İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bunları söyleyebilecek kadar vahşi birini…

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 6, 2019

Bunları söyleyebilecek kadar vahşi birini…

Dünden beri Türkiye bu meseleyi konuşuyor. Ceren’i öldüren canavarı. Bunu kadına karşı şiddet gibi görmek mümkün değil. Bu başka bir şey. Bu Türkiye’de pek görmeye alışmadığımız bir tür, bir nevi seri katil. Türk Tipi seri katil demek daha doğru belki. Kadınlara yönelik canavarca hislerle dolu birisi. Bunu saklamıyor da… Açık açık anlatıyor. İki kez cezaevinden kaçması, bu manyaklığına rağmen cezaevinden izinli çıkabilmesi falan da Türk tipi işler zaten. O yüzden de başlıktaki gibi bir cümle kuruluyor, “Bunları söyleyebilecek kadar vahşi birini nasıl olur da cezaevinden çıkarırsınız” diye. Ama biliyor musunuz ki, aslında beterin beteri var. Bu bir canavar. Bunun cezaevinden çıkarılması tabii hata. Ama ya aşağıda anlatacağım varlığa ne diyeceksiniz! Bunun da kadına yaklaşımı, yukarıdaki hasta ruhlu canavarı aratmayacak türden. Ama çevreye zararı muhtemelen daha fazla. Şöyle konuşuyor, hem de gizli gizli değil, bir televizyon programında. Sanat adamı sıfatıyla. Diyor ki, “Kadının tabiatı bağlanmaktır, ait olmaktır. Erkeğinki öyle değildir. Erkek kadına ait olmaz, sahip olur” Sahip olur derken sesine güçlü bir vurgu, bir sertlik de katıyor ve devam ediyor: “Aradaki fark bu. Bazı kadınlar bunu karıştırıyor. Ben böyle yapıyorum, sen niye böyle yapıyorsun. Aynısını yapmasını istiyor.” Ve tam burada yeniden sesini kalınlaştırıp, sertleştirerek “Ben sahip olurum, sen ait olursun. Aradaki fark bu” Şaka yapmıyorum. Abartmıyorum. Aynen böyle anlatıyor. Büyük bir özgüven patlaması ile. Kadının binlerce yıllık “Birey olma” arzusunu, çabasını, savaşını ve hakkını “Davudileştirilmiş” bir ses tonu ve büyük bir hadsizlikle çöpe atıyor. Peki kim bu? Dünden beri her şeye manşet olan hapishane kaçkını canavar mı? Hayır değil. Ama bu ondan daha tehlikeli aslında. Çünkü bu “Sanatçı” adı altında geziyor ortalıkta. Ey insanlık, tanıyın bunu, adı “UĞUR IŞILAK” Tanımadınız mı? “Dombıra”yı söyleyen adam desem! Duymadınız mı? TBMM’de uyuyan milletvekili desem! Bu lafları söyleyebilecek kadar vahşi birini hapishaneden salmışlar, rezalet. Bu lafları söyleyebilecek kadar gözü dönmüş birisini ise Meclis’e almışlar. Bence daha büyük rezalet. Bu kafa Meclis’te olursa, o kafa dışarda gezer. Şaşırmayın. Normaldir! NOT: Bu Uğur Işılak’ın Ülke TV’de söylediği lafların videosunu ekte izleyebilirsiniz! ***

Kanal referandumu

Kanal İstanbul meselesi, bir iktidar muhalefet meselesi değildir, olamaz, olmamalıdır… Kanal İstanbul denilen iş, bir iktidarın “Evet” deme, bir muhalefetin de “Hayır” deme gücünün ötesindedir. Ne Meclis’teki çoğunlukla ne yetkinin kimde olduğu ile alakalıdır. Bu çok büyük, çok önemli bir meseledir. Herkesi aşar. Dünyanın biz Türk milletine emanet edilmiş bir bölümünde, dünya üzerindeki dengeye kalıcı bir etki yapacak, insanlığa ilişkin bir büyük iştir. Bu yüzden de Kanal İstanbul için kimse “Ben yaptım oldu” diyemez… Yine kimse “İzin vermiyorum yapamazsın” da diyemez. Yapılması gereken şudur. Güvenilir bilim insanları, tarafsız ve namuslu bilim insanları oturur bu işi araştırırlar. Çevre etkileri nedir, çevreye ne gibi zararlar verebilir, varsa ne gibi faydalar sağlayabilir! Dünyaya ve doğaya kalıcı etkileri neler olacaktır? Marmara’ya ve Karadeniz’e neler yapacaktır? Tüm bunlar hesaplanır, bilinir, görülür ve toplumla paylaşılır. Ayrıca bunun bir de güvenlik boyutu vardır. Kanal İstanbul Trakya’yı ikiye bölecek, Avrupa ile Türkiye’nin önemli bir bölümü arasına ikinci bir su yolu koyacaktır. Bunun askeri sonuçları neler olabilir, güvenlik etkisi nedir o da hesaplanması gereken başka bir boyuttur. Ve tüm bu hesaplar yapıldıktan sonra ve sonuçları bu ülkenin yaşayanları ile paylaşıldıktan sonra oturup halka sorulur, yani bir referandum yapılır, “Trakya’yı bölmek istiyor musunuz?” diye. Tabii halka ödeyeceği maliyet de anlatılır bu arada. Karar millet verir. Başka türlüsü olmaz. Olursa da olmaz! ***

Düzeltme

Hasan Cemal’in pasaportuna el koyulmasındaki yanlışlığı anlatınca yazımda, Hasan Cemal aradı. Genelde Galatasaray konuşmak için arar. Ya da kızmak için. Bu kez kızmak için aramış. Yazımda Hasan Cemal’in 77 yaşına merdiven dayadığını yazmıştım. Kızmış. “Ulan daltaban, 77 değil, 76 olucam yakında. Beni karalamaktan vazgeç” dedi. Kendisinden özür diledim. “Düzeltirim” dedim. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Düşmanımıza bile arkadan değil cepheden saldıracak karakterde olduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026