İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Salda Gölü'ne yaklaşmak bile yasak olmalı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 30, 2019

Salda Gölü'ne yaklaşmak bile yasak olmalı

Değerli okurlar, bugün köşemi bir bilim adamına verme kararı aldım. Geçen hafta sonunda Doç. Dr. Yıldırım Güngör ile Dünya’daki yaşamın ortaya çıkışı üzerine sohbet ederken, çok ilginç şeyler anlattı. Ve sohbet sırasında laf dönüp dolaşıp Salda Gölü’ne, yani “Türkiye’deki Maldivler” diye adlandırılan yere geldi. Doğa tarihi açısından son derece önemli, bir anlamda “Doğal bir Doğa Bilimleri Müzesi” olan Salda Gölü’nü sadece kumlarının rengi nedeniyle Maldivlere benzetmenin ve bir plaja indirgemenin ne kadar yanlış olduğunu anlattı Doç. Yıldırım Güngör. “Bırakın Millet Bahçesi yapmayı, çevresini tel örgü ile çevirip içine insan sokmamamız, etrafına bir seyir terası yapıp sadece oradan bakılmasına izin vermemiz gerekir” dedi. Ben de kendisinden köşemde yayınlanmak üzere bunun nedenlerini anlatan bir makale yazmasını rica ettim. O da yazdı. Buyrun size Doç Dr. Yıldırım Güngör’ün kaleminden bir “Salda Gölü”  hikâyesi: “Salda Gölü'ne ilk kez 3 yıl önce gittim. Dünya ve dünya üzerinde gelişen canlı tarihi için çok önemli olan gölü gezdikçe gördüklerime inanamamaya başladım. İnsanlar gölün sahillerini plaja çevirmişti. Kumların üzeri çadır kaynıyordu. İnsanlar çok özel oluşumların üzerinden koşarak, hoplaya zıplaya suya giriyordu. Araçla sahil boyunca yolculuğuma devam ettiğimde ilk gördüklerime şükretmeye başladım. Göle ismini veren Salda Köyü'nün sahilinde beyaz kumlara gömülmüş araçlar ve bu araçları çıkarmak için uğraşan traktörler çıldırmama yetmişti bile. Bu sahillere bırakın araçla girmeyi, insan ayağı bile değmemeliydi. Çünkü bu göl kumlarına ayak basılmayacak kadar önemli bir doğal miras. Peki neden bu  kadar önemli Salda Gölü. Açıklamadan önce önce size dünya tarihinden bir kesit aktarmak istiyorum. Yer küre üzerinde ilk canlı izleri 3.8 milyar yıla kadar gidiyor. Bu canlılar ilkel basit formlar. Okyanusun derinliklerinde bulunan siyah bacalardan (ki bu bacalar hâlâ okyanusun derinliklerinde mevcut) çıkan volkanik kaynaklı çözülmüş metal ve kükürt içeren kaynar sular, okyanus suyuyla karışınca aniden soğumaya başlıyor. Bu yüzden çözeltideki sülfit, ayrışarak kaynağın etrafına çökeliyor. FeS yani demir sülfür basit kimyasal maddelerden daha karmaşık organik bileşimler meydana getirmek için uygun bir katalizördür. Siyah bacaların koruyucu duvarlarına yapışan maddeler daha karmaşık yapılı molekül zincirleri şeklinde birleşiyorlar. Kendi kendilerini kopyalamayı başaran bu molekül zincirleri en sonunda koruyucu bir örtü geliştiriyor: Hücre zarı ve duvarı. Bu da canlı bir formun doğduğu anlamına geliyor. Bazı görüşler ise ilk basit canlıların uzaydan meteorlar aracılığıyla dünyaya taşındığını iddia ediyor. Kökeni ne olursa olsun önemli olan günümüzden yaklaşık 3.8 milyar yıl önce dünyada tek hücreli canlıları ortaya çıkmış olması. Ortaya çıkan bu tek hücreli canlılar yaşamak için gerekli enerjiyi kimyasal yollarla sağlıyorlardı. Zamanla foto sentez yetenekleri gelişti ve sığ sularda stramatolit denen yosunlar ortaya çıkmaya başladı. Stramatolitlerin foto sentez yapmaya başlamasıyla birlikte oksijen açığa çıkmaya başladı. İlk aşamada açığa çıkan oksijen uzun süre suda çözünmüş halde bulunan demir ve kükürt bileşimlerine bağlanarak okyanuslarda kalır. Ancak zaman içinde açığa çıkan oksijen gaz halinde sudan çıkarak atmosfere karışmaya başladı ve gelişmiş yaşam formlarını ortaya çıkması için ilk adım atılmış oldu. Stramatolit denen ve sığ sularda yaşayan bu deniz yosunları Dünya'nın jeolojik süreci içinde çok ama çok önemli bir yere sahip. Öyle önemli ki bu canlılar olmazsa belki de dünyada yaşam olmayacaktı. İlk stramatolitler dünya üzerinde ilk kez yaklaşık 3.5 milyar yıl önce ortaya çıktı. Bunlar miktar olarak çok azdı ve diğer tek hücreli canlılardan pek de farkları yoktu. Ancak süreç içinde geliştiler ve fotosentez yeteneklerini geliştirdiler. Jeolojik süreç içinde Arkeen döneminde (yaklaşık 2.5 milyar yıl ile 500 milyon yıl arası) dünya üzerinde etkin olmaya başladılar. Bu dönemden itibaren yaklaşık 2 milyar yıllık bir dönem Stramatolitlerin egemenliğinde geçti. Bu 2 milyar yıllık dönem Dünya canlı tarihi için çok önemli bir süredir. Çünkü bu dönemde bu bitkiler Dünya’nın her yerinde  tam 2 milyar yıl fotosentez yaparak atmosfere sürekli olarak oksijen pompaladılar. Bu süre sonunda atmosfer oksijence çok zenginleşti. Dünya artık oksijen bağımlısı canlılar için yaşanabilir bir hale gelmişti. Atmosferde oksijen artmaya başlayınca günümüzden yaklaşık 540 milyon yıl öncede Kambriyen patlaması meydana geldi ve okyanuslar canlılar tarafından istila edilmeye başladı. DÜNYAYI OKSİJENE BOĞAN CANLILAR SALDA GÖLÜNDE HÂLÂ VAR “İyi güzel de Salda gölü ile bunun ne ilgisi var?”  diye soracak olanlar olabilir. Çok ilgisi var. Yaklaşık 2 milyar yıl boyunca dünyaya oksijen pompalayan stramatolitler Salda Gölü'nün kıyılarında bu görevlerini yapmaya devam ediyorlar. Dünyada sadece birkaç yerde bulunan (Bir de Van Gölü kıyıları) bu yosunlar Salda Gölü'nün bir jeolojik miras unsuru olarak kabul edilmesi için yeterli bir neden. Gölü çevreleyen kayaçlardan çözünerek Salda Gölü'nde yeniden kristallenen hidromanyezit oluşumları ise gölün, bir başka özel jeolojik oluşumu. İki özel jeolojik oluşum gölün tüm alanının korunması için son derece yeterli bir neden. Dünyada sadece birkaç noktada bulunan ve dünya canlı tarihinde çok önemli bir yere sahip olan stramatolitler ile göle beyaz rengini veren hidromenyezitler bu gölü dünya çapında çok özel bir konuma getiriyor. Göl etrafına yapılan ve yapılmakta olan sulama göletlerinin göle gelecek suyu azaltacağı ve 185 metre derinliğe sahip gölün zaman içinde iyice küçüleceği de iddialar arasında. Dünya'nın her hangi bir yerinde olsa yaklaşmanın bile yasak olacağı kadar önemli bilimsel, aynı zamanda da görsel değere sahip Salda Gölü mutlaka korunmalıdır. Öncelikle yapılması düşünülen millet bahçesi göle uzak bir noktaya yapılmalıdır. Göl, millet bahçesinin bir parçası olabilir. Bunun bir sakıncası yok. Ancak gölde yüzülmesine, çadır kurulmasına ve kumlar üzerinde yürünmesine izin verilmemelidir. Gölü ziyarete gelenler için yapılacak yürüme yolları bilgilendirme notlarıyla zenginleştirilmeli ve yürüme yollarının dışına çıkılması engellenmelidir. Salda Gölü bir dünya mirası, bir jeolojik miras. Dünya’ya tam 2 milyar yıl oksijen pompalayan canlılar burada yaşamaya devam ediyor. Bize düşen tek şey, dünya çapında öneme sahip olan bu gölü ve sahillerini insan tahribatında korumak olmalı. “ ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

"Bilime kulak verdiğimiz zaman..."

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026