İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yerli ve milli “Marka” lazım marka

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 21, 2020

Yerli ve milli “Marka” lazım marka

Yerli otomobil “palavrası” üzerine yazdıklarıma yapılan yorumları okuyorum sağda solda. Gülmüyorum. Cehalet dolu yorumlar. Dünyadan habersiz goygoycuların yazdıkları. Ciddiye almam mümkün değil. Ama konuyu “aklı başında” insanlara anlatmaya çalışmakta fayda var. Şimdi hemen birkaç soru sorayım: - Mercedes hangi ülkenin markasıdır? - Çok cahil olmayan herkesin anında yanıt verebileceği gibi Almanya’nın 100 küsur yıllık markasıdır. - Peki bir Alman vatandaşı için Mercedes “Yerli ve Milli” bir marka mıdır? - Kesinlikle evet. Bir Alman, Mercedes markası için bunu çok rahat söyleyebilir. - Peki Mercedes’in üretimi Almanya’da mıdır? - Bazılarının evet. Bazıların hayır. Mesela çok beğenilen G serisi Avusturya’da üretilir. SUV modellerinin neredeyse tamamına yakını ise ABD’deki fabrikada. Mercedes’in farklı farklı ülkelerde üretim tesisleri vardır. Kamyonlarının önemli bir bölümü ve otobüsleri ise Türkiye’de üretilir mesela. - Mercedes markası tüm parçalarını kendi mi üretir? - Hayır. Mesela Mercedes’in küçük motorlarının bir bölümünü Mercedes, Renault’dan satın alır. Ama aslında o motorları Renault için üreten de Japon Nissan’dır. Keza Mercedes’in kamyoneti olan X serisi araçlar Nissan’dan alınan platform üzerinde yapılmıştır ilk olarak. - FİAT bir İtalyan otomobili midir? - Evet. Zaten adı Fabrrica İtaliano Automobili Torino’dan gelir. Yani Torino İtalyan Otomobilleri Fabrikası. - Neredeyse yarım asırdır Türkiye’de üretilen FİAT’lar ne otomobilidir peki? - Türkiye’de üretilmiş İtalyan otomobilleridir elbette. Aynen Ford için Türkiye’de dizayn edilen, tüm mühendisliği Türkiye’de yapılan kimi Ford modellerinin aslında Amerikan otomobili olduğu gibi Şimdi bazılarınız diyecek ki, “Ne alaka sen ne anlatıyorsun”. Anlatmaya çalıştığım şu. TOGG’un bize anlatması gereken öykü bu. Bize otomobil yapmaktan söz etmesinler. Bu ülkede zaten otomobil yapılıyor. Bu ülkede eksik olan otomobil yapma becerisi değil. Yerli bir markamızın olmaması, mülkiyeti bir Türk firmasına ait bir dizaynımızın olmaması gibi meseleler. Yani bize İtalya’dan alınan bir model göstermek veya gösterememek önemli değil. Önemli olan “Markamız var mı”, “Bu marka için nasıl bir tanıtım ve pazarlama faaliyeti düşünülecek”, “Bu markayı önce Türkiye’de sonra yurt dışında nasıl tanıtıp, nasıl pazarlayacağız”, “Marka vaatleri ne olacak”, “Pazarda nasıl ayrışacak, nasıl bir markalaşma politikası izleyecek?” Bunların hiçbirinin yanıtı yok. Ama şunu açık açık söyleyeyim. Türkiye’nin şu anda 1 milyon metrekare arazi üzerine kurulacak bir otomobil fabrikasına ihtiyacı yok. İhtiyaç olan şey marka, marka, marka. Bize bununla ilgili söylenen hiçbir şey yok. 3 yıllık, 5 yıllık, 10 yıllık, 20 yıllık perspektifler yok. Sonra ben “Kandırılıyoruz” deyince kızıyor bazıları. Ben de diyorum ki, “1 milyon metrekare arazi ve devletten alınacak milyarlarca dolar ile otomotiv devi olunmaz, marka olunmaz”. Ben söylesem de kandırılıyorsunuz, ben sussam da! ***

Anladığı dilden

Yıllar önce televizyonda “Zirveden zırva çıktı” demiştim. O zamanlarda da RTÜK üzerinde hükümet etkisi vardı ve RTÜK o zaman da bana sağlam bir ceza vermişti. Ama söz konusu olan zirve olunca sonuçlar pek değişmiyor anlaşılan. Berlin’deki “Libya Zirvesi”den de çıkan zırvalık oldu. Çok açık ortadaki ki, zirvenin amacı Libya’da bir çözüm, bir kalıcı huzur, bir birleşik Libya çıkarmak değil, Türkiye’nin Akdeniz’de kendisine karşı yapılmak istenen oldubittileri engellemeye yönelik Libya ile vardığı mutabakatı işlemez hale getirmek, Türkiye’yi durdurmak. Açıkçası dün akşama kadar Türkiye’nin Libya’ya asker gönderme kararına karşı idim. Hâlâ da çekincelerim var. Ancak karşımızdakilerin anladığı dilin bu olduğunu da çok açık biçimde görüyorum. Bundan sonra yapılması gereken çok hızlı bir biçimde İsrail ve Mısır ile ilişkileri olabildiğince normalleştirmek. Aynı zamanda da Suriye ile masaya oturabilecek kıvama gelmek. Yani kişisel inatları bir kenara bırakıp, ülkenin geleceğini önceliklemek. ***

Yandaşlık üzerine

Hiçbir tarafın yandaşı olmamakla birlikte “yandaş medya” söylemine son derece karşıyım. Türkiye’de herkesin “kendi gibi düşünmeyenlere” karşı bir yaklaşımda olduğunu da görüyorum. Kayıtsız şartsız muhalefeti destekleyen iktidarı destekleyene, kayıtsız şartsız iktidarı destekleyen de muhalefeti destekleyene kızıyor ve “yandaş” diyor. Çok açık söyleyeyim, isteyen herkes istediği herkese yandaş olabilir. Bunda hiçbir mahzur, hiçbir antidemokratik durum yoktur. Dünyanın en demokratik, hukuka gerçekten saygı duyulan ülkelerinde bile böyle medyalar olabilir. Vardır da! Yani iktidarı veya karşıtlarını kayıtsız şartsız, kör olmuş bir şekilde destekleyebilirsiniz. Buna ayıplı bir durum denemez. Ayıplı olan şudur: “Karşı tarafa yalan ve iftiralarla saldırmak.” Tuttuğunuz tarafı istediğiniz gibi methedebilir, övebilir, göklere çıkarabilirsiniz. Ama karşı tarafa saldırmak, karşı tarafı mesnetsizce karalamak, karşı taraf hakkında gerçek dışı algılar yaratmaya çalışmak ayıptır, rezilliktir. O yüzden tuttuğunuzun tarafın “B.kunda boncuk var” demenize hiç karışmam. Ama rakip için “B.ku pis kokuyor” diyemezsiniz. Çünkü herkesin b.ku aynı derecede pis kokar. Yediklerine bağlı olarak! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Sanat ile zanaatı ayırt edebildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026