İstanbul 24°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Müşteri vurulur mu?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 29, 2019

Müşteri vurulur mu?

F-35 krizinin ilk patladığı günlerdi galiba. Burada “F-35 vermiyorlarsa, SU-57 alalım. Şahane uçak” diye yazmıştım. Nereden bilebilirdim işin bu kadar hızlıca gerçeğe döneceğini. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya ziyaretinde iki lider, Erdoğan ve Putin birlikte havacılık fuarı gezdiler. Bizim Cumhurbaşkanı, Rus tayyarelerine alıcı gözle baktı. Henüz daha geliştirme aşamasını tamamlamamış olan SU-57’nin yanı sıra,  Rusya’nın uçmakta olan “Star” uçağı SU-35’le de ilgilendiğini okuduk. SU-57 hâlâ geliştirme aşamasında olsa da, SU-35, 1980’lerin sonundan beri büyük başarı ile uçmakta olan SU-27’nin çok geliştirilmiş bir versiyonu. Ve Amerikan F-22 ile birlikte, havadaki en iyi iki uçaktan biri olarak görülüyor. Gerçek bir süper savaş uçağı ve F-35’ten çok daha ucuz. İlginçtir, soğuk savaş döneminde, bölgemizde Irak, Suriye ve Mısır’da MİG’lerin hakimiyeti vardı. Baas rejimleri ve Arap sosyalistlerinin yönetimindeki ülkeler İsrail-ABD karşıtlığının da etkisiyle Sovyet Rusya’nın silah endüstrisine müşteri olmuşlardı hep. Şimdi artık biz de belli ki, Rus silah sanayinin giderek daha iyi müşterisi olacağız gibi görünüyor. Sadece SU-35 ve 57’lere değil, yanında Rus Rolls Royce’u Aurus promosyonlu helikopterlere bile bakıyoruz. Ancak Rusların ilginç bir pazarlama taktiği var. Önceki gün fuarda Rus uçaklarına baktık. “Bunlar nasıl uçuyor” falan diye sorduk. Dün hemen bir “Demo” yaptılar. Rus uçakları İdlib’deki Türk gözlem noktalarından birini vurdular. Bence birisi Ruslara bunun iyi bir pazarlama taktiği olmadığını anlatsın. Dünkü saldırıda kimse ölmedi çok şükür ama... Müşteriyi vurarak silah pazarlamak yine de hoş değil. Rus Rolls Royce’u Aurus ***

Niye gizleniyor?

Fetullahçı Terör Örgütü’nün Türkiye imamı yakalanmış. Darbe girişiminden iki yıl sonra hâlâ Türkiye’de kalan bu denli üst düzey bir FETÖ’cü olduğunu bilmiyorduk doğrusu. Bizim bildiğimiz, bize “bildirilen” üst düzey herkesin kaçtığı yolundaydı. Ama bu kalmış burada. Ve 2 yıl sonra yakalanmış. Yakalayanların eline sağlık da, anlamadığım bir şey var. Niye yakalanan kişinin adı, soyadı belirtilmiyor da, M.Y. diye açıklanıyor yakalama. Bu örgütle ilgili her şey açık açık yazılıyorken, böylesine önemli bir isimde bu gizem niye? Kim bu M.Y.? Niye saklanıyor bu isim, inisyaller arkasına. Hâlâ… ***

İstanbul’da

İstanbul’da iyi bir şeyler oluyor. Bir süredir gazını kaybeden, tatsızlaşan, Araplaşan kent sanki kendine gelmeye çalışıyor. Galataport’un tamamlanma aşamasına gelmesi, projenin oldukça iyi olması umut verici. İçinde yepyeni oteller, yeni lüks otel zincirleri ile birlikte açılacak Galataport’un İstanbul’un çehresini değiştireceği aşikar. Kent adına heyecan verici bir iş çıkacak ortaya sanki. Hem Doğuş’a hem Bilgili’ye teşekkür etmek lazım. Bir diğer iyi haber, Taksim Meydanı’nın yeniden düzenlenecek olması. Tatsız, tuzsuz, renksiz, zevksiz bir meydan haline gelen Taksim yeniden yapılacak. Ve üstelik bu kez “Ben böyle istedim” şeklinde değil, İstanbulluların da fikri alınarak, iyi mimarların, önemli mimari büroların da katılacağı bir yarışma ile. Muhtemeldir ki, meydan ile eşzamanlı olarak Yeni Atatürk Kültür Merkezi de tamamlanmış olacak. Diğer yanda da Taksim Camii bitiyor ki, hiç de fena olmadı, oldukça şık, proporsiyonları meydana uyan bir eser çıktı ortaya. Belki meydandaki Atatürk ve Kurtuluş Savaşı anıtı da şimdi olduğu yerden kaldırılıp Atatürk Kültür Merkezi’nin önüne doğru bir yere taşınırsa daha da iyi olabilir. Atatürk Kültür Merkezi’nin İstanbul açısından çok önemli olduğunu söylememe gerek yok. Galataport ile birlikte İstanbul Modern de yeni bir mekana kavuşacak. Dolapdere’de Koç Vakfı’nın müze inşaatı da hemen hemen bitti. Tüm bunlar İstanbul’un son birkaç yıldır sönen yıldızını parlatacak. Kent yeniden Batılı turistlerin de gözdesi olacak. Arap turistlerden rahatsız duyanlara ise çok kızıyorum. Bugün gidin Londra’da da, Paris’te de aynı Arap turistler var ve kentlerin ekonomilerine hayat katıyorlar. Oradaki mesele bence turistler değil. Başımızın üzerinde yerleri var. Sorun yaratan ise kentin Arap turistlere kucak açarken, özelliğini kaybederek Araplaşması. Yanlış olan bu. Taksim, Laleli, Beyazıt hatta Bakırköy ve Yeşilköy’de yerel otoritelerin de boşvermişliği ve aymazlığı yüzünden büyük bir düzensizlik, büyük bir keşmekeş var. Seyyar satıcılar, düzensiz piknikçiler, dünya yıldızı kenti, kötü bir Ortadoğu kenti havasına sokuyor. Bunun kabahati Arap turistlerde değil, bizde. Yine de İstanbul yeni bir dinamizmle hareketlenmeye başlıyor gibi görünüyor. Açıkçası bu durum umut veriyor. ***

İptal yok mu!

Ambulansa yol vermeyerek hatta ambulansın yolunu keserek ünlenen trafik magandası yine yapacağını yapmış. Bu kez yine trafikte terör estirirken üç otomobilin birbirine girmesine ve pek çok kişinin yaralanmasına yol açmış. 51 promil alkolle yakalananın ehliyetine 6 ay, tekrarında 2 yıl el koyulurken, ki buna hiçbir itirazım yok, bu tehlikeli maddenin bu işlerden iki basit para cezası ile kurtulmasına kaç puan verirsiniz peki! Sizce bu tiplerin ehliyetinin iptali gerekmez mi! Bu yönde bir yasal düzenleme yapmak çok mu zor? ***

Metalik bir düzeltme

Dün Doğa Kolejleri ile ilgili yazımda, Turkven’den Doğa Koleji’ni satın alan ve neredeyse batma noktasına getiren Metal Yapı’ya fonların haciz uygulamasından söz ettim. Burada bir isim benzerliği var . Metal Yapı Holding, sektörün saygın bir firması. Doğa Kolejleri’ni satın alan ise Metal Yapı Konut. Yani Metal Yapı Holding ile alakası yok. Bunu belirteyim. Turkven danışmanlığındaki fonlar ise bir açıklama yollamış ve “Biz Doğa Kolejleri’ne değil, Metal Yapı Konut’a haciz uyguladık. Eğitime değil, bize borçlu firmaya haciz yolladık” demiş. Şunu da ben hatırlatayım. Bu fon, Doğa Kolejleri’ni yasada yapılan bir değişiklik nedeniyle satmak zorunda kalmıştı. Fonların okul sahibi olmasını engelleyen bir yasa nedeniyle belirli bir süre içinde burayı elden çıkarmak zorundaydı ve anladığım kadarıyla bu apar topar satış yüzünden bir kısım nakit, bir kısım çek senet satmak zorunda kalmışlar. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yönetmenin ilk şartının korumak olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre
Köşe Yazıları
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre

Fatih Altaylı

Ağustos 12, 2026

Sözde Tribün lideri ve çevresindeki karanlık
Köşe Yazıları
Sözde Tribün lideri ve çevresindeki karanlık

Fatih Altaylı

Ağustos 11, 2026

ROK’un avukatı Mengü: Müvekkilim itirafçı değil
Köşe Yazıları
ROK’un avukatı Mengü: Müvekkilim itirafçı değil

Fatih Altaylı

Ağustos 9, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026