İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ahlaki üstünlüğü yitirmek

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 29, 2020

Ahlaki üstünlüğü yitirmek

Perşembe gecesi yapılan alçakça saldırının ardından, henüz sıradan vatandaşlar olan bitene muttali olmamışken, Ankara’da bir güvenlik toplantısı başladı. Biz gazetecilere gelen bilgiler pek hoş değildi ama doğrulatılamadığı için Ankara’dan gelecek açıklamaları bekliyordu herkes. Sosyal medya ile olanca gücü ama gücüne paralel sorumsuzluğu ile her türlü iddiayı dile getirmekten çekinmiyordu. Ve ilk resmi açıklama Hatay Valisi’nden geldikten sonra resmi olmayan kaynaklardan bir karar alındığı dedikodusu ortaya atıldı. “Türkiye, ülkesinde barındırdığı, misafir ettiği sığınmacılara Avrupa kapısını açacaktı.” Bu resmi olmayan bilgi duyulunca içimden geçen şu oldu: “Herhalde kısa süre içinde resmi bir açıklama ile bu yalanlanır ve Türkiye’nin böyle bir kararı olmadığı açıklanır.” Niye böyle düşündüğümü de söyleyeyim. Suriye ile olan yaklaşık 9 yıllık süreçte Türkiye’nin dünyanın tüm ikiyüzlülüğüne, tüm alçaklığına rağmen elinde tuttuğu çok önemli bir “ahlaki üstünlük” vardı. Savaşın kurbanlarına kucak açan ülke olmak! Yıllar boyunca bu mültecileri ülkesine kabul etmiş, kendi vatandaşlarını işsiz bırakmak pahasına bunlara iş ve aş vermiş, kendi vatandaşlarını ezmek pahasına da olsa bu insanlara sağlık, eğitim hizmeti vermiş, kendi insanlarını açıkta bırakmak pahasına bu insanlara barınma sağlamış... Tüm bunlar için ekonomisinin en zor zamanlarında bile en az 50 milyar dolar harcamıştı. Bu babayiğitliği yapacak dünyada başka ülke muhtemelen yoktu ve bu Türkiye’ye büyük bir ahlaki kazanç, en aşağılık ülkenin gözünde bile büyük bir saygınlık sağlıyordu. Üstelik de Türk hükümeti bu kişilere yönelik muhalif çıkışlara her zaman tepki gösteriyor, hükümet yanlısı kalemler, aydınlar(!) Suriyelilere fazla yüz verildiğini söyleyen herkesi faşistlikle suçluyorlardı. Türkiye gerçekten de gücünden büyük bir iş yapıyordu. Zaman zaman bu sığınmacıları tehdit unsuru gibi kullanıyor olsak da insanlık dışı bir yola asla tevessül etmemiş, bu 4 milyon insanı bir “silahsız kuvvet” gibi asla kullanmamıştık. Oysa geri kabul anlaşmasının şartlarına Avrupa uymadığı zaman sınırları açabilirdik... Türk vatandaşlarına söz verilen vizesiz seyahat hakkı tanınmadığı zaman mülteci kartını çok rahat ve haklı biçimde oynayabilirdik. Tüm bunlara rağmen bunu yapmadık. Tüm dünyaya karşı bu “ahlaki üstünlüğümüzü” koruduk. Kan içip kızılcık şurubu içtik deme pahasına. Ve dün bu ahlaki üstünlüğe en çok ihtiyaç duyduğumuz anda çok yanlış bir adım attık. Büyük bedel ödeyerek elde ettiğimiz 10 yıllık üstünlüğümüzü, 1 gecede yitirdik. “Esad katilinden koruduğumuzu iddia ettiğimiz” kişiler şimdi kışın ortasında derme çatma botlarla, soğuk denizlerdeler. Bir yandan Suriyeli sığınmacılara tepki göstermeyin sakın çağrıları yapıp, bir yandan bunu yapmaya ben bir isim veremiyorum... Bu fikir kimden çıktı bilmiyorum. Ama bu kararı alanlara söylettirdiği şudur: “Bugüne kadar sığınmacılarla ilgili söylediğimiz hiçbir şeyde samimi değildik.” ***

Hay sizin ağzınızdan çıkana

Perşembe gecesinden beri durup durup ağlıyorum. Zaten sulugözlü bir adam sayılırım ama bu sefer işi abarttım galiba. Ya da abartan ben değilim fakat duruma uyum sağlamaya çalışıyorum. Ancak ağlamamak elde değil. Şehit verdiğimiz evlatlarımızın kimlikleri açıklandıkça, aile fotoğrafları ya da arkalarında bıraktıkları sosyal medya paylaşımları ortaya çıktıkça bazen katılacak gibi oluyorum. Türkiye’nin her yerinden, her ilden, her bölgeden gencecik Mehmetler. Öyle bazı sözde dinli özde imansızların ekrana çıkıp söylediği gibi değil bu işler. “Kayıp falan yok, yer değiştirdiler, nasıl olsa bir gün hepimiz yer değiştireceğiz” diyenler. Madem öyle siz gidin oralara, kendi evlatlarınızı yollayın. O aslan gibi çocukları artık anaları, babaları, eşleri evlatları, göremeyecek. Keşke onlar değil de, siz yer değiştirseniz. Keşke biz de siz ekran kahramanlarını göremesek.   ***

Themis

Adalet saraylarında adaletin adının geçtiği her yerde gördüğünüz bir elinde kılıç, bir elinde terazi olan, gözleri bağlı hanımefendinin kim olduğunu hiç merak ettiniz mi? Mutlaka edenleriniz ve bilenleriniz vardır. Etmeyenler ve bilmeyenler için söyleyeyim, o bir eli kılıçlı, bir eli terazili kadın Tanrıça Themis’tir. Uranüs ve Gaia’nın kızı, Zeus’un (Deyyuz’un değil) eşlerindendir. Adaleti ve düzeni temsil eder. Elindeki terazi adaleti, kılıç yasaların caydırıcılığını… Gözleri ise bağlıdır. Hep söylendiği gibi gözlerinin bağlı olmasının nedeni, yolsuzlukları, hırsızlıkları, haksızlıkları görmesin diye değil, adil olsun diyedir. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hiç değilse devlet televizyonunda şehitlere hakaret edilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026