İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Savaş mı, daha neler!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2020

Savaş mı, daha neler!

İktidarımız, kendisine destek verenleri biraz olsun düşünse iyi olacak. Çünkü her gün tüm algıları ile oynana oynana şaşkına döndüler. Dün “Dostumuz Rusya, kahrolsun Amerikan emperyalizmi” diyorlardı. Şimdilerde tam tersi bir tavır içindeler. Yarın öbür güne Allah Kerim. Şaka bir yana savaş tamtamları çok güçlü çaldığı için herkeste bir tedirginlik, televizyonlar dünyadan bihaber stratejistlerle dolu. Rusya ile savaşacak mıyız? İdlib’e girecek miyiz? Esad ordusu ile karşı karşıya gelecek miyiz? Ben sizi rahatlatayım. Bakmayın savrulan naralara. Öyle bir şey olma ihtimali yok denecek kadar zayıf. Şu anda zaten 3000 kadar Mehmetçiğimiz zaten Rus ve rejim güçlerinin kontrol ettiği alanda sıkışmış vaziyetteler. Sıkışmış derken sıkıntılı bir durumda değiller. Rusya Türkiye’nin buralara yolladığı yiyecek, giyecek, akaryakıt gibi tüm gereksinimlerini bizden alıp, askerlerimize ulaştırıyor. Aramızda sorunlar var elbet ama zannedildiği gibi bir karşı karşıya gelme durumu en azından şu an için yok. Türkiye’nin şu andaki konsantrasyonu Rusya veya rejim güçleri ile savaşmaktan daha çok olası bir mülteci akınını durdurmak üzerine. Çünkü rüyalarında “İstanbul’u” gören yaklaşık 1.4 milyon Suriyeli var İdlib’de. Pek çok yerde sınırımızdaki duvarı yıkmak için konuşlandırılmış dozerler hazır bekliyor. Ayrıca 35 bin kadar Selefi savaşçı kapımıza her an dayanabilir. Bunların 15 bin kadarı Suriye dışından gelmiş kimi Avrupalı büyük bölümü Orta Asyalı, Bosnalı, Afganistanlı, Türkistanlı radikaller. Türkiye tehlikenin farkında ve bölgeye çok sayıda TOMA yollandı. İçişleri Bakanlığı olası bir mülteci akınına karşı önlem almaya çalışıyor. Bağırış çağrış tehdit falan çok ama durum aslında bu. ***

Bu kulüpleri hangi salak satın alır

Yeni nesil iyi spor yazarlarımız var. Bazılarından gerçekten çok iyi şeyler öğrendiğim de oluyor. Favorim Uğur Meleke ama gerek Bein Sports’ta gerek başka kanallarda, özellikle de S Sport’ta çok iyi yorumcularla karşılaşıyorum. Çok değiller ama iyiler. Ne var ki, hemen hepsinin çok önemli bir eksiği var. Futbol dışındaki spor dalları ile yeterince bilgili değiller. Hadi bizim memlekette futbol bilmek yeterli deyip geçelim, futbolun da ekonomisi hakkında hiçbir fikirleri yok. Sağdan soldan duydukları beylik birkaç cümle dışında bu konu ile ilgili laf söyleyebilecek olanları yok denecek kadar az. Yaşı artık pek genç olmasa da yeni nesil diyebileceğimiz bu yazarlardan genelde beğendiğim birisi dün “Kulüplerimiz satılacak” demiş. Güldüm. Keşke haklı olsa ve keşke kulüplerimiz satılsa. Daha doğrusu satılsaydı ya da satılabilecek durumda olsaydı. Gelin size en büyük dört kulübümüzün piyasa değerlerini söyleyeyim: Galatasaray: 1 milyar 987 milyon TL Fenerbahçe: 1 milyar 770 milyon TL Trabzonspor: 1 milyar 678 milyon TL. Beşiktaş: 783 milyon TL Borsada işlem gören hisse değerleri üzerinden kulüplerimizin fiyatı bu. Peki bu kulüplerimizin borç miktarları ne? Kulüplerin resmi açıklamalarına göre Trabzonspor’un borcu 900 milyon TL. Galatasaray’ın toplam borcu yönetime göre 1.4 bana göre ise 2.1 milyar TL . Fenerbahçe’nin 3.7 milyar TL. Beşiktaş’ın ise 1.9 milyar TL. Bunlar konsolide borçlar. Yani futbolun sahibi AŞ’ler ile AŞ’nin imtiyazlı ortağı spor kulübü derneklerinin borcu. Derneklerin AŞ’lere olan borçları ödeme kapasitesi olmadığına göre, derneklerden alacaklar aslında “tahsili gayrı kabil alacak” sınıfında. Ve bu kulüplerin tamamı her yıl düzenli olarak zarar üretemeye de devam ediyorlar. Yani borçlar azalmıyor, artıyor. Yani spor yazarı genç kardeşim çok iyimser. Bu kulüpler satılmaz. Bu kulüplere ancak bankalar el koyar. Dernekler de borçlu kalır. Galatasaray üzerinden bir örnek vermek gerekirse, Galatasaray Spor Kulübü Derneği’nin kaydı açık 10 bin üyesi olduğu varsayılırsa her üyeye 60-70 bin TL borç kalır. ***

Trabzon Fenerbahçe’den daha değerli olacak mı?

Yukarıdaki yazıyı yazdıktan sonra gerisini değerlendirmeyi spor yazarı arkadaşlarıma bırakmak isterdim ama dediğim gibi sporun, özellikle de futbolun mali yönü ile ilgili olarak o kadar ilgisiz ve hatta bilgisizler ki, yukarıda anlattığım mali yapılarla ilgili çok önemli bir noktayı gözden kaçıracaklarından kuşkum yok. O yüzden en iyisi onu yazmak. Kim bilir belki bir dahaki sefere Ali Koç’un yapacağı basın toplantısının da konusu olabilir. Şirketleşen büyük kulüplerimizin piyasa değeri açısından en yüksek fiyata sahip olanı yıllar boyunca Fenerbahçe oldu. Onu takip eden ise Galatasaray’dı genelde. Ancak yukarıda da gördüğünüz üzere Fenerbahçe, Ali Koç yönetiminde 2’nciliğe geriledi. Ve Fenerbahçe açısından daha da garip olanı pek yakında ikinciliği de kaybedip 3. sıraya düşebilir. Ligde Fenerbahçe’nin önünde olan Trabzonspor tarihinde ilk kez şirket değeri olarak da Fenerbahçe’yi yakalamak ve hatta geçmek üzere. Şu anda Fenerbahçe’nin piyasa değeri 1 milyar 770 milyon TL, Trabzonspor’un ise 1 milyar 678 milyon TL. Trabzonspor’un futbol şirketinin yılbaşından bu yana değer artışı yüzde 261. Fenerbahçe’ninki ise yüzde 34. Son bir yıla baktığınız zaman ise durum daha da vahim. Trabzonspor son 1 yıl içinde yüzde 655 oranında değer kazanırken Fenerbahçe’deki artış yüzde 171. Bu durumun değerlendirmesini Borsa uzmanlarının yapması gerekir herhalde. ***

Taksim’de tüm projeler iptal

Dün sabah saatlerinde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy aradı. “Kurul Taksim’le ilgili tüm projeleri iptal edince, bizim Bakanlığın hazırladığı ve sizin de beğenmeyip karşı çıktığınız proje de iptal edildi. Artık o proje de geçerli değil ve yapma şansımız kalmadı. Kurul da sizin gibi düşünüyormuş meğer” dedi. “Bunu belirtirseniz sevinirim. Çünkü okurlar sanki diğer projeler iptal oldu ama bizim proje yapılacak gibi algılayabilir. Bizim projemiz de kabul görmedi” diye rica etti. Cep telefonundan sekretere aratmayıp doğrudan kendi arayan, bu bizden bu bizden değil demeden tüm gazetecilerle sağlıklı ve doğru bir iletişim kuran Mehmet Ersoy gibi bir bakanın ricasını kıracak halim yok. ***

Kötü erkek

Genç sevgilisi aktör Al Pacino’yu terk etmiş ve şöyle demiş: “Hem yaşlı, hem de cimri” Kadın haklı. Yaşı maşı bırakın, bir erkekte olabilecek en kötü özellik nedir diye soracak olsanız tek bir yanıt veririm: “Cimrilik” Pinti erkek çekilir gibi bir şey değildir. Adam dediğin gücü oranında madden ve sınırsızca manen bonkör olmalıdır. Uzak durulması gereken erkek tipidir. Bir de bencil erkekten uzak durmak gerekir. Çünkü o daha da asap bozucu olarak kendine karşı bonkör, kadınlara karşı ise cimridir. Yani tam sopalıktır :) ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gözümüzde büyütmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026