İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Patron değil CEO

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 28, 2019

Patron değil CEO

Ali Babacan ile yaptığımız Teke Tek’ten sonra epey bir telefon geldi. Mail, sosyal medya mesajı falan gırla. Herkes kutluyor. Genel söylem şu: “Uzun bir aradan sonra gazeteciliğin yaşamakta olduğunu gördük. Her şey soruldu. Konuk da sinirlenmeden her şeyi cevapladı.” Bence de güzel bir programdı. Ama unutulmasın ki, tango iki kişiyle yapılır. Programa benim katkım önemli olabilir ama konuk katkısı daha önemli. Çoğunluk genel olarak izlenim ya da intibamı da soruyor. Kıvırmadan söyleyeyim. Ali Babacan’ın üzerimde bıraktığı izlenim “olumlu”. ALİ BABACAN: ÖZGÜRLÜKÇÜ DEĞER PEŞİNDEYİZ Batılı bir muhafazakar parti lideri gibi. Sürekli özgürlükler vurgusu yapması bence önemliydi. Ancak asıl önemli olan aynı vurguyu iktidar olunca da yapabilmek. Herkes Ali Babacan’ın sözlerinin farklı bir bölümünü büyütmüştü dün. Bence asıl önemli olan “Parlamenter sisteme geri dönmekten yanayız” cümlesiydi. Bunu da “Birlikte partinin ilkelerini yazdığımız arkadaşlarımızın büyük bölümü parlamenter sistemden yana. Bunu bir geri dönüş olarak düşünmeyin. Geliştirilmiş, modernleştirilmiş bir parlamenter sistem olarak ileriye gidiş olarak görün” demesiydi. Abdullah Gül’ün partinin içinde olmayacağını ve partinin cumhurbaşkanı adayının Abdullah Gül olmadığını da açıkça söyledi. Hatta “Cumhurbaşkanlığı sisteminden yana değiliz ki, Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı yapmaya çalışalım. Parlamenter sistemden yanayız” cümlesi de oradan geldi. Program sonrasında okur ve izleyici tepkilerine de baktım. Bir kısım çok beğenmiş Ali Babacan’ı, bir kısım ise “Liderlik vasıflarına sahip olmadığını gösterdi. Hiçbir heyecanı yok” demişler. Heyecan liderlik vasfı mıdır bilmiyorum ama Ali Babacan sakin, soğukkanlı bir tavır içindeydi. Tabii bu bir tercih meselesi. Sakin ve soğukkanlı bir lider mi, yoksa heyecanlı bir lider mi? Bu aslında bir yaşam tercihi de! Hayattan ne beklediğinize bağlı. Sükunet mi, heyecan mı! Programı kapatırken Babacan’a “Daha çok iyi bir organizatör gibi davranacaksınız izlenimi edindim” gibi bir cümle kurdum. Evet, aynen öyle düşünüyorum. Babacan’ın anlattıklarında ve yaklaşımlarında onu gördüm. “Ben yaparım”dan çok, “Biz yaparız” havası içinde. Kendi işini de doğru “Biz”i oluşturmak olarak görüyor sanki. Memlekete patron olmaya değil, genel müdür olmaya talip. Kurumsal bir holding gibi yönetmek istiyor. Ekibiyle. Benden sonrası tufan diyecek bir patron gibi değil. ***

CHP’den özür dile İnce’den değil

Saray’a giden CHP’li tartışması sürüyor. Rahmi Turan, kendisini hatalı davranmakla eleştirenlere “üçüncü sınıf gazeteciler” diyor. Soner Yalçın, haberi Rahmi Turan ve Uğur Dündar’a veren Talat Atilla’yı istihbarat elemanı olmakla suçluyor. CHP yönetimi, fırsatı değerlendiren İnce’ye “Bir sus” diyor. Talat Atilla ise durduğu yerden pek de geri adım atmıyor. Önceki gün bana attığı bir mesaja “Talat kardeşim, doğrucu kaynak korunur ama seni kullanarak bir yalanı yayan kaynak açıklanır” diye yanıt verdim. Fakat Talat Atilla kaynağının kendisini kandırdığına asla inanmıyor. “Abi, kaynağımın beni kandırdığına inansam bir dakika durmam açıklarım adını” diyor. Kendisi büyük bir gazetede yazmadığı için yakın ilişkide olduğu Uğur Dündar ve Rahmi Turan’a “haber jesti” yaptığını söylüyor. “Bana baskı yapanlar, Muharrem İnce’ye niye o beş kişilik çeteyi açıklaması için baskı yapmıyorlar” diye soruyor. Kaynağının hayali olmadığına yemin ediyor. Anladığım kadarıyla bu ismi açıklamayacak. Bu durum zaten çeşitli gruplaşmaların olduğunu bildiğimiz CHP’de yeni bir güvensizlik ortamı daha yaratacak. Ama ben hâlâ asıl kabahatlinin Rahmi Turan olduğunu düşünüyorum. Talat Atilla’nın kaynağı gerçek mi değil mi, CHP’li CHP’siz mi, beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor. Bunu ben Talat Atilla’dan okumadım, Rahmi Turan’dan okudum. Gerisi beni bağlamaz. Yazmayacaktın Rahmi Abi. Yazmayacaktın. Şimdi İnce’den özür dilemişsin. İnce’ye bir kötülük yapmadın ki sen... Ana muhalefetin içine nifak tohumu bıraktın. Aç telefonu CHP’den kurum olarak özür dile! ***

Galatasaray’da Terim ne istedi yönetim ne yaptı?

Galatasaray’da bugünkü durum nerede başladı hiç düşündünüz mü? Yormayın kendinizi ben söyleyeyim. Gomis’in gidişiyle başladı her şey. Yönetim Gomis’in yıllık 7 milyon avroyu bulan maliyetinden kurtulmak ve ekstra zaman talebine katlanmamak için oyuncuyu yolladı. Olabilir, tasarruf etmek istersiniz, kararlı olursunuz kimse bir şey diyemez. Sonrası felaket oldu. Kulübü taraftar baskısı altında yöneten başkan, Gomis acısından kurtulmak için 10 küsur milyon avro verip Djagne’yi aldı. “Yapmayın. Eren’le Djagne arasında fark yok, Eren varken Djagne’ye gerek yok. Eren’e de top gelmiyor Djagne’ye de gelmeyecek” dedik, dinletemedik. Açık söyleyeyim, Teknik Direktör Fatih Terim’in Djagne diye bir isteği falan da yoktu. Djagne olayı malum. Geldi birkaç ay sonra yollandı. Hem de parasını Galatasaray’ın ödediği şekilde kiralandı. 2 senelik maliyet en az 17 milyon dolar. Atılan birkaç gol. Djagne gidince kulübü tribünlerden yönetmeye devam eden yönetim yine oyuna geldi. Bu kez bir menajer basındaki adamları vasıtasıyla Falcao ismini ortaya attı. Ne kulübün ne teknik direktörün gündeminde olmayan bir oyuncuyu. Taraftar bu isme sarıldı. Yönetime baskı başladı. Ve Gomis ile aynı yıllık maliyete yani yaklaşık 7 milyon avroya geldi Falcao. Bir gol ve aylar süren sakatlık. Ne zaman oynar belli değil. Anlayacağınız Gomis’ten yapılmak istenen tasarruf iki yılda toplam en fazla 14 milyon avro olacaktı. Bunun yerine Djagne artı Falcao’ya 21 milyon ödendi. Karşılığı ise ortada. Peki Hoca Terim ne istiyordu? Geçen seneyi bilmem. Ama bu yıl yönetimden istediği şuydu: Trezeguet’yi alın, Vedat Muriç’i alın, Onyekuru’yu takımda tutun. Mümkünse N’Diaye kalsın, daha iyisini bulamazsak Fernando da gitmesin! ***

Emekli Kraliçe

Günün en büyük sürprizi Kraliçe Elizabeth II’nin emeklilik kararı. Eğer doğru ise 95 yaşına bastığı gün resmi Kraliçelik görevlerini oğluna, Prens Charles’a bırakacakmış. Prens Charles, King Charles olacak. Bence o da başlamadan bırakıp görevi oğluna devretse İngilizler daha mutlu olacaktır. Kimsenin Camilla Parker Bowles’u Kraliçe koltuğunda otururken görmek isteyeceğini zannetmiyorum. Gerçi tanıyan herkes çok akıllı, çok kültürlü, çok düzgün bir kadın olduğunu söylüyor ama algısı kötü ve sevilmiyor. Tabii bu durumda benim de gazeteciliği bırakmam gerekebilir o da ayrı! Prens Charles ve Camilla Parker Bowles. ***

Fizik

Yıllardır gazetelerde “günün güzeli” gibisinden bir fotoğraf yer alır, güzel bir kadının tercihen bikinili fotoğrafları bir veya birkaç köşeye basılırdı. Sonra sözde veya görsel olarak muhafazakarlaştığımız için bu köşeler azaldı. Sonra da kayboldu. Ancak internette devam ediyor. Ama şimdi sadece kadın değil, benzer erkek fotoğrafları da basılıyor. Kaslı, yakışıklı oğlanlar, belden yukarıları çıplak bir şekilde karşımıza getiriliyorlar. Mesela Can Yaman gibi çocuklar. Ve ben artık ortalama kadınların yıllardır süren bu kadın fotoğrafı zulmü konusunda ne hissettiklerini anladım. Çünkü bu erkek fotoğrafları beni sinir ediyor. Şişko falan sayılmam ama sonuçta sıradan bir adamım. Günün birkaç saatini jimnastik salonunda geçirecek ne halim var ne vaktim. Ve bu fotoğrafları gördükçe asabım bozuluyor, aynaya bakınca sinirleniyorum. Muhtemelen eşim de bana bakınca “Ulan ne biçim adam bu” falan diyordur. En iyisi bir anlaşma yapılsın. Ne kadın fotoğrafı yer alsın, ne de erkek. El alemi görmeyen herkes kendini beğensin. Can Yaman ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Muhalifken ekranlara çıkarılmamaktan yakınanlar, muhaliflerin ekranlara çıkarılmasından yakınmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026