İstanbul 13°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bakan karizmasını çizenler

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2019

Bakan karizmasını çizenler

İçişleri Bakanı Soylu, son dönemlerin en sivri politikacılarından biri. Muhalefete karşı sert tavrının, kendi partisine de zarar verdiğini düşünenler var. Hem de kendi partisinde bile. Seveni kadar sevmeyeni, hayran olanı kadar nefret edeni de mevcut. AK Parti içinde de durum farklı değil Soylu açısından. Sevenlerinin de, sevmeyenlerinin de ittifak ettikleri bir nokta var ise o da Süleyman Soylu’nun terörle mücadeledeki başarısı. Soylu, Bakanlık koltuğuna oturduğu günden bu yana dağdaki eşkıyaya karşı oldukça başarılı oldu. Zaten karizmasının önemli bir bölümü de buradan geliyor. Ancaaaaak! Dağdaki eşkıyaya karşı başarılı olan İçişleri Bakanı Soylu, yollardaki eşkıyaya karşı aynı oranda başarılı değil. Bakan Soylu, uzun zamandır AK Parti’ye karşı öfkeyi, kızgınlığı tetikleyen, toplumda “Ayrıcalıklı parti, kitle” algısını pekiştiren “Çakarlı otomobil terörü”ne de savaş açtı. Yasaklar getirdi, “Kanunla belirlenenler dışında kimse çakar kullanamayacak” dedi, yolları bunlardan temizleyeceğini ifade etti, polislerin çakar kullananların gözünün yaşına bakmayacağını söyledi... Kısacası “Büyük konuştu”. Sonuç ne? Sıfır. Gerçekten sıfır. Geçen sene, Bakan Soylu bu açıklamayı yapıp bir de genelge yayınladığı gün ben de buradan “Yolda gördüğüm çakarlı araçları afişe edeceğim” dedim. Bir de küçük not defteri aldım. Yolda plakalarını almak için. Yemin ediyorum ki, defter bir haftayı bulmadan doldu. O kadar ki, plakaları yazmaya yetişemediğim zamanlar olduğu halde... Renault Clio’sundan Fluence’ına, Toyota Corolla’dan Land Cruiser’a, Fiat Linea’sına, Egea’sına… Sayısız VW Passat’a… Mercedes’in her kasasından Audi’nin her boyuna, niyeyse daha az sayıda BMW’ye, bolca Range Rover’a... Herkeste çakar. Herkes emniyet şeridi diye bilinen yerde. O kadar alışmışlar ki, yol açık bile olsa oradan gidiyorlar. Zannedersin emniyet şeridi değil, AK Parti şeridi. Eli kalaşnikoflu adamla mücadelede başarılı olan Soylu, otomobili çakarlı adamla mücadelede yerle yeksan oldu. Bu çakarlılar o kadar fütursuz ki, yolda polis var ise eğer bir de adamın üzerine sürüyorlar otomobili. Polisler ise Bakan’ın genelgesine, çok açık talimatına rağmen durduramıyorlar şu “çakarlı çakalları” Çünkü içinden inen “Sen benim kim olduğumu biliyor musun”la başlıyor cümleye. Ve illa ki birisi çıkıyor. Polis de akıllanmış. Bulaşmıyor bile. Biliyor ki Bakan da onu kurtarmayacak. Bu çakarlı terörle mücadelede şehit olsa, cenazesine kimse sahip çıkmayacak. Çakarlılar, Bakan’ın karizmayı fena çiziyorlar. Her gün. Şerit şerit. Emniyette... ***

Hız limiti niye var!

Hazır yoldan bahsetmeye başlamışken, yine yolda kalalım. Çakarlılara yenilen İçişleri Bakanımız, yollardaki hız limitlerinin artırılmasının planlandığını açıkladı. Artırılması doğru mu değil mi ayrı tartışma ama bence öncelikli olan bu limitlere bir standart getirilmesi. Aynı evsaftaki yolların kiminde 90, kiminde 120, kiminde 70 km hız limiti var. 120 km limiti olan yolda tünele giriyorsunuz, limit 70’e düşüyor. Hız limiti 50 km olan kent içi trafikte tünele giriyorsunuz limit 70’e çıkıyor. Buna mukabil alt geçit diye anılan tünellerde 50 km’yi geçirseniz ceza yiyorsunuz. Saçma sapan limitler. Önce bu düzeltilmeli. Hız limiti bölgelerine gelirken tabelalarla hız kademeli olarak aşağı çekilecek şekilde uyarılar olmalı. Otoyollardaki hız limitlerine gelirsek… Bu limitler her yerde var ve ülkeden ülkeye farklılık gösterdiği gibi, yol içinde de farklılık gösteriyor. Avrupa’da da genel kabul 120 kms. Almanya’da yer yer limitsiz bölgeler var ama çok kısa sürüyor ve bittiği anda hızınızı düşürmezseniz fotoğrafınızı çekip, cezayı yapıştırıyorlar. Bu limitlerin farklı nedenleri var. En önemli neden güvenlik değil. Modern araçlarda güvenlik sınırı çok daha yukarı çekilmiş durumda. Bu limitlerin güvenlik dışında iki nedeni var. - Yakıt tüketimi - Çevre kirliliği Aslında ikisi de iç içe. Hızlı giden otomobil daha fazla yakıt tüketiyor. Bu da ülke ekonomisi için zararlı. Dahası daha çok yakıt, daha çok emisyon demek, daha fazla kirlilik demek. Üstelik yüksek süratte yanma da tam olarak gerçekleşmediği için, emisyon değerleri de yükseliyor. Hız limitlerine bir de bu gözle bakmanızda fayda var. ***

Ey özgürlük

Bir daha biriniz çıkar da “Bu ülkede özgürlük falan yok” derseniz… Yeminle söylüyorum ağzının ortasına iki tane vururum. Ulan bu ülkedeki özgürlük nerede var be! Kanıt mı! İşte kanıt canlı canlı karşınızda. Yüce Türk yargısı açıkladı. Terör örgütü mensubu, 33 erimizin şehit edildiği olaydan bizzat sorumlu, PKK’da uzun süre yöneticilik yapmış, örgütün liderinin kardeşi Osman Öcalan hepinizin bildiği üzere TRT televizyonuna çıkarılıp konuşturuldu. Herkes “Aranan bir terörist TRT’ye nasıl çıktı” dedi. Bir özgürlükler karşıtı da gidip suç duyurusunda falan bulundu. Adaletimiz de kararını verdi. Dedi ki, “Bu fikir özgürlüğüdür. Çıkarılabilir” Tabii benim anlamadığım bir şey var. Bu durumda Kandil’dekiler dahil, tüm terör örgütü mensuplarının önü açılmış oluyor. Kanun karşısında Osman Öcalan’la Murat Karayılan’ın ya da Cemil Bayık’ın bir farkı yok. Onlar da ekrana çıkarılabilirmiş demek ki! Peki o zaman Hasan Cemal’i mahkum eden mahkemenin Türkiye’nin özgürlükler ülkesi olduğundan haberi yok muydu! ***

İnce atışma

Cumhurbaşkanlığı seçimi 2023’te mi yapılır daha önce mi bilmiyorum. Siyasi şartlar belirleyecektir. Ancak o seçim öncesi biraz şenlik olacak gibi. Çünkü o gün ortalık karışacak. Yerel seçimlerden bu yana muhalefetin daha doğrusu ana muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu gibi bir algı oluştu. Sadece halkta değil, İmamoğlu’nda da. O da geleceğin Cumhurbaşkanı adayı hatta Cumhurbaşkanı gibi davranıyor. Edası, cakası öyle. Seçmende de bir şikayet yok. Onlar da İmamoğlu’nu istiyorlar. Fakat Muharrem İnce, Habertürk’e çıktı ve “2023’te Cumhurbaşkanı adayıyım” dedi. “İstiyorum, bekliyorum” falan değil. Açıkça “Adayım”. İmamoğlu cephesinden ise “imalı” bir yanıt geldi. “Dün dünde kaldı cancağızım, artık mekanın yeni bir sahibi var” İnce ise şimdilik yanıtsız. Bakalım onun bu atışmadaki yanıtı ne olacak ya da olacak mı! Tabii 4 yıl var daha ve az zaman değil. O arada iktidar cephesinde ne olur, ne biter onu da ayrıca göreceğiz elbet! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Tadında bırakabildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026