İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Postmodern Varlık Vergisi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 17, 2019

Postmodern Varlık Vergisi

Cumhuriyet tarihinin en büyük ayıplarından biri muhtemelen 1942 yılında çıkarılan Varlık Vergisi’dir. Avrupa’da güç kazanan faşist rejimlerden de esinlenerek çıkarılan bu yasa “çok halkçı” olarak lanse edilmişti o günlerde. 1942 yılı ortalarında kurulan Şükrü Saraçoğlu hükümeti bir taraftan harp yıllarında dengesi adamakıllı bozulan devlet gelirlerine ek kaynak sağlamak, diğer taraftan yıkıcı bir yoksulluğun içindeki halkın gözünde koşulları fırsata çevirmiş bulunan vurgunculara haddini bildirmek için çalışmaya koyulmuştu. Hükümet Varlık Vergisi’nin hazırlıklarını yaparken, verginin görünürdeki gerekçesi olarak; “piyasadaki para arzını azaltmak, Türk parasını kıymetlendirmek, fiyat artışlarını önlemek, aşırı kazancı vergilendirerek sosyal adaleti sağlamak” vb. gibi ekonomik hedefler ileri sürmüştü. Ancak Başbakan Saraçoğlu bazen gizli, bazen açık biçimde asıl amacın “servet transferi” olduğunu söylüyor, hedefin azınlıkların mallarını ele geçirmek olduğunu pek gizlemiyordu. Ağır vergileri ödeyemeyenler Aşkale’ye “çalışma kamplarına” gönderiliyordu. Cumhuriyet tarihinin ve o günün tek partisi CHP’nin acı ve hazin bir dönemi, büyük bir utancıydı Varlık Vergisi. Kim derdi ki, aradan 77 yıl geçecek ve Varlık Vergisi hortlayacak. Kısa bir süre önce yasalaşan ve yasalaşması öncesi benden başka hiç kimsenin dikkat çekmediği yeni vergi yasası, çok açık biçimde post modern bir “Varlık Vergisi”dir. Oturduğunuz konuta devlet kafasına göre bir değer belirleyecek. Sonra da bu değer üzerinden sizden 100’de 1’e varan oranda vergi alacak. Yani bir anlamda kendi evinizde devletin kiracısı olacaksınız. Diyelim ki, Boğaz’da bir eviniz var. Vakti zamanında almışsınız. Devlet diyecek ki, “Bu ev 10 milyon TL eder” ve sizden yılda 100 bin TL vergi isteyecek. Bir kere değil. Her yıl. Devletin belirlediği değer üzerinden. Evin değeri düşmüş, artmış devletin umurunda bile olmayacak. Her yıl yeniden değerleme oranında artacak bir de verginiz. Sizin böyle bir geliriniz var mı, böyle bir para kazanıyor musunuz sormayacak bile! Deyin ki, ananızdan, babanızdan kalan böyle bir eviniz var. Aylık geliriniz de 7 bin TL. Bütün gelirinizi verseniz vergiyi ödeyemeyeceksiniz. Mecburen o evi satacaksınız. Kiraya verseniz, muhtemelen kira geliri bile o vergiyi karşılayamayacak. Bazıları diyecek ki, “Zenginden vergi alınması seni niye rahatsız etti”. Gelirden vergi alınması beni hiç ama hiç rahatsız etmez. Ama bu gelirden değil, varlıktan vergidir. Yani Varlık Vergisi’dir. Bu yolla toplanacak vergiler Ali Ağaoğlu gibi, Simit Sarayı gibi, daha pek çokları gibi zenginleri kurtarmak için kullanılacaktır. Ve bildiğim bir şey var ise bu tip vergileri getiren iktidarlar, gerisini de getirirler. Ancak bu postmodern varlık vergisi ayıbının Anayasa Mahkemesi’nden dönmesi muhtemeldir. Çünkü zaten Emlak Vergisi yoluyla vergilendirilen konutlardan ikinci kez vergi almaya kalkışmak zaten Anayasa’ya aykırı bir durumdur. ***

Biatçılık

Hürriyet gazetesinin pek sayın genel yayın müdürü Ahmet Hakan Coşkun beyefendi, Kanal İstanbul’u savunmuş ve bu kanalın yapımını doğru bulmayanları eleştirmiş. Ancak Ahmet Bey’in pek ilginç bir yaklaşımı var. Meseleyi kendi üzerinden değil, Bülent Ecevit üzerinden savunuyor. AK Parti’nin yıllardır “çılgın projemiz” dediği projenin aslında 1994 yılında Bülent Ecevit tarafından yapılmış bir proje olduğunu söyleyen Ahmet Bey soruyor: Çok merak ediyorum, Ecevit bugün yaşasaydı, iktidarda olsaydı ve Kanal İstanbul’u yapmaya kalksaydı... Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere bütün Kanal İstanbul karşıtları… Sıkılmış yumruklarla...“Kanal İstanbul cinayettir” diye haykırırlar mıydı? Düne kadar dört bir yanda Oval Ofis’te Clinton ile karşı karşıya fotoğrafını kullanıp “Ezik” diye eleştirdikleri Ecevit’e sığınma durumunda olmak bazılarında ilginç bir ruh hali yaratmış olmalı. Ancak Ahmet Hakan’a şunu da hatırlatmak isterim. Şimdi 25 yıllık projesine iktidara yaranmak için gündeme getirdikleri Bülent Ecevit, FETÖ olan Gülen cemaatinin de destekçisi olmasa bile “gözyumucusuydu”. Bu grubu “bir sivil toplum hareketi” olarak gördüğünü defalarca söylemişti. Eğer meselelere böyle yaklaşacaksak, yani içeriğe değil özneye göre alacaksak o zaman Ecevit’in bu yaptığına da doğru muydu demek zorunda kalacak herkes? Sevgili Ahmet Hakan içinden geldiğin kültür nedeniyle bir kişiyi lider diye bellemişsen, onun doğrusuna da yanlışına da sahip çıkmak gerektiğini düşünüyor olabilirsin. Ama o biat değil, bilim kültüründen gelenler lider dedikleri kişinin hatalarını eleştirebilir, kimi fikirlerine ya da projelerine katılmayabilirler. Her lider gibi Ecevit’in de doğruları ve yanlışları vardır. Aslına rücu eden senin gibilerin anlamadığı da zaten budur. ***

Matematik ve siyaset

Dün çeşitli internet sitelerinde AK Parti’nin genel başkan yardımcılarından Mahir Ünal Bey’in partinin imajını düzeltmek için çeşitli gazetecilerle ve gazete genel yayın yönetmenleri ile buluşup toplantılar yaptığını okudum. Haliyle güldüm. Yerel seçimler öncesi de partinin halkla ilişkiler ve tanıtım stratejisini Sayın Ünal belirliyordu. Özellikle İstanbul’da yenilenen seçimlerde Binali Yıldırım’ın stratejisini Mahir Ünal belirledi ve yönetti. Sonuç ortada. Şimdi de aynı şekilde belirlemeye devam ediyorsa durum vahim demektir. Aynı sayıları birbiriyle çarpıp her seferinde farklı bir sonuç beklenmeyeceğini bilmek için matematikçi olmaya gerek yok. Siyasetçiler bile bunu bilebilir! ***

Okullarda ilk yardım sorunu

İki küçük çocuğun boğazlarına kaçan çikolata kapakçığı nedeniyle hayatını kaybetmesi ile ilgili çok şey söylendi ama bir şeyi nedense söylemedik. Ben dahil. Her iki olayda da ama özellikle okulda hayatını kaybeden çocuğun olayında çocukcağız yardım için oradan oraya koşturuyor, yardım arıyor. Koskoca okulda bir kişi, tek bir kişi dahi ilk yardım konusunda ders olmadığı için, bir kişinin bile böyle bir olaya nasıl müdahale edileceği konusunda bir fikri olmadığı için çocuk can çekişerek hayatını kaybediyor. Oysa bir Heimlich Manevrası ile hayatının kurtulması büyük olasılıkla mümkün ama okulda bunu bilen yok. Milli Eğitim’in bu konuda bir şey yapması şart. En azından öğretmenlere ve okul yöneticilerine bir ilk yardım kursu şartı getirilmesi gerek. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

En iyi mücadele yönteminin işini iyi yapmak olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026