İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Davutoğlu’nun anımsattıkları

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 23, 2020

Davutoğlu’nun anımsattıkları

Ah Ahmet Bey ah, bir zamanlar arkanızda “Sayın Hocam, Sayın Hocam” diye koşuşturanların şimdilerde size çakma yarışına girdiği günlerde ben de sanki onlarla birlikte hareket ediyormuş, size çakmak için fırsat kolluyormuş gibi görünmek istemem ama çok rica ediyorum Ahmet Bey, siz de ne olur başkaları gibi bizim aklımızla, en azından benimki ile dalga geçer gibi açıklamalar yapmayın. Yemin ediyorum ki, aklımla alay edilmesi kadar, aptal yerine koyulmak kadar sinirlendiren hatta çileden çıkaran başka bir şey yok. Muhtemeldir ki, siz geleneksel olarak böyle bir tavıra tepki gösterilmeyen bir yerlerden geliyor olabilirsiniz ama ben o geleneğe mensup değilim. O yüzden kusura bakmayın. Ahmet Bey, Sayın Başbakan, Sayın Davutoğlu, yaptığınız konuşmaları, verdiğiniz röportajları okuyorum. Son olarak düşürülen ve başımıza hayli iş açan Rus uçağı ile ilgili demişsiniz ki, “Konjonktürel olarak bir uçak düşürülme krizi yaşadık. O krizin tırmanmasının temel sorumlusu, o sabah bizim talimatlarımıza rağmen Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamadır. ‘Rus uçağını biz düşürdük’ açıklaması. Rusya ile gizli diplomasi yapma şansımız varken, o şansı yok eden o açıklamadır.” Yapmayın Ahmet Bey, ben o günleri çok iyi hatırlıyorum ve hatırladıklarımı yazma cesaretim de var çok şükür. Rus uçağı düşürüldükten sonra açıklama yapan Rusya, sizin de sözünü ettiğiniz “gizli diplomasiye” izin verecek bir tonda “Uçağımızın nasıl düşürüldüğünü araştırıyoruz” türünden alt tondan bir açıklama yaptı. Belli ki, gerginliği tırmandırmadan bir çözüm istiyorlardı. Ancak Cumhurbaşkanlığı’nın internet sitesinde “Rus uçağını düşürdük” açıklaması yer aldı. Biz “Herhalde bu kaldırılır ve iş büyümeden çözülür” diye umarken siz “Uçağın vurulması emrini ben verdim” diye ortaya atladınız. Sonrasında da Cumhurbaşkanı Erdoğan “Sınır ihlali oldu. Angajman kuralları gereği düşürdük. Yine olursa yine düşürürüz” dedi. Ve o sırada tüm hükümet yanlısı medya sizi ve Cumhurbaşkanı’nı alkışlıyor, Suriye’nin düşürdüğü F4 uçağımızın intikamının alındığını haykırıyordu. Yani hep birlikte gayet mutlu, gayet kahramandınız! Hiç kimse “Bu işin nasıl gerçekleştiğini araştırıyoruz” falan demedi. O yüzden aklımızla, en azından benimki ile dalga geçmeyin. Üzülürüm. Ortadoğu’da epey üzüntü yarattınız Ahmet Beyciğim. Bir de beni üzmeyin! :)) ***

Maksat büyük kulüpleri bankaların ele geçirmesi mi!

Fenerbahçe’nin “sözde” yapılandırmaya karşı çıkması ve bu yüzden de cezalandırılması konusundaki itirazlarında haklı olduğunu söyledim, oradan devam edelim. Türk futbolunda kulüplerin ağır borç yükü altında kalmalarından ötürü, Türk futbolunu kulüpleri kurtararak kurtarma planı başlangıçta makul bir plandı. Hüsnü Güreli’nin hazırladığı plana göre, Süper Lig kulüpleri İngiltere Premiere League örneğinde olduğu gibi bir şirket çatısı altında toplanacak, kamu bu şirkete bir kaynak aktaracak, bu kaynak ile kulüpler borçlarını ödeyecek ve bankaların faiz kıskacından kurtulacak, sonrasında da ciddi bir mali denetim gelecekti. Plan bu idi ve mantıklı idi. Ancak Türkiye’de her şeyde olduğu gibi burada da doğru bir plana birileri çomak soktu. İyi niyetle düşünürsek kamuoyu baskısından korkuldu, kötü niyetli düşünürsek kulüplerin ekonomik olarak bağımsız hale gelmesi istenmedi ve planın yarısı uygulamaya alınırken diğer yarısı çöpe atıldı. Kaynak aktarılmadı, kulüpler zaten borçlu oldukları bankalarla daha yüksek faizle yeniden yapılandırmaya zorlandı. Böylece kulüpler üzerine “tahakküm” getirilmek istendi. Bir anlamda dört ayaklı bir asma köprü yerine 2.5 ayaklı bir asma köprü yapıldı ve kulüpler bu köprünün üzerine çıkarıldı. Bir buçuk ayak kamu bankaları sistemi tutuyor ve bıraktığı anda köprü üzerindekilerle birlikte çöker. Siyasetin tahakkümü altındaki yetkisiz ve beceriksiz federasyonlar ve başkanları buna itiraz edemediler. Ve şimdi kulüpler, bankalar konsorsiyumu ile anlaşmaya zorlanıyor. 2 yılı ödemesiz yeniden yapılandırma anlaşmaları ile. 2 yıl sonra ödeme günü geldiğinde asla ödenemeyecek bir borç. Ve anında bu kulüpler bankaların eline geçecek. Siyasetin tahakkümü altına alınacak. Yönetimleri artık kulüpler değil, bankalar belirleyecek. Böyle bir durumda borçsuz harçsız küçük kulüplerin öne geçmesini engellemek için de bu kulüplere de başka kısıtlamalar hayata geçirildi. Kulüpler güçlü sermaye yapısına sahip olmaya, borçsuz olmaya özendirilmedi, tam aksine borçlu ol ve borçlu kal prensibi hayata geçirildi. Oysa yapılması gereken çok açıktı. Kulüplere güçlü sermaye yapısı şartı getirilmeli, SPK kurulları uygulanmalıydı. Ve kulüpler yasası ile yeniden yapılandırma birlikte hayata geçirilmeli idi. Bunun yapılmamış olmasının yani sermaye güçlendirilmesi değil, bankalara borç özendirilmesinin tek bir nedeni var. Kulüpleri kontrol altına almak ve yönetimlerini bankaların ele geçirmesini sağlamak. Bakalım başaracaklar mı? Yoksa bilinçli taraftarlar ve yönetimler bunu engelleyebilecek mi! ***

Vikipedi gerçekten rezalet

Murat Bardakçı Wikipedia’ya erişim yasağının kalkmasına menfi yaklaşmış. Diyor ki, “İngilizce Wikipedia fena değil ama Türkçe Vikipedi rezalet”. Katılırım. Vikipedi gerçekten bir facia. Tam Türk işi. Yalan dolan eksik gedik. Wikipedia ne kadar zengin ise bu o kadar fakir. Yanlışlar her ikisinde de var ama Vikipedi özensizlik, ilgisizlik üzerine inşa edilmiş. Ama burada doğru olan kapatılmasını ya da yasaklı kalmasını istemek değil, düzeltilmesini talep etmek. Güvenilir bir kaynak haline gelmesi için çaba göstermek ve bunu talep etmek. ***

Anlamlı

Geçen hafta iki erkeğin kadınlarla ilgili cümleleri ilgimi çekti. Bunlardan ilki Selami Şahin’in oğlu Lider Şahin. Genç Şahin, ünlü bir model olan sevgilisinin sosyal medya paylaşımlarına kızıp kızmadığı ile ilgili bir soruya “Didem'in paylaşımlarını yorumlamak bana düşmez, kendi iletişimi. Bunları konuşmuyoruz, kısıtlama falan asla. Didem'le ne aile işini konuşuruz ne de bu konuları.” Lider Şahin’in yanıtına bayıldım. Kendine güvenen, hayatla barışık bir insanın vereceği yanıt. 10 numara. Diğeri ise Ekrem İmamoğlu’nun sözleri. Eşi Dilek İmamoğlu’nun gittiği bir tiyatro oyunuyla ilgili eleştirileri Ekrem Bey, “Benim eşim, iyi eğitim almış, üniversite bitirmiş, master’ı olan, doktorası olan bir Türk kadını. Benim eşim, nereye gideceğini bilir. Türkiye’yi yorumlayan, dünyayı yorumlayabilen ve ona göre nereye gideceğini bilen Türk kadını.” Aslına bakarsanız bu da ilki gibi “olumlu” bir yanıt gibi görünmekle beraber beni rahatsız eden bir tonu var. “İyi eğitim almış, üniversite bitirmiş, master’ı olan, doktorası olan” vurgusu bence gereksiz. Burada sanki master’ı ve doktorası olmayan kadınlara karışabiliriz gibi bir anlam çıkmasından korkarım. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Depremi olduktan sonra değil olmadan önce düşündüğümüz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti
Köşe Yazıları
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti

Fatih Altaylı

Nisan 21, 2026

Umursamazlık
Köşe Yazıları
Umursamazlık

Fatih Altaylı

Nisan 20, 2026

Modern zamanın Gertrude Bell özentisi
Köşe Yazıları
Modern zamanın Gertrude Bell özentisi

Fatih Altaylı

Nisan 19, 2026

  • Videolar

Tümü
Adalet bir duygu mudur? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026
"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!"Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:59 Plastik nedir? 08:27 Plastik poşetlerin üzerindeki geri dönüşüm logoları ne anlama geliyor? 08:43 Monomer ve polimer 10:34 Plastik ve naylon farkları 13:07 Tek kullanımlık plastikler 16:13 Plastik doğada çözünebilir mi? 16:52 Plastik mikroplastiğe nasıl dönüşür? 22:58 Mikroplastiğe en çok nerelerde rastlanıyor? 26:21 Sigaralardaki plastikler 30:26 Bu plastiklerin insana zararı nedir? 37:44 Plastik barındıran en tehlikeli ürünler neler? 38:44 Çöp ithalatı 46:43 Organik çöplerin yakılarak elektriğe dönüştürülmesi 48:15 Çöpler yakılmadan ne yapılabilir? 50:14 Dünyada sıfır atık projesi uygulayan ülke var mı? 54:05 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ortak projeleri var mı? 55:01 Türkiye sıfır atık projesinde ne kadar başarılı? 1:01:34 Türkiye dünyada çöp üretimi ve yönetimi konusunda ne durumda? 1:03:30 İthal edilen çöpe para ödeniyor mu? 1:03:46 Çöp ithalatı ile organize suçlar bağlantılı olabilir mi? 1:04:52 Kapanış
Nisan 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Rıza KocaoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:39 İzmir’de doğmak nasıl bir his? Ailesi nasıldı? 07:07 Düşünceleri yüzünden linç yiyor mu? 08:06 Göztepe taraftarlığı nereden geliyor? 13:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 17:30 Belediyenin tiyatro kursundan sonra ne yaptı? 17:58 İlk profesyonel sahne deneyimi neydi? 22:46 Diziye geçiş süreci nasıl oldu? 25:05 Kaçırdığı projelere üzülüyor mu? 26:54 Yılmaz Erdoğan’la çalışmak ve BKM’nin oyunculuğa katkısı 29:19 İnci Taneleri neden bitti? 30:34 Organize İşler süreci nasıl gelişti? 31:42 Çukur dizisi hakkında 33:41 Sanatçı gözüyle siyaset ve gençler 35:03 Kız kardeşi nasıl oyuncu oldu? 36:23 Fit kalmak için neler yapıyor? 40:14 Göz önünde bir hayat yaşamak rahatsız edici mi? 42:43 Gelecek planları neler? 43:36 Yeni proje veya dizi var mı? 45:42 Yargısal süreçler hakkında 46:36 Neden ayda sadece 2-3 oyun sahneliyor? 48:35 Oyunculuğun yanında yazarlık/yönetmenlik düşünüyor mu? 50:00 Gelecekteki projeleri neler? 51:07 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 19, 2026