İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Demografi şansımız mı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 9, 2020

Demografi şansımız mı!

Türkiye’de coronadan hayatını kaybeden insanların sayısı tartışma konusu. Gerçek sayılar saklanıyor mu tartışması ve üretilen pek çok teori var. Ben de bu soruyu ilk açıklamalar yapılmaya başlandığı günden bu yana konuğum olan tüm doktorlara sordum. Hiçbiri “Evet sayılar saklanıyor” diyemedi. En şüphecisi “Belki teşhisi netleşmeden, test sonucu gelmeden kaybedilen hastalara corona yazılmıyordur” derken, son olarak İl Pandemi Kurulu Üyesi Dr. Erdoğan Çetinkaya “Dünyada nasıl yapılıyorsa, burada da aynen öyle yapılıyor” dedi. Bu noktada ben şöyledir veya böyledir diyecek bilgiye sahip değilim. Ancak ölüm sayısının daha az olmasının olası nedenlerini görebiliyorum. Bana göre iki temel nedenden ötürü Türkiye’de kaybedilen coronalı hasta sayısı Batı standardının altında seyrediyor. 1. Hastalarımızın yaş ortalaması genç: Türkiye’de tespit edilen coronalı hastaların yaş gruplarına göre dağılımı Türkiye demografisinin yaş ortalamasına uygun biçimde seyrediyor. Hastaların ağırlıklı bölümü 25-50 yaş arasında. İkinci ağırlıklı bölümü ise 30-60. Bu da mortalitenin düşük olmasının bir nedeni muhtemelen, çünkü genç yaş gruplarında hastalık daha az öldürücü. 2. Türkiye’de kadın hasta sayısı erkek hasta sayısından az olmakla beraber oransal olarak yakın. Bu da bir başka avantaj olabilir. Çünkü corona Cov2 kadınlarda daha hafif seyrediyor ve öldürücülük oranı çok daha düşük. 3. Bunlar kadar önemli olan bir başka neden ise Türkiye’deki sağlık sisteminin erişim kolaylığı. Avrupa’nın hatta dünyanın çeşitli ülkelerinde sağlık hizmeti almaya çalışmış biri olarak söyleyebilirim ki, Türkiye’deki erişim kolaylığı hemen hiçbir ülkede yok. Normal zamanlarda ülke bütçesinin üzerine ağır bir yük gibi görülen bu erişim kolaylığı böyle dönemlerde avantaj haline dönüşebiliyor. Erişim kolaylığından kastımın ne olduğunu okumak istiyorsanız, alttaki yazıya geçmenizi rica edeceğim. ***

Sağlığa erişim

Geçen Aralık ayı idi. İngiltere’deydim. Bir yakınım ağır bir grip oldu. Ateş 40’a yaklaşıp, durum zorlu hale gelince bir kliniğe gitmek üzere birlikte yola çıktık. Önce ünlü bir üniversitenin hastanesine geldik. Yaklaşık 1 saat kadar bekledikten sonra görüşebildiğimiz resepsiyonist benzeri hemşireye derdimizi anlattık. Kadın yüzümüze bile bakmadan “En erken 1 haftaya randevu verebileceğini” söyledi. “Ama ateşi var ve acil” dedik. Bekleyenleri göstererek “Herkes acil” dedi. Ve şehirdeki bir kliniğe gitmemizi önerdi. Gittik. Orada da yaklaşık 1 saatlik bir bekleyişin ardından öğle tatili oldu ve kimseyle görüşemedik bile. Öğleden sonra aynı kliniğe tekrar gittik. Bu kez 45 dakikalık bir beklemeden sonra hemşireye ulaştık. 4 gün sonraya randevu verdi. “Ateş çok yüksek. Bir doktor görsek de bir ilaç verse” dedik. “Eczaneye gidin ateş düşürücü alın” diye akıl verdi. Bir sonraki durağımız, ilk gittiğimiz hastanenin küçük bir şubesi oldu. Akıllıca davranıp acilden giriş yaptık. Kafasından kanlar akan 70 yaşlarında bir kadının da epeydir orada beklemekte olduğunu durumundan anlayınca hemen hastanemsi yeri terk edip eczaneye gittik. Bildiğimiz bazı ilaçları alalım diye. Ancak bunların bazıları reçeteli idi. Eczacı “Doktor yazarsa verebilirim” dedi. Doktora ulaşamadığımızı söyledik. Güldü. “Biz de ulaşamıyoruz zaten” dedi. Reçetesiz birkaç ilaç tavsiye etti. Yakınımın hastalığı doktor göremeden 10 gün içinde iyileşti. O yüzden Boris Johnson’ın hastanelik olması çok da sürpriz değil. İngiltere’nin işin başında “Bırakalım sürü bağışıklığı olsun” demesi de bundan muhtemelen. Çünkü bıraksalar da bırakmasalar da o sistemle bir şey yapmaları mümkün değildi. İskandinavya’yı bilmem, Avrupa’nın pek çok ülkesinde durumun bu olduğunu söyleyebilirim. ***

Karşı mısın?

Dün eski binaların dönüştürülmeyeceğini, yeni iki hastane inşaatına başlandığını yazınca bazı okurlar ya da troller “Ne yani hastane yapılmasına karşı mısın?” diye sordular. Hayır ama elde hazır bina varken yenisine masraf edilmesine, hele hele bu yoklukta buralara milyarlar ödenmesine karşıyım. Orada koca bina boş. Sadece pandemi için ekstra yatak gerektiren bir dönem yaşanıyorsa, boş binalar kullanılabilir dedim. “Tasarruf” yapılmasını istemek suçsa evet suçluyum. Üstelik Seyrantepe’de Galatasaray’ın stadı ile birlikte yapımına başlanan ve Şişli Etfal’in yerini alacak olan hastane inşaatı da hâlâ bitmedi. Stat neredeyse eskidi bile hastane ise açılmadı. Ben boşa para harcamayalım diyorum. Bazıları ise “Karşı mısın?” diyor. Karşıyım ulan, karşıyım. Kısıtlı kaynağın, gereksiz tüketilmesini karşıyım. ***

Siz ödemezseniz ben de ödemem

Digiturk’un açıldığı günden beri kullanıcısıyım. Spor paketinin de. Ligler durdurulunca spor paketinden çıkmayı aklıma bile getirmedim. Öyle ya adamlar sonuç olarak kulüplerin parasını öyle veya böyle ödeyeceklerdi. Bizim de destek olmamız gerekiyordu. Ancak dün Bein Sports kulüplere ödeme yapmayacağını açıkladı. Bunun üzerine ben de bu yazı biter bitmez Bein Sports’u arayacak ve spor aboneliğimi iptal ettireceğim. Size de tavsiye ederim. ***

Wimbledon’un uyanıklığı

Bütün spor karşılaşmaları ertelenirken yılın en önemli tenis turnuvası diyebileceğimiz Wimbledon’un yapılması elbette ki imkansız. Yapılmayacak zaten. Ancak turnuvanın düzenleyicisi All England Lawn Tennis and Croquet Club’un bu işten bir kaybı olmayacak. Çünkü uyanık İngilizler turnuvayı “Salgınlara karşı sigortalatmışlar.” Şaka değil. 17 yıl önce Wimbledon, salgın hastalıkların yaratabileceği zarara karşı kendi sigorta ettirmiş. Bunun için de 17 yıl boyunca her yıl 2 milyon dolar sigorta primi ödemişler. Toplamda 34 milyon dolar. Peki bu yıl turnuva iptal olunca ne kadar alacaklar biliyor musunuz? Poliçe gereği tam tamına 141 milyon dolar. Seneye turnuva yine yapılamazsa bir o kadar daha. ***

Garip bir dönem

Garip bir “Post apocalyptik” dönem yaşıyoruz sanki. Gözlemlediğim ruh hali böyle. Trafikte kurallara uyum iyice azaldı. Işık takan yok, ters yoldan gelen çok, yollara araçlarını bırakanların sayısında artış görülüyor, garip bir umursamazlık hali var sanki. İşin kötüsü bu durum her yere yansımış. Mesela kimse ödeme yapmıyor. Esnaf ödeme alamıyor, bu yüzden de ödeme yapamıyor. Garip bir biçimde çekler ödenmiyor. Piyasa sanki durmuş. Bir yandan hayat ve ticaret akıyor ama gereği yapılmadan, avara kasnak gibi dönüyor. Nerde durur belli değil. Keza kiralar ödenmiyor mesela. Hadi arsası olan rantiye için birkaç ay ödenmese ne olur diyebilirsiniz ama bir evinin kirası ile geçinen emekli dul ve yetim Ayşe Teyze’nin de kirası ödenmiyor. Bankalar da ipe un sermiş vaziyetteler. Devletin söylediği hiçbir şey bankalarda geçerlilik kazanmıyor. Ne krediler söylendiği gibi uzatılıyor ne de yeni krediler veriliyor iddia edildiği şekliyle. Kur almış başını gidiyor “B.k yeme otur yerinde” diyen yok. Sanki unutuldu kur meselesi. Bu virüs elbet bir ara gidecek buralardan. Ama geride bıraktığı “Aymazlık” ne olacak çok merak ediyorum. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Vurdumduymazlık meziyet zannedilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026