İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Herkesin yalanı kendine

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 26, 2019

Herkesin yalanı kendine

Hafta sonu Kapadokya’daydık ya, Sözcü gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz da bizimleydi. Hayli üzgündü. Rahmi Turan’ın sorup soruşturmadan yazmasına da, Uğur Dündar’ın kendisini temize çekmesine de. “Rahmi Bey’in yazdığına yüzde 100 inansam zaten manşet yapardım. Uğur Bey de yalan olduğuna bu kadar eminse keşke Rahmi Bey’i de uyarsaydı” diye dertleniyordu. “Yazıyı niye koydun?” sorusuna ise “Koysan niye koydun, koymasan niye sansürlüyorsun kardeşim derler” diyordu ki, haklıydı. Ben de günlerdir bu köşede söylediğimi ona da söyledim orada. “Çok takılma. Ne ilk yalan haberdir bu; ne de son olacaktır.” Şimdi bakıyorum da Rahmi Turan’a ve Sözcü’ye dört koldan saldırı. “Rahmi Turan gazeteciliği bıraksın.” Vallahi işin aslını isterseniz Rahmi Turan’ın yaş gereği gazeteciliği bırakması doğru olabilir ama “Kandırıldı” diye gazeteciliği bırakmasını isteyenlerin sicillerine bakmak lazım öncelikle. Mesela bir başka “meşhur” yalan vardı yakın basın tarihimizde. Söyleyince şıp diye hatırlayacaksınız, meşhuuur “Kabataş Yalanı”. Olmayan bu olayı “Gördüm” diye yazan gazeteciler vardı. Hatırlıyor musunuz? Gözleriyle görmüşlerdi ve içleri acımıştı hani. O yalanı yazanlar mesleği bıraktı mı, yoksa taltif mi edildiler! Mesela biri televizyon programcılığına başladı. Bir diğeri hâlâ sosyete davetlerinin baş köşesinde. Bir başkası etrafta. En namlısı Hürriyet’e transfer olmuştu yalandan sonra. Birkaçı FETÖ’den kaçak vaziyette. Birkaç kaçmayanı ise saf değiştirip FETÖ avcısı olarak hâlâ ortalıkta. Liste uzun buraya sığdıramam. Merak eden internetten baksın “sıralı tam liste” var orada. O yüzden herkes susup otursun. Herkesin kendi ayıbı var. Her kesimin kendi yalanı ve yalancısı var. İşin özeti şu: At yalanı sevsinler inananı. Olan gazeteciliğe olmuş o da ayrı. Yeni nesil şöyle zannedecek: “Duyduğu her palavrayı yazana gazeteci denir.” Belki de artık doğru tanım bu. Kim bilir! ***

Vekillere tavsiye

Milletvekilleri görev süreleri sona erdikten sonra bile türlü haktan faydalanmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Sayın vekiller, milletvekillerinin bugün düşünmeleri gereken bu değil bence! Otomobillerinize çakar lamba ve sülalenize sağlık hizmeti sağlamayı düşünmekten önce düşünmeniz gerekenler bence şunlar olmalı: - Sistem ya da rejim değişikliği nedeniyle parlamentonun toplum gözünde azalan işlevini nasıl arttırırız? - Parlamentonun sürekli by pass edilmesini nasıl engelleriz? - Tamamen parlamento dışına çıkan yürütmeyi nasıl denetleyebiliriz? Vekili olduğunuz milletin üzerinde ayrıcalıklı bir parlamenter sınıfı yaratmaya çalışmadan önce yaratmaya çalıştığınız sınıfı saygın hale getirmeniz ve öyle tutmanız tavsiye olunur! ***

Museum Hotel’ler

Kapadokya’ya yıllardır giderim. Çok da severim. Eşsiz bir yerdir. Hakkında geniş bir televizyon programı bile yaptım. Eskiden, uzun yıllar önce gittiğim zamanlan “Esbelli Evi”nde kalırdım hep. Kayaya oyulmuş butik otellerin ilkiydi. Belki de Türkiye’nin ilk butik oteliydi. Zaten otelden çok ev gibiydi misafirleri için. Sonra başka yerler açıldı benzer. Museum Hotel çıtayı bambaşka bir yere çekti. Son olarak da Doğuş Grubu Argos adında şahane bir otel açtı. Ama Museum bir bütün olarak şahane. Kolay kolay da geçilmez gibi duruyor. Bu gezimizde Museum Hotel’e de uğradık. Yıllar önce, ilk açıldığında gidip ailece kalmıştık. Gerçekten harikaydı. (Davetli olarak değil, müşteri olarak gittiğimi söyleyeyim.) Otelin patronu Ömer Tosun’u görünce kutladım: “Abi bir otel de Antakya’ya açmışsın. Çok da para harcamışsın. Helal olsun” dedim. Meğer yarasına basmışım. Antakya’da açılan Museum Hotel’in Kapadokya’daki Museum Hotel ile alakası yokmuş. Aklım almadı. Şimdi gidip ben bir yere “Hilton” diye ya da “Sheraton” diye otel açabilir miyim! O olmazsa, bu da olmaz. Oysa Antakya’da bir mozaik buluntusunun üzerine ciddi emek ve para harcanarak kurulan otel, gerçekten çok kıymetli bir iş. Bu kadar güzel bir iş yapıp, sonra bunu “yürütme” bir isimle bitirmek doğru değil. Başka isim mi yok Allah aşkına. ***

Yarın da Ekrem İmamoğlu

Sevgili okurlar, bu akşam Teke Tek’te Ali Babacan’ın konuğum olacağını dün duyurmuştum. Yarın akşam yine bir Teke Tek Özel yapacağız. Bu kez konuğum İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olacak. Ekrem Başkan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda 6. ayına girerken neler yaptı, nelerle karşılaştı anlatacak. Hakkındaki eleştirilere yanıt verecek. Planlarını anlatacak. Ve tabii CHP’deki tartışmaları da ele alacağız. Yarın akşam saat 21:00’de Habertürk’e bekleriz. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gazeteciler konuklarının söylediklerinin sahibi zannedilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026