İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Amerika bizi yine mi kandırdı!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2019

Amerika bizi yine mi kandırdı!

Hükümet destekçisi medyaya bakarsanız, muazzam bir iş başarılmıştı. ABD ile varılan “Güvenli Bölge” mutabakatı, Türkiye’nin Suriye’de başından beri istediği noktaya ABD’nin gelmiş olmasıydı ve Türkiye’nin diplomasi zaferiydi. Müthiş öngörülü Türkiye, bunu diretmiş, istemiş ve elde etmişti. YPG/PKK’nın işi bitmişti. Allah aşkına, bunlar geçen haftaya kadar bizim kafamızı bu teraneyle ütülemediler mi? Biz ise burada ne dedik hep: - Bu Güvenli Bölge bizim için iyi olmaz. 1991’de uçuşa yasak bölge adı altında ABD Kuzey Irak’ta PKK’yı palazlandırdı, besledi büyüttü. - Güvenli Bölge dedikleri yerde ne olup bittiğini biz bilemeyeceğiz. 1991’de “uçuşa yasak” Kuzey Irak’tan toplayıp Guam’a götürdükleri Kürtleri eğitip Kürt devletinin ve ordusunun temelini attılar. - Suriye’de kurulacak Güvenli Bölge, bizim için değil YPG/PKK için güvenli bölge olur. Şimdi nereye geldi Güvenli Bölge savunucuları. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ne dedi dün: “ABD, YPG ile girdiği angajmanlardan ötürü burada bize verdiği sözleri tutmamıştır. Gerekirse Güvenli Bölge’ye gireriz” Türkiye’yi bugün yöneten mantığın en önemli sıkıntısı bu zaten. Türk tarihini kendileri ile başlattıkları için geçmişin deneyimlerinden öğrenmeyi, bunlara kulak verenleri dinlemeyi, en azından fikri bir tartışma yapmayı, kendi inançlarından başka opsiyonlar da olabileceğini düşünmeyi sevmiyorlar. Önce yapıyorlar. Sonra düşünüyorlar. Sonuç genelde “Aldatıldık” oluyor. Anlamadıkları şu: Farklı fikir söylemek muhalif olmak değil, düşünmektir. Ne kadar geniş açılı düşünürseniz o kadar az aldatılırsınız. ***

Dağ!

Ben 15’i demiştim, Babacan biraz daha öne çekti kamuoyu önüne çıkmayı. Dün Karar gazetesi yazarlarına konuştu. Dakika 1, hata 1. Niye Karar demeyeceğim ama niye sadece Karar? Çağır farklı gazetelerden, farklı fikirlerden isimleri. Onlara konuş. İçerik ise büyük bir boşluk. Okudum okudum, niye AK Parti’yle olmazı anlamadım. Niye kızdıklarını, neyi eksik gördüklerini çözemedim. Söylememişler. Ürkek, korkak bir tavır. Akılda kalacak, motto alacak tek kelime bulamadım. Boşluğa atılmış bir adım gibi oldu bu ilk hareket. Beklentiler dağ idi. Fare bile doğurmadı! ***

Davutoğlu TÜSİAD’la buluşmuş

Ali Babacan’ın TÜSİAD üyeleri ile buluşup konuştuğunu haftalar önce yazdım hatırlarsanız. Parti kurma hazırlığındaki bir diğer isim, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu da epeydir TÜSİAD üyelerinden randevu istiyordu. Ahmet Davutoğlu’na pek de özel bir hayranlığı olmayan TÜSİAD ise bu talebe biraz da yaz mevsimi olması nedeniyle çok sıcak bakmıyor, deyim yerindeyse Davutoğlu’nu atlatıyordu. Ancak duyduğum kadarı ile bu buluşma en sonunda dün akşam gerçekleşmiş. Davutoğlu, 20 kadar TÜSİAD mensubu ile buluşmuş ve fikirlerini, planlarını aktarmış. TÜSİAD’çıları dinlemiş mi bilmiyorum. Çünkü Ahmet Bey’in dinlemeyi değil, konuşmayı seven biri olduğunu biliyorum. ***

Futbolun değil bankaların federasyonu!

Önceki akşam Spor Saati programında iki saat konuştum. Medyanın sporun gerçek sorunlarını anlamakta yetersiz kaldığını ya da korktuğunu anlattım. Dün haklılığım kanıtlandı. 2 saatlik konuşmadan medyaya yansıyan şey, Demet Akalın ile ilgili söylediğim birkaç cümle oldu. Akalın’ın Voleybol Milli Takımı Teknik Direktörü Guidetti ile ilgili sözlerinin haksızlık olduğunu, Guidetti’nin iyi bir hoca olduğunu, başarılı olduğunu anlattım ve Akalın’ın Voleybol Teknik Direktörü’nü eleştirecek yetkinlikte olup olmadığını sordum. Yapılanın da bir tür “mikro ırkçılık” olduğuna değindim. Oysa programda söylediğim asıl önemli konu o değildi. Federasyonun büyük umutlarla başlatılan bir işi nasıl murdar ettiğini anlattım. Türkiye’deki kulüplerin toplam borcunun yüzde 90’ı olan 10 milyar TL borçlu 3 büyük kulübe Federasyon Mali Disiplin Kurulu’nun verdiği akıl dışı harcama yetkisinin yanlış olduğunu, bu durumun kulüplerin sonsuza kadar borçlu kalmasına neden olacağını ve bunun kulüplerin değil kulüpler üzerinden büyük gelir elde eden bankaları kurtarma amaçlı olduğunu anlattım. Bu yolla kulüplerin sonsuza kadar borçlu kalacağını ve sürekli olarak yüksek faizler ödeyerek bankaları abad edeceğini söyledim. Federasyon Başkanı’nın ise tüm bu olan bitenden haberi bile olmadığını, bu uygulama için “Benim bir alakam yok, bankalar belirliyor bunları” dediğini duyurdum. Spor medyası bile öyle bir baskı altındaki bunları yazma söyleme cesaretleri yok. Ama Demet Akalın’dan bahsetmek kolay. Sanki Türk sporunu batıran Demet Akalın’mış gibi. ***

Zam sürücüye yaramadı

Taksi tarifelerine yapılan zammın, taksici esnafına tek kuruş faydası olmadı desem ne dersiniz! Emin olun ki, olmadı. Taksi tarifelerine yapılan zamdan faydalanan yevmiyeyi zar zor denkleştiren  taksi şoförleri değil, oturduğu yerden parayı götüren “plaka ağaları” oldu. Taksi sürücülerinden aldıkları günlük paraya anında yüzde 25 zam yaptılar. Tarifeden gelen para sürücüye fayda sağlamadı, plaka sahibinin cebine gitti. ***

Çakma rezalet

Arada Instagram’a girip eş dost ne yapıyor diye bakıyorum. Önümüze Instagram’ın aldığı ilanlar da geliyor haliyle. Dün gördüğüm bir reklama inanamadım. Açık açık “çakma” yani sahte markalı saat ilanı vardı. Sahte Rolex satan birileri Instagram’a ilan vermiş. Onlar da bu ilanı hiç korkusuzca alıp kullanmışlar. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Herkesin aynı düşündüğü yerde aslında hiçbir düşüncenin olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026