İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Montreux için bir kanal yetmez iki olsun

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 20, 2019

Montreux için bir kanal yetmez iki olsun

Bir Kanal İstanbul’dur tutturmuşuz gidiyor. Allah biliyor ya, ilk söylendiği gün yapılacağına hiç inanmıyordum. Böyle uçuk projeler konuşulur ama uygulanmaz. Bana göre bu da uygulanmayacak bir proje olarak kalacaktı. Liderler, iktidarlar dev projelerle ”enler” tarihine geçmek isterler. Bu enler bazen olur, bazen olmaz, bazen de o ülkeye çok pahalıya mal olur. Ben AK Parti iktidarının “en büyük havalimanı” ile en hırsını tatmin ettiğini ve başka bir “en büyük”e ihtiyaç duymayacağını düşündüm hep. Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı Teke Tek programında “Kanal İstanbul gibi gereksiz ve zararlı bir projeyi yaptırmayacağım” demesinden sonra proje yeniden canlandı ve iş anladığım kadarıyla inada bindi. Ben bu inatlaşmanın dışında kalacağım. Bilimsel veriler dışında bir fikrim olamaz bu konuda. Ama tartışılanlara ve tartışanlara baktıkça susmam da mümkün değil. İşin jeolojik, ekolojik, uluslararası dengeler gibi çok boyutlu konuları bir yana, tüm “cühela” hep bir ağızdan “Bu kanal sayesinde Montreux Boğazlar Sözleşmesi’nin elimizi kolumuzu bağlayan maddelerinden kurtulmuş olacağız” diyerek bu Kanal’ı da yerli ve milli paketinde bize yutturmak istiyorlar. Kendileri cahil ve akılsız oldukları için yutabilirler ama biz işin bu tarafını yutmayız. Öncelikle Montreux Boğazlar Sözleşmesi birinin elini kolunu bağlıyorsa o biz değiliz. Sözleşme tam aksine Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin elini kolunu çok daha fazla bağladığı gibi, sözleşme sayesinde Karadeniz çatışmasız bir deniz olarak 82 yıldır huzurlu bir deniz. Bu bir. İkincisi Montreux Boğazlar Sözleşmesi sadece İstanbul Boğazı ile ilgili değil. Adı üzerinde bu “Boğazlar” sözleşmesi. Yani hem Çanakkale hem İstanbul boğazları ile ilgili. Kanal yaparak Montreux’yü delme hayali kuranlar benden duymuş olmasınlar ama bu durumda bir de “Kanal Çanakkale” yapıp Saros Körfezi'nden, Marmara’ya bir kanal daha yapmak lazım. Yani tek kanal yetmez delmeye. Dahası Montreux’ye göre boğazlardan geçip Karadeniz’e açılma sınırlaması sadece savaş gemileri için var. İster boğazlardan geçsin, ister Kanal İstanbul’dan, isterse tepeden uçakla taşınsın Karadeniz’de bulunabilecek Karadeniz’e kıyısı olmayan ülke gemisi tonajı 30 bin tonu geçemiyor. Yani Kanal da açsan, su altı tüneli de yapsan, Karadeniz’de kıyısı olmayan ülkeler buraya kafalarına göre savaş gemisi sokamazlar. Bunun dışında Montreux Sözleşmesi Türkiye’ye önemli haklar veriyor. Savaş halindeysek savaştığımız ülkenin ticari gemilerine boğazları kapatabiliyoruz. Kendimizi tehdit altında hissedersek geçişlere sınırlama getirebiliyoruz. Barış zamanı ise tüm ticari gemiler zaten serbestçe sözleşme ile bedeli belirlenmiş bir şekilde, kılavuz alma mecburiyeti olmaksızın boğazlardan geçebiliyorlar. Türkiye’nin “Biz kanal açtık. Buradan değil oradan geçin” deme hakkı yok. Mesele sadece dünyaya sükse yapmak ise eğer… Ali Ağaoğlu, Rolls Royce’ları ve Simit Sarayı’nın patronu da Bentley’leri ve özel uçakları ile sükse yapıyordu hatırlarsanız. NOT: Abuk sabuk konuşanlara tavsiyem, Mektebi Sultani’den ağabeyim M. Deniz Vank’ın 20 yıl önce kaleme aldığı Boğazların Hukuki Rejimi ve Türk Boğazları adlı eserini okursanız, mevzuyu daha iyi anlarsınız. ***

Bırakın artık şu ikiyüzlülüğü

Türkiye’nin en çok izlenen televizyonlarında, en çok izlenen dizilere imza atmakla övünen yapım şirketleri, senaristler ve en anlı şanlı oyuncular. “Sivil hayatta” duyarlılık bayrağını kimseye bırakmayanlar. Kadına karşı şiddet, töre cinayeti gibi konularda “sözde” bir duyarlılık içinde bayraktarlık yapanlar. Dizi diye çektiğiniz şeylerde hâlâ “bekaret” üzerinden namus, namus üzerinden cinayet, tecavüze uğramaktan intihar gibi ilkelliklere imza atıyorsunuz. Hâlâ kadın üzerinden yürüyorsunuz. Hâlâ bedeli kadına ödetiyorsunuz. Kadına bedel ödetmeyi normalleştiriyorsunuz. Dizide bunu yapmayı marifet sayıyor ama iki gün sonra bir kadının başına gelen her felakette sosyal medya üzerinden en duyarlı mesajları veriyorsunuz. Siz yapımcılar. Böyle bir senaryo önünüze geldiğinde senariste “Git şu ilkelliği kaldır bu hikayeden” diyemiyor musunuz? Siz senaristler bu rezilliği sizden yapımcı talep ettiyse “Kusura bakmayın ama ben böyle bir şeyi yazarsam çocuklarımın ve arkadaşlarımın yüzene bakamam” diyemiyor musunuz? Ve siz duyarlılık şampiyonu oyuncular. Bu ilkel satırlar tekst diye önünüze koyulduğunda “Ben bunu oynamam kardeşim” demektense sosyal medyada palavradan bir duyarlılık sergilemeyi daha mı kolay buluyorsunuz! Ayıp ediyorsunuz. Ayıp. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Her gün Celaleddin-i Rumi’den söz paylaşanlar Mevlana’nın yüzde biri kadar ahlaklı olabildiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026