İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Haram olsun

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ağustos 31, 2019

Haram olsun

Kimse kusura bakmasın ama Diyanet İşleri Başkanlığı giderek daha garip, daha anlaşılmaz ve hatta daha utandıran bir kurum haline geliyor. Vakaları saymaya kalksam epey bir yer tutar. Teker teker sayamayacağım. Fakat son rezillik bile yeterince sinir bozucu. Biliyorsunuzdur mutlaka, Türkiye’de Cumhuriyet öncesi Diyanet İşleri Başkanlığı diye bir kurum yok. Bu kurumu kuran kişi Cumhuriyet’in de kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk. Amaç belli. Doğru İslam’ı anlatmak, din ve vicdan hürriyetini sağlamak, milletin tarikatlerin, cemaatlerin elinde oyuncak olmasını engellemek. Yani FETÖ benzeri organizasyonların oluşmasına imkan sağlamamak. Diyanet’in son yıllarda bu görevini yapıp yapmadığını anlamak için Diyanet İşleri başkanlarının Fetullah Gülen’le ilgili geçmişte yaptıkları açıklamalara bakmak yeterli. “Kandırıldık” deyip işin içinden sıyrılabilirler. Biz de inanmış gibi yaparız. Ama dün, 30 Ağustos’ta okuttukları Cuma Hutbesi’nde “Kurucuları” Mustafa Kemal Atatürk’ün adını dahi anmamalarındaki ayıptan sıyrılamazlar kolay kolay. En azından benim vicdanımda sıyrılamazlar. Tabii ki, elimden bir şey gelmez. Ama en azından “Benim ödediğim vergilerden Diyanet’in payına düşen tek bir kör kuruş var ise eğer, o tek kuruş dahi size haram olsun” diyebilirim. Ama bunu da çok umursayacaklarını zannetmem. Yine de ben demiş olayım. Belki bir gün bir yerde konusu geçer. Belki bir dünyada hesabı sorulur! ***

Polisi nasıl eğitiyorsunuz!

Yıllardır sorup dururum bu soruyu. En az 20 yıldır herhalde. “Polis okullarında siz bu genç polis adaylarına ne öğretiyorsunuz?” diye. Çünkü bir şeyi öğretmediklerini biliyorum. Olaylara müdahale etmeyi. Mutlaka siz de şahit olmuşsunuzdur, ben çok oldum. Bir yerde bir olay vardır. Diyelim ki, basit bir kavga. Polis gelir, hiçbir şey yapmaz. Yapamaz. Ya da ben ne yapacaksam onu yapar. Araya girmeye çalışır, taraflara bir şeyler söylemeye çalışır ama kimse dinlemez. Sonunda polis de kavganın tarafı haline gelir. İtilir, kakılır, tartaklanır. Gerekirse copunu, silahını çeksin, olaya karışanları alıp yatırsın, kelepçelesin falan hiç görmemişizdir. Hele hele eli silahlı biri varsa polis de siner kalır. İkna etmek ister. Bazen de vurulur. Silahı çeksin, bacağından vursun, etkisiz hale getirsin falan yoktur bizde. Ya yasaların verdiği yetkiyi bilmez ya da yasaların verdiği yetkiye güvenmez. “Başıma iş almayayım” der herhalde. Aranan bir araç polisin kurduğu barikatın içinden geçer gider mesela. Durduramaz. Muhtemelen durdurmak için polis otomobiliyle çarpsa maaşından kesilmesinden. Amirinden fırça yemekten korkar herhalde. Sonuç olarak bizim polislerin olaylara müdahale adabı, görgüsü, bilgisi yoktur. Ve o yüzden de Batman’da yaşanan olay gibi olaylar yaşanır. Katiller bıçakla tehdit eder, polis de herkes gibi seyreder, yaralı ölür. Polis cenaze ile ilgilenir. ***

Ekonomi

İthalat durursa ne olur? Orta ve uzun vadede yatırımlar durur. Üretim azalır, ihracat geriler. Kısa vadede ne olur? İthalattan alınan vergi düşer. Devletin geliri azalır. Cari açık azaldı diye sevinirsin belki ama fakirleşiyorsundur farkında değilsindir. Açığı kapatmak için vergiyi yükseltirsin! Mesela otomobilde vergiyi arttırırsın. Ne olur? Otomobil satışları hızla düşer. 1 milyon yerine 400 bin otomobil satılır. Bu, şu demektir. Devletin topladığı vergi de yüzde 60 azalmıştır. Oradaki açığı kapatmak için başka yere vergi koyarsın. Devletin ürettiği mal ve hizmetlere zam yaparsın. Talep aşağı iner. Mal ve hizmet satışları geriler. Hele hele alkol ve sigarada olduğu gibi çok yüksek vergiler getirir ama kontrol getiremezsen bu kez kaçak artar. Yine vergi gelirin düşer. Gelirler düştükçe cari harcamalarını vergi gelirleri ile karşılayamaz hale gelirsin. Kamu ya borçlanacaktır. Ki önce borçlanır. Borç arayışı arttıkça faiz artar. Ya da para basar. Enflasyon artar. Faiz yine artar. Yani diyeceğim odur ki, ekonomi dolardan, döviz fiyatından ibaret değildir. Üretim yoksa, katma değer yoksa, katma değerli ihracat yoksa. 1 dolar 1 TL olsa bile olmaz. Hatta bazen öyle olduğu için böyle olur! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Şeffaflık azaldıkça karanlığın arttığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026