İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Tribünler kulüp yönetirse

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 7, 2019

Tribünler kulüp yönetirse

Gece geç saat telefonum çaldı. Arayan Spor Saati programı ekibindeki arkadaşım Serkan Reçber. “Abi kutlamak için aradım” dedi. Herhalde dedim dalga geçiyor. Galatasaray 6 tane yemiş benimle kafa bulacak. Meğer ciddi imiş. Pazartesi akşamı programda şöyle demişim: “Real Madrid maçına biletim vardı ve gidecektim. Ama son anda iptal ettim. Çünkü çok fena bir skor ortaya çıkacak ve İspanya’dan 4 saatlik dönüş yolu o skorla çekilmez” “En az 5 yeriz” diye de Serkan’a söylemiştim. Nitekim öyle oldu. 6 Kasım’da maç olunca 6 yiyor Fatih Terim’in Galatasaray’ı. Çarşamba akşamı ilk 13 dakikada skor 3-0 olunca tüm Galatasaraylılar “İnşallah 6 olmaz” diye dua ettiler ama duaları kabul olmadı. Gecenin özetini yapmış birisi: Yönetimler tribün amigoluğuna Teknik adamlar kulüp başkanlığına Tribünler kulüp yönetmeye kalkarsa Sonuç bu olur! İyi bir özet gibi görünmekle beraber, bu kadar büyük rezaleti anlatmaya yetmiyor. Rezalet derken 6-0’dan söz etmiyorum. Futbolda bu skorlar var. Avrupa’nın devleri de bu kadar gol yiyor bazen. Benim rezalet dediğim başka bir şey. Galatasaray Futbol Takımı Şampiyonlar Ligi gruplarında yer alan 32 takım arasında golü olmayan tek takım. Şaka değil, bu yıl tek gol atamadı sarı kırmızılılar Şampiyonlar Ligi’nde. Ligde ise Rize maçına kadar 9 hafta 9 gol atıp 9 gol yedi. Rezalet budur. Terim’de ise artık yürek kalmamış. Sezon başından beri futbol adına hiçbir şey yapmayan bir grup oyuncuyu eleştirip duruyor ama onlarla oynamaya devam ediyor. Nefret ettiğini bildiğim Mariano takımda, adam gibi adam Linnes kadrodan atılmış. Futbola benzer bir şey oynayan ve kendisinin bulduğu Ömer Bayram yok. Sezon başından beri en hırslı adam olarak görünen Adem Büyük yok. Geçen sene parlayan ve U-19 maçında Real Madrid kalesine iki gol bırakan Yunus yok. Tel tel dökülen Nagatomo var, büyük umutlarla alınan Emre yok. Sahada adı büyük kendi alçak bir grup oyuncu var haftalardır. Ve Türkiye liginin en kötü takımını oluşturuyorlar. Terim ise “Büyük maçlar büyük oyuncularla alınır” diyerek hâlâ onları oynatıyor. Terim şunu unutmuşa benziyor. “Büyük maçlar büyük yürekli teknik adamlarca alınır” Onda artık olmayan yürekle. NOT: Haftalardır tüm bunları dile getirdim. Rezil taraftar grupları ağır hakaretler ettiler. Bu skorları, bu takımı Ultrarslan denen çeteye armağan ediyorum. ***

Yeni çağ

İki gündür Portekiz’deyim. Başkentleri Lizbon’da yıllardır düzenlenen “Web Summit”e katılmak için. İnternetteki tüm yenilikler, gelecek projeleri, gelecek öngörüleri ve bunların nasıl şekillenmeye başladığını görmek için müthiş bir yer. 70 bin kişi katılıyor. Binlerce start up kendini gösterip yatırım almaya çalışıyor. Türkiye dışında neredeyse her ülkenin start up’larından gelenler var. Katar, Ermenistan diyeyim gerisini siz anlayın. Bir yandan da içerik meseleleri tartışılıyor. İçerik sağlayıcılığın öneminin azalmadığını görüyoruz. Sosyal medyanın geleceği de burada konuşulanlar arasında. Sosyal medyada gelecekte en güç olacak alanın “Youtube” olacağı konusunda genel bir fikir birliği var. Youtube veya ortaya çıkacak olan benzerleri. Instagram bir diğer parlak yıldız olma adayı. Twitter’in zemin kaybettiğini, Facebook’un parlaklığını yitirdiğini söylüyor herkes. Bir içerik sağlayıcılık işi olan gazete ve gazeteciliğin gelecekte alacağı form da burada tartışılıyor bir yandan. En çok ele alınan konulardan biri de ”Post truth era” Doğrunun ya da gerçeğin ne olduğuna ilişkin kriter farklılaşması, siyasi çarpıtmacılık ve üretilmiş haber. Bu konu ile ilgili katıldığım panelde genel olarak havanda su dövülmekle ve Anglosakson gazeteciler tarafından mesele Trump ekseninde ele alınmakla beraber “yalan haber üretiminin” artık bir “iş kolu” haline geldiği konusunda bir fikir birliği var. Siyasi ya da ekonomik bir amaca hizmet etmek kadar sosyal medyada ilgi çekmek, takipçi toplamak, eğlenmek gibi nedenlerle de “fabrikasyon haber” yapılıyor. Haber eğlenceli ise okuyan ya da izleyenin siyasi görüşüne hizmet ediyorsa bu üretilmiş yalanlara inanmakta hiçbir beis olmadığı artık bir evrensel gerçeklik haline gelmiş. Mesela 1998 yılında hizmete girmiş bir viyadüğün AK Parti döneminde yapıldığını yazmak ayıp karşılanmıyor taraftarlarınca. Ya da güçlü bir siyasetçinin neredeyse Türkiye’nin GSMH’si kadar parayı çalıp yurt dışına transfer ettiğini söyleyip buna inanmakta da bir beis yok. Görülen o ki, “Post truth” çağda asıl önem kazanacak olan güvenilir yorum ve dolaşıma sokulan haberlerin “Hakikatle olan bağlantısını” onaylayacak mekanizmalar olacak. *

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Çok tekrar edilen yalanlara bile inanmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026