İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ahlaki üstünlüğü yitirmek

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 29, 2020

Ahlaki üstünlüğü yitirmek

Perşembe gecesi yapılan alçakça saldırının ardından, henüz sıradan vatandaşlar olan bitene muttali olmamışken, Ankara’da bir güvenlik toplantısı başladı. Biz gazetecilere gelen bilgiler pek hoş değildi ama doğrulatılamadığı için Ankara’dan gelecek açıklamaları bekliyordu herkes. Sosyal medya ile olanca gücü ama gücüne paralel sorumsuzluğu ile her türlü iddiayı dile getirmekten çekinmiyordu. Ve ilk resmi açıklama Hatay Valisi’nden geldikten sonra resmi olmayan kaynaklardan bir karar alındığı dedikodusu ortaya atıldı. “Türkiye, ülkesinde barındırdığı, misafir ettiği sığınmacılara Avrupa kapısını açacaktı.” Bu resmi olmayan bilgi duyulunca içimden geçen şu oldu: “Herhalde kısa süre içinde resmi bir açıklama ile bu yalanlanır ve Türkiye’nin böyle bir kararı olmadığı açıklanır.” Niye böyle düşündüğümü de söyleyeyim. Suriye ile olan yaklaşık 9 yıllık süreçte Türkiye’nin dünyanın tüm ikiyüzlülüğüne, tüm alçaklığına rağmen elinde tuttuğu çok önemli bir “ahlaki üstünlük” vardı. Savaşın kurbanlarına kucak açan ülke olmak! Yıllar boyunca bu mültecileri ülkesine kabul etmiş, kendi vatandaşlarını işsiz bırakmak pahasına bunlara iş ve aş vermiş, kendi vatandaşlarını ezmek pahasına da olsa bu insanlara sağlık, eğitim hizmeti vermiş, kendi insanlarını açıkta bırakmak pahasına bu insanlara barınma sağlamış... Tüm bunlar için ekonomisinin en zor zamanlarında bile en az 50 milyar dolar harcamıştı. Bu babayiğitliği yapacak dünyada başka ülke muhtemelen yoktu ve bu Türkiye’ye büyük bir ahlaki kazanç, en aşağılık ülkenin gözünde bile büyük bir saygınlık sağlıyordu. Üstelik de Türk hükümeti bu kişilere yönelik muhalif çıkışlara her zaman tepki gösteriyor, hükümet yanlısı kalemler, aydınlar(!) Suriyelilere fazla yüz verildiğini söyleyen herkesi faşistlikle suçluyorlardı. Türkiye gerçekten de gücünden büyük bir iş yapıyordu. Zaman zaman bu sığınmacıları tehdit unsuru gibi kullanıyor olsak da insanlık dışı bir yola asla tevessül etmemiş, bu 4 milyon insanı bir “silahsız kuvvet” gibi asla kullanmamıştık. Oysa geri kabul anlaşmasının şartlarına Avrupa uymadığı zaman sınırları açabilirdik... Türk vatandaşlarına söz verilen vizesiz seyahat hakkı tanınmadığı zaman mülteci kartını çok rahat ve haklı biçimde oynayabilirdik. Tüm bunlara rağmen bunu yapmadık. Tüm dünyaya karşı bu “ahlaki üstünlüğümüzü” koruduk. Kan içip kızılcık şurubu içtik deme pahasına. Ve dün bu ahlaki üstünlüğe en çok ihtiyaç duyduğumuz anda çok yanlış bir adım attık. Büyük bedel ödeyerek elde ettiğimiz 10 yıllık üstünlüğümüzü, 1 gecede yitirdik. “Esad katilinden koruduğumuzu iddia ettiğimiz” kişiler şimdi kışın ortasında derme çatma botlarla, soğuk denizlerdeler. Bir yandan Suriyeli sığınmacılara tepki göstermeyin sakın çağrıları yapıp, bir yandan bunu yapmaya ben bir isim veremiyorum... Bu fikir kimden çıktı bilmiyorum. Ama bu kararı alanlara söylettirdiği şudur: “Bugüne kadar sığınmacılarla ilgili söylediğimiz hiçbir şeyde samimi değildik.” ***

Hay sizin ağzınızdan çıkana

Perşembe gecesinden beri durup durup ağlıyorum. Zaten sulugözlü bir adam sayılırım ama bu sefer işi abarttım galiba. Ya da abartan ben değilim fakat duruma uyum sağlamaya çalışıyorum. Ancak ağlamamak elde değil. Şehit verdiğimiz evlatlarımızın kimlikleri açıklandıkça, aile fotoğrafları ya da arkalarında bıraktıkları sosyal medya paylaşımları ortaya çıktıkça bazen katılacak gibi oluyorum. Türkiye’nin her yerinden, her ilden, her bölgeden gencecik Mehmetler. Öyle bazı sözde dinli özde imansızların ekrana çıkıp söylediği gibi değil bu işler. “Kayıp falan yok, yer değiştirdiler, nasıl olsa bir gün hepimiz yer değiştireceğiz” diyenler. Madem öyle siz gidin oralara, kendi evlatlarınızı yollayın. O aslan gibi çocukları artık anaları, babaları, eşleri evlatları, göremeyecek. Keşke onlar değil de, siz yer değiştirseniz. Keşke biz de siz ekran kahramanlarını göremesek.   ***

Themis

Adalet saraylarında adaletin adının geçtiği her yerde gördüğünüz bir elinde kılıç, bir elinde terazi olan, gözleri bağlı hanımefendinin kim olduğunu hiç merak ettiniz mi? Mutlaka edenleriniz ve bilenleriniz vardır. Etmeyenler ve bilmeyenler için söyleyeyim, o bir eli kılıçlı, bir eli terazili kadın Tanrıça Themis’tir. Uranüs ve Gaia’nın kızı, Zeus’un (Deyyuz’un değil) eşlerindendir. Adaleti ve düzeni temsil eder. Elindeki terazi adaleti, kılıç yasaların caydırıcılığını… Gözleri ise bağlıdır. Hep söylendiği gibi gözlerinin bağlı olmasının nedeni, yolsuzlukları, hırsızlıkları, haksızlıkları görmesin diye değil, adil olsun diyedir. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hiç değilse devlet televizyonunda şehitlere hakaret edilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026