İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Kalana zabıt, ölene tabut

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 1, 2019

Kalana zabıt, ölene tabut

Polislerin olaylara müdahale konusundaki yetersizliklerinden veya çekingenliklerinden söz ettim. “Acaba bunun eğitimini mi almıyorlar, yoksa bu konuda yasalara mı güvenmiyorlar” diye sordum. Bence her ikisi diye de fikrimi belirttim zaten. Polisimizin bir müdahale sorunu olduğu aşikâr. Ya aşırı güç kullanıyorlar. Ya da hiçbir şey yapmayıp izliyorlar. Emniyet mensubu okurlarımdan ya da onların yakınlarından çokça yanıt geldi. Çok bilgi verici bulduğum birini sizlerle paylaşmak istedim: "Selamlar Fatih Ağabey... Bugünkü yazınızda polisin etkisiz hale getirme yetkisinden ve eğitiminden bahsettiniz. Eğitimi konusunda bir polis olarak size belki katılabilirim. Ama bu eğitim yasalara dayalı. Bizlerin zor kullanma yetkisi, kanunla belirlenmiş ve kademeli olarak orantılı bir şekilde zor kullanılır ifadeleri ile kanunda yer almıştır. Peki bu kademeli, orantılı, bedeni güç maddi kuvvet gibi muğlak tanımlamalarla bizler nasıl müdahale ederiz? Aynen yazınızda belirttiğiniz gibi genelde müdahale etmeyip beklemeyi tercih ederiz. Günün sonunda ettiğimiz müdahalede taraflardan biri yaralandığı takdirde kendimizi ağır ceza mahkemesinde buluruz. Burada da bu muğlak tanımlamaların her hakimin anlayışına göre yorumlanmasına bırakılan kaderimiz bize birden bire polisken sanık ve mahkum olmanın yolunu açar. Bu nedenle mesleki bir deyime göre hareket edilir; yani 'kalana zabıt ölene tabut'. Çünkü birçok savcı ve hakim hemen bizim kastı aşar şekilde orantısız güç kullandığımıza hükmeder. Bir ekip otosunda 2 polisin hangi bedeni güç ya da maddi kuvvetle 60-70 kişilik mahalle kavgasını yazınızda anlattığınız şekilde profesyonelce yere yatırıp kelepçeleyebileceğini tahayyül edecek bir yasa, yargı ve basınımız yoktur. Bu nedenle yaptıklarımız ve yapmadıklarımız yüzünden hep biz polisler yargılanırız. Unutulmamalıdır ki bizler RoboCoplar değiliz. Kanun koyucu bu muğlak ifadeleri inisiyatife bırakmadan açık bir şekilde yasalaştırdığı takdirde eksik eğitimli biz polisler o zaman hapse düşme korkusu olmadan eksiksizce görevimizi yerine getirebiliriz. Selamlar..." ***

Ter-bi-ye

Ne yalan söyleyeyim, bugün pek yazı yazasım yoktu. Nedenini bilmediğim bir keyifsizlik. Kim bilir belki de, dün Diyanet İşleri ile ilgili yazımdan sonra Mustafa Kemal Atatürk’e ve onu savunduğum için bana, bazılarının yolladığı “Nankörlük” dolu, “cehalet” dolu  ve hatta “Kin dolu” mailler kaçırdı tadımı. Yahu arkadaşlar; biz size Atatürk’ü sevin demiyoruz. İstemiyorsanız sevmeyin. Yemin ederim ki, onun pek umurunda olmaz. Söylediğimiz tek şey var, "Nankörlük etmeyin" bir, "Terbiyesizlik etmeyin" iki. Meselâ ben de bir sürü kişiyi sevmiyorum. Üstelik bunlar benim vatanımın kurtarılmasına önderlik etmiş, kurulmasına sebep olmuş insanlar falan değil. Dünyanın saygısını kazanmış kişiler de değiller bunlar. Hatta bazıları başlarında oldukları kurumları bile yönetmekten aciz, beceriksiz, cahil kişiler. Ben bunlara bile hakaret etmiyorum. Bir borcum, minnettar olmamı gerektirecek bir icraatları olmadığı için nankörlük etmediğimi söyleyecek bir durum yok. Ama yine terbiyesizlik etmiyorum. Sizden de tek istediğim bu. Mümkünse bir nebze terbiye. Belki size yabancı bir kelime. Ama hâlâ öğrenebilirsiniz. Zor değil. İsterseniz heceleyeyim! ***

Başkanların notu!

Tanıyan tanımayan herkes, yeni seçilen belediye başkanlarının performansları ile ilgili ne düşündüğümü soruyor. Açık konuşmak gerekirse: - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun siyasi performansını yüksek buluyorum. Bir siyasi lider gibi davranıyor. Belediye Başkanlığı performansı ile ilgili ise bir şey söylemem için henüz erken. Bazı hataları oldu belki ama tüm gözler üzerindeyken, bunu normal buluyorum. Ama en azından 100 günlük bir süre verilmesi gerek ilk eleştirileri yapma hakkını elde etmek için. - Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı ise çok başarılı buluyorum. Hadi daha açık söyleyeyim. Umduğumdan çok çok daha başarılı olduğunu görüyorum. Çok iyi bir başlangıç yaptı ama tabii önemli olan nasıl başladığın değil, nasıl bitirdiğindir. Şimdilik çok çok iyi gidiyor. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

"İnsanları önyargılarımızla değil; ne yaptıkları ile değerlendirdiğimiz zaman."

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026