İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Davutoğlu’nun anımsattıkları

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 23, 2020

Davutoğlu’nun anımsattıkları

Ah Ahmet Bey ah, bir zamanlar arkanızda “Sayın Hocam, Sayın Hocam” diye koşuşturanların şimdilerde size çakma yarışına girdiği günlerde ben de sanki onlarla birlikte hareket ediyormuş, size çakmak için fırsat kolluyormuş gibi görünmek istemem ama çok rica ediyorum Ahmet Bey, siz de ne olur başkaları gibi bizim aklımızla, en azından benimki ile dalga geçer gibi açıklamalar yapmayın. Yemin ediyorum ki, aklımla alay edilmesi kadar, aptal yerine koyulmak kadar sinirlendiren hatta çileden çıkaran başka bir şey yok. Muhtemeldir ki, siz geleneksel olarak böyle bir tavıra tepki gösterilmeyen bir yerlerden geliyor olabilirsiniz ama ben o geleneğe mensup değilim. O yüzden kusura bakmayın. Ahmet Bey, Sayın Başbakan, Sayın Davutoğlu, yaptığınız konuşmaları, verdiğiniz röportajları okuyorum. Son olarak düşürülen ve başımıza hayli iş açan Rus uçağı ile ilgili demişsiniz ki, “Konjonktürel olarak bir uçak düşürülme krizi yaşadık. O krizin tırmanmasının temel sorumlusu, o sabah bizim talimatlarımıza rağmen Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamadır. ‘Rus uçağını biz düşürdük’ açıklaması. Rusya ile gizli diplomasi yapma şansımız varken, o şansı yok eden o açıklamadır.” Yapmayın Ahmet Bey, ben o günleri çok iyi hatırlıyorum ve hatırladıklarımı yazma cesaretim de var çok şükür. Rus uçağı düşürüldükten sonra açıklama yapan Rusya, sizin de sözünü ettiğiniz “gizli diplomasiye” izin verecek bir tonda “Uçağımızın nasıl düşürüldüğünü araştırıyoruz” türünden alt tondan bir açıklama yaptı. Belli ki, gerginliği tırmandırmadan bir çözüm istiyorlardı. Ancak Cumhurbaşkanlığı’nın internet sitesinde “Rus uçağını düşürdük” açıklaması yer aldı. Biz “Herhalde bu kaldırılır ve iş büyümeden çözülür” diye umarken siz “Uçağın vurulması emrini ben verdim” diye ortaya atladınız. Sonrasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan “Sınır ihlali oldu. Angajman kuralları gereği düşürdük. Yine olursa yine düşürürüz” dedi. Ve o sırada tüm hükümet yanlısı medya sizi ve Cumhurbaşkanı’nı alkışlıyor, Suriye’nin düşürdüğü F4 uçağımızın intikamının alındığını haykırıyordu. Yani hep birlikte gayet mutlu, gayet kahramandınız! Hiç kimse “Bu işin nasıl gerçekleştiğini araştırıyoruz” falan demedi. O yüzden aklımızla, en azından benimki ile dalga geçmeyin. Üzülürüm. Ortadoğu’da epey üzüntü yarattınız Ahmet Beyciğim. Bir de beni üzmeyin! :)) ***

Maksat büyük kulüpleri bankaların ele geçirmesi mi!

Fenerbahçe’nin “sözde” yapılandırmaya karşı çıkması ve bu yüzden de cezalandırılması konusundaki itirazlarında haklı olduğunu söyledim, oradan devam edelim. Türk futbolunda kulüplerin ağır borç yükü altında kalmalarından ötürü, Türk futbolunu kulüpleri kurtararak kurtarma planı başlangıçta makul bir plandı. Hüsnü Güreli’nin hazırladığı plana göre, Süper Lig kulüpleri İngiltere Premiere League örneğinde olduğu gibi bir şirket çatısı altında toplanacak, kamu bu şirkete bir kaynak aktaracak, bu kaynak ile kulüpler borçlarını ödeyecek ve bankaların faiz kıskacından kurtulacak, sonrasında da ciddi bir mali denetim gelecekti. Plan bu idi ve mantıklı idi. Ancak Türkiye’de her şeyde olduğu gibi burada da doğru bir plana birileri çomak soktu. İyi niyetle düşünürsek kamuoyu baskısından korkuldu, kötü niyetli düşünürsek kulüplerin ekonomik olarak bağımsız hale gelmesi istenmedi ve planın yarısı uygulamaya alınırken diğer yarısı çöpe atıldı. Kaynak aktarılmadı, kulüpler zaten borçlu oldukları bankalarla daha yüksek faizle yeniden yapılandırmaya zorlandı. Böylece kulüpler üzerine “tahakküm” getirilmek istendi. Bir anlamda dört ayaklı bir asma köprü yerine 2.5 ayaklı bir asma köprü yapıldı ve kulüpler bu köprünün üzerine çıkarıldı. Bir buçuk ayak kamu bankaları sistemi tutuyor ve bıraktığı anda köprü üzerindekilerle birlikte çöker. Siyasetin tahakkümü altındaki yetkisiz ve beceriksiz federasyonlar ve başkanları buna itiraz edemediler. Ve şimdi kulüpler, bankalar konsorsiyumu ile anlaşmaya zorlanıyor. 2 yılı ödemesiz yeniden yapılandırma anlaşmaları ile. 2 yıl sonra ödeme günü geldiğinde asla ödenemeyecek bir borç. Ve anında bu kulüpler bankaların eline geçecek. Siyasetin tahakkümü altına alınacak. Yönetimleri artık kulüpler değil, bankalar belirleyecek. Böyle bir durumda borçsuz harçsız küçük kulüplerin öne geçmesini engellemek için de bu kulüplere de başka kısıtlamalar hayata geçirildi. Kulüpler güçlü sermaye yapısına sahip olmaya, borçsuz olmaya özendirilmedi, tam aksine borçlu ol ve borçlu kal prensibi hayata geçirildi. Oysa yapılması gereken çok açıktı. Kulüplere güçlü sermaye yapısı şartı getirilmeli, SPK kurulları uygulanmalıydı. Ve kulüpler yasası ile yeniden yapılandırma birlikte hayata geçirilmeli idi. Bunun yapılmamış olmasının yani sermaye güçlendirilmesi değil, bankalara borç özendirilmesinin tek bir nedeni var. Kulüpleri kontrol altına almak ve yönetimlerini bankaların ele geçirmesini sağlamak. Bakalım başaracaklar mı? Yoksa bilinçli taraftarlar ve yönetimler bunu engelleyebilecek mi! ***

Vikipedi gerçekten rezalet

Murat Bardakçı Wikipedia’ya erişim yasağının kalkmasına menfi yaklaşmış. Diyor ki, “İngilizce Wikipedia fena değil ama Türkçe Vikipedi rezalet”. Katılırım. Vikipedi gerçekten bir facia. Tam Türk işi. Yalan dolan eksik gedik. Wikipedia ne kadar zengin ise bu o kadar fakir. Yanlışlar her ikisinde de var ama Vikipedi özensizlik, ilgisizlik üzerine inşa edilmiş. Ama burada doğru olan kapatılmasını ya da yasaklı kalmasını istemek değil, düzeltilmesini talep etmek. Güvenilir bir kaynak haline gelmesi için çaba göstermek ve bunu talep etmek. ***

Anlamlı

Geçen hafta iki erkeğin kadınlarla ilgili cümleleri ilgimi çekti. Bunlardan ilki Selami Şahin’in oğlu Lider Şahin. Genç Şahin, ünlü bir model olan sevgilisinin sosyal medya paylaşımlarına kızıp kızmadığı ile ilgili bir soruya “Didem'in paylaşımlarını yorumlamak bana düşmez, kendi iletişimi. Bunları konuşmuyoruz, kısıtlama falan asla. Didem'le ne aile işini konuşuruz ne de bu konuları.” Lider Şahin’in yanıtına bayıldım. Kendine güvenen, hayatla barışık bir insanın vereceği yanıt. 10 numara. Diğeri ise Ekrem İmamoğlu’nun sözleri. Eşi Dilek İmamoğlu’nun gittiği bir tiyatro oyunuyla ilgili eleştirileri Ekrem Bey, “Benim eşim, iyi eğitim almış, üniversite bitirmiş, master’ı olan, doktorası olan bir Türk kadını. Benim eşim, nereye gideceğini bilir. Türkiye’yi yorumlayan, dünyayı yorumlayabilen ve ona göre nereye gideceğini bilen Türk kadını.” Aslına bakarsanız bu da ilki gibi “olumlu” bir yanıt gibi görünmekle beraber beni rahatsız eden bir tonu var. “İyi eğitim almış, üniversite bitirmiş, master’ı olan, doktorası olan” vurgusu bence gereksiz. Burada sanki master’ı ve doktorası olmayan kadınlara karışabiliriz gibi bir anlam çıkmasından korkarım. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Depremi olduktan sonra değil olmadan önce düşündüğümüz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026