İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Mesele insan mı hakikaten!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 3, 2019

Mesele insan mı hakikaten!

Ekrem İmamoğlu Teke Tek’te “Kanal İstanbul bu şehre en büyük ihanettir” dediği andan bu yana Kanal İstanbul tartışması yeniden başladı. Açıkçası ben bu projenin rafa kalktığını düşünüyordum. Çünkü nereden baksanız yaklaşık 40 milyar dolarlık bir maliyet söz konusu idi ve ayranımız yokken tahtırevanla hacete gitmek benzeri bir durumdu, Kanal İstanbul gibi geri dönüşü uzun ve hatta neredeyse imkansız bir projeye böyle bir kaynak ayırmak. Tabii köprüler ve şehir hastaneleri gibi “gelir garantili” bir “yap işlet” projesi olarak özel sektöre verilebilirdi belki ama muhtemelen torunlarınızın torunlarına kadar anca ödenirdi parası. Yani Kanal İstanbul’un devletin ve milletin sırtından indiği günü gören cennetlik olabilirdi. Yine de bu işler beni aşan işler! Ekonomisini bilenler tartışsın. Elimdeki sınırlı veri ile net bir şey söylemeyeyim şimdilik. Çevre felaketine neden olması, Karadeniz ile Marmara arasındaki dengeyi bozma olasılığı da uzmanların işi. Onu da bir gün Teke Teke Bilim’de uzmanları ile konuşur tartışırız. Bu proje ile ilgili bana mantıksız gelen bölüm ise çok ama çok basit. Kanal İstanbul projesinin akla düşmesindeki asıl neden neydi hatırlıyor musunuz? Ben hatırlatayım. 18 milyonluk bir kentin ortasından geçen bu su yolundaki yoğun gemi ve tanker trafiğinin yarattığı tehlike. Burada bir kaza olursa, İstanbul’da yaşayanların can güvenliği söz konusu idi ve insanların başına bir felaket gelmesin diye Kanal İstanbul düşünülüyordu. Böylelikle kaza olursa İstanbul’da yaşayanları etkilemeyecekti. Şimdi ise ne konuşuluyor? Kanal İstanbul’un çevresinde yaklaşık 1.5 ila 3 milyon kişilik bir yerleşim. İyi de hani insanların güvenliği için Kanal yapılıyordu. Oraya yerleşecek olan 1.5 milyon kişi salak mı, kurban mı? Boğaz kıyısında bile o kadar insan yaşamıyor. Eğer mesele hakikaten insan idiyse! ***

İspitçiye abuk yanıt

İstanbul’da bir et lokantasında kaz yemekleri yapılmış. Kars’ın ünlü kazını tanıtmak amacıyla. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu ve CHP İl Başkanı Kaftancıoğlu ve bir grup da gazeteci. Ankara’nın geçen dönem görevden istifa ettirilmiş belediye başkanı Melih Gökçek niyeyse bu yemeğe kafayı takmış ve sosyal medya üzerinden sallamış. "Bakın işte onlar da ziyafetteler ve bakın bakın şarap da içiyorlar” kıvamında konuya girmiş. Aslında bir ilkokul çocuğu düzeyi. “Örtmenim bakın Ekrem naptı” ispitçiliği. Okuyunca güldüm. Kendi kendime dedim ki, “Melih Başkan hâlâ içinde kalan ukdeyi çıkaramamış ama onu görevden alan CHP değildi, onu unutuyor” Açıkçası ciddiye alınacak bir şey değildi. Ama gazeteci arkadaşımız Deniz Zeyrek almış. Uzunca bir izahattan sonra da “Ekrem Başkan ve Kaftancıoğlu şarap değil su içtiler” Açık söyleyeyim bu yanıt beni Melih Gökçek’in “kuyruk acılı” ispiyonculuğundan daha çok kızdırdı. “Şarap içmediler” İçseler ne olurdu Deniz kardeşim. Bu mu mudur vereceğin yanıt! Yuh artık. ***

Libido

Can Yaman diye yakışıklı bir çocuk var. Oyuncu. Dünya çapında meşhur olmuş. Her yerde havalimanlarında kaldığı otellerde falan hayranlarının saldırısına uğruyor. Hayran saldırısı doğru mu mizansen mi bilemem ama Akdeniz ülkelerinde popüler olduğunu biliyorum dizisi nedeniyle. Bu arkadaş şöhreti bulan herkes gibi hayatın sırrının da şöhretle bir arada bulunduğunu zannedenlerden olmalı ki, oyunculuk üzerine okuduğum en saçma sapan röportajlardan birini vermiş. Libidosu olmayan jönler başarılı olamaz anlamına gelen hayatımda duyduğum en zırva lafı etmiş. Oğlum sen porno oyuncusu değilsin ki! Sen rol yapacaksın. Gerekirse libidosu yüksek birini gerekirse libidosu olmayan birini, gerekirse aseksüel birini, gerekirse homoseksüel birini oynayacaksın. Adını duydun mu bilmem ama mesela şahane aşk filmlerinde oynamış Rock Hudson’un kadınlara yönelik muazzam bir libidosu mu vardı? Ya da “Cruising” filminde hayatımda gördüğüm en muhteşem performanslardan birin sergileyen Al Pacino o günlerde gay olmaya mı karar veriyordu? Can Yaman kardeşim sana böyle yüz tane daha örnek veririm ama muhtemelen okumayacaksın. Ama bilesin ki oyunculuğun libido ile alakası yok. Ayrıca seninle oynayan kadın oyuncular oraya senin kendini daha erkek hissetmen için yollanmıyor. Şunu da unutma. Tutmayan iki dizilik canın var. Var zannettiğin libidonun canı da o kadar. Can Yaman’ın libidosu düşük halleri Can Yaman’ın libidosu yükselmiş hali ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Denize düşen Uzan’a sarılmadığı zaman. 

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026