İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sorun Kuzu değil, sorun cehalet

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 3, 2019

Sorun Kuzu değil, sorun cehalet

Profesör Doktor Burhan Kuzu, bir kez daha akıl dışı konuşmanın doruklarına ulaşmış. Sultan 2. Abdülhamit’in astırdığı Mithat Paşa’yı, kellesinin gitmesinden 25 yıl kadar sonra 2. Abdülhamit’in hallinden sorumlu olanlara dahil etmiş ve daha da beteri 25 yıl önce ölmüş bir adamla yapılmış röportajı da aktarmış. Ölüyü konuşturmuş anlayacağınız. Burada önemli olan Burhan Kuzu’nun adının başındaki onca unvana rağmen sergilediği densizlik değil. Önemli olan Türkiye’de Sultan Abdülhamit ile ilgili olarak yaratılmak istenen havanın nasıl bir yalanlar silsilesi üzerine bina edildiği. Sultan Abdülhamit üzerine inşa edilen bir yalanlar silsilesi ile bir hatta birkaç neslin beyni yıkanmış belli ki! Yalan bir tarih uydurulmuş, yalan bir kişilik oluşturulmuş ve o yalan kişiliğe yalan bir tarih, yalan düşmanlar eklenmiş. Sultan Hamit’ten bir “Anti devrim lideri” yaratma çabası içine girenler Sultan’a en büyük haksızlığı yaparak kendisini “Yalan bir çerçevenin” içinde oturtmuşlar. Ben ne 2. Abdülhamit taraftarıyım ne de karşıtıyım. Benim için 2. Abdülhamit, İmparatorluğun zor dönemlerinde devleti idare etmek zorunda kalmış, otoriter bir sultandır. Bazılarının iddia ettiği gibi İmparatorluk topraklarından 1 metrekare bile kaybetmeyen biri değildir. Tam aksine, Prof. Erhan Afyoncu’dan öğrendiğim kadarıyla İmparatorluk, fiili olarak en büyük toprak kayıplarını onun döneminde yaşamıştır. Mesela Rus Ordusu’nun Batı’da İstanbul’un dibine, Yeşilköy’e kadar geldiği, Doğu’da ise Erzurum’a dayandığı sırada tahtta oturan 2. Abdülhamit’ten başkası değildi. Mısır’ın İngiltere tarafından işgal edildiği Süveyş Kanalı’nın kontrolünün İngilizlerin eline geçtiği ve Mısır’ın fiili olarak Osmanlı toprağı olmaktan çıktığı sırada da Saray’da oturan 2. Abdülhamit’ti. Ama bu kayıpların tek sorumlusu da o değildir. Ama belli ki, bunlar bilinsin istenmiyor ve başka hikayeler uyduruluyor. Ve profesör unvanlı biri bile bu hikayelerle büyüyor. Doğrusunu öğrenme gereği bile duymuyor tam aksine kendisine öğretilen yalanları aktarmayı görev biliyor. Ben Burhan Kuzu’ya kızmıyorum. Benim kızdığım bu denli cehaleti profesör yapabilen sisteme. Kimbilir daha ne Kuzular var. Bunlar okullarda çocuklarımızı eğitiyor. İnandırıldıkları yalanlarla, farkında bile olmadıkları densizlikle. ***

Şaşkınlık

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda yapılan Adli Yıl Açılış Töreni’ne katılması geçen seneye kadar Feyzioğlu’nu alkışlayıp kendisini Cumhurbaşkanı adayı bile yapmak isteyenleri kızdırırken, düne kadar Feyzioğlu’na hain muamelesi yapanları ise mesut etti. Ben bu iki duyguyu da yaşamam. Siyasetin, siyasi tavırların konjonktürel olduğunu bilecek kadar eskiyim bu işte. Fakat tüm bunlara kızmıyor veya mutlu olmuyor olmam, şaşkınlık hissimi engelleyemiyor. Evet, şaşkınım. Çünkü bu tören bir ilk değil. Adli Yıl son üç yıldır Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda açılıyor. Daha önceki yıllarda Türkiye Barolar Birliği’nin başında aynı zatı muhterem, yani Metin Feyzioğlu vardı. Ve “yargı bağımsızlığını” gerekçe göstererek bu törene katılmadı. Bu yıl ise her nedense birdenbire fikir değiştirdi ve katıldı. Şaşırdım. En az bu kadar şaşırtıcı olan bir diğer unsur daha var. Cumhurbaşkanlığı tarafı da, daha önceki törenlerde Türkiye Barolar Birliği Başkanı’nın bu törenlerde konuşma yapmasına imkan vermiyordu. 2014 yılında Danıştay Kuruluş Yıldönümü töreninde yaşanan tartışmadan sonra Erdoğan sinirlenmiş ve TBB Başkanı’nın bu törenlerde konuşma hakkı olmadığını söylemişti ve o gün bugündür TBB Başkanı sıfatını taşıyan Feyzioğlu konuşturulmuyordu. Bu yıl nedense konuşturuldu ve o da gitti konuştu. Evet buna da şaşkınım. Diyeceksiniz ki, “Hâlâ Türkiye’de olan biten şeyler seni şaşırtabiliyor mu?” Onda da siz haklısınız. Siz de ona şaşırın lütfen. ***

Olan garibana

Geçen perşembe idi galiba. Evden çıktım, otomobilimi almak için evin yakınındaki İSPARK’a yöneldim. Hani hem İSPARK’a para ödediğim hem de polisin otomobili çektiği İSPARK’a. Görevli delikanlı ile her sabahki mutat sohbetimi yapacağız haliyle. “Fatih Abi gördün mü Ekrem’in yaptığını” dedi yekten. “Hayırdır ne oldu?” diye sordum. “Bizim arkadaşları işten çıkarmış. 200 kişiyi” dedi. Şaşırdım. Ekledi, “Tazminatlarını bile vermemiş”. “Olmaz öyle şey. Yasal zorunluluk. Vermek zorunda” dedim. “Yok abi. Yeminli. Kuruş tazminat vermemiş” dedi. Telefonu aldım elime ve gazeteyi aradım. Haberi sordum. Doğruydu. Tazminat verilip verilmediğini de sordum. “Abi bir bakıp haber verelim” dediler. 2 dakika sonra haber geldi. “Tazminat verilmemişti çünkü işe başlamaları çok yeniydi.” Sohbet ettiğim görevliye sordum, “Senin arkadaşlar ne zaman işe başlamıştı?” “Seçimden hemen önce” dedi. Hangi seçim? “Mart sonunda abi” dedi. “Seçimden birkaç gün önce bu kadar adamı işe almak normal mi?” dedim. “Değil Fatih Abi ama alınmışlar işte. Onların ne günahı var. Gariban hepsi” dedi. “Peki sen ne zamandır çalışıyorsun” dedim. “Birkaç yıl oldu abi” dedi. “Seni çıkardılar mı?” “Yok abi” “Peki uzun yıllardır çalışan başkalarını çıkardılar mı?” “Bilmiyorum abi benim tanıdıklarımın hepsi yeni girmişti işe” dedi. Belli ki, AK Partili belediye, seçimden bir iki gün önce seçim maksatlı işe adam almış. CHP’li belediye de nasıl oluyorsa zarar eden İSPARK’a yeni alınan bu adamları işten çıkarmış. AK Parti garibanları kullanmış. CHP garibanları işten atmış. Olan yine garibana olmuş. ***

Kriz değil hastalık

Birkaç gün önce minik bir ekonomi yazısı yazdım. Vergi gelirlerinin azalması ve fakirleşme ile ilgili. Derin analizler yapmıyorum. Basitçe anlatmaya çalışıyorum durumu. Yazımda anlattığım sonuçlarla karşılaşmaya başladık. Belki biliyorsunuzdur, Maliye ve Hazine Bakanlığı bu yılın toplam bütçe açığını 80.6 milyar TL olarak hedeflemişti. Açıklanan sayılara göre yılın ilk 6 ayında bütçe açığı 78.6 milyar TL oldu. Yani hedefin tutması için önümüzdeki 6 aylık açığın 2 milyar TL’de tutulması gerek. Ki tahmin edeceğiniz üzere bu imkansız. Benim de dediğim tam bu idi. Bazıları hâlâ bu duruma “Kriz” diyor. Buna kriz denemez. Krizde ya ölürsünüz ya da hastaneye yetiştirilir kısa sürede toparlarsınız. Bu kronik rahatsızlık. Hem çokça ilaç almanız hem de sizi hasta eden yaşam tarzınızı değiştirmeniz gereken bir şey. Aynı tarzda devam ederseniz ölüm kaçınılmaz. İlaç alır ve sıkı bir perhiz yaparsanız, birkaç yıla toparlarsınız! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Her seferinde aynı rakamları toplayıp, her seferinde farklı sonuç beklemediğimiz zaman. 

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

Bu suç dolandırıcılık değil!
Köşe Yazıları
Bu suç dolandırıcılık değil!

Fatih Altaylı

Eylül 10, 2026

  • Videolar

Tümü
Dünyada IQ sorunu var! görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026
Roma'da mühendislik görseli
FatihAltaylı
YouTube
Göksel Göksoy & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimRoma'da mühendislik00:00 Giriş 02:13 Roma ne zaman kuruldu? 07:04 Roma’da nasıl bir sistem vardı? 10:27 Roma’nın en geniş sınırları nelerdi? 13:02 Roma’nın gelir kaynağı ne? 16:57 Kuzey Avrupa’ya neden gitmiyorlar? 18:53 Her yol Roma’ya nasıl çıkardı? 24:43 Su yolları nasıl yapıldı? 31:27 Mühendisliği nereden öğreniyorlar? 39:27 Büyük binalar gösteriş için mi, ihtiyaç mı? 51:12 Roma para birimi nedir? 53:22 Roma’da insanlar nasıl yaşıyorlar? 58:54 Roma’da eğitim sistemi nasıl? 1:01:20 Roma’daki yol ve bina örnekleri 1:26:27 Kartaca ve Roma çatışmaları 1:29:20 Roma’daki gastronomi 1:33:56 Roma yıkılmasaydı? 1:37:41 Kapanış
Eylül 6, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Babam oyuncu olmamı istemedi!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Kerem AlışıkFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Babam oyuncu olmamı istemedi!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com 00:00 Giriş 02:45 Sanatçı bir ailede doğmak nasıl bir his? 12:26 Dayısı nasıl etkiledi? 14:53 Dayısının sol görüşüne özendi mi? 16:45 İlk şiirini ne zaman yazdın? 18:09 Kaç şiir kitabı yazdı? 20:12 Sevdiği şairler kimler? 22:01 Kaç şiir biliyor? 25:23 Eleştirici yorumlar şair olarak kendisini üzüyor mu? 28:27 İlk sahnesi 33:10 Hep şiir gibi mi konuşur? 37:13 Ödülleri nasıl değerlendiriyorlar? 43:54 Nietzsche mi, Schopenhauer mı? 46:30 Türkiye’de edep meselesini nasıl görüyor? 54:43 Kitap yazmayı düşünüyor mu? 55:36 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 6, 2026