancak bu kez Mercedes, kendini de Unimog’u da aşmış. Hem görsel, hem teknik, hem de kabiliyet olarak çıtayı aşırı yüksek bir yere koymuş. Görüntü çok şıklaşmış, çok modern olmuş. Yeni nesil farlar ve diğer aydınlatma üniteleri çok hoş. Üzerinde gördüğünüz krom tamponlar ve arkadaki roll barlar orjinal değil. Türkiye’de takılmış. Bana göre pek de iyi olmamış. En azından krom olmasa iyi olurdu. Ancak öndeki şnorkel ve arkadaki geniş egzos borusu çok güzel görünüyor. Aracın karayolu yasasına uyması için, arkaya da bir tampon eklenmiş. Yaklaşma açılarını hafifçe düşürse de gerekli ve mecburi bir aksesuar olduğu açık. YOLCU KAPASİTESİ ARTIRILMIŞ Unimog’un motoru eski modellere oranla biraz yer değiştirmiş. Aracın kabiliyetlerinden ödün vermeden mümkün olduğunca alçak bir konuma yerleştirilmiş. Motor dediğimiz şey aslında bir güç ünitesi olarak tanımlanabilir, çünkü aracı ve araca bağlanan her şeyi çalıştırıyor. 5.1 litrelik 6 silindirli motor 231 hp’lik bir güç ama 900 nm’lik devasa bir tork üretiyor ve zaten asıl gerekli olan da bu tork. Unimog’un en önemli yeniliği kabininde. Kabin Unimog ölçülerinde oldukça konforlu hale getirilmiş ve 7 yolcu kapasitesine çıkarılmış. Rahat, konforlu bir kabin. Kısa burun sayesinde ön görüş araziye çok egemen, tüm görüş açıları ise geniş camlar sayesinde çok geniş. Ayrıca aracın tüm yanlarını, kamera sistemi ile kontrol etmek mümkün. Tabii bazı koşullarda kameralar da yetmiyor onu da söyleyeyim. Aracın ağırlık merkezi sürücü pozisyonundan epey aşağıda kaldığı için zorlu koşullarda kullanırken biraz tedirgin oluyorsunuz. Ancak manyak alet, gerek yan, gerekse ön ve arka eğimlerde akıl dışı başarılı. 38 derece yan açılarda çok rahat ilerleyebiliyor. Meyil tırmanma kabiliyeti ise 45 derece. Yer yer bunu da aştığımız anlar oldu gibime geliyor. 1.2 METRE DERİNLİKTEKİ SUDAN GEÇİYOR Unimog’un azami hızı 90 kms. Ve araç her süratte çekiş gücünü öne, arkada ya da hepsine birden alabiliyor. Yani giderken istediğiniz gibi müteharik tekerlekleri değiştirebiliyorsunuz. Bunun dışında 3 ayrı derecede diferansiyel kilitleri var ve bunları da araç ilerlerken içerden kontrol edebiliyorsunuz. Ancak gereklilik ortadan kalktığı anda kilitleri de devreden çıkarmanız gerekiyor. Aksi takdirde zorlanabilirler. Unimog 1 metre 20 santim derinliğindeki sulardan çok rahat geçiyor. Tırmanma, inme kapasiteleri müthiş. Başka arazi araçları ile aklınızdan dahi geçiremeyeceğiniz her şeyi Unimog ile yapmak mümkün. Unimog 900 nm torku lastiklere çok sofistike bir şanzımanla aktarıyor. Şanzıman otomatik, debriyajlı vitesli ve derbiyajsız vitesli olarak kullanılabiliyor. Talebe, gerekliliğe göre. Tamamen size kalmış bir seçim. Bana en uygun, debriyajsız manuel kullanım oldu. Bunun dışında frenlerde başka hiç bir araçta rastlamadığım “off road ABS” diye bir sistem de var. Unimog’un aksları yerden yaklaşık 50 santim yüksekte. Bu arazide büyük bir rahatlık sağlıyor ama asıl iş esnek şasesinde. Şase, hem çok rijid hem de çok aşırı esnek. Çok saçma bir cümle oldu ama ne yazık ki, durum tam da bu. Kavisli şasi, 600 mm burulmaya izin veriyor ama aynı zamanda burulma gerinimine de mukavemet ediyor. Şasi ağırlık merkezi alçak buna karşın orta alt boşluğun yüksek olmasını sağlayan bir yapıda. LASTİK BASINCI KABİNDEN AYARLANIYOR Araçtaki bir diğer önemli özellik lastik basınç kontrolü. Arazi tipine göre ve gerekliliklere göre sürücü pozisyonundan ayrılmadan ve araç giderken lastik basınçlarını düşürebiliyor ve arttırabiliyorsunuz. Bu özelliği bir de artık üretilmeyen Hummer H1’lerde görmüştüm ama bu kadar iyi çalışmıyordu. Otomobilin arka lastikleri ön lastikler ile aynı izi bire bir takip ediyor. Bu da sürücüye ön lastiklerin sıkıştırdığı arazide arka lastiklerle daha güçlü çekiş kontrolü imkanı da sağlıyor. Tüm aktarma organları mahfazalı olduğu için, dış etkenlere karşı da oldukça korumalı. Unimog’u kullanmak aslında çok da kolay değil. Arazi araçları konusunda oldukça deneyimli olmama rağmen, daha önce görmediğim ve alışmam gereken pek çok farklı özelliği var. Her ne kadar Mercedes ekibi, bu aracı deneyenler içinde şimdiye kadar en iyi performansı benim gösterdiğimi söyleseler de, oldukça komplike bir sürüşe sahip. Ama atla deve de değil. Fakat yine de  de Mercedes Unimog satın alanlara özel bir de eğitim sağlıyor. FİYATI YAPTIKLARINA GÖRE UCUZ Benim burada anlattığım araç Unimog’un 2 modelinden “küçük” olanı. Yani Unimog 4023. Bu araç alüminyum kasasında 3 ton yük taşıyabiliyor. Bir üst model olan 5023 ise 7.5 ton yük taşıma kapasitesine sahip. Mercedes’in Wörth kamyon fabrikasında üretilen Unimog tam bir “Ismarlama elbise” aslında. Her birini kendi taleplerinize, kullanım alanlarınıza göre özellikler belirleyerek sipariş ediyorsunuz. Unimog’a buna uygun olarak ön ve arkada hidrolik çıkışlar, aksesuar bağlantı ekipmanları ve aksesuarlar veriliyor. İster odun taşıma, ister kar küreme, ister yol açma, ister hızar, ister vinç. Ne olursa. Ve bu muhteşem araç yaklaşık 180 bin euro fiyatla satılıyor. Yaptıklarına oranla ucuz. Üstelik de vergi avantajına sahip. Özünde kamyon olduğu için bu fiyata alabiliyorsunuz. Yoksa G sınıfı ile kıyaslarsanız aslında 400-500 bin euro olması lazım. Üstelik Mercedes bu araca 30 ömür biçiyor. Yani dağ bayır kullanın. 30 yıl dert yok.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026