İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Diyanet vergisi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 30, 2020

Diyanet vergisi

Birkaç gün önce “Diyanete kızmayın. Tüm dini kurumlar eşcinselliğe karşı böyle açıklamalar yapar” dedim diye hak verenler de oldu, çok kızanlar da. Hatta eşcinsel olduğumu iddia edenler bile çıktı. Geçmişte Salih Mirzabeyoğlu’na karşı yapılan hukuksuzlukları gündeme getirdiğim zaman İBDA’cı olduğumu iddia etmemişlerdi Allah’tan. Çünkü salaktır bunlar, bir haksızlığa karşı çıktığınız zaman ille de sizin o tarafta olduğunuzu düşünürler. Tıp her şeye çare buluyor ama ahmaklığa bulamayacak ne yazık ki! Bazıları da demiş ki, “Niye Alan Turing örneğini de vermedin”. Gerek yok çünkü topluma faydalı işler yapmanın da, zararlı işler yapmanın da cinsiyetle bir bağı yok. Alan Turing dedikleri bir İngiliz “Alimi”. Alim diyorsam gerçekten alim. Matematikçi, biyolog, kriptolog, felsefeci, bilgisayar bilimci... 2. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin imkansız şifrelerini çözecek bir algoritma geliştiren ve müttefiklerin Nazileri yenmesini sağlayan, milyonlarca canı kurtaran bir adam. Ve canlarını kurtardığı İngilizler tarafından cinsel kimliği nedeniyle aşağılanan, toplum dışına itilen, hakarete uğrayan ve sonunda intihar eden bir bilim insanı. Yani Batı’dan Doğu’ya, Hristiyanlıktan Müslümanlığa değişen bir şey yok. Üstelik Doğu cinsel kimlikler konusunda daha açıkken, Hristiyan kültürün etkisi ile homofobik hale gelmiş. Batı ise bugün biraz daha normalleştirmiş meseleyi. Ama orada da eskiye dönmesi an meselesidir, merak etmeyin. Tabii birkaç gün önceki yazımda “O zaman eşcinsellerden vergi almayın” dememi bazıları hiç vergi alınmasın diye yorumlamış. Olur mu öyle şey. Ben sadece Diyanet payı alınmasın dedim. Hatta daha da açık bir teklifim var. “İnanç vergisi” diye bir vergi koyulsun. “Ben inançlı değilim” diyenler ya da camileri kullanmayanlar bu vergiyi ödemesin. Çünkü bazıları diyor ki, “Almanya’da kilise vergisi var”. Doğru var. Hristiyanım diyenler, kiliseye gidenler veriyor. ***

Zaruri bir seviye kaybı

Bay Semih Yalçın, Yıllardır utanarak izlediğim üslubunuzun hedefi olacağım hiç aklıma gelmezdi. Sizi muhatap alacak düzeye inmeyi asla düşünmüyorum. Programımın sonunda sosyal medya trollerine yönelik olduğunu açıkça söylediğim sözleri ülkücülere yakıştırmanız benim değil, sizin ülkücülere bakışınızı gösterir ancak. Partiniz MHP ile ilgili de şimdiye kadar olumlu olumsuz bir yazı yazmadım. Marksist falan gibi yakıştırmalar yapmışsınız. Hayatımda bir gün bile herhangi bir siyasi görüşe angaje olmadım. Ne sağ ne de sol. Tek angajmanım, bu ülkenin kurucu değerlerine ve Mustafa Kemal Atatürk’e olan saygım ve inancımdır. Anlayacağınız size birkaç beden bol, birkaç beden büyük gelirim. Yine de sizinle yargı karşısında hesaplaşacağız. Çünkü benim anlayışıma göre, had bildirme konusunda yargı en yetkili organdır. Yargı kararları doğrultusunda sizden alacağım tazminatı da, son kuruşuna kadar, Sivaslı kahraman şehitlerin ailelerine bağışlayacağımı da peşin peşin beyan edeyim. ***

Savunma hakkı kutsal da!

Mine Kırıkkanat ilginç bir tartışmayı başlattı alında. Ulusalcı, solcu, Kemalist eski Baro Başkanı’nın Adnan Hoca diye bilinen Adnan Oktar ve çetesinin avukatlığını yapmasının “ilkesizlik” olduğunu söyledi. Muhatapları ise “Savunma hakkı kutsaldır. Biz de bu hakkı kullandırıyoruz” dediler. Doğru. Savunma hakkı kutsaldır. Herkesin kendini savunma ve savundurtma hakkı vardır. Hatta meşhur hikayedir. Kümesten tavuk çalmaya çalışan hırsız, elinde tavuklar, cebinde yumurtalarla yakalanmış. Mahkemeye çıkartmışlar. Hırsızlığı gün gibi aşikar olan hırsız hakime “Avukat istiyorum” demiş. Hakim “Yahu her şey ortada. Avukat ne diyecek ki?” demiş. Hırsız “Ben de onu merak ediyorum zaten” diye yanıtlamış. Savunma hakkı böyle bir şeydir. Ancak ilkeli ve siyasi yönünü sürekli sergileyen ve bunu kişiliğinin bir parçası haline getirmiş bir avukatın kendi duruşuna tamamen zıt bir savunmayı, bu olayda “Para karşılığı” Adnan Oktar gibi birini savunması ne kadar doğrudur! Baro tarafından atanması halinde elbette ki, “Savunma hakkı kutsaldır” diyebilir ki orada bile bunu reddetme hakkı vardır. Ama profesyonel bir şekilde böyle bir göreve talip olması doğrusu pek de ilkeli bir durum değildir. Tabii bu benim düşüncem. Yüzde 100 doğrudur da diyemem doğrusu. ***

AVM son bölüm

Dün Birleşik Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel’in söylediklerini aktardım. Öncel’in “Metrekare başına 25 ila 45 TL genel gider payı alıyorlar” iddiasına Türkiye’nin en ünlü ve muhtemelen ne şık AVM’si İstinye Park yönetiminden açıklama geldi. Öncel’in iddiasının en azından İstinye Park için geçerli olmadığını, İstinye Park’ta metrekare başına genel gider payının 10 TL olduğunu bildirdiler. Bu arada ben de Türkiye’de AVM deyince akla ilk gelen isim, JLL Türkiye kurucu Başkanı Avi Alkaş’ın fikrini aldım. Alkaş’ın önerileri şöyle: - Belirli sayıda mağaza ve belirli metrekarede yer açılmış olmalıdır. Bu başlangıç için en az yüzde 70’tir. - Mağaza genelinin en az yüzde 50’si hazır giyim olduğundan sezon uyumu ve stok yeterliliği önemlidir. Şu an firmalar buna hazır değildir. - İndirim dönemi açılış tercih edilmez. - Ana mağazaların açık olması gerekir. Bunlar Zara veya LC Waikiki gibi mağazalardır. - Böyle bir dönemde açılış hem AVM hem de mağazalar için bir dizi önlem, koruyucu ekipman ve işgücü koruması için yatırım gerektireceği için ciddi bir ekstra maliyet getirecektir. - Mesele sadece AVM mağazaları değildir. Mağazaların büyük çoğunluğu cadde mağazalarıdır ve onların da bireysel sahipleri vardır. Onların da sorunları çözülmelidir. - AVM sahipleri keyif çatan insanlar değildir. Onların da yatırımları, kredi borçları, bankalarla sorunları olacaktır. - Kamunun gerek perakende sektörü gerekse AVM’ler gerekse cadde dükkanlarının mülk sahiplerini gözetecek bir dizi önlem alması ve bankacılık yönünden de rahatlatıcı önlemleri getirmesi gerekir. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Başkasını azarlayarak aklanacağımızı zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
BYD’ye ceza yolda
Köşe Yazıları
BYD’ye ceza yolda

Fatih Altaylı

Nisan 7, 2026

Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026